Gündem

Berlinale’de Türkiye damgası: Altın ve Gümüş Ayı Türkiye’ye

Berlin Film Festivali’nde İlker Çatak’ın Sarı Zarflar filmi Altın Ayı’ya, Emin Alper’in Kurtuluşu ise Gümüş Ayı’ya layık görüldü. Ödül törenindeki konuşmalar, sinemanın politik ve vicdani gücünü yeniden gündeme taşıdı.

Abone Ol

Dünyanın en prestijli sinema etkinliklerinden Berlin Film Festivali (Berlinale), bu yıl Türkiye sineması açısından dikkat çekici bir tabloya sahne oldu. Festivalin ana yarışmasında İlker Çatak’ın yönettiği Sarı Zarflar Altın Ayı ödülünü kazanırken, Emin Alper’in Kurtuluş filmi Gümüş Ayı ile ödüllendirildi.

İlker Çatak: “Bu ödül ekip arkadaşlarımın”

Altın Ayı’yı alan yönetmen İlker Çatak, ödül konuşmasında bireysel bir başarı vurgusundan özellikle kaçındı. Çatak, ödülü filmin yaratım sürecinde emeği geçen ekip arkadaşlarına ithaf ederek, “Bu ödülün gerçek kahramanları onlar” ifadelerini kullandı.

Emin Alper’den politik ve vicdani mesaj

Gümüş Ayı ödülünü kazanan Kurtuluşun yönetmeni Emin Alper ise konuşmasında sert ve politik bir ton benimsedi. Alper, “En korkunç yalnızlık türü, acı çekerken yaşadığınız yalnızlıktır” diyerek başta Gazze olmak üzere İran’daki baskı ortamına, Kürtlere ve Türkiye’de tutuklu bulunan isimlere dikkat çekti.

Alper, Çiğdem Mater, Tayfun Kahraman, Can Atalay, Mine Özerden, Osman Kavala, Selahattin Demirtaş, Ekrem İmamoğlu ve tutuklu belediye başkanlarını anarak, “Yalnız değilsiniz, yalnız kalmayacaksınız” mesajını verdi.

Tartışmaların gölgesinde sinemanın sözü

Bu yıl politik tartışmaların yoğun şekilde hissedildiği Berlinale’de Türkiye’den gelen iki ödül, yalnızca sanatsal başarı değil; sinemanın toplumsal ve politik meselelerle kurduğu ilişki açısından da güçlü bir mesaj olarak yorumlandı.