Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılmasından 17 gün önce kurulan Anadolu Ajansı'nın kuruluş amacı, aradan geçen bir asrın ardından 15 Temmuz gecesi bir kez daha kendini gösterdi.
Gazeteci ve araştırmacı Atakan Çelik'in kaleme aldığı "Yüzyılın Tanığı: Anadolu Ajansı'nın Asırlık Öyküsü" adlı eser, genişletilmiş ikinci baskısıyla 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nde raflardaki yerini aldı. Kitapta, Anadolu Ajansı'nın yalnızca bir haber kuruluşu olmadığı; Millî Mücadele döneminde doğru bilginin dünyaya ulaştırılması, işgal propagandasına karşı kamuoyu oluşturulması ve milletin sesinin duyurulması amacıyla stratejik bir görev üstlendiği anlatılıyor.
Milli Mücadele'nin bilgi cephesi
Anadolu Ajansı, 6 Nisan 1920'de, TBMM'nin açılmasından önce kuruldu. Bu kararın arkasında, bağımsızlık mücadelesinin yalnızca cephede değil, iletişim alanında da yürütülmesi gerektiği anlayışı bulunuyordu. Kurucu irade, Anadolu'nun haklı mücadelesinin ulusal ve uluslararası kamuoyuna aktarılması için güçlü bir haber ağına ihtiyaç olduğunu gördü. Bu nedenle ajans, daha devlet kurumları şekillenmeden önce Millî Mücadele'nin iletişim ayağını oluşturdu. Atakan Çelik, kitabın ikinci baskısının 15 Temmuz tarihinde yayımlanmasının anlamlı olduğunu belirterek, darbe girişimi gecesinde yaşananların Anadolu Ajansı'nın kuruluş felsefesini yeniden gösterdiğini ifade etti. Çelik, "15 Temmuz gecesi Anadolu Ajansı'nın neden Meclis'ten önce kurulduğu çok daha iyi anlaşıldı" değerlendirmesinde bulundu.

Yeni baskıda 15 Temmuz tanıklıkları yer aldı
İlk baskısıyla büyük ilgi gören eser, ikinci baskıda yeni belgeler ve tanıklıklarla genişletildi. Kitapta Anadolu Ajansı'nın kuruluş sürecinin yanı sıra Sovyetler Birliği'nin dağılması, Bosna Savaşı, Çeçenistan, Orta Doğu'daki gelişmeler, Gazze'deki insanlık dramı ve dijital çağda haberciliğin dönüşümü gibi başlıklar da ele alınıyor.
Eserde özel bir bölüm ise 15 Temmuz 2016 gecesine ayrıldı. Bu bölümde Anadolu Ajansı'nın darbe girişimi sırasında yürüttüğü hızlı haber akışı, çok dilli yayınları ve uluslararası kamuoyunun doğru bilgilendirilmesindeki rolü değerlendiriliyor.
Dünya gelişmeleri Anadolu Ajansı üzerinden izledi
15 Temmuz gecesinde uluslararası medya kuruluşları, Türkiye'deki gelişmeleri Anadolu Ajansı'nın haber, fotoğraf ve görüntüleri üzerinden takip etti. Cumhurbaşkanı'nın açıklamalarından TBMM'nin olağanüstü toplantısına, darbecilerin saldırılarından vatandaşların demokrasi nöbetine kadar birçok kritik gelişme Anadolu Ajansı'nın yayınlarıyla dünya kamuoyuna ulaştırıldı. Ajansın farklı dillerde yaptığı yayınlar sayesinde Türkiye'deki gelişmeler dünyanın birçok noktasında anlık olarak takip edildi.

Dezenformasyona karşı hakikatin kaynağı oldu
Kitapta, 15 Temmuz gecesindeki mücadelenin yalnızca sahada değil, bilgi alanında da yaşandığına dikkat çekiliyor. Darbe girişimi sırasında yayılan yanlış bilgiler ve manipülasyonlara karşı Anadolu Ajansı'nın doğrulanmış haberleriyle önemli bir rol üstlendiği belirtiliyor. Ajansın, Türkiye'nin demokrasi mücadelesinin uluslararası hafızasının oluşmasına katkı sunduğu vurgulanıyor.
"Kendi hikâyeni anlatmazsan başkası yazar"
Atakan Çelik, Anadolu Ajansı'nın kuruluşundan bugüne taşıdığı misyonu değerlendirirken, ülkelerin kendi gerçeklerini dünyaya anlatmasının stratejik önemine dikkat çekiyor. Çelik, "Sen kendi hikâyeni yazmazsan başkası gelir senin hikâyeni istediği gibi yazar. O zaman senin söyleyecek sözün olmaz" ifadelerini kullandı.
Yaklaşık bir asırlık süreçte Anadolu Ajansı'nın Millî Mücadele'nin iletişim cephesinden küresel bir haber ağına dönüştüğü belirtilirken, kitabın temel mesajı şu ifadeyle özetleniyor:
"15 Temmuz gecesi dünya yalnızca bir darbe girişimine değil, Anadolu Ajansı'nın neden TBMM'den önce kurulduğuna da tanıklık etti."



