Ankara’da yüzyıllar boyunca ticaretin kalbi olan hanlar, bugün farklı işlevlerle yaşamaya devam ediyor. Kentin kültürel mirasını taşıyan bu yapılar, kimi müze, kimi otel, kimi de çarşı olarak ziyaretçilerini ağırlıyor. Geçmişin ticaret mekânları, günümüzde başkentin tarihini ve kültürünü yaşatan önemli duraklara dönüşmüş durumda. Ankara’nın tarihine baktığımızda, ticaretin nabzının yüzyıllar boyunca Ulus bölgesinde attığını görürüz. İşte Ankara'nın tarihi hanları...
Ankara'nın Tarihi Hanları
Ankara'nın tarihi hanlarıyla ilgili kaynaklarda hanların sayısı farklılık gösterir. Kimi kaynaklarda 32 hanın adı geçerken, kimilerinde ise 19. yüzyılın ilk yarısında Ankara’da 30 han bulunduğunu belirtir. Gönül Öney ise Ankara’daki Türk Devri Yapıları adlı eserinde 15 hanın ismini aktarır. Bu farklılık, hanların zaman içinde yıkılması, işlev değiştirmesi veya belgelerde farklı adlarla anılmasından kaynaklanır. Bugün ise bu hanların yalnızca bir kısmı ayakta kalmış, bazıları restore edilerek farklı işlevlerle yaşamaya devam etmektedir. Bugün modern alışveriş merkezleri ve çarşılarla dolu olan şehirde, geçmişte ticaretin merkezi “Hanlar Bölgesi” olarak bilinen Ulus’taki iki ayrı alandı. Bunlardan biri Kale’nin girişinde yer alan ve Koyunpazarı ile Atpazarı’nı kapsayan “Yukarı Yüz”, diğeri ise Sulu Han ve Tahtakale Çarşısı’nın bulunduğu “Aşağı Yüz” idi. Ankara’daki hanların büyük çoğunluğu Yukarı Yüz’de inşa edilmiş, bu nedenle bölge hem ticaretin hem de sosyal hayatın en canlı noktası olmuştur.
Yukarı Yüz Hanları
Kurşun Hanı
Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ni bilmeyen yoktur. Ancak bu müzenin aslında eski bir han olan Kurşun Han olduğunu pek az kişi bilir. 15. yüzyıla tarihlenen Kurşun Han, Mahmutpaşa Bedesteni ile bitişik olarak inşa edilmiştir. Tarihi kaynaklarda Atpazarı bölgesinin en fazla gelir getiren hanı olduğu belirtilir. Bugün müze olarak kullanılan yapı, Ankara’nın en çok ziyaret edilen kültürel mekânlarından biridir.

Pirinç Hanı
18. yüzyılda inşa edilen Pirinç Han, Ahi Elvan Camii’nin arkasındaki Pirinç Sokak’ta yer alır. Günümüzde hâlâ kullanıma açık olan han, ziyaretçilerine tarihi atmosferi içinde gözleme yeme veya küçük dükkânlarda alışveriş yapma imkânı sunar.

Çengel Hanı
1537’de Rüstem Paşa Vakfı tarafından yaptırılan Çengel Han, uzun yıllar tabakhane ve yün deposu olarak kullanılmıştır. Ankara Kalesi’nin girişindeki Ser Meydanı’nda bulunan han, 2005 yılında Koç Vakfı tarafından restore edilerek Rahmi Koç Müzesi’ne dönüştürülmüştür. Ankara’nın ilk sanayi müzesi olan Çengel Han, aynı zamanda Vehbi Koç’un iş hayatına atıldığı dükkânı da barındırır.
Safran Hanı
16. yüzyıla tarihlenen Safran Han, Atpazarı’ndaki Salman Sokak’ta yer alır. “Zafran Han” veya “Zağferan Hanı” gibi farklı isimlerle de anılan yapı, Cumhuriyet’in ilk yıllarında cezaevi olarak kullanılmıştır. Daha sonra Koç ailesi tarafından restore edilen han, bugün Çengel Han Rahmi Koç Müzesi’nin ek binasıdır.

Çukur Hanı
Çengel Han’ın kuzeybatısında bulunan Çukur Han, 16. yüzyılda inşa edilmiştir. Milli Mücadele döneminde askeri karargâh olarak kullanılan han, Cumhuriyet’in ilk yıllarında hapishane olarak hizmet vermiştir. 2010’da tamamlanan restorasyonun ardından butik otel olarak açılmış ve günümüzde Divan Otel adıyla işletilmektedir.

Pilavoğlu Hanı
16. ve 17. yüzyıllar arasında inşa edilen Pilavoğlu Han, Hanlar Sokak’ta Çengel Han’ın karşısında yer alır. Batı ve Doğu kapılarıyla bir dehlizi andıran mimarisiyle diğer hanlardan ayrılır. Günümüzde çeşitli atölyelere ve Borges Cafe’ye ev sahipliği yapmaktadır.
Bala Hanı
19. yüzyıl sonuna tarihlenen Bala Han, Pirinç Sokağı’nın Atpazarı yokuşuyla kesiştiği köşede bulunur. Alt kısmı esnafa kiralanmış, üst kısmı ise Hazer Oteli olarak kullanılmaktadır.
Aşağı Yüz Hanları
Hasan Paşa Hanı (Sulu Han)
Halk arasında Sulu Han olarak bilinen yapı aslında Hasan Paşa Hanı’dır. 2. Bayezid döneminde emirlik yapan Hasan Paşa tarafından yaptırıldığı düşünülür ve 1511 yılına tarihlenir. Kitabesi bulunmadığı için kesin tarih verilemese de, hanın uzun yıllar ticaretin merkezi olduğu bilinir.

Günümüzde zücaciye, nalburiye, baharatçı gibi dükkânların bulunduğu bir ticaret alanı olarak hizmet vermektedir. 1980’lerde Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilmiştir.
Taşhan
Ankara hanları arasında günümüze ulaşamayan en önemli yapılardan biri Taşhan’dır. Ulus Meydanı’nın tam ortasında yer alan han, 1936’da yıkılmıştır. Bir dönem “Taşhan Meydanı” olarak anılan bölge, Cumhuriyet’in ilk modern lokantalarından Karpiç Lokantası’na da ev sahipliği yapmıştır.

1933’e kadar konaklama tesisi olarak kullanılan Taşhan, Ankara’nın ticaret tarihindeki en önemli yapılardan biri olarak hafızalarda yerini korur.
Kaybolan Hanlar
Taşhan’ın yanı sıra günümüze ulaşamayan diğer hanlar arasında Muslu Han, Tuz Han, Bakır Han, Pembe Han, Kapan Han, Kırmızıoğlu Han ve Yeni Han sayılabilir.



