Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Sakarya’nın Sapanca ilçesinde düzenlenen Uluslararası Ekonomi Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin savunma sanayiindeki ihracat ve üretim kapasitesine ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Kacır, Türkiye’nin savunma ve havacılık ihracatında dünya sıralamasında 11. basamağa yükseldiğini, askeri insansız hava aracı pazarının küresel ölçekte yaklaşık üçte ikisinin Türk firmalarının elinde bulunduğunu açıkladı.
Bakan Kacır, Türk savunma sanayisinin yalnızca ihracat hacmiyle değil, teknoloji kabiliyetiyle de öne çıktığını vurguladı. Konuşmasında, “harp paradigmasını değiştiren” pek çok alanda Türkiye’nin artık dünyada ilk 5 ülke arasında yer aldığını ifade eden Kacır, özellikle insansız sistemler, platform teknolojileri ve savunma üretim zincirindeki ilerlemenin bu yükselişte belirleyici olduğunu söyledi.
İhracat vurgusu ve küresel pazar iddiası
Kacır’ın açıklamalarında, savunma ve havacılık ihracatındaki artış özel bir yer tuttu. Bakan, Türkiye’nin bu alandaki ihracatının 248 milyon dolardan 10 milyar doların üzerine çıktığını belirterek, sektörün son yıllarda küresel rekabette daha görünür hale geldiğini dile getirdi. Aynı konuşmada askeri İHA pazarındaki payın Türk firmaları lehine büyüdüğünü söyleyen Kacır, bu alanın Türkiye’nin savunma sanayi vitrininin en güçlü başlıklarından biri haline geldiğini kaydetti.
Bu tablo, son dönemde Türk savunma şirketlerinin uluslararası ortaklık ve üretim hamleleriyle de destekleniyor. Reuters’ın geçen yıl aktardığına göre Baykar ile İtalyan savunma devi Leonardo, insansız hava araçları alanında ortak girişim kurmak üzere anlaşmaya varmıştı; taraflar Avrupa’daki insansız sistem açığını ve gelecek 10 yılda 100 milyar dolara ulaşabileceği öngörülen pazarı işaret etmişti. Bu gelişme, Türkiye’nin İHA alanındaki iddiasının yalnızca siyasi söylemle değil, sanayi ortaklıklarıyla da desteklendiğine işaret ediyor.
Savunma sanayiinde yeni eşik tartışması
Kacır’ın Sapanca’daki açıklamaları, Türkiye’nin savunma sanayiinde ulaştığı seviyeye ilişkin resmi söylemin yeni bir özeti niteliği taşıyor. Ancak “küresel pazarın üçte ikisi” ifadesi doğrudan bakanın beyanına dayanıyor; bu oranın bağımsız uluslararası pazar verileriyle nasıl ölçüldüğüne dair ayrıntı konuşmada paylaşılmadı. Buna rağmen açıklama, Türkiye’nin özellikle askeri İHA segmentinde kendisini küresel ölçekte lider üreticiler arasında konumlandırma stratejisini açık biçimde ortaya koyuyor.