Ankara Haberleri

Ankara Kalesi’nin bilinmeyen tarihi ve geçmişi

Ankara’nın en eski simgelerinden biri olan Ankara Kalesi, yalnızca bir savunma yapısı değil, yüzyıllar boyunca kentin kaderini belirleyen bir merkez oldu. İşte Ankara Kalesi’nin bilinmeyen tarihi

Abone Ol

Ankara’nın siluetine hâkim bir noktada yükselen Ankara Kalesi, çoğu zaman yalnızca manzarasıyla hatırlanıyor. Oysa kale, binlerce yıl boyunca savaşlara, göçlere, yıkımlara ve yeniden doğuşlara tanıklık etti. Günlük hayatın içinde fark edilmeden önünden geçilen bu yapı, Ankara’nın bugünkü kimliğinin oluşmasında kilit bir rol oynadı. 2026 yılı itibarıyla Ankara Kalesi’ne yalnızca turistik bir durak olarak değil, kentin hafızasını taşıyan bir tarih tanığı olarak bakmak gerekiyor.

Ankara Kalesi ne zaman ve kimler tarafından yapıldı?

Ankara Kalesi’nin ilk inşa tarihi kesin olarak bilinmiyor. Ancak arkeolojik bulgular, kalenin temellerinin MÖ 2. binyıla kadar uzandığını gösteriyor. Bazı tarihçiler, kalenin ilk savunma yapısının Hititler döneminde ortaya çıktığını değerlendiriyor. Daha sonra Frigler, Galatlar, Romalılar ve Bizanslılar tarafından kullanılan kale, her dönemde yeniden onarılarak genişletildi. Bu durum, Ankara Kalesi’ni tek bir medeniyete değil, çok katmanlı bir geçmişe sahip eşsiz bir yapı haline getiriyor.

Roma ve Bizans döneminde Ankara Kalesi'nde neler yaşandı?

Roma İmparatorluğu döneminde Ankara, stratejik bir yönetim ve ticaret merkeziydi. Kale, bu dönemde yalnızca savunma amacıyla değil, aynı zamanda askeri ve idari bir üs olarak kullanıldı. Bizans döneminde ise kale surları güçlendirildi ve iç kale bölümü bugünkü formuna daha da yaklaştı. Tarihsel kayıtlara göre Bizans döneminde Ankara Kalesi, Orta Anadolu’yu koruyan en önemli savunma noktalarından biri olarak kabul ediliyordu.

Ankara Kalesi'nde Selçuklu ve Osmanlı izleri

yüzyıldan itibaren Ankara ve çevresi Selçuklu hakimiyetine girdi. Bu dönemde kale, askeri kimliğinin yanı sıra yerleşim alanı olarak da kullanılmaya başlandı. Osmanlı döneminde ise kale içindeki mahalleler şekillendi. Bugün İç Kale’de görülen geleneksel Ankara evlerinin büyük bölümü, bu dönemlerin izlerini taşıyor. Osmanlı arşivlerinde yer alan kayıtlara göre Ankara Kalesi, uzun yıllar boyunca kentin güvenli merkezi olarak kabul edildi.

Ankara Kalesi’nin yapı malzemelerinde neler kullanılmıştır?

Kalenin surlarında kullanılan taşlar, Ankara Kalesi’nin neden “çok katmanlı” bir yapı olarak tanımlandığını açıkça gösteriyor. Roma dönemine ait sütun parçaları, Bizans devrine ait kesme taşlar ve sonraki dönemlerde eklenen moloz taşlar aynı duvar üzerinde yan yana görülebiliyor. Bu durum, kalenin her dönemde sıfırdan inşa edilmediğini, aksine mevcut yapıların yeniden kullanıldığını ortaya koyuyor. Tarihçiler, bu yöntemin hem savunma ihtiyacından hem de malzeme teminindeki zorluklardan kaynaklandığını belirtiyor.

Ankara Kalesi’nin bilinmeyen yönleri

Ankara Kalesi, yalnızca askerlerin bulunduğu bir alan olmadı. Yüzyıllar boyunca kale içinde fırınlar, küçük dükkânlar, atölyeler ve ibadethaneler yer aldı. Özellikle Osmanlı döneminde kale içi, kendi içinde kapalı bir mahalle düzenine sahipti. Bugün hâlâ görülebilen dar sokaklar ve bitişik evler, bu yoğun yerleşim düzeninin izlerini taşıyor. Kale sakinlerinin büyük bölümü geçimini zanaat ve küçük ticaretle sağlıyordu.

Kurtuluş Savaşı yıllarında Ankara Kalesi

Milli Mücadele döneminde Ankara Kalesi, sembolik bir anlam kazandı. Ankara’nın başkent olarak seçilmesi sürecinde kale, kentin direniş ve kararlılık simgelerinden biri olarak öne çıktı. Dönemin tanıklıklarına göre, Ankara Kalesi’nden bakıldığında görülen şehir manzarası, Milli Mücadele kadroları için moral kaynağıydı. Kale, bu yönüyle Cumhuriyet’in kuruluş hikâyesinin de sessiz tanıklarından biri oldu.

Günümüzde Ankara Kalesi

2026 yılı itibarıyla Ankara Kalesi, hem yerli hem yabancı ziyaretçilerin ilgisini çekmeye devam ediyor. Restorasyon çalışmalarıyla birlikte kale içindeki tarihi doku büyük ölçüde korunmuş durumda. Ancak uzmanlar, yoğun ziyaretçi trafiğinin kontrollü yönetilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Kale, bugün Ankara’nın geçmişi ile bugünü arasında kurulan en somut köprülerden biri olarak değerlendiriliyor.

Ankara Kalesi neden hala bu kadar önemli?

Ankara Kalesi’nin önemi yalnızca yaşıyla sınırlı değil. Kale, farklı uygarlıkların üst üste bıraktığı izleri bir arada barındırıyor. Aynı taş duvarda Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinin izlerini görmek mümkün. Bu durum, Ankara Kalesi’ni Anadolu’daki en özgün tarihi yapılardan biri haline getiriyor.

Ankara Kalesi efsaneleri ve rivayetleri

Ankara Kalesi’nin tarihi kadar anlatılan hikâyeleri de dikkat çekiyor. Halk arasında kalenin altında gizli geçitler bulunduğu, bu geçitlerin eski Ankara yerleşimlerine kadar uzandığı yönünde anlatımlar bulunuyor. Bazı rivayetlerde ise kalenin belirli noktalarının define saklama alanı olarak kullanıldığı ileri sürülüyor. Resmî kayıtlarda bu iddiaları doğrulayan net bilgiler yer almasa da, bu anlatılar kalenin kent belleğindeki yerini güçlendiren unsurlar arasında sayılıyor.