a

Tatlı yalanlar

Yalan söylemeyi her insan hayatında bir kez de olsa yapmıştır. Kimileri bunu alışkanlık haline getirirken kimileri ise tatlı yalan adı altında arada bir yaptığı olmuştur. Yalan her ne kadar kötü ve uygunsuz yapılmaması gereken bir davranış olsa da sevgi için atılmış veya karşındakini korumak, sakınmak için atılmış yalanlardan zarar gelir mi bilinmez.

Yalan söylemeyi her insan hayatında bir kez de olsa yapmıştır. Kimileri bunu alışkanlık haline getirirken kimileri ise tatlı yalan adı altında arada bir yaptığı olmuştur. Yalan her ne kadar kötü ve uygunsuz yapılmaması gereken bir davranış olsa da sevgi için atılmış veya karşındakini korumak, sakınmak için atılmış yalanlardan zarar gelir mi bilinmez.
Bazen karşındakinin iyiliğini istersin ama sözün geçmez kara kara düşünürsün. Bazen başkalarının iyiliği için kendinden ödün vermek durumunda kalırsın. Kırılmasın, incinmesin, üzülmesin ve iyi olsun diye… Bunun adı artık yalan değil fedakârlık olur aynı birazdan anlatacağım hikayedeki gibi…
‘’Boşanmak için mahkemeye başvuran yaşlı çifte hakim sormuş: “Bunca yıldan sonra niçin ayrılmak istiyorsunuz?”
Yaşlı kadın cevaplamış:
“Hakim bey bir ay öncesine kadar aklımda böyle bir şey yoktu. Eşim bana bir mine çiçeği hediye getirdi. Ben de çiçekleri çok severim. Çiçek çok sulanması gereken bir çiçekmiş. Ve kocam düzenli aralıklarla sulanmadığında çiçeğin öleceğini söyledi. Ben kemik rahatsızlığı olan bir insanım. Geceleri uykumdan kalkıp çiçeği sulamam gerektiği halde, bir gün fark ettim ki kocam bir kez olsun benim ağrılarıma rağmen gece kalkıp da çiçeği sulamadı. Bunun üzerine ben de bu kadar düşüncesiz bir insanla yaşamamam gerektiğine karar verdim.”
Hakim kadına hak vermiş; ama adettendir diye bir de adama sormuş;
“Senin söyleyecek bir şeyin var mı?”
Yaşlı adam cevaplamış:
“Eşimin anlattığı her şey doğru, tek şey dışında. Mine çiçeği çok sulandığında ölür. Karımın kemik rahatsızlığı var ve iyileşmesi için düzenli egzersiz yapması gerekir; ama bunu yapmadığı için ben de bu yalanı buldum. Çiçeği ölmesin diye her gece kalkmak zorunda kaldı. O her uyandığında ben de uyanık olurdum, işini bitirip uyuduğunda gidip çiçeğin suyunu boşaltır, peçetelerle toprağı kuruturdum. Sonra da yatağa gelip canımdan çok sevdiğim eşimi doyasıya seyrederdim.”
Hakim çifti boşamamış ve mutlu bir şekilde eve göndermiş.’’
Tıpkı bu hikayedeki gibi bazı yalanlar hayat kurtarır. Yine de en doğrusu yalana çok fazla sarılmamak…
Sevgiyle..

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.