a

Üçüncü dalga

Covid-19, ikinci dalga, üçüncü dalga derken bu işin bir sonu yokmuş gibi görünmeye başladı. Japonya, ekim ayından itibaren, ülkelerinde üçüncü dalganın başladığını ve tüm ülkeyi etkisi altına aldığını duyurdu. Türkiye’de inanılmaz bir artış var.

Covid-19, ikinci dalga, üçüncü dalga derken bu işin bir sonu yokmuş gibi görünmeye başladı. Japonya, ekim ayından itibaren, ülkelerinde üçüncü dalganın başladığını ve tüm ülkeyi etkisi altına aldığını duyurdu. Türkiye’de inanılmaz bir artış var. Hatta öyle bir artış ki hiç sonu gelmeyecekmiş gibi duruyor. Bu virüs herkese teker teker bulaşmazsa rahat etmeyecek mi acaba? Şu anda ilk çıktığı günlerden daha hızlı bir şekilde yayılıyor. Nisan ayında vaka sayısında büyük bir artış vardır. Daha sonrasında gelen önlemlerin etkili olduğunu mayıs ve haziran ayında yaşanan düşüşten anlayabiliriz. Bunun tek yolu maalesef ki, sevdiklerimizden uzak durmak, mekanlardan uzak durmak, maske temizli ve mesafe kurallarına dikkat etmek…
Ama nedense kimse bunu tek başına bir türlü yapamadı, yapmak istemedi. İlla sokağa çıkmak yasaktır diye duyurular mı yapılmalı. Biz kendi kendimizi kontrol edemiyor muyuz? Gerçi sokağa çıkmak yasaktır denilince de aman iki gün evdeyiz, evi doldurup taşıralım diye marketleri doldurup virüs yayıyoruz. Ama yine de yasaklarda vaka sayıları, bunlara rağmen şimdiki gibi değildi.
Herkes bu virüsün en fazla iki ay sürecek bir mevsimsel bir hastalık olduğunu düşündü. Fakat maalesef durum hiç öyle olmadı. Yaz aylarında, sıcak havada virüs mü olur dediler, gayet oldu ve birçok insan hayatını kaybetti.
Etkilerini herkes çok hafife alıyor. Çünkü soğuk algınlığa ve grip ile benzer belirtiler yaşanıyor. Bu virüsün soğukla üşütmekle uzaktan yakından alakası yok. Doğrudan solunum yollarına saldıran bir virüsten bahsediyoruz. Belirtileri grip ile aynı diye bu hastalığa grip muamelesi yapılması çok korkunç bir yaklaşım. Durum böyle olunca yasaklar keşke geri gelse demekten de uzak duramıyoruz işte… Çünkü kimse kendi önlemini kendisi almıyor. Hala biraz daha dikkatli olan insanlar var tabii ki. Ama yetmiyor işte. Çoğu kişinin dikkatsizliği, durumu berbat ve çözümsüz bir hale getiriyor. Sen istediğin kadar dikkatli ol, çalıştığın yerdeki kişiler dikkat etmeyebilir, marketteki insanlar dikkat etmeyebilir. Bunun bir sonu maalesef ki yok… Bu nedenle herkes kendi önlemini kendisi alsın ve bu virüsten elinden geldiğince saklansın…

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.