Ankara Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (ANKESOB) Genel Sekreteri, Eğitim, Proje ve Ar-Ge Müdürü Erdoğan Özen, Gazi Üniversitesi'nde düzenlenen 1. Uluslararası Mikro-Yeterlilikler Kongresi'ne (IMCC 2026) katıldı. Esnaf ve sanatkarların değişen teknolojiye uyum sağlayabilmesi için mesleki eğitimlerin kısa süreli, uygulamalı ve ihtiyaç odaklı olması gerektiğini belirten Özen, özellikle dijital ve yeşil dönüşüm alanlarında yeni becerilerin kazanılmasının önemine dikkat çekti.
ESNAF VE SANATKARLARIN EĞİTİM İHTİYAÇLARI ELE ALINDI
Gazi Üniversitesi ve Mikro-Yeterlilikler Derneği iş birliğiyle düzenlenen kongre, akademisyenleri, uzmanları ve sektör temsilcilerini bir araya getirdi.
ANKESOB adına kongreye katılan Erdoğan Özen, mikro-yeterlilik programlarının iş dünyasının ihtiyaç duyduğu becerilere göre şekillendirilmesi gerektiğini söyledi.
Geleneksel esnaf ve sanatkar dili ile akademik eğitim terminolojisi arasında zaman zaman iletişim sorunları yaşandığını belirten Özen, eğitim programlarında kullanılan kavramların daha anlaşılır hale getirilmesini önerdi.
Özen, eğitim içerikleri hazırlanırken işyerlerinin teknolojik altyapısının, çalışma koşullarının ve gerçek ihtiyaçlarının dikkate alınması gerektiğini vurguladı.
"40-60 SAATLİK ESNEK EĞİTİMLER ÖNEMLİ"
Ahilik geleneğinden günümüze uzanan usta-çırak ilişkisinin mesleki bilgi birikiminde önemli bir yere sahip olduğunu ifade eden Özen, teknolojik gelişmelerin mevcut becerilerin sürekli güncellenmesini zorunlu kıldığını belirtti.
Elektrikli araç teknolojileri, yüksek voltaj güvenliği, enerji verimliliği ve çevre dostu uygulamalar gibi alanlarda yeni mesleki becerilere ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
Esnaf ve sanatkarların işyerlerini uzun süre kapatarak eğitimlere katılmasının zor olduğunu dile getiren Özen, bu nedenle 40-60 saatlik, modüler ve esnek eğitim programlarının yaygınlaştırılması gerektiğini kaydetti.
EĞİTİMLER İŞYERLERİNİN İHTİYAÇLARINA GÖRE HAZIRLANMALI
Mikro-yeterlilik programlarının esnaf ve sanatkar odalarıyla iş birliği içinde geliştirilmesi gerektiğini belirten Özen, eğitim içeriklerinin doğrudan sahadaki ihtiyaçlara göre hazırlanmasını istedi.
Ölçme ve değerlendirme süreçlerinde teorik bilgiden çok işyerindeki uygulamalı performansın esas alınması gerektiğini ifade eden Özen, belgelendirme işlemlerinde gereksiz evrak taleplerinden kaçınılması çağrısında bulundu.
Özen, bürokratik işlemlerin esnaf ve sanatkar odaları tarafından üstlenilmesinin işletmelerin eğitimlere katılımını kolaylaştırabileceğini söyledi.
MİKRO-YETERLİLİK BELGELERİ ULUSLARARASI GEÇERLİLİĞE SAHİP OLMALI
Eğitim sonunda verilen belgelerin esnaf ve sanatkarlara ticari ve ekonomik katkı sağlaması gerektiğini vurgulayan Özen, mikro-yeterliliklerin teşvik mekanizmalarıyla desteklenmesini önerdi.
Belgelerin uluslararası standartlara uygun ve farklı ülkelerde tanınabilir nitelikte olmasının önemine dikkat çeken Özen, bu uygulamaların esnafın rekabet gücünü artırabileceğini belirtti.
Geleneksel zanaat birikiminin modern teknolojilerle buluşturulması gerektiğini söyleyen Özen, mikro-yeterlilik programlarının yerel ekonominin sürdürülebilirliğine katkı sunabileceğini ifade etti.
"ESNAF GÜÇLENİRSE EKONOMİ VE TOPLUM GÜÇLENİR"
Konuşmasının sonunda esnaf ve sanatkarların ekonomik ve toplumsal hayattaki rolüne dikkat çeken Erdoğan Özen, şu ifadeleri kullandı:
"Usta ayakta kalırsa sokak güçlenir, şehir ayakta kalır. Esnaf ve sanatkarlar güçlenirse ekonomi ve toplum güçlenir, gelişir ve refaha erişir."



