ABD ile Venezuela arasında uzun süredir devam eden gerilim, 3 Ocak 2026 sabahı dramatik bir boyuta taşındı. ABD’nin “büyük ölçekli saldırı” düzenlediğini belirten Trump, Venezuela Devlet Başkanı Maduro ile eşinin yakalanarak ülkeden çıkarıldığını ileri sürdü. Bu gelişme, kısa süre önce Caracas ve çevresinde bildirilen patlamalar ve askeri hareketlilikle paralel bir zaman diliminde yaşandı.
TRUMP’TAN OPERASYON AÇIKLAMASI
ABD Başkanı Trump, internet üzerinden yayımladığı paylaşımda, ABD’nin Venezuela’ya yönelik geniş çaplı saldırı düzenlediğini ve operasyonun ABD kolluk kuvvetleri ile iş birliği içinde gerçekleştirildiğini belirtti. Trump, Maduro ve eşinin yakalandığını ve ülkeden çıkarıldığını ifade etti; basın toplantısının Mar-a-Lago’da saat 11.00’de yapılacağını duyurdu.
CARACAS’TA PATLAMALAR VE ASKERİ HAREKETLİLİK
Bu açıklama, Venezuela’nın başkenti Caracas ile çevresinde sabah saatlerinde birden fazla patlama sesi duyulduğu ve düşük irtifada uçakların görüldüğü yönündeki haberlerin hemen ertesinde geldi. En az yedi patlama rapor edildiği ve bazı askeri üslerin hedef alındığı bildirilmişti.
VENEZUELA’DAN TEPKİLER VE KRİZİN GENİŞLEMESİ
Maduro hükümeti ve Venezuela yetkilileri, patlamaları ve saldırı iddialarını ABD’nin “askeri agresyonu” olarak nitelendirdi. Ülke genelinde olağanüstü hal ilan edilirken, yönetim halkı sokağa çıkmaya çağırdı. Komşu ülkeler ve uluslararası aktörler de olayları takip ediyor, diplomatik tepkiler ve acil toplantı çağrıları geliyor.
ULUSLARARASI TANSİYON YÜKSELİYOR
Bu gelişmeler, ABD ile Venezuela arasındaki gerilimin ciddi şekilde tırmandığını gösteriyor. Trump yönetimi, Maduro’yu hem “narko-terörizm” ile suçlamış hem de ekonomik yaptırımlar ve askeri baskı politikalarını sürdürmüştü. Bu adımın uluslararası hukuka ve bölgesel istikrara etkileri ise küresel kamuoyu tarafından tartışılıyor.