David Fincher’ın yönettiği The Curious Case of Benjamin Button (2008) filmi, zaman kavramını ters yüz eden, hüzünlü ve etkileyici bir hikayeyi anlatmaktadır. F. Scott Fitzgerald’ın 1922’de yazdığı aynı adlı kısa öyküsünden uyarlanan film, hayatı geriye doğru yaşayan bir adamın sıra dışı yolculuğunu beyaz perdeye taşımıştır. Hayat, zaman ve insan ilişkileri üzerine düşündüren derin bir hikayesi vardır. Filmin oyuncu kadrosunda; Brad Pitt, Cate Blanchett, Tilda Swinton, Julia Ormond, Jason Flemyng, Taraji Penda Henson, Jared Harris gibi oyuncular rol almışlardır.
Film, 1918 yılında New Orleans’ta, I. Dünya Savaşı’nın son günlerinden başlayarak ilerler. Benjamin Button, sıra dışı bir şekilde yaşlı bir adamın bedeniyle doğar, ancak zamanla geriye doğru gençleşir. Doğduğu anda terk edilen Benjamin, bir huzurevinde büyütülür ve çevresindeki yaşlı insanlarla farklı bağlar kurar. Film boyunca Benjamin’in hayatını, dünyayı keşfetmesini, farklı insanlarla kurduğu bağları ve özellikle de çocukluk arkadaşı Daisy ile olan ilişkisini görürüz. Daisy ile aralarındaki aşk, zamanın ters akışı nedeniyle sürekli bir engelle karşılaşır. Zamanla bu ikili, hayatlarının en mükemmel anında bir araya gelir; ancak Benjamin’in giderek gençleşmesi, Daisy’nin yaşlanmasıyla trajik bir ayrılığa doğru sürüklenir. Film, Benjamin’in hayatı boyunca edindiği deneyimler, savaş maceraları, denizcilik günleri ve en sonunda gençleşerek bir çocuk haline dönüşüp hayata gözlerini kapamasıyla tamamlanır. Bu arada film Benjamin’in kişisel günlüklerinden ve Daisy’nin yaşlandığı dönemde kızına anlattığı anılardan geri dönüşlerle aktarılmıştır.
Filmdeki karakterlere gelince; filmin ana karakteri olan Benjamin, bedeni gençleşirken ruhu yaşlanan, hayatı oldukça farklı bir açıdan yaşayan bir adamdır. Masumiyeti, merakı ve zamanla olgunlaşan bilgeliği sayesinde, hayatın en büyük sorularına kendi açısından cevap aramaya çalışır. Masum ve meraklı ruhunun yanı sıra, aynı zamanda olaylara felsefi bir bakışı da vardır. Benjamin’in çocukluk arkadaşı ve hayatının aşkı olan Daisy ise özgür ruhlu bir kadındır. Benjamin’in tam zıttı bir şekilde zamanla yaşlanır ve film boyunca, bu ikisi arasında hayat boyu süren karmaşık bir ilişki oluşur. Benjamin’in tersine kendisi, normal bir yaşam sürerken onunla ortak bir noktada buluşabilmek için mücadele eder. Queenie karakteri ise Benjamin’i bebekken bulan ve onu büyüten sevgi dolu bir kadındır. Yaşlılar yurdunda çalışan Queenie, Benjamin’i koşulsuz bir sevgiyle büyütmüş ve ona, ailesinin bir parçası olduğunu hissettirmiştir. Benjamin’in gemicilik yaptığı dönemde tanıştığı ve deniz kaptanı olan bir diğer karakter ise; Captain Mike'dır. Benjamin’e dünyayı ve özgürlüğü tanıtan figürlerinden birisidir.
Film, zamanı geriye doğru yaşama fikrini kullanarak, insanın kaçınılmaz sonunu ve hayatın geçiciliğini sorgulatmaya çalışmıştır. Benjamin gençleşirken bile, zamanın aslında kimse için durmadığını görürüz. Benjamin ve Daisy’nin ilişkisi, yanlış zamanlamalarla doludur. Bu cümleyi biraz daha açacak olursak; yani birbirlerini sevmelerine rağmen, fiziksel olarak ortak bir noktada buluşmaları zordur. Bu da, aşkın zamansız doğasını gözler önüne sermek için farklı bir anlatım olmuştur.
Benjamin’in yaşlanma sürecinin tersine işleyişi, filmdeki en etkileyici teknik unsurlardan birisidir. Brad Pitt’in yaşlı bir adamdan genç bir delikanlıya dönüşümünü yansıtan makyaj ve görsel efekt çalışmaları, Oscar ödülü kazanmıştır. Fincher, filmi anlatırken karakterlerin ruh halini yansıtan loş ve dramatik bir sinematografi kullanmıştır. Detaylarla beslediği atmosfer yaratımı da, filmin etkileyici bir anlatıya dönüşmesini sağlamıştır. Film kurgusal olarak da ilk başta söylediğim gibi Benjamin’in günlüğü aracılığıyla geçmişe dönüşlerle anlatılmıştır. Bu yapı da, izleyiciye hikayeyi farklı yönlerden bakma şansı tanımıştır diyebiliriz.
Özetle film, insan hayatının karmaşıklığını anlamaya çalışan herkes için etkileyici bir hikaye anlatmıştır. David Fincher’ın yönetmenliği Brad Pitt ve Cate Blanchett'in başarılı oyunculukları ile film, zamana ve hayata dair fantastik tarzda anlatılan, etkileyici bir filmdir. Hem büyüleyici hikayesi hem de insana dair sunduğu içgörülerle izleyiciler üstünde, derin bir etki bırakmıştır. Eğer zamana meydan okuyan bir aşk hikayesi ve hayatın anlamına dair bir film izlemek istiyorsanız bu film tamda öyle bir film iyi seyirler...