Acıbadem Ankara Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Ramazan Çetin, yaz aylarının gelmesiyle birlikte artan güneşlenme eğilimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bronzlaşmanın sağlıklı bir cilt göstergesi olmadığını belirten Çetin, cildin ultraviyole ışınlarına karşı melanin üretimini artırarak kendini korumaya çalıştığını ifade etti.
Toplumda bronz tenin sağlıklı görünümle özdeşleştirildiğini kaydeden Dr. Ramazan Çetin, bronzluğun cildin güneşten fayda gördüğünü değil, ultraviyole ışınlarına karşı savunma geliştirdiğini gösterdiğini söyledi. Çetin, akıllı güneşlenmenin güneşin faydalı yönlerinden kontrollü şekilde yararlanırken ciltte oluşabilecek hasarları önlemeyi amaçlayan bilinçli bir yaklaşım olduğunu belirtti.
Güneş yanıkları kalıcı hasara yol açabiliyor
Dr. Ramazan Çetin, özellikle çocukluk ve gençlik dönemlerinde yaşanan güneş yanıklarının ilerleyen yıllarda ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlayabileceğine dikkat çekti.
Güneş yanıklarının yalnızca kısa süreli bir problem olmadığını ifade eden Çetin, cilt hücrelerinde kalıcı hasar oluşturabileceğini ve tekrarlayan, şiddetli güneş yanıklarının bazı deri kanseri türlerinin gelişme riskini artırabildiğini söyledi.
Çocuklarda güneşten korunmanın ayrı önem taşıdığını vurgulayan Çetin, ilk altı ayda bebeklerin doğrudan güneşe maruz bırakılmaması gerektiğini, daha büyük çocuklarda ise gölgelik alanlar, koruyucu kıyafetler ve uygun güneş koruyucuların tercih edilmesini önerdi.
Kapalı ortamda çalışanlar için uyarı
Yılın büyük bölümünü kapalı alanlarda geçiren kişilerin tatil dönemlerinde ani ve yoğun güneş maruziyetine karşı dikkatli olması gerektiğini belirten Dr. Ramazan Çetin, özellikle açık tenli bireylerde güneş yanığı öyküsünün deri kanserleri açısından önemli risk faktörlerinden biri olduğunu ifade etti.
Çetin, güneşle temas süresinin kontrollü şekilde artırılması ve koruyucu önlemlerin ihmal edilmemesi gerektiğini kaydetti.
Akıllı güneşlenmenin temel kuralları
Dr. Ramazan Çetin, güneşten tamamen kaçınmanın doğru olmadığını ancak bilinçli davranmanın büyük önem taşıdığını belirterek, güneşin yoğun olduğu 11.00 ile 16.00 saatleri arasında doğrudan güneş temasından kaçınılması gerektiğini söyledi.
Güneş koruyucu ürünlerin yalnızca plajda değil günlük yaşamda da kullanılması gerektiğini ifade eden Çetin, cilt tipine uygun, geniş spektrumlu ve tercihen SPF 30 ve üzeri koruma sağlayan ürünlerin tercih edilmesini önerdi. Dış ortamda kalındığında yaklaşık iki saatte bir, yüzme veya yoğun terleme sonrasında ise daha sık yenilenmesi gerektiğini belirtti.
Güneş gözlüğü ve koruyucu giysilerin de güneşten korunmada önemli rol oynadığını kaydeden Çetin, fiziksel koruyucu önlemlerin güneş kremleriyle birlikte kullanıldığında daha etkili koruma sağladığını söyledi.
Amaç bronzlaşmak değil cildi korumak olmalı
Dr. Ramazan Çetin, güneşin faydalarından kontrollü şekilde yararlanmanın mümkün olduğunu ancak asıl amacın bronzlaşmak değil cildi koruyarak sağlıklı yaş almak olması gerektiğini ifade etti.
Bilinçli güneşlenme alışkanlıklarının hem cilt yaşlanmasının önüne geçebileceğini hem de deri kanseri riskini azaltabileceğini belirten Çetin, ciltte yeni ortaya çıkan lekeler, şekil değiştiren benler veya iyileşmeyen yaralar gibi durumlarda dermatoloji uzmanına başvurulmasının erken tanı açısından önemli olduğunu sözlerine ekledi.