Ankara’nın kalabalığından uzaklaşıp doğayla ve tarihle baş başa kalmak isteyenler için Alicin Manastırı dikkat çeken rotalardan biri. Nallıhan ilçesi sınırlarında yer alan bu yapı, kayalara oyulmuş mimarisi ve çevresindeki etkileyici manzarayla öne çıkıyor. 2026 itibarıyla hâlâ çok fazla bilinmeyen bu alan, Ankara’nın saklı tarihi noktalarından biri olarak görülüyor.

Alicin Manastırı nerede?
Alicin Manastırı, Ankara’nın Nallıhan ilçesine bağlı Alicin Köyü yakınlarında bulunuyor.
- Ankara merkeze uzaklık: yaklaşık 130 km
- Doğa içinde, kayalık bir vadide konumlanıyor
- Bölge, hem tarihi hem de doğal güzellikleriyle dikkat çekiyor.
Kayalara oyulmuş gizemli yapı
Alicin Manastırı’nın en dikkat çeken özelliği, tamamen kayalara oyularak yapılmış olması.
- Doğal kaya içine inşa edilmiş odalar
- Oyma merdivenler ve geçiş yolları
- Küçük ibadet alanları
Bu özellikleriyle yapı, erken dönem Hristiyanlık izleri taşıyan önemli örneklerden biri olarak değerlendiriliyor.

Alicin Manastırı'nın tarihi geçmişi ne kadar eski?
Manastırın kesin yapım tarihi bilinmese de:
- Bizans dönemine ait olduğu düşünülüyor
- Bölgenin keşişler tarafından kullanıldığı tahmin ediliyor
Anadolu’da yaygın olan kaya yerleşimleriyle benzer özellikler taşıyor. Ancak Alicin Manastırı, Ankara çevresinde bu tarzın nadir örneklerinden biri.
Alicin Manastırı sadece tarihiyle değil, bulunduğu konumla da dikkat çekiyor.
- Kayalık vadiler
- Sessiz ve bakir doğa
- Fotoğrafçılar için güçlü manzaralar
Bu yönüyle bölge, doğa yürüyüşü ve keşif rotası olarak da tercih ediliyor.

Alicin Manastırı'na nasıl gidilir?
Alicin Manastırı’na ulaşım için:
- Ankara → Beypazarı → Nallıhan güzergahı kullanılıyor
- Nallıhan’dan sonra Alicin Köyü yönüne gidiliyor
- Son bölümde stabilize yol ve kısa yürüyüş gerekiyor
Bölgeye giderken navigasyon kullanılması ve hava koşullarına dikkat edilmesi öneriliyor.
Alicin Manastırı neden hâlâ çok bilinmiyor?
Alicin Manastırı’nın çok fazla bilinmemesinin birkaç nedeni var:
- Turistik olarak yeterince tanıtılmaması
- Ulaşımın nispeten zor olması
- Koruma ve düzenleme çalışmalarının sınırlı kalması
Bu durum, bölgenin “keşfedilmeyi bekleyen” yerler arasında kalmasına neden oluyor.





