Türkiye'nin Teknoloji Yolculuğu 3

Abone Ol

Ülkemizde 2025 yılında, bilim ve teknoloji alanında neler yapıldığını anlatan üçüncü yazımda, yine özellikle TÜBİTAK'ın yaptığı işlerden bahsederek ilerleyeceğim. Hem sanayide, hem araştırma ve geliştirmede, hem de önemli keşiflerde birçok katkısı olan TÜBİTAK kurumu, 2025 yılında da saymakla bitmeyecek çalışmalarda bulunmuştur. Özellikle son yıllarda TÜBİTAK’ın uzay çalışmaları ve yapay zekâ projeleri, uluslararası iş birlikleriyle oldukça dikkat çekici olmuştur. Yerli bir yazılımın geliştirmesinde, savunma sanayisinde yeni bir sistemin kurulmasında ya da yapay zekâ üzerine yapılan yerli bir projede, güzel işlere imzalar atılmıştır. Birazdan hem yerli hem de uluslararası iş birlikleriyle yapılan proje ve çalışmalara örnekler vererek devam edeceğim.

Türkiye’nin uzaya giden ilk temsilcileri Alper Gezeravcı ve Tuva Cihangir Atasever, 2025 yılı boyunca, şehir şehir dolaşıp insanlarla bir araya gelerek uzayla ilgili merakı artırmak için büyük bir çaba göstermişlerdi. Gittikleri her ilde okullarda, konferans salonlarında, fuarlarda bilim etkinliklerinde ve daha pek çok farklı ortamda konuşmalar yapıp deneyimlerini paylaşmışlardı. Bu süreçte Gezeravcı yüzlerce programa katılırken, Atasever de birçok etkinlikte yer alarak ülkemizin uzay hedeflerini hem kendi insanımıza hem de dünyaya anlatmaya çalıştılar. Bir yandan da, insanlı ilk uzay yolculuğumuzu simgeleyen gezici sergi de, Türkiye’nin farklı şehirlerini dolaşıp, TEKNOFEST gibi büyük festivallerde vatandaşlarla buluşarak, insanların bu heyecan verici süreci daha da yakından görmesine ve hissetmesine imkan sağlamıştır. Örneğin bu uzay projesi başlı başına Tübitak'ın uluslararası iş birliğini gösteren büyük bir çalışmadır.

Yine başka iş birlikleri de savunma sanayisinde sıkça yapılmaktadır. Hem bu iş birlikleri, hem de savunma sanayiindeki yerli projeler TÜBİTAK'ın kendi sayfasında şöyle duyurulmuştur. "TÜBİTAK BİLGEM (Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi), 2025 yılı faaliyetleriyle dikkat çekti. Dünya Bilimler Akademisi (TWAS) ve Birleşmiş Milletler Teknoloji Bankası (UNTBLDC) gibi kuruluşlarla iş birliği güçlendirilerek en az gelişmiş ülkelere yönelik bilim ve teknoloji kapasite geliştirme faaliyetlerinde Türkiye’nin öncü rolü pekiştirildi.

5 kilometreye kadar körleştirme, 1,5 kilometreye kadar hareketli hedefleri imha yeteneğine sahip yüksek güçlü lazer sistemi IŞIK’ın kabul testleri başarıyla tamamlandı. Savaş uçaklarımız için ürettiğimiz EDPOD Hava Kuvvetlerimizin envanterine girdi.

TÜBİTAK BİLGEM tarafından geliştirilen ADVENT-MÜREN Savaş Yönetim Sistemi’nin GÜR sınıfı denizaltılara entegrasyonu kapsamında yürütülen kritik kabul testleri başarıyla tamamlanarak, denizaltılarımıza millî ağır torpido AKYA’yı atma ve güdümleme kabiliyeti kazandırılmasına yönelik önemli bir aşama geride bırakıldı.

TÜBİTAK BİLGEM tarafından geliştirilen MÜREN-PREVEZE Savaş Yönetim Sistemi’nin TCG Sakarya’ya entegrasyonu kapsamında yürütülen deniz kabul testleri başarıyla tamamlanarak, PREVEZE sınıfındaki ikinci denizaltımıza millî ağır torpido AKYA’yı atış kabiliyeti kazandırıldı. Bu kazanımla birlikte Türkiye, kendi savaş yönetim sistemi üzerinden kendi torpidosunu güdebilme yeteneğine sahip sayılı ülkeler arasındaki konumunu güçlendirdi.

Pakistan Donanması’nın PNS Khaibar korvetine entegre edilen ve TÜBİTAK BİLGEM tarafından geliştirilen DeGaussing sisteminin deniz kabul testleri başarıyla tamamlanarak manyetik iz yönetimindeki yerli çözümlerimizin uluslararası kullanımı ve ihracatı artırıldı."

Görüldüğü gibi bilim artık tek başına yapılacak bir iş değil gibi. Bir ülke ne kadar güçlü olursa olsun, başka ülkelerle bilgi paylaşmadan, ortak projeler üretmeden ilerlemek zorlaşıyor. Türk bilim insanları da yurt dışındaki araştırmacılarla birlikte projeler geliştirmekteler, birlikte deneyler yapmaktalar, hatta bazı projelerde liderlik bile üstlenmekteler. Bu sayede hem bilgi alışverişi olmakta, hem de Türkiye’nin adı bilim dünyasında daha çok duyulmaktadır.