Yaşam-Çevre

Kılıç artığı ne demek? Kılıç artığı hakaret mi?

Kılıç artığı ifadesi, savaş ve katliamlardan sağ kalanları aşağılamak için kullanılan ağır bir söz olarak biliniyor.

Abone Ol

Kılıç artığı ifadesi, son dönemde yeniden gündeme gelmesiyle birlikte anlamı ve tarihsel arka planı merak edilen sözlerden biri oldu. Kelime anlamıyla “kılıçtan geçirilenlerden geriye kalan” anlamına gelen ifade, zaman içinde yalnızca savaş sonrası sağ kalanları anlatan bir söz olmaktan çıktı; aşağılayıcı, dışlayıcı ve kimlik hedef alan bir söylem olarak kullanılmaya başladı.

Kılıç artığı ne anlama gelir?

“Kılıç artığı” iki kelimeden oluşuyor. “Kılıç” savaş, öldürme ve şiddeti; “artık” ise geriye kalan kişileri anlatıyor. Bu nedenle ifade, en yalın anlamıyla “kılıçla öldürülenlerden sağ kalan” ya da “katliamdan geriye kalan” kişi anlamına geliyor.

Ancak sözün bugünkü tartışmalı yönü sadece sözlük anlamından kaynaklanmıyor. Bu ifade, tarihsel süreçte bazı toplulukları aşağılamak, geçmişte yaşanan şiddeti hatırlatmak ve muhatabı “sağ bırakılmış kalıntı” gibi göstermek için kullanıldığı için tepki çekiyor.

Alevilere neden “kılıç artığı” denir?

“Kılıç artığı” ifadesi, özellikle Osmanlı dönemindeki mezhepsel gerilimler, Alevilere yönelik baskılar ve katliam hafızası nedeniyle Aleviler açısından ağır bir söz olarak görülüyor. Alevi kurumları, bu ifadenin yalnızca kaba bir söz olmadığını; Alevi toplumunu hedef alan tarihsel bir dışlama ve nefret dili taşıdığını vurguluyor. Son günlerde yapılan açıklamalarda da sözün “Alevi toplumuna yönelik derin bir dışlama” içerdiği belirtildi.

Bu yüzden Aleviler için “kılıç artığı” denildiğinde sadece “geçmişten kalan” gibi nötr bir anlam anlaşılmıyor. Söz, “katliamlardan sağ kalanlar” imasıyla birlikte, toplumsal hafızadaki acıları yeniden canlandıran bir hakaret olarak değerlendiriliyor.

Kılıç artığı yalnızca Aleviler için mi kullanıldı?

Hayır. “Kılıç artığı” ifadesi tarihsel ve toplumsal kullanımda farklı gruplar için de kullanıldı. Özellikle Ermeniler, Rumlar ve Süryaniler gibi gayrimüslim topluluklara yönelik kullanımları da biliniyor. Bazı kaynaklarda bu sözün en çok Aleviler ve Ermeniler için kullanıldığı belirtiliyor.

Bu nedenle ifade, Türkiye’de yalnızca bir deyim olarak değil, farklı kimliklere yönelik dışlayıcı bir söz olarak ele alınıyor.

Neden hakaret ve nefret dili sayılıyor?

“Kılıç artığı” ifadesi, muhatabını tarihsel şiddetle ilişkilendiriyor. Bir kişiye ya da topluluğa bu sözle seslenmek, “siz yok edilmek istenenlerden geriye kalanlarsınız” anlamı taşıdığı için ağır bir aşağılama olarak kabul ediliyor.

Alevi örgütleri de son açıklamalarında bu ifadenin nefret dilini meşrulaştırdığını, eşit yurttaşlık ve toplumsal barış açısından tehlikeli olduğunu belirtti.

Günümüzde neden yeniden tartışılıyor?

Söz, zaman zaman siyasi tartışmalarda, sosyal medyada ya da köşe yazılarında yeniden gündeme geliyor. Her kullanıldığında da özellikle Alevi kurumları ve hak savunucuları tepki gösteriyor. Çünkü ifade, geçmişte yaşanan acıları hatırlatan ve bugünün toplumsal barışını zedeleyen bir dil olarak görülüyor.

Bu nedenle “kılıç artığı” ifadesi, sıradan bir argo ya da eski bir deyim değil; tarihsel yükü ağır, kırıcı ve ayrıştırıcı bir söz olarak değerlendiriliyor.