Adalet Bakanı Akın Gürlek, araştırmacı gazeteci ve yazar Uğur Mumcu’nun ailesiyle 6 Ağustos Perşembe günü görüşecek. Görüşmede, suikast dosyasındaki son durum ile Adalet Bakanlığınca yürütüldüğü açıklanan yeni çalışmaların ele alınması bekleniyor.
Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre randevu, Mumcu ailesi ve avukatlarının dosyanın yeniden incelenme süreci hakkında bilgi almak amacıyla ilettiği talebin Gürlek tarafından kabul edilmesinin ardından verildi.
Mumcu’nun eşi Güldal Mumcu ile çocukları Özgür Mumcu ve Özge Mumcu Aybars adına avukatlar Turgut Kazan ve Yalçın Akbal, görüşme kararından önce “Uğur Mumcu Suikastına İlişkin Yargı Süreci ve Adalet Talebimiz” başlıklı bir açıklama yayımlamıştı. Ailenin randevu talebini 27 Temmuz’da Adalet Bakanlığına ilettiği belirtildi.
Ailenin önceliği Oğuz Demir’in yakalanması
Uğur Mumcu, 24 Ocak 1993’te Ankara’daki evinin önünde, otomobiline yerleştirilen bombanın patlatılması sonucu hayatını kaybetmişti. Suikastla ilgili yargılamalarda bombayı hazırladığı belirlenen Ferhan Özmen ile gözcülük yaptığı belirtilen Necdet Yüksel hakkındaki mahkûmiyet kararları kesinleşti.
Bombayı Mumcu’nun aracına yerleştirmekle suçlanan Oğuz Demir ise yakalanamadı. Demir hakkındaki yargılama, dosyanın ayrılmasının ardından Ankara 5’inci Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/265 esas sayılı dosyasında devam ediyor.
Mumcu ailesi, devletin öncelikli görevinin firari sanığın yakalanarak Türkiye’ye getirilmesi ve yargı önüne çıkarılması olduğunu vurguladı. Demir’in yakalanması ve iadesi için bugüne kadar yürütülen girişimlerin sonuçsuz kaldığını belirten aile, Adalet ve İçişleri bakanlıklarını gerekli adımları atmaya çağırdı.
Açıklamada, cinayetin yalnızca uygulayıcılarıyla sınırlı biçimde ele alınmaması; azmettiricilerin, karar verenlerin, yönlendirenlerin, koruyanların ve varsa uluslararası bağlantıların da somut delillerle ortaya çıkarılması istendi.
“Yeniden inceleme” açıklaması kaygı yarattı
Adalet Bakanı Gürlek, geçen hafta yaptığı açıklamada, zamanaşımına uğramamış yaklaşık 680 faili meçhul dosyanın kurulan özel büro tarafından incelendiğini bildirmişti. Gürlek, Uğur Mumcu, Çetin Emeç ve Bahriye Üçok dosyalarının da ele alınan dosyalar arasında bulunduğunu söylemişti.
Mumcu ailesi ise Oğuz Demir yönünden yargılaması hâlen mahkeme önünde süren bir dosyanın, Bakanlık tarafından hangi amaç, kapsam ve yöntemle ayrıca incelemeye alındığının açıklanmasını istedi. Aile, bu durumun kendileri açısından “ciddi bir belirsizlik ve kaygı” yarattığını ifade etti.
Açıklamada, Uğur Mumcu cinayetinin daha geniş kapsamlı biçimde araştırılmasına karşı çıkılmadığı ancak yürütülecek çalışmaların kesinleşmiş mahkeme kararlarını etkisizleştirmemesi, mahkûm edilen faillerin sorumluluğunu tartışmalı hâle getirmemesi ve firari sanığın yakalanması için yürütülen süreci gölgelememesi gerektiği vurgulandı.
Mossad iddialarına tepki
Aile, Gürlek’in açıklamasının ardından bazı yayın organlarında suikastın arkasında İsrail dış istihbarat servisi Mossad’ın bulunduğu yönündeki iddiaların yeniden gündeme taşınmasına da tepki gösterdi. Bu yayınların, kesinleşmiş yargı kararlarıyla tespit edilen sorumlulukları tartışmalı hâle getirebilecek bir kamuoyu oluşturduğu savunuldu.
Söz konusu iddiaların daha önce Ferhan Özmen’in yeniden yargılanması talebine dayanak gösterildiğini hatırlatan aile, mahkemelerin bu beyanları dosyadaki maddi olgularla desteklenmeyen kişisel değerlendirmeler olarak kabul ettiğini ve yeni bir delil saymadığını belirtti.
Mumcu ailesinin 6 Ağustos’ta Bakan Gürlek’le yapacağı görüşmede, Bakanlığın incelemesinin amacı ve kapsamının yanı sıra Oğuz Demir’in yakalanması için yürütülen çalışmaların da gündeme gelmesi bekleniyor.