Siber Zorbalık

Abone Ol

Bir önceki yazımda kötü niyetli kişilerin, tüm tarih boyunca teknolojiyi kullanarak kendi çıkarları için, neler yaptıklarını anlatan bir yazı yazmıştım. Bu yazımda da bu konunun devamı olarak son yıllarda gündemimize giren siber zorbalık konusu ile ilgili bir şeyler söylemek istedim. Siber zorbalık tam olarak nedir? Siber zorbalığı önlemek için gerek bireysel olarak gerekse toplumsal olarak neler yapabiliriz? Bu duruma maruz kalan çocuklar için ebeveynler ve öğretmenler nelere dikkat etmeliler? Sosyal medyada ne gibi kurallar olmalı gibi sorulara cevap bulmaya çalışacağız.

Siber zorbalık teknolojiyi kullanarak yapılan zorbalıktır. Sosyal medyada, telefonların mesaj uygulamalarında, oyun platformlarında art niyetli kişilerin başka kişileri kızdırmak, utandırmak veya korkutmak üzerine yaptığı davranışlardır.

Günümüzde hayatımızın büyük bir kısmı artık internetin içinde geçtiğinden dolayı; telefonlarımız, bilgisayarlarımız ve sosyal medya hesaplarımız, artık günlük yaşamımızın bir parçası haline gelmiş durumda. İnsanlar artık haberleri buradan alıyor, arkadaşlarıyla buradan konuşuyor, hatta duygularını bile buradan paylaşıyorlar. Bu kadar yoğun kullanılan sosyal medya uygulamalarında da insanlar, başkalarını kırıcı, aşağılayıcı ya da küçük düşürücü davranışlarda bulunabiliyorlar. Sosyal medyada yapılan kötü yorumlar, alaycı mesajlar, hakaretler ya da birinin fotoğrafını izinsiz paylaşmak gibi davranışlar, siber zorbalığın en yaygın örneklerinden bazılarıdır.

Buradan yapılan yorumlarda birçok kişi “Ne olacak canım, sadece bir yorum yazmışlar” diye düşünebilir. Ama durum hiç de öyle basit değildir. Çünkü insanların yazdığı o birkaç cümle, karşı tarafta çok büyük yaralar açabiliyor. Özellikle gençler ve çocuklar bu tür şeylerden çok daha fazla etkilenebiliyorlar. Sürekli kötü yorumlara maruz kalan insanlarda zamanla kendini değersiz hissederek, içine kapanabiliyor ve psikolojik olarak çok daha zor günler yaşayabiliyorlar. Mesela bir genç sosyal medyada bir fotoğraf paylaşıyor. Altına tanımadığı insanlar kötü yorumlar yazıyorlar, dalga geçiyorlar, alay ediyorlar. Kimi kilosuyla dalga geçiyor, kimi görüntüsüyle, kimi konuşmasıyla. Bazen de insanlar sahte hesap açıp birini sürekli rahatsız ediyor. Mesaj üstüne mesaj atıyorlar, tehdit ediyorlar, iftira atıyorlar. Bunların hepsi siber zorbalığın bir parçasıdır.

Peki neler yapılabilir? Siber zorbalığa karşı ilk önlemi alacaklar aslında ailelerdir. Çocuklarının internette nasıl davrandığını anlamak ve onları doğru şekilde yönlendirmek çok önemlidir. Geriden bir takip ya da duyarsız kalmamak önemlidir. Tabii bu takip baskı şeklinde değil, rehberlik şeklinde olmalıdır. Onların internette neler yaptıklarının farkında olmaları için, öncelikle ailelerin çocuklarıyla güçlü bir iletişim kurmaları gerekir. Çocuklar, internette başlarına kötü bir şey geldiğinde bunu rahatça ailelerine anlatabilmelidirler. Eğer çocuk “annem kızar”, “babam telefonumu elimden alır” diye bir korku yaşarsa, yaşadığı zorbalığı saklayabilir. Bu da sorunun büyümesine neden olur. Okullar da siber zorbalığa karşı önemlerin kolay alınabileceği yerlerdir. Çünkü zorbalığın büyük kısmı, aslında okul çevresindeki arkadaş grupları içinde ortaya çıkmaktadır. Öğretmenler de bu durumundan çocukları korumalı ve bilgilendirici yönde eğitimler vermelidirler.

Siber zorbalıkla mücadelede en önemli şeylerden biri de interneti doğru kullanmayı öğrenmek ve çocuklarımıza öğretmektir. Her mesajı ciddiye almamak, tanımadığımız kişilerle özel bilgiler paylaşmamak ve gerektiğinde engelleme ya da şikayet etme gibi seçenekleri uygulamamız önemlidir. Zaten bugün birçok sosyal medya platformunda, zorbalıkla ilgili şikayet mekanizmaları vardır. İnsanlar bu araçları kullanarak kendilerini koruyabilir.

Aileler çocuklarıyla konuşarak, öğretmenler öğrencileri bilinçlendirerek, toplum ise saygılı bir iletişim kültürü oluşturarak bu sorunun önüne geçilebilir. Çünkü televizyon programlarında, haberlerde ve sosyal medyada kullanılan dil insanlara örnek olmaktadır. Sürekli hakaret eden, aşağılayan bir dil kullanıldığında bu davranış normalmiş gibi algılanabilir. Ama saygılı ve bilinçli bir dil kullanıldığında insanlar da buna uyum sağlarlar. Özetle mesele bir önceki yazımda da söylediğim gibi, sadece teknolojiyi kullanma meselesi değildir. Mesele, birbirimize nasıl davrandığımız meselesidir. Eğer insanlar bilgisayar ya da televizyon gibi ekranların arkasında karşısındaki kişilere daha saygılı bir dil kullanırlarsa, siber zorbalık dediğimiz şey de zamanla azalacaktır. Çünkü saygı olan yerde zorbalık barınamaz.