Ülkemizdeki üniversitelerin, ya da çeşitli araştırma kurumlarının eğitim amaçlı iletişim alt yapısını sağlamak için ve bu kurumların araştırma işlevlerini daha da kolaylaştırmak için, 1996 yılında TÜBİTAK tarafından Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi kurulmuştur. Kısaltılmış adıyla da ULAKBİM'dir. Kurum sadece ulusal düzeyde bir iletişim alt yapısı değil, uluslararası olarak da kurumların birbirleriyle bilgi ve belge erişimlerini sağlamaktadır. Geçtiğimiz aylarda "Türkiye'nin Süper Bilgisayarı ARF" başlıklı bir yazı yazmıştım. İşte TÜBİTAK bünyesindeki bu kurumun bu bilgisayarın geliştirilmesinde de büyük emeği vardır.
ULAKBİM başka ne gibi çalışmalarda bulundu şimdi bunlara bir göz atalım. TÜBİTAK'ında ortak olduğu BSC Yapay Zeka Fabrikası Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının da desteği ile, Avrupa Birliği tarafından ilk yedi yapay zeka fabrikası arasına girmeyi başarmıştır. Ayrıca 2013' ten itibaren yayında olan, ULAKBİM bünyesindeki akademik ve hakemli dergilerin, internetten erişimini sağlayan dergipark internet sitesi de 7 milyonun üzerinde etkin kullanıcıya ulaşmıştır. Yine kendi bünyesinde hayata geçirdiği Felaket Kurtarma Merkezi kısa adı ile ULAKFKM, 71 üniversitede kullanıcılara sahip olmuş. 42’sinde ise sisteme veri göndermeye başlanmış olduğu açıklanmıştır. Yine bu konu ile ilgili sayısal verileri içeren açıklama TÜBİTAK'ın kendi internet sayfasından şöyle duyurulmuştur. “ULAKBİM Bulut Altyapısı, 732 çekirdek işlem gücü, 12.7 TB bellek, 330 TB blok depolama ve 440 TB obje depolama kapasitesi ile hizmet vermeye devam ediyor. Akademik dergilerde de başarılar elde edildi. 2025 yılında yayımlanan Journal Citation Reports verilerine göre SCIE (Science Citation Index Expanded) koleksiyonunda yer alan 49 dergiden 10’u TÜBİTAK tarafından yayımlanan akademik dergiler oldu. Ayrıca Turkish Journal of Agriculture and Forestry, Türkiye adresli dergiler arasında kendi kategorisindeki tek Q1 dergisi olma özelliğini sürdürüyor. 3 milyon araştırmacıya hizmet veren EKUAL kapsamında makale indirme sayıları 2025 yılı boyunca artarak yaklaşık 43,2 milyon tam metin indirme ve 30,2 milyon bibliyografik taramaya ulaşılacağı tahmin ediliyor. Wiley yayınevine ait dergilerde 1561, Springer Nature yayınevine ait dergilerde 2711 makalenin açık erişimli olarak yayımlanması sağlandı.”
Görüldüğü gibi deyim yerindeyse bir veri merkezi gibi çalışan bu kurum, genel olarak birçok bilgi depolayan, işleyen ve milyonlarca insana ulaştıran dijital bir altyapı bütünlüğü oluşturmuştur. Milyonlarca öğrenci, akademisyen, araştırmacı ve kamu kurumu da, her gün ULAKBİM'in bu hizmetinden faydalanmaktadır. Zaman açısından da hızlı veri aktarımı yapmasıyla da çalışmaların daha hızlı ilerlemesini sağlamaktadır. Bir diğer önemli faydası da siber saldırılara karşı veri güvenliği sağlamasıdır.
Dünyadaki diğer örneklere de baktığımızda, gelişmiş ülkelerin üniversitelerini dev dijital ağlarla birbirlerine bağladıklarını görmekteyiz. Türkiye’nin de kendi akademik internet ağını kurması mutlaka gerekiyordu. Çünkü tüm dünyada bilgiyi işlemek ve güvenli şekilde paylaşmak önemli bir mesele haline gelmiş durumdadır. Teknolojik alt yapı ve bilimsel üretim bir ülke için olmazsa olmaz yatırımlardır. İşte bu yüzden de bu ihtiyaçla ULAKBİM' in kurulması büyük bir gereklilik olmuştu. Zamanla da yalnızca bir internet ağı sağlayıcısı olmaktan çıkıp, Türkiye’nin önemli bir akademik veri merkezi haline gelmiştir.