İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, “zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik” iddiasıyla yargılandığı davanın dördüncü duruşmasında hâkim karşısına çıktı. Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi duruşma salonunda görülen duruşma saat 11.05’te başladı, İmamoğlu salona alkışlarla girdi.
İmamoğlu savunmasında, yargılamanın hukuki değil siyasi olduğunu öne sürerek, “Bu dava Ekrem İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığının engellenme davasıdır” dedi. Hakkındaki iddiaları sert ifadelerle eleştiren İmamoğlu, “35 sene öncesinin niyetini okuyan bir iddia makamıyla karşı karşıyayız. Allah size akıl versin” ifadelerini kullandı.
“Ne sahteyim ne sahteciyim”
Uzun savunmasında kişisel ve siyasi geçmişine atıf yapan İmamoğlu, kendisine yöneltilen suçlamaları reddetti. “Ben gerçeğim. Ne sahteyim ne sahteciyim” diyen İmamoğlu, siyasi hayatında şeffaflık ve dürüstlük ilkesinden sapmadığını savundu. Dört seçim kazandığını hatırlatan İmamoğlu, İstanbul’da 2019 ve 2024 yerel seçimlerindeki oy farklarını örnek göstererek meşruiyet vurgusu yaptı.
İmamoğlu, savcılık iddianamesini “utanç verici” olarak nitelendirirken, davada hâkimin iki celse sonra değiştirilmesini de eleştirerek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürdü. “Bu konu ne diploma ne de yolsuzluktur; mesele korkudur” ifadelerini kullandı.
Savcı mütalaası bekleniyor
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, İstanbul Üniversitesi tarafından iptal edilen lisans diplomasıyla ilgili başlattığı soruşturma sonrası açılan davada, İmamoğlu hakkında 8 yıl 9 aya kadar hapis cezası isteniyor. Bugünkü duruşmada savcının esas hakkındaki mütalaasını açıklaması bekleniyor.
Davanın 8 Aralık’ta yapılan önceki duruşması öncesinde mahkeme başkanı HSK kararıyla değiştirilmiş, yeni heyet İmamoğlu’nun idare mahkemesinde açtığı davanın sonucunu bekleme kararı almıştı. Ancak idare mahkemesi, yürütmeyi durdurma talebini oy birliğiyle reddetmişti.
Duruşmada savunmasına devam eden İmamoğlu, yargı sürecinin yalnızca kendisini değil, seçmen iradesini de hedef aldığını savunarak, “Esas makam milletin gönlündeki makamdır” dedi. Davaya ilişkin karar süreci, savcılık mütalaasının ardından netleşecek.