Ankara Sanayi Odası (ASO), "Kayıp Potansiyel: Türkiye'de NEET Gençlerin Profili, NEET'e Yol Açan Nedenler ve Çözüm Yolları" başlıklı araştırma raporunu yayımladı. Raporda, Türkiye’de 15-29 yaş grubundaki gençlerin yüzde 25,9’unun ne eğitimde ne istihdamda (NEET) yer aldığı belirtilirken, sorunun nedenleri ve çözüm önerileri ele alındı.
ASO raporu gençlerin iş gücü piyasasındaki durumunu ortaya koydu
ASO tarafından hazırlanan raporda, Türkiye’nin OECD ülkeleri arasında en yüksek NEET oranına sahip ülkelerden biri olduğuna dikkat çekildi. Kadınlarda NEET oranının yüzde 36,5 seviyesine ulaştığı belirtilirken, Türkiye’nin oranının OECD ortalamasının yaklaşık iki katı olduğu ifade edildi.
Raporda, NEET sorununun yalnızca genç işsizliği olarak değerlendirilmemesi gerektiği, eğitim sistemi, iş gücü piyasası ve sosyal politika arasındaki yapısal uyumsuzlukların sonucu olduğu vurgulandı.
Eğitim ve istihdam arasındaki bağın güçlendirilmesi önerildi
Araştırmada, Türkiye’deki yüksek NEET oranlarının bireysel tercihlerden çok, beceri temelli olmayan ve iş gücü piyasasıyla zayıf bağlara sahip eğitim sisteminin bir sonucu olarak ortaya çıktığı belirtildi. Raporda "diplomalı ama mesleksiz" gençlik riskine dikkat çekilerek eğitim-istihdam ilişkisinin güçlendirilmesinin önem taşıdığı kaydedildi.
ASO üyeleri arasında yapılan istihdam anketine göre işletmelerin yüzde 48’inin "yetkin ve yetişmiş personel bulamama" sorununu ilk sıraya koyduğu belirtilirken, aynı anda hem yüksek genç işsizliği hem de nitelikli personel açığının yaşandığı ifade edildi.
Kadınların NEET oranına dikkat çekildi
Raporda, kadınların NEET oranının erkeklerin iki katından fazla olmasının bakım ekonomisi, toplumsal rol dağılımı ve iş gücü piyasasına erişimde yaşanan yapısal sorunlarla ilişkili olduğu belirtildi. Kadınların ekonomik hayata katılımını artırmak için bakım hizmetleri, esnek çalışma modelleri ve hedefli destek programlarının önemine vurgu yapıldı.
Geçici koruma altındaki mülteci gençler ile engelli gençlerin de kırılgan gruplar arasında yer aldığı belirtilerek, politika araçlarının bu kesimleri de kapsayacak şekilde geliştirilmesi gerektiği ifade edildi.
Ankara’nın model şehir olabileceği belirtildi
Raporda, Almanya’nın ikili eğitim sistemi, İtalya’nın koordinasyon modeli ve Güney Kore’nin psikososyal destek yaklaşımı incelenerek Türkiye’ye yönelik politika önerileri geliştirildi. Eğitim ile üretim arasındaki bağın güçlendirilmesi, gençlerin iş gücü piyasasına geçiş süreçlerinin desteklenmesi ve mesleki yönlendirme mekanizmalarının yaygınlaştırılması önerildi.
Çözüm için hedefe duyarlı politika tasarımı, güçlü kurumsal eşgüdüm, sonuç odaklı izleme kapasitesi, kadın NEET’lere yönelik bakım ve esnek çalışma desteği ile Ankara’nın pilot uygulama merkezi olarak değerlendirilmesi başlıkları öne çıktı. Raporda, Ankara’nın sahip olduğu sanayi altyapısı, üniversite ekosistemi ve kurumsal kapasitesiyle önemli bir model şehir potansiyeli taşıdığı ifade edildi.
Ardıç: "Büyük bir potansiyel olarak görüyoruz"
ASO Başkanı Seyit Ardıç, Türkiye’de her dört gençten birinin ne eğitimde ne istihdamda yer aldığını belirterek, bu konunun yalnızca bir istihdam sorunu olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Ardıç, üretim süreçlerinin dışında kalan gençleri kayıp bir kuşak olarak değil, doğru politikalarla yeniden kazanılabilecek büyük bir potansiyel olarak değerlendirdiklerini ifade etti.
Ardıç, gençlerin üretime ve istihdama kazandırılmasının Türkiye’nin geleceği açısından stratejik önem taşıdığını belirterek, raporun politika yapıcılar, eğitim kurumları ve özel sektör için yol gösterici bir kaynak olacağını kaydetti.