Cildin erken yaşlanmasını, saçların kurumasını ve yıpranmasını önlüyor… Bağışıklık sistemini güçlendiriyor… Zihni açarak unutkanlığa karşı etkili oluyor… Keskin gözler için de birebir. Lezzetiyle kış sofralarının vazgeçilmezleri arasında yer alan balık, sağlığımız ve güzelliğimiz üzerinde de birçok fayda sağlıyor. Bu nedenle uzmanlar her fırsatta haftada en az 300-350 gram yağlı balık tüketmemiz gerektiğine dikkat çekiyor! Vücudun solunum ile sindirim gibi yaşamsal faaliyetlerinin devamlılığını sağlayan proteinden zengin olan balık, bağışıklık sistemini destekleyen ve göz sağlığını koruyan A vitamini, kalsiyumun kemiklere yerleşmesini sağlayan D vitamini ile kanın pıhtılaşmasında görevli K vitamini de içeriyor. Balık bu vitaminlere ek olarak B gurubu vitaminleri B6 ve B12 yönünden de zengin. Ayrıca iyot, selenyum, magnezyum, fosfor ve çinko mineralleri açısından iyi bir kaynak olarak biliniyor. Ancak balığı bu kadar değerli yapan sadece protein, vitamin ve minerallerden zengin oluşu değil. Balık aynı zamanda omega 3 yağ asitlerinin en önemli kaynağı. Diyet Uzmanı Özge Öçalbu zengin içeriği nedeniyle balığı soframızdan eksik etmememiz gerektiğine dikkat çekerek, “Ancak balığı kızartmak hem besin değerinin azalmasına hem de kanserojen maddelerin oluşmasına neden olacağı için ızgara, fırında veya buharda pişirerek tüketmenizde fayda var” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Özge Öçal balığın sağlığımız ve güzelliğimiz üzerindeki 12 önemli faydasını anlattı. 1. BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİRİYOR İçeriğindeki çoklu doymamış yağ asitleri kolon, prostat ve meme kanseri gibi kanser türlerine karşı koruyucu etki gösteriyor. Omega 3’ler antiinflamatuar özelliğe sahip oluyor. Yani vücudun virüs, bakteri, parazit gibi enfeksiyonlara karşı direncini arttırarak bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Dolayısıyla kış mevsiminde gripten korunmada da etkili oluyor. 2. CİLDİN YAŞLANMASINI GECİKTİRİYOR Balık protein açısından oldukça zengin bir kaynak. İçerdiği protein sayesinde cilde esneklik sağlayan kollajen dokusunu destekleyerek yaşlanmaya karşı direnci arttırıyor. Hem kollajen dokusunu desteklemesi hem de hücre yapısını koruması sayesinde kırışıkların oluşumunu azaltmaya ve cildin yaşlanmasını geciktirmeye yardımcı oluyor. Bunun yanı sıra güneşin zararlı ışınlarına karşı cildin bağışıklık sistemini destekleyerek UV ışınlarına karşı koruyucu kalkan oluşturuyor. 3. SAÇLARIN CANLANMASINI SAĞLIYOR Balık hem içerdiği protein hem vitamin ile mineraller sayesinde saçların uzamasını kolaylaştırıyor ve saçları güçlendiriyor. Ayrıca içerdiği omega 3 yağ asitleri sayesinde saçların kurumasını ve yıpranmasını önleyerek canlı ve parlak görünüme sahip olmalarını sağlıyor. 4. DİYABET RİSKİNİ DÜŞÜRÜYOR Balık içeriğindeki çoklu doymamış yağ asitleri sayesinde, diyabeti olmayan kişilerde insülin direncini azaltarak diyabet görülme riskini azaltıyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Özge Öçal balığın diyabet hastalarında da inflamasyon (iltihap) görülme olasılığını düşürdüğüne dikkat çekiyor. 5. KALP VE DAMAR HASTALIKLARINA KARŞI KORUYOR Yapılan çalışmalar balık tüketimindeki her 20 gramlık artışın kalp damar hastalıklarının oluşma riskini yüzde 7 oranında azalttığını gösteriyor. İçerdiği EPA (eikosapantoenoik) ve DHA (dokosaheksaenoik asit) sayesinde özellikle kötü kolesterol LDL’nin düşmesini sağlayarak, damarlarda pıhtı oluşmasını ve buna bağlı gelişen felç riskini önlüyor. 6. UNUTKANLIĞI ÖNLEMEDE YARDIMCI OLUYOR Beyin yapısının yüzde 60’ı yağlardan oluşuyor. Balık beynin gri bölgesinde bulunan yağ asidi olan dokosaheksaenoik asit (DHA) kaynağı. DHA beyin sinyallerinin iletimi için gerekli olan beyin hücre zarları için yaşamsal önem taşıyor. Omega 3 yağ asitleri özellikle DHA beyin hücreleri arasındaki iletişimi artırıyor. Bu şekilde unutkanlık, bunama ve diğer nörolojik hastalıklara karşı koruyucu olabiliyor. Ayrıca balıkta bulunan DHA sayesinde özellikle çocuklarda dikkat eksikliği, konsantrasyon bozukluğu gibi durumların giderildiği, okuma becerilerinde de artış sağlandığı belirtiliyor. 7. DEPRESYONDAN KORUNMADA ETKİLİ OLUYOR Vücudumuzdaki tüm hücre zarlarının yapısı yağ asitlerinden oluşuyor. Bu yağ asitlerinin büyük çoğunluğu ise omega 3 yağ asitleridir. Serotonin, dopamin, noradrenalin gibi kimyasallar beyindeki sinir hücreleri arasındaki iletişimden sorumlu maddeler. Eğer iki sinir hücresinin birbiriyle bağlantı kurduğu noktada sinir iletiminde bozukluk yaşanırsa kişinin duygusal durumunda da bozulmalar meydana gelebiliyor. Bu kimyasalların dengesindeki bozulmanın, özellikle de serotonin azalmasının depresyon belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olduğu düşünülüyor. Çoklu doymamış yağ asitleri vücuttaki diğer hücre zarlarının yapısında olduğu gibi, beyin hücre zarlarının yapısında da bulunuyor. Bu yüzden eksikliği de hücre membran (zar) yapısında bozulmalara neden olarak, sinir iletiminde aksamalara sebebiyet verebiliyor. Depresyondan korunmada haftada 2-3 gün balık tüketmek oldukça önem taşıyor. Güçlü ANADOLU