Ekonomi

TCMB verileri: Hanehalkı enflasyonda piyasaya göre kötümser

TCMB’nin Ocak ayı verileri, hanehalkının enflasyon beklentisinde artışa işaret ederken reel sektör ve piyasa katılımcılarında gerileme yaşandığını ortaya koydu.

Abone Ol

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Ocak ayına ilişkin açıkladığı enflasyon beklenti verileri, ekonomik aktörler arasındaki görünüm farkını ortaya koydu. Buna göre, hanehalkının 12 ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi 1,18 puan artarak yüzde 52,08’e yükseldi.

Aynı dönemde reel sektörün enflasyon beklentisi 1,90 puan düşüşle yüzde 32,90’a, piyasa katılımcılarının beklentisi ise 1,15 puan azalışla yüzde 22,20’ye geriledi.

Benzine gece yarısı zammı! Büyükşehirlerde 56 TL aşıldı
Benzine gece yarısı zammı! Büyükşehirlerde 56 TL aşıldı
İçeriği Görüntüle

Şimşek: Dezenflasyon süreci yıl genelinde sürecek

Verilere ilişkin değerlendirmede bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ocak ayında aylık enflasyonda dönemsel etkiler nedeniyle artış beklendiğini ancak yıl genelinde dezenflasyon sürecinin devam edeceğini söyledi. Şimşek, hanehalkı enflasyon beklentilerinin birçok ülkede gerçekleşen enflasyonun üzerinde seyrettiğine dikkat çekerek, bu durumun Türkiye’ye özgü olmadığı vurgusunu yaptı.

Hizmet ve inşaatta güven artışı

Öte yandan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri, sektörler arasında güven endekslerinde farklı bir tabloya işaret etti. Ocak ayında perakende ticaret sektörü güven endeksi 2,8 puan düşüşle 112,6’ya gerilerken, hizmetler sektörü güven endeksi 1,5 puan artışla 113,8’e, inşaat sektörü güven endeksi ise 1,2 puan yükselişle 85,7’ye çıktı.

İhracat talebi zayıf seyrediyor

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan ihracat talep endeksi ise dış talepteki zayıflığın sürdüğüne işaret etti. Aralık ayında endeks, aylık bazda yüzde 0,3, yıllık bazda ise yüzde 0,5 gerileyerek 99,4 seviyesine indi ve uzun dönem ortalamasının altında kaldı.

TİM açıklamasında, endeksin üst üste eşik değerin altında kalmasının ihracat pazarlarında talep zayıflığının devam ettiğini gösterdiği belirtilirken; işsizlik, iş güveni ve sanayi üretimindeki zayıflığın ihracat talebi üzerinde baskı oluşturan temel unsurlar olmaya devam ettiği kaydedildi.