Sivrisineklerle bulaşan Batı Nil virüsü, Türkiye'nin yakın çevresindeki ülkelerde yeniden gündemde. Yunanistan'da son bir haftada 47 yeni vaka görülürken yıl başından bu yana hayatını kaybedenlerin sayısı 13'e yükseldi. Kuzey Makedonya'da ise 4 kişi virüs nedeniyle hayatını kaybetti, bazı bölgelerde salgın ilan edildi.
Batı Nil virüsü Türkiye sınırında: Vakalar arttı
Batı Nil virüsü Yunanistan ve Kuzey Makedonya'da yayılmaya devam ediyor. Son açıklanan rakamlar özellikle ağustos ayında vakalardaki artışı ortaya koydu. Yunanistan Ulusal Kamu Sağlığı Kurumunun (EODY) verilerine göre, ülkede 12-19 Ağustos tarihleri arasında 47 yeni Batı Nil virüsü vakası tespit edildi. Son vakalarla birlikte Yunanistan'da yıl başından bu yana görülen vaka sayısı 157'ye yükseldi.
Virüs nedeniyle ölenlerin sayısı da son bir haftada 4 kişi arttı. Yıl başından bu yana Batı Nil virüsü nedeniyle 13 kişi hayatını kaybetti. EODY, Batı Nil virüsünün Yunanistan'da her yıl özellikle yaz ve sonbahar aylarında görülebildiğini belirtiyor. Hastalık, virüsü taşıyan sivrisineklerin ısırmasıyla insanlara bulaşıyor.
Kuzey Makedonya'da 4 kişi hayatını kaybetti
Batı Nil virüsü yalnızca Yunanistan'da değil, Kuzey Makedonya'da da etkisini artırdı. Kuzey Makedonya'da virüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 4'e yükseldi. Son verilere göre 20 hastanın hastanedeki tedavisi sürüyor. Bu hastalardan 5'i yoğun bakımda bulunuyor. Virüsün ülkede özellikle başkent Üsküp ve çevresinde etkili olduğu görülüyor.
Kuzey Makedonya Sağlık Bakanlığı, 12 Ağustos'ta Üsküp'te virüsün görüldüğü bazı bölgelerde salgın ilan edildiğini duyurdu. Yetkililer vatandaşlardan özellikle sivrisineklere karşı kişisel korunma önlemlerine dikkat etmelerini istedi.
Batı Nil virüsü Türkiye'de var mı?
Batı Nil virüsü Türkiye için yeni bir hastalık değil. Sağlık Bakanlığının bilgilerine göre Türkiye'de Batı Nil virüsü enfeksiyonu 2010 yılından bu yana görülüyor. Bakanlık 2024 yılında Türkiye'de 6 kişide Batı Nil virüsü tespit edildiğini açıklamıştı.
Ancak Yunanistan ve Kuzey Makedonya'daki 2026 vakalarının Türkiye'ye yayıldığına ilişkin şu anda resmi bir açıklama bulunmuyor. Bu nedenle Yunanistan'daki vaka artışını doğrudan "virüs Türkiye'ye girdi" şeklinde değerlendirmek doğru değil. Sağlık Bakanlığı, Batı Nil virüsü enfeksiyonunu bildirimi zorunlu bulaşıcı hastalıklar arasında takip ediyor.
Batı Nil virüsü nedir?
Batı Nil virüsü, çoğunlukla virüsü taşıyan sivrisineklerin ısırmasıyla bulaşan viral bir hastalık. Virüsün doğal yaşam döngüsünde kuşlar önemli yer tutuyor. Kuşlardan kan emen sivrisinekler virüsü insanlara ve bazı hayvanlara taşıyabiliyor.
Hastalık insandan insana doğrudan temasla bulaşmıyor. Batı Nil virüsü ilk kez 1937 yılında Uganda'nın Batı Nil bölgesinde tespit edildi. Hastalık günümüzde Afrika, Avrupa, Orta Doğu, Batı Asya ve Kuzey Amerika'nın farklı bölgelerinde görülebiliyor.
Batı Nil virüsü belirtileri nelerdir?
Batı Nil virüsüne yakalanan herkes ağır hastalık geçirmiyor. Bazı kişilerde herhangi bir belirti görülmeyebiliyor. Belirti görülen kişilerde ise ateş, baş ağrısı, halsizlik, kas ağrıları, bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal ve cilt döküntüsü ortaya çıkabiliyor. Sağlık Bakanlığının güncel vaka yönetim rehberinde hastalığın kuluçka süresi 3 ila 14 gün olarak belirtiliyor.
Daha ağır vakalarda yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı, ense sertliği, bilinç bulanıklığı, kas titremeleri, nöbet ve felç gibi belirtiler görülebiliyor. Virüs nadir durumlarda beyin ve sinir sistemini etkileyerek menenjit veya ensefalite yol açabiliyor. Ağır hastalık ve ölüm riski özellikle ileri yaştaki kişilerde daha yüksek.
Batı Nil virüsünün tedavisi var mı?
Batı Nil virüsüne karşı insanlarda kullanılan özel bir tedavi veya koruyucu aşı bulunmuyor. Hastalığın tedavisinde kişinin yaşadığı belirtilere göre destek tedavisi uygulanıyor. Ağır vakalarda ise hastanede tedavi gerekebiliyor. Bu nedenle hastalıktan korunmada en önemli nokta sivrisinek ısırıklarını mümkün olduğunca önlemek.
Batı Nil virüsünden nasıl korunulur?
Sağlık Bakanlığı özellikle sivrisineklerin yoğun olduğu dönemlerde kişisel önlemlerin artırılmasını öneriyor. Akşam saatlerinde dışarıda uzun süre kalmamak, uzun kollu kıyafetler giymek, kapı ve pencerelere sineklik takmak ve gerektiğinde sivrisinek kovucu ürünlerden yararlanmak alınabilecek önlemler arasında.
Evlerin çevresindeki durgun suların temizlenmesi de önem taşıyor. Saksılar, kovalar, variller, kullanılmayan kaplar ve benzeri yerlerde biriken sular sivrisineklerin üremesine uygun ortam oluşturabiliyor. Yunanistan ve Kuzey Makedonya'daki son gelişmelerin ardından Batı Nil virüsündeki hareketlilik yeniden yakından takip ediliyor.