Masumiyet Müzesi uyarlamasında adı geçen Independenta tanker kazası, geçtiğimiz yüzyılda İstanbul’un en ağır deniz felaketlerinden biri olarak kayıtlara geçen olaylardan...
15 Kasım 1979 sabahı, Romanya bandıralı ham petrol tankeri MT Independenta, İstanbul Boğazı’nın güney girişinde, Haydarpaşa açıklarında Yunan bandıralı kuru yük gemisi M/V Evriali ile çarpışır. Yaklaşık 93–94 bin ton ham petrol taşıyan tanker, çarpışmanın hemen ardından şiddetli bir patlamayla alev alır. Patlamanın etkisi Anadolu Yakası’nda hissedilirken; yükselen alevler ve yoğun siyah duman günlerce İstanbul siluetinin parçası haline gelir.
Haftalarca süren yangın...
Kaza sonrası çıkan yangın kısa sürede kontrol altına alınamaz. Tanker, kıyıya yakın noktada yanmaya devam ederken yangın Aralık ortasına kadar sürer. Denizcilik kaynaklarında olayın yaklaşık bir ay, kamuoyunda ise çoğunlukla “27 gün” boyunca devam ettiği ifade edilmektedir.
Ayrıca faciada, tanker mürettebatından 40’ın üzerinde denizci yaşamını yitirmiştir. Uluslararası raporlarda can kaybı 42 olarak yer alırken, bazı yerel kaynaklarda bu sayı 43 olarak aktarılmıştır.
Marmara’da çevresel tahribat
Yangınla birlikte tankerdeki ham petrolün bir kısmının denize yayılmasından Marmara Denizi’nde oluşan kirlilik, kıyı hattında ekolojik zarara yol açmıştır. Uzmanlar, o dönemde Türkiye’nin petrol sızıntılarına müdahale kapasitesinin sınırlı olduğunu; olayın bu açıdan da bir kırılma yarattığını belirtiyor.
Kaza nedeniyle İstanbul Boğazı’ndaki gemi trafiği haftalarca aksarken, uluslararası deniz taşımacılığının en yoğun ve dar su yollarından biri olan Boğaz’da tehlikeli yük taşıyan gemilerin geçişi, güvenlik riskleri açısından o yıllarda daha yakından tartışılmaya başlandı.
Boğaz güvenliği için dönüm noktası
Independenta Faciası, yalnızca bir deniz kazası değil; tarihi olarak Boğaz trafiğinin düzenlenmesi konusunda da önemli bir eşik olarak değerlendirilimektedir. Zirai olayın ardından, kılavuz kaptanlık uygulamaları, trafik ayırma düzenlemeleri ve acil müdahale planları konusunda daha sistematik adımlar atılmıştır.
1979’dak meydana gelen bu facia hâlâ “en büyük tanker kazalarından biri” olarak anılıyor. Özellikle tehlikeli yük taşıyan gemiler söz konusu olduğunda, Independenta örneği güvenlik tartışmalarında referans olarak gösteriliyor.
Dizide anıldı, hafızalar tazelendi
Orhan Pamuk'un Masumiyet Müzesi isimli romanının Netflix'te yayınlanan dizi uyarlamasında kısa bir gönderme olarak yer bulan Independenta isimli tanker geminin Boğaz'daki kazası, aslında İstanbul’un kolektif hafızasında derin bir iz bırakmıştır. Günlerce süren yangın, gökyüzünü kaplayan is bulutları ve denize yayılan petrol görüntüleri, o dönemi yaşayanlar için unutulmaz bir hatıra olarak hafızalarda yer etti.
Bugün diziyi izleyen yeni kuşaklar için bu olay, bu sekans belki basit bir senaryo detayı. Ancak 1979 sonbaharında İstanbul, Boğaz’ın ortasında yanan bir petrol tankerinin gölgesinde haftalar geçirdi. Independenta Faciası, tüm yönleriyle hem İstanbul'un tarihi, hem de Türkiye’nin denizcilik politikaları adına önemli bir uyarı olarak hafızalardaki yerini koruyor.