“Bir kadın, bir erkek”

Abone Ol

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM’de yeni yasama döneminin ilk grup toplantısında konuştu. Katılımın oldukça yoğun olduğu grup toplantısında sözlerine yeni yasama döneminin ülkemiz ve insanlarımız için hayırlı ve uğurlu olmasını istediğini, adalet isteyen ve bu memlekette huzur isteyen herkesin yanında olduklarını dile getirerek başlayan ve toplumsal cinsiyet eşitliği yönünden CHP’de devrim niteliğinde bir adım olarak fermuar sistemini getireceğini dile getiren  Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:

Geçtiğimiz Pazar günü Ankara’da bir terör saldırısı oldu. Bu ülke terörden çok çekti. Terör nereden gelirse gelsin, mücadele etmek bir insanlık görevidir. Teröre karşı ortak tepki vermek hepimizin temel görevlerinden biridir. Sayın İçişleri Bakanını aradım bilgi aldım. Ayrıca İçişleri Bakanına uyuşturucu baronları ve çetelere karşı mücadele ettiği için tebriklerimi ilettim.

Türkiye’nin bir sorunlar yumağıyla karşı karşıya olduğunu hepimizin bilmesi gerekir. Şu bereketli topraklarda kime sorarsanız mutlaka bir derdi vardır, sadece dar bir grubun bir derdi yok. Hepimiz ülkemizin huzuru için ortak bir mücadele vermeliyiz, ülkemizin kalkınması için, kadın erkek eşitliği için. Bunun mücadelesini vermek zorundayız. CHP olarak biz üzerimize düşeni mutlaka yapacağız, bundan bütün vatandaşlarımızın emin olmasını isterim. 

Kadın erkek eşitliğinde CHP olarak bir devrim yapacağız. Kurultaya götüreceğim, kadın erkek eşitliğini sağlayacağım. Fermuar sistemi gelecek, bir kadın bir erkek. Bir kadın devrimini gerçekleştireceğiz. Hiç endişe etmeyin. Eğer bu ülkenin yarısını kadınlar oluşturuyorsa, neden siyasette kadın sayısı az. Onların önündeki bütün engelleri kaldıracak, kararlıyım. Kurultaya götüreceğim. Siyasette kadınlar arkada kalmayacak. Bir kadın devrimini gerçekleştireceğiz.

Siyaset sorunları çözme sanatı. Siyasetçi ülkenin sorunlarını çözmek için yola çıkar. Siyasetçi belli bir makama geldikten sonra zenginleştiyse bilin ki topluma hizmet etmiyordur. Siyasette köşeyi dönmek olmaz. Kim ki dün yüzükten bahsedip bugün 13 uçakla geziyorsa siyasette sorun var demektir. Siyaseti de düzelteceğiz inşallah.

Bu meclise ben “Gazi Meclis” demiyorum, neden mi, gazi meclis milli kurtuluş savaşını veren ve milli kurtuluş savaşını yöneten meclistir. Bu Meclis saraydan alınan talimatla AKP ve MHP milletvekillerinin  el kaldırıp indirdiği meclistir.

Bir Japon atasözü “Pirincin içindeki siyah taşlardan korkma, beyaz olanlardan kork” der. Bunu niye söyledim, Erdoğan TBMM açılış konuşmasında yeni bir anayasa, sivil bir anayasa, demokratik bir anayasa, güzel bir anayasa yapalım diye çıktı konuşma yaptı. Erdoğan samimi mi? Erdoğan gerçekten ülkesini, insanını seviyor mu? Erdoğan gerçekten adaletten, demokrasiden yana mı? 

Bu Japon atasözünden yola çıkarak anayasayı size anlatacağım değerli arkadaşlarım. 

Düşünce ve kanaat hürriyeti anayasa madde 25,  düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti anayasa madde 26, bilim ve sanat hürriyeti anayasa madde 27. Allah aşkına bana söyler misiniz, düşüncesini açıkladı diye hapishaneler neden dolu? Gazeteci ağzını açıyor doğru içeride, vatandaş ağzını açıyor doğru içeride. Anayasa ne diyor, 25, 26, 27. Düşünceni ifade edebilirsin diyor, bu senin hakkımdır diyor.  Merdan Yanardağ neden içeride, avukatlar neden içeride, 80-85 yaşındaki emekli paşalar neden içeride? Aydınlar niye içeride? Düşüncelerini açıkladılar diye! Demek ki Erdoğan gerçek anlamda demokratik, gerçek anlamda bir sivil anayasa istemiyor. Onun kafasında başka şeyler var. Buradan yola çıkarak acaba biz muhalefeti, milleti nasıl kandırırız arayışı içinde. Ama unutma biz diğer siyasi parti gibi senin önünde biat eden, koşulsuz davranan kişilerden değiliz. Biz aklımızı kullanan, ülkemizi düşünen, insanımızı düşünen bir siyasi gelenekten geliyoruz. Biz Milliyetçi Hareket Partisi değiliz.

Anayasa madde 28, “Basın hürdür sansür edilemez, basın evi kurmak izin alma şartına bağlanamaz. Devlet basın ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alır” der. Soru şu; devletin bankaları ilanları nereye veriyor? Bir tane demokrasiden ve özgürlüklerden yana olan yerlere ilan verdiler mi? RTÜK, tam bir infaz kurumu. Havuz medyası ne yaparsa yapsın hiç onları görmez. Ama özgür medya bir yayın yaptığında incelerler. Basın ilan kurumu aynı şekilde çalışıyor. Demek ki anayasada yer alan basın hürriyetinin gereği yerine getirilmiyor.

Madde 34 toplantı ve yürüyüş düzenleme hakkı. Anayasa'da yürüyüş ve gösteri hakkı var. Cumartesi anneleri; eşleri, evlatları öldürülen ve mezarlarının nerede olduğunu bilmeyen anneler. Evladının, eşinin mezarının nerede olduğunu öğrenmek için bir araya gelen bu annelere ters kelepçe vuruluyor. Bu annelerin taleplerini neden dilemiyorsunuz? Bana demokrasiden, sivil anayasadan bahsediyorlar, sen onu benim külahıma anlat, hayatın gerçeği çok farklı. 

Anayasa çocuğun korunması ve eğitim hakkını garanti altına alıyor. Öğrencilere bedava yemek vereceklerdi. Şubat ayında bu açıklandı ama 8 Eylül'de başka bir açıklama yapıp sadece deprem bölgesinde çocuklara yemek vereceklerini açıkladılar. Sen tasarruf yapacak başka bir şey bulamadın mı? 3-6 yaş çocuk eğitiminde 7 milyon çocuğun yeteri kadar beslenemediği yine devletin açıklaması olarak yansıdı. Anayasa'da diyor ki kimse eğitim hakkından mahrum bırakılamaz. Çocukların okuma ve beslenme hakkı var ama bu hakkı vermiyorlar. 

Madde 45, çiftçinin korunmasıdır. Böyle bir kanun var. Çiftçiye her yıl bütçeden milli gelirin yüzde 1'i oranında pay verilir diyor. Hiçbir zaman bu işçiye verilmedi.

21 yıldır bu ülkenin hangi sorunu çözdünüz, bunu sormak zorundayız, ülkeyi tek başına yönetiyorsunuz 21 yıldır.