Dünya

ABD, Hürmüz’de İran gemisini vurup el koydu

ABD, Hürmüz Boğazı yakınlarında ablukayı ihlal ettiği gerekçesiyle İran bayraklı Touska adlı kargo gemisine müdahale ederek el koydu. Tahran yönetimi olayı “korsanlık” olarak nitelendirirken misilleme tehdidinde bulundu.

Abone Ol

ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı’nda tırmanan gerilim yeni bir askeri müdahaleyle kritik bir eşiğe taşındı. ABD yönetimi, deniz ablukasını ihlal ettiği gerekçesiyle İran bayraklı “Touska” adlı kargo gemisinin vurularak durdurulduğunu ve ardından gemiye el konulduğunu açıkladı.

ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, ABD donanmasının gemiye defalarca uyarıda bulunduğunu ancak mürettebatın bu çağrılara uymadığını belirtti. Trump, müdahalenin ardından geminin makine dairesinin hedef alınarak durdurulduğunu ve ABD Deniz Piyadeleri’nin geminin kontrolünü ele geçirdiğini ifade etti.

İlk doğrudan müdahale, gerilimi tırmandırdı

Olay, ABD’nin İran limanlarına yönelik başlattığı deniz ablukasının ardından gerçekleşen ilk doğrudan askeri müdahale olarak kayda geçti. ABD donanmasına ait bir destroyerin, Umman Körfezi’nde gemiyi durdurmak için “etkisiz hale getirme ateşi” açtığı ve ardından deniz piyadelerinin gemiye çıkarak kontrolü devraldığı bildirildi.

İran tarafı ise müdahaleyi sert bir dille eleştirdi. Tahran’daki askeri yetkililer, ABD’nin eylemini “silahlı korsanlık” olarak nitelendirerek karşılık verileceğini açıkladı. Gelişmenin, 8 Nisan’da yürürlüğe giren kırılgan ateşkesi riske attığı değerlendiriliyor.

Enerji güvenliği ve müzakereler risk altında

Hürmüz Boğazı, küresel petrol ticaretinin önemli bölümünün geçtiği kritik bir hat olarak öne çıkarken, son gelişmenin enerji piyasalarında dalgalanma yarattığı bildirildi. Petrol fiyatlarının yeniden yükselişe geçtiği ve deniz trafiğinde aksama riskinin arttığı ifade ediliyor.

Öte yandan, ABD ile İran arasında Pakistan’da yapılması planlanan yeni müzakere turunun da bu gelişmeyle birlikte belirsizliğe sürüklendiği kaydediliyor. İran tarafının görüşmelere katılım konusunda isteksiz olduğu yönünde sinyaller verdiği belirtilirken, taraflar arasındaki diplomatik sürecin geleceği de tartışma konusu haline geldi.