<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Güçlü Anadolu</title>
    <link>https://www.gucluanadolugazetesi.com</link>
    <description>Son Dakika Ankara haberleri</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gucluanadolugazetesi.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Güçlü Anadolu Gazetesi'ndeki haberlerin her hakkı saklıdır. İlgili habere sadece link verilerek alıntı yapılabilir.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 14 Apr 2026 13:49:29 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gucluanadolugazetesi.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Erken menopoz kalp sağlığı riskini artırıyor]]></title>
      <link>https://www.gucluanadolugazetesi.com/erken-menopoz-kalp-sagligi-riskini-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gucluanadolugazetesi.com/erken-menopoz-kalp-sagligi-riskini-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kardiyoloji Uzmanı Dr. Zeynep Şeyma Turinay Ertop, erken menopozun ilerleyen yıllarda kalp hastalığı riskini artırabileceğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Menopoz dönemi, kadın sağlığında yalnızca hormonal değil, aynı zamanda kardiyometabolik açıdan da önemli değişimlerin yaşandığı bir geçiş süreci olduğuna vurgu yapan Medicana Sağlık Grubu Kardiyoloji Uzmanı Dr. Zeynep Şeyma Turinay Ertop, "Özellikle 40 yaş öncesinde gelişen prematür menopozun, ilerleyen yıllarda koroner kalp hastalığı riskinde artışla ilişkilidir" dedi.</p>

<p><img alt="Soğuk Hava Kalp2" class="detail-photo img-fluid" height="692" src="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2024/12/soguk-hava-kalp2.webp" width="1230" /></p>

<h2><strong>40 yaş öncesi menopoz kalp hastalığıyla ilişkili</strong></h2>

<p>Menopoz geçişiyle birlikte vücut yağ dağılımı, kan lipidleri ve damar sağlığında değişiklikler görülebildiğini; bu nedenle bu dönemin kalp-damar riskinin yeniden değerlendirilmesi açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirten Medicana International Ankara Hastanesi Menopoz Wellness Komisyonu Kardiyoloji Uzmanı Dr. Zeynep Şeyma Turinay Ertop hormon tedavisinin kalp sağlığına etkisine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: "Hormon tedavisi kardiyovasküler korunma amacıyla değil, öncelikle menopoz semptomlarının kontrolü amacıyla ve uygun hastalarda düşünülmesi gerekir. Hormon tedavisi, özellikle sıcak basması ve gece terlemesi gibi yakınmaların giderilmesinde etkili bir seçenektir. Ancak her hasta için uygun değildir. Tedavi kararı verilirken hastanın yaşı, menopozdan sonra geçen süre, toplam kalp-damar riski, tromboz öyküsü, geçirilmiş inme ya da kalp krizi varlığı ve diğer eşlik eden hastalıklar birlikte değerlendirilmelidir. Düşük kardiyovasküler risk grubunda ve menopozun erken döneminde olan uygun hastalarda tedavi daha güvenli bir çerçevede planlanabilirken, yüksek riskli hastalarda yaklaşım çok daha dikkatli olmalıdır."</p>

<p><img alt="Menopozun Etkilerini Azaltacak 5 Basit Adım (1)" class="detail-photo img-fluid" height="2000" src="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2024/11/menopozun-etkilerini-azaltacak-5-basit-adim-1.jpg" width="3000" /></p>

<h3><strong>Hormon tedavisi semptom kontrolü için düşünülmeli</strong></h3>

<p>Menopoz dönemindeki kadınlarda kalp sağlığının değerlendirilmesinde "herkese aynı test" yaklaşımının doğru olmadığını belirten Dr. Zeynep Şeyma Turinay Ertop sözlerine şöyle devam etti:<br />
"İlk basamakta kan basıncı, lipid profili, kan şekeri, kilo, bel çevresi, sigara durumu, aile öyküsü ve gebelik/menopoz öyküsü gibi temel verilerle toplam risk belirlenmeli. Asemptomatik her kadına rutin olarak efor testi, EKG, ekokardiyografi, karotis Doppler ya da koroner BT anjiyografi yapılması bilimsel olarak doğru bir yaklaşım değildir. Bu testler; şikâyet, muayene bulgusu, bilinen hastalık ya da orta-yüksek riskli seçilmiş hasta gruplarında klinik gerekliliğe göre planlanmalıdır. Amaç, gereksiz tetkik yapmak değil; doğru hastada doğru incelemeyi seçmektir."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Menopozun Etkilerini Azaltacak 5 Basit Adım (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1607" src="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2024/11/menopozun-etkilerini-azaltacak-5-basit-adim-2.jpg" width="2407" /></p>

<h3><strong>"Her hastaya aynı test yaklaşımı doğru değil"</strong></h3>

<p>Menopoz yakınmaları başlayan veya adet düzensizliği gelişen kadınların yalnızca jinekolojik açıdan değil, kardiyovasküler açıdan da bütüncül değerlendirilmesinin önemli olduğunu belirten Dr. Zeynep Şeyma Turinay Ertop sözlerine şöyle tamamladı: "Bu dönemde hedef korkutmak değil, farkındalık oluşturmaktır. Menopoz; tansiyon, kolesterol, kan şekeri, kilo yönetimi, egzersiz düzeyi ve yaşam tarzı alışkanlıklarının yeniden gözden geçirilmesi için önemli bir fırsattır. Özellikle erken menopoz öyküsü olan kadınlarda bu değerlendirme daha da önem kazanır. Düzenli takip, risk faktörlerinin erken saptanması ve kişiselleştirilmiş koruyucu yaklaşım sayesinde kadınlar menopoz dönemini daha sağlıklı ve daha güvenli şekilde geçirebilir."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gucluanadolugazetesi.com/erken-menopoz-kalp-sagligi-riskini-artiriyor</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 11:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2024/10/menopoz-gunu.webp" type="image/jpeg" length="19856"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kalp hastalıklarında düzenli kontroller erken teşhis için kritik]]></title>
      <link>https://www.gucluanadolugazetesi.com/kalp-hastaliklarinda-duzenli-kontroller-erken-teshis-icin-kritik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gucluanadolugazetesi.com/kalp-hastaliklarinda-duzenli-kontroller-erken-teshis-icin-kritik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa'da, Kalp Sağlığı Haftası kapsamında yapılan bilgilendirmelerde, kalp ve damar hastalıklarının önlenebilir risk faktörleriyle bağlantılı olduğuna dikkat çekildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Manisa’nın Alaşehir ilçesinde 12-18 Nisan Kalp Sağlığı Haftası kapsamında bilgilendirme yapan uzmanlar, kalp ve damar hastalıklarının hem dünyada hem de Türkiye’de en yaygın ölüm nedenleri arasında yer aldığına dikkat çekerek, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının hayati önem taşıdığını vurguladı.</p>

<h2><strong>Alaşehir’de Kalp Sağlığı Haftası etkinlikleri</strong></h2>

<p>Alaşehir Devlet Hastanesi tarafından yapılan açıklamada, bilgilendirme çalışmalarının hastanenin internet sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden sürdürüldüğü belirtildi. Alaşehir Devlet Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Ezgi Us, kalp ve damar hastalıklarının büyük ölçüde önlenebilir risk faktörleriyle bağlantılı olduğunu ifade etti. Us, sağlıklı bir yaşam tarzının benimsenmesiyle bu hastalıkların önemli ölçüde engellenebileceğini söyledi. Kalp sağlığını korumak için dengeli beslenme, düzenli egzersiz, sigaradan uzak durma ve ideal kilonun korunmasının büyük önem taşıdığını belirten Us, tansiyon ve kolesterol değerlerinin de kontrol altında tutulması gerektiğini kaydetti. Düzenli sağlık kontrollerinin erken teşhis açısından kritik rol oynadığını ifade eden Us, bu sayede risk faktörlerinin erken dönemde belirlenerek gerekli önlemlerin alınabileceğini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Kalp Gri̇bi̇" class="detail-photo img-fluid" height="477" src="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2024/12/kalp-gribi.webp" width="869" /></p>

<h3><strong>Uzmanlardan kalp dostu yaşam çağrısı</strong></h3>

<p>Açıklamasında topluma çağrıda bulunan Us, "Unutmayalım; kalbimize iyi bakmak, hayatımıza iyi bakmaktır. Bu vesileyle tüm vatandaşlarımıza sağlıklı ve kalp dostu bir yaşam diliyorum" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gucluanadolugazetesi.com/kalp-hastaliklarinda-duzenli-kontroller-erken-teshis-icin-kritik</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 20:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2025/02/kalp-sagligi3.jpeg" type="image/jpeg" length="47184"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[EEG nedir, ne işe yarar? Neden yapılır?]]></title>
      <link>https://www.gucluanadolugazetesi.com/eeg-nedir-ne-ise-yarar-neden-yapilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gucluanadolugazetesi.com/eeg-nedir-ne-ise-yarar-neden-yapilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beynin elektriksel aktivitelerini ölçen EEG yöntemi, epilepsi başta olmak üzere birçok nörolojik hastalığın teşhisinde önemli rol oynuyor. Peki, EEG nedir? Ne işe yarar?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beyin hastalıklarının teşhisinde sıkça başvurulan EEG, beynin elektriksel aktivitelerini ölçerek özellikle epilepsi ve uyku bozukluklarının belirlenmesinde önemli rol oynuyor. Uzmanlar, yöntemin ağrısız ve güvenli olduğunu belirtiyor.</p>

<h2><strong>EEG nedir?</strong></h2>

<p><img alt="Eeg (1)" class="detail-photo img-fluid" height="376" src="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2026/04/eeg-1.jpg" width="500" /></p>

<p>EEG (Elektroensefalografi), beynin elektriksel aktivitelerini ölçen ve kaydeden bir tanı yöntemidir. Baş derisine yerleştirilen küçük elektrotlar aracılığıyla yapılan bu işlem, özellikle nörolojik hastalıkların teşhisinde önemli rol oynar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>EEG ne işe yarar?</strong></h2>

<p><img alt="E E G" class="detail-photo img-fluid" height="394" src="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2026/04/e-e-g.jpg" width="700" /></p>

<p>EEG, en çok şu durumların değerlendirilmesinde kullanılır:</p>

<p>Epilepsi (sara) tanısı: Nöbetlerin kaynağını ve türünü belirlemede yardımcı olur.<br />
Uyku bozuklukları: Uyku sırasında beyin aktivitelerini inceleyerek sorunları ortaya çıkarır.<br />
Beyin hasarı ve hastalıkları: Travma, tümör veya enfeksiyon kaynaklı bozuklukların tespitinde kullanılır.<br />
Bilinç kaybı ve bayılma nedenleri: Sebebin nörolojik olup olmadığını anlamaya yardımcı olur.</p>

<h3><strong>Nasıl yapılır?</strong></h3>

<p>EEG işlemi sırasında hastanın başına elektrotlar yerleştirilir ve beyin dalgaları bilgisayar ortamında kaydedilir. Ağrısız ve genellikle 20-40 dakika süren bir testtir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gucluanadolugazetesi.com/eeg-nedir-ne-ise-yarar-neden-yapilir</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 20:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2026/04/e-e-g2.png" type="image/jpeg" length="73521"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Azelaik asit nedir ve neden bu kadar popüler?]]></title>
      <link>https://www.gucluanadolugazetesi.com/azelaik-asit-nedir-ve-neden-bu-kadar-populer</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gucluanadolugazetesi.com/azelaik-asit-nedir-ve-neden-bu-kadar-populer" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cilt bakımında son dönemde öne çıkan azelaik asit, akne oluşumunu azaltan, cilt lekelerini hafifleten ve ton eşitsizliğini gideren etkileriyle dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda cilt bakım ürünlerinde sıkça yer alan azelaik asit, sivilceyi azaltan, lekeleri açan ve cilt tonunu dengeleyen çok yönlü etkileriyle dikkat çekiyor. Uzmanlara göre bu içerik, özellikle hassas ciltler için nazik ama etkili bir bakım alternatifi sunuyor.</p>

<h2><strong>Azelaik asit nedir?</strong></h2>

<p><img alt="azelaik asit-1" class="detail-photo img-fluid" height="309" src="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2026/04/ekran-goruntusu-2026-04-13-182630.png" width="549" /></p>

<p>Azelaik asit, buğday, arpa ve çavdar gibi tahıllarda doğal olarak bulunan ve özellikle cilt bakımında kullanılan bir dikarboksilik asit türüdür. En çok krem, jel ve serum formunda kullanılır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Azelaik asit ne işe yarar?</strong></h2>

<p><img alt="Azaleik Asit" class="detail-photo img-fluid" height="420" src="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2026/04/azaleik-asit.jpg" width="870" /></p>

<p>Azelaik asit, cilt üzerinde birden fazla etkiye sahip olduğu için dermatolojide oldukça yaygın kullanılır:</p>

<p><strong>Sivilce (akne) tedavisi: </strong>Akneye neden olan bakterileri azaltır ve gözeneklerin tıkanmasını önler.</p>

<p><strong>İltihap ve kızarıklığı azaltır:</strong> Anti-inflamatuar özelliği sayesinde özellikle hassas ciltlerde ve rozaseada kızarıklığı hafifletir.</p>

<p><strong>Cilt lekelerini açar:</strong> Hiperpigmentasyon ve güneş lekelerinin görünümünü azaltmaya yardımcı olur, cilt tonunu eşitler.</p>

<p><strong>Gözenekleri temizler ve cildi yeniler: </strong>Ölü deri hücrelerini arındırarak daha pürüzsüz bir cilt görünümü sağlar.</p>

<p><strong>Yağ dengesini düzenler: </strong>Sebum üretimini dengeleyerek yağlı ciltlerde parlama ve tıkanmayı azaltır.</p>

<h3><strong>Hangi durumlarda kullanılır?</strong></h3>

<p><img alt="azelaik asit-2" class="detail-photo img-fluid" height="425" src="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2026/04/ekran-goruntusu-2026-04-13-182702.png" width="608" /></p>

<p>Akne ve sivilce problemi<br />
Siyah nokta ve beyaz nokta<br />
Cilt lekeleri (melazma, güneş lekesi)<br />
Rozasea (gül hastalığı)<br />
Cilt tonu eşitsizliği</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gucluanadolugazetesi.com/azelaik-asit-nedir-ve-neden-bu-kadar-populer</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 19:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2026/04/azelaik-asit.png" type="image/jpeg" length="74855"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dr. Yunus Amasyalı: Kalp sağlığı için lifli beslenme şart]]></title>
      <link>https://www.gucluanadolugazetesi.com/dr-yunus-amasyali-kalp-sagligi-icin-lifli-beslenme-sart</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gucluanadolugazetesi.com/dr-yunus-amasyali-kalp-sagligi-icin-lifli-beslenme-sart" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dr. Öğr. Üyesi Yunus Amasyalı, Kalp Sağlığı Haftası’nda sağlıklı beslenmenin önemine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kardiyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Yunus Amasyalı, liften zengin tahıl, kepek, fasulye, meyve ve sebzelerin düzenli tüketilmesinin önemli olduğunu, çözünebilir liflerin kan kolesterolünü yüzde 15 kadar düşürebildiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Kırmızı et yerine balık ve beyaz et</strong></h2>

<p>Liv Hospital Samsun, Kardiyoloji Kliniği'nden Dr. Öğr. Üyesi Yunus Amasyalı, Kalp Sağlığı Haftası dolayısıyla bilgilendirmelerde bulunarak "Kırmızı et yerine balık, derisi hariç kümes hayvanları ve az yağlı etleri tercih edin. Günde en az 5 kez sebze ve meyve tüketin. Bunlarda önemli vitamin ve mineraller mevcuttur. Günde en az 8-10 bardak su için. Liften zengin tahıl, kepek, fasulye, meyve ve sebzeleri düzenli tüketin. Çözünebilir lifler kan kolesterolünü yüzde 15 kadar düşürebilmektedir" dedi. Kalp sağlığı için sağlıklı bir beslenme alışkanlığının edinilmesi gerektiğinin altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Amasyalı, "Kalp hastalıkları için risk oluşturan yüksek kan basıncı (hipertansiyon), fazla kilo ve yüksek kolesterol durumuna sağlıklı beslenme alışkanlığı ile olumlu bir katkıda bulunulabilir. Kan dolaşımındaki kolesterolün yüzde 75'i karaciğerde, yüzde 25'i ise aldığımız gıdalardan emilir. Gıdalarla aldığımız yağın miktarı ve türü kan kolesterol düzeyine önemli ölçüde etki eder. Dolaşımdaki fazla kolesterol, kalbi besleyen damarların iç yüzeylerinde 'plak' adı verilen birikimler yapar. Bu plaklar da büyüyerek kan dolaşımını engeller. Ancak kalp hastalığına yol açan asıl etken yağın miktarından ziyade yağın türüdür. Ayrıca günde 6 gramdan fazla tuz tüketilmemelidir" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Lifli Gıdalar1" class="detail-photo img-fluid" height="1153" src="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2024/10/lifli-gidalar1.webp" width="2000" /></p>

<h3><strong>Günde 5 porsiyon sebze ve meyve</strong></h3>

<p>Yapılması gerekenin günlük kalorinin en fazla yüzde 30'unu yağlardan almak ve 'kötü' yağları 'iyi' yağlarla değiştirmek olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Amasyalı, "Doymuş ve trans yağların tüketimi 'kötü kolesterol' olarak bilinen LDL kolesterol düzeyini, dolayısıyla kalp hastalığı riskini artırır. Bu tip yağlardan alınan toplam kalorinin yüzde 10'unu aşmaması gerekiyor. LDL kolesterolü yüksek ya da kalp hastası olanlarda bu oran yüzde 7'nin altına, kolesterol alımı ise günde 200 miligramın atına inmelidir. Margarin, kırmızı et, yumurta sarısı, tam yağlı süt ve ürünleri, kızarmış gıdalar, hamburger ve benzerleri, ticari unlu mamuller bu tür 'kötü' yağların başlıca kaynaklarıdır. Doymamış yağlar ise LDL kolesterol düzeyini düşürürken 'iyi kolesterol' olarak adlandırılan HDL kolesterolü artırır. Zeytinyağı, fındık yağı, mısırözü yağı, balık, ceviz, soya fasulyesi bu 'iyi' yağların kaynaklarıdır ve günlük kalorinin en fazla yüzde 30'u olması gereken yağ tüketiminde bunlara ağırlık verilmelidir" şeklinde konuştu.</p>

<p><img alt="Lifli Gıdalar-1" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2025/02/lifli-gidalar-1.jpg" width="1440" /></p>

<h3><strong>Yağ türü, miktardan daha önemli</strong></h3>

<p>Kalp sağlığını korumak için yapılması gerekenlerden bahseden Dr. Öğr. Üyesi Amasyalı, şunları söyledi:<br />
"Orta derecede karbonhidratlar, proteinler ve az miktarda ancak sağlıklı yağlardan oluşan dengeli öğünlerle beslenin. Tam yağlı süt ve ürünleri yerine yağı azaltılmış olanları tercih edin. Haftada 4 yumurtadan fazlasını yemeyin. LDL kolesterolü yüksek kişiler yumurta sarısı bakımından daha da dikkatli olmalıdırlar. Kırmızı et yerine balık, derisi hariç kümes hayvanları ve az yağlı etleri tercih edin. Günde en az 5 kez sebze ve meyve tüketin. Bunlarda önemli vitamin ve mineraller mevcuttur. Günde en az 8-10 bardak su içmelisiniz. Liften zengin tahıl, kepek, fasulye, meyve ve sebzeleri düzenli tüketin. Çözünebilir lifler kan kolesterolünü yüzde 15 kadar düşürebilmektedir."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gucluanadolugazetesi.com/dr-yunus-amasyali-kalp-sagligi-icin-lifli-beslenme-sart</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 18:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2024/10/lifli-gidalar.webp" type="image/jpeg" length="84302"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aile hekimliğinde sözleşme yetkisi yerelleşiyor]]></title>
      <link>https://www.gucluanadolugazetesi.com/aile-hekimliginde-sozlesme-yetkisi-yerellesiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gucluanadolugazetesi.com/aile-hekimliginde-sozlesme-yetkisi-yerellesiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazırlanan kanun teklifi taslağıyla sözleşme süreçlerinin valilikler ve il sağlık müdürlüklerine devredilmesi, devamsızlık sürelerine ise ilk kez yasal sınır getirilmesi planlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni kanun teklifi taslağı, aile hekimliği sisteminde önemli değişiklikler öngörüyor. Merkezi düzeyde yürütülen sözleşme süreçlerinin yerel yönetimlere devredilmesini içeren düzenleme, aynı zamanda hekim ve sağlık çalışanlarının devamsızlık sürelerine yasal sınır getirerek uzun süredir tartışılan belirsizlikleri ortadan kaldırmayı hedefliyor. Yeni taslağa göre, mazeretsiz olarak görev başında bulunmama süresinin 8 haftayı aşması durumunda sözleşmeler kendiliğinden sona erecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Yerel Yetkilere Devirle Süreçler Hızlanacak</strong></h3>

<p>Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan kanun teklifi taslağı, sağlık sisteminde idari işleyişi daha hızlı ve etkin hale getirmeyi amaçlıyor. Mevcut uygulamada büyük ölçüde merkezden yürütülen sözleşme süreçlerinin, yeni düzenleme ile yerel düzeye devredilmesi planlanıyor. Bu kapsamda sözleşme imzalama yetkisi valilikler ve il sağlık müdürlüklerine bırakılarak bürokratik süreçlerin kısaltılması hedefleniyor. Böylece hem sağlık çalışanlarının işlemleri hızlanacak hem de yerel ihtiyaçlara daha hızlı yanıt verilebilecek.</p>

<h3><strong>Devamsızlığa Yasal Sınır Geliyor</strong></h3>

<p>Taslak düzenlemenin dikkat çeken başlıklarından biri de devamsızlık sürelerine ilişkin net kurallar getirilmesi oldu. Mevcut sistemde hekim ve aile sağlığı çalışanlarının mazeretsiz devamsızlık sürelerine dair açık bir yasal sınır bulunmazken, yeni düzenleme ile bu boşluğun giderilmesi amaçlanıyor. Buna göre, görev başında bulunamama süresinin 8 haftayı aşması halinde sözleşmeler kendiliğinden sona erecek. Bu adımın, hizmet sürekliliğini sağlamak ve kamu hizmetinde aksaklıkların önüne geçmek açısından önemli bir düzenleme olması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.gucluanadolugazetesi.com/aile-hekimliginde-sozlesme-yetkisi-yerellesiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2026/04/aile-hekimliginde-sozlesme-yetkisi-yerellesiyor.webp" type="image/jpeg" length="87801"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzman Dr. Dinççağ: Dijital bağımlılık gençler arasında hızla artıyor]]></title>
      <link>https://www.gucluanadolugazetesi.com/uzman-dr-dinccag-dijital-bagimlilik-gencler-arasinda-hizla-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gucluanadolugazetesi.com/uzman-dr-dinccag-dijital-bagimlilik-gencler-arasinda-hizla-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, akıllı telefon kullanımının kontrolden çıkmasıyla dijital bağımlılığın halk sağlığı sorunu haline geldiğini belirtiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Halk Sağlığı ve İç Hastalıkları Uzmanı Dr. M. Emin Dinççağ, akıllı telefon kullanımının kontrolden çıkmasıyla birlikte "dijital bağımlılık" sorununun her geçen gün büyüdüğünü belirterek, özellikle gençler arasında durumun dikkat çekici boyutlara ulaştığını söyledi.</p>

<p><img alt="Dijital Bağımlılık Uyarsı1" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2025/01/dijital-bagimlilik-uyarsi1.jpg" width="864" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Unutkanlık ve dikkat dağınıklığına yol açıyor</strong></h2>

<p>Uzm. Dr. Dinççağ, sürekli telefonla meşgul olan kişilerde unutkanlık, dikkat azalması ve uykusuzluk gibi ciddi belirtiler görüldüğünü vurgulayarak, buna rağmen dijital bağımlılığın artmaya devam ettiğini ifade etti. Günlük yaşamın her alanında insanların telefon ekranına odaklanarak dış dünyayla bağını zayıflattığını dile getiren Dinççağ, trafik geçişlerinde dahi kulaklık ve telefonla meşgul olan kişilerin güvenliğini riske attığını belirtti. Toplu taşıma araçlarında, kafelerde ve ev ortamında insanların büyük bölümünün çevresinden kopuk şekilde ekran başında vakit geçirdiğine dikkat çeken Dinççağ, cep telefonlarının bireyleri yalnızlaştırdığını ve bunun geleceğin en önemli toplumsal sorunlarından biri olabileceğini kaydetti. Uzun süre internet kullanımı ve ekran karşısında geçirilen zamanın; baş ağrısı, huzursuzluk, dikkat dağınıklığı, göz sorunları gibi fiziksel etkilerin yanı sıra uykusuzluk ve depresyon gibi ciddi sağlık problemlerine yol açtığını ifade eden Dinççağ, dijital bağımlılığın artık önemli bir halk sağlığı sorunu olarak öne çıktığını söyledi.</p>

<p><img alt="Dijital Bağımlılık Uyarısı3" class="detail-photo img-fluid" height="683" src="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2025/01/dijital-bagimlilik-uyarisi3.jpeg" width="1024" /></p>

<h3><strong>Gençlerde internet kullanım oranı çok yüksek</strong></h3>

<p>Türkiye’de 2025 yılı itibarıyla 62,3 milyon aktif sosyal medya kullanıcısı bulunduğunu hatırlatan Dinççağ, bu sayının nüfusun yaklaşık yüzde 70,9’una karşılık geldiğini belirtti. Günlük internet kullanımının 7 saat 13 dakika, haftalık sosyal medya kullanımının ise 25 saat 4 dakika olduğunu aktaran Dinççağ, web trafiğinin yüzde 76’sının mobil cihazlar üzerinden gerçekleştiğini ifade etti. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı verilerine göre gençler arasında internet kullanım oranının oldukça yüksek olduğunu dile getiren Dinççağ, genç erkeklerde bu oranın yüzde 98,8, genç kadınlarda ise yüzde 96,5 seviyesinde olduğunu söyledi. Gençlerin daha çok kısa video ve görsel içerik odaklı platformlara yöneldiğini, özellikle YouTube’un yüzde 93 erişim oranıyla en yaygın platform olduğunu belirtti. Dijital bağımlılıkla mücadelede "dijital detoks"un önemine değinen Dinççağ, cep telefonlarından belirli sürelerle uzaklaşmanın, sosyal ilişkileri güçlendirdiğini ve ruh sağlığını olumlu yönde etkilediğini ifade etti. Yapılan araştırmalara göre iki haftalık dijital detoksun dikkat süresini artırdığı, ruh sağlığını iyileştirdiği ve genel iyilik halini yükselttiği tespit edildi.</p>

<p><img alt="Dijital Bağımlılık (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1120" src="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2024/10/dijital-bagimlilik-2.jpg" width="2000" /></p>

<h3><strong>Dijital detoks ruh sağlığını güçlendiriyor</strong></h3>

<p>Kısa süreli kullanım azaltımının bile önemli faydalar sağladığını vurgulayan Dinççağ, bir haftalık telefon kullanımındaki azalmanın kaygıyı yüzde 16,1, depresyonu yüzde 24 ve uykusuzluğu yüzde 14,5 oranında düşürdüğünü belirtti. Dijital detoksun yaşam kalitesini artırdığını söyleyen Uzm. Dr. Dinççağ, toplumda farkındalık oluşturulmasının ruh sağlığı açısından büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gucluanadolugazetesi.com/uzman-dr-dinccag-dijital-bagimlilik-gencler-arasinda-hizla-artiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 10:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2025/01/dijital-bagimlilik-1.jpg" type="image/jpeg" length="97658"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Metabolit nedir? Test sonuçlarında neden ortaya çıkar?]]></title>
      <link>https://www.gucluanadolugazetesi.com/metabolit-nedir-test-sonuclarinda-neden-ortaya-cikar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gucluanadolugazetesi.com/metabolit-nedir-test-sonuclarinda-neden-ortaya-cikar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Metabolit nedir ve test sonuçlarında neden ortaya çıkar, vücutta ilaçlar nasıl bir dönüşüm sürecinden geçer?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Metaboliti nedir? Vücutta ilaçlar nasıl dönüşüyor?</strong></h2>

<p>Son dönemde test sonuçlarında sıkça gündeme gelen metabolit kavramı, özellikle ilaç kullanımı ve toksikoloji raporlarıyla birlikte merak konusu oldu. Uzmanlara göre metabolitler, vücudun aldığı maddeleri parçalaması sonucu ortaya çıkan kimyasal yan ürünler olarak tanımlanıyor.</p>

<p><img alt="Gidatakviyesi" class="detail-photo img-fluid" height="355" src="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2024/06/gidatakviyesi.jpg" width="642" /></p>

<h2><strong>Metabolit nedir?</strong></h2>

<p>Metabolit, vücuda alınan bir ilacın veya maddenin karaciğer başta olmak üzere organlar tarafından işlenmesi sonucu oluşan yeni bileşenlere verilen isimdir. Bu süreç, metabolizma olarak adlandırılır.</p>

<p>Bir ilaç alındığında, vücut bu maddeyi doğrudan kullanmaz. Bunun yerine:</p>

<p>Kimyasal yapısını değiştirir<br />
Daha kolay atılabilir hale getirir<br />
İdrar veya dışkı yoluyla vücuttan uzaklaştırır</p>

<p>Bu dönüşüm sırasında ortaya çıkan ara veya son ürünlere metabolit denir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="metabolit-1" class="detail-photo img-fluid" height="401" src="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2026/04/big-mistakes1-1.png" width="617" /></p>

<h3><strong>Neden önemlidir?</strong></h3>

<p>Metabolitler özellikle tıp ve adli tıp alanında büyük önem taşır. Çünkü:</p>

<p>Bir maddenin kullanılıp kullanılmadığını gösterir<br />
İlacın ne zaman alındığına dair ipucu verir<br />
Vücuttaki etki süresinin anlaşılmasına yardımcı olur</p>

<h3><strong>Testlerde neden çıkar?</strong></h3>

<p>Kan, idrar veya saç analizlerinde sadece ana madde değil, onun metabolitleri de tespit edilir. Bu durum:</p>

<p>İlacın vücutta işlendiğini<br />
Aktif ya da pasif kullanım olup olmadığını<br />
gösterebilir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gucluanadolugazetesi.com/metabolit-nedir-test-sonuclarinda-neden-ortaya-cikar</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 20:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2026/04/metabolit.png" type="image/jpeg" length="85629"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kodein glukuronid nedir?]]></title>
      <link>https://www.gucluanadolugazetesi.com/kodein-glukuronid-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gucluanadolugazetesi.com/kodein-glukuronid-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kodein glukuronid nedir ve test sonuçlarında neden ortaya çıkar, bu metabolit vücutta hangi sürecin göstergesidir?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son dönemde adli tıp raporlarında yer almasıyla dikkat çeken kodein glukuronid kavramı merak konusu oldu. Uzmanlara göre bu madde, doğrudan alınan bir ilaç değil vücudun kodein etken maddesini işlemesi sonucu ortaya çıkan bir metabolit (yan ürün) olarak tanımlanıyor.</p>

<h2><strong>Kodein glukuronid nedir?</strong></h2>

<p><img alt="Kodelin" class="detail-photo img-fluid" height="319" src="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2026/04/kodelin.png" width="485" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kodein glukuronid, vücuda alınan kodein adlı ağrı kesici ve öksürük baskılayıcı ilacın, karaciğerde glukuronik asitle birleşerek dönüşmesiyle oluşan kimyasal bileşiktir. Bu süreçte kodein, vücut tarafından daha kolay atılabilir hale getirilir ve idrar yoluyla dışarı atılır.</p>

<p>Uzmanlar, bu metabolitin özellikle toksikoloji testlerinde önemli bir gösterge olduğunu belirtiyor. Çünkü kodein glukuronid, vücutta kodein kullanıldığını doğrulayan biyolojik bir iz olarak kabul ediliyor.</p>

<h2><strong>Neden testlerde çıkar?</strong></h2>

<p>Adli ve tıbbi analizlerde sadece ilaç etken maddeleri değil, onların metabolitleri de inceleniyor. Kodein glukuronid:</p>

<p>Kodeinin vücutta işlendiğini gösteriyor<br />
İlacın alınıp alınmadığına dair önemli kanıt sağlıyor<br />
İdrar ve kan testlerinde sıkça tespit edilebiliyor</p>

<p>Farmakoloji uzmanlarına göre kodein alındıktan sonra büyük oranda karaciğerde metabolize oluyor ve bu süreçte oluşan glukuronid türevleri idrarla atılıyor. Bu nedenle testlerde bu maddenin görülmesi, çoğu zaman ilaç kullanımıyla ilişkili doğal bir sonuç olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gucluanadolugazetesi.com/kodein-glukuronid-nedir</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 19:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2026/04/kodein.jpg" type="image/jpeg" length="22312"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklarda geç konuşmaya dikkat]]></title>
      <link>https://www.gucluanadolugazetesi.com/cocuklarda-gec-konusmaya-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gucluanadolugazetesi.com/cocuklarda-gec-konusmaya-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dil ve Konuşma Terapisti İrem Çimen, çocuklarda geç konuşmanın ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dil ve Konuşma Terapisti İrem Çimen, ebeveynleri uyardı. Çimen, "Çocuk yaşıtlarına göre geç konuşmaya başladıysa otizm, down sendromu, işitme kaybı, serebral palsi, afazi ve dizartri gibi durumlara bağlı bozukluklarda dil ve konuşma terapistine başvurulmalıdır" dedi.</p>

<h2><strong>Otizm, down sendromu ve işitme kaybı gibi durumlarda uzman desteği şart</strong></h2>

<p>Dil ve Konuşma Terapisti İrem Çimendil, konuşma terapisine ilişkin açıklamalarda bulundu. Konuşma güçlüğü çeken veya konuşamayan çocukların hazırlanacak program sayesinde sağlıklı bir şekilde konuşabileceğini ifade eden Çimen, erken müdahaleye dikkat çekti. Küçük yaşlarda başlatılan terapinin çok daha kısa sürede olumlu etkileri olduğunu söyleyen Çimen, aileleri uyardı.</p>

<p><img alt="A W681270 01" class="detail-photo img-fluid" height="1333" src="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2026/04/a-w681270-01.jpg" width="2000" /></p>

<h3><strong>Erken dönemde doğru müdahale gelişimi hızlandırıyor</strong></h3>

<p>Çimen, "İletişim, dil, konuşma, ses ve yutma bozukluklarının değerlendirilmesi, tanılanması ve terapi yoluyla müdahale edilmesini kapsayan bilimsel ve klinik bir uzmanlık alanıdır. Bizler, çocukluk döneminden yetişkinlik dönemine kadar her yaş grubunun ihtiyacına yönelik bilimsel temelli değerlendirme ve müdahale yöntemleri kullanarak bireylerin iletişim becerilerini geliştirmeyi ve yaşam kalitelerini artırmayı amaçlarız. Konuşma sesi bozuklukları, gecikmiş dil konuşma, otizm, down sendromu, gelişimsel dil bozuklukları, kekemelik, hızlı-bozuk konuşma, afazi, apraksi, dizartri, ses bozuklukları, dudak ve damak yarıklığı, yutma bozuklukları gibi iletişimi, dili ve konuşmayı etkileyen birçok farklı alanda çalışıyoruz. Akran Akademi'de özellikle pediatrik grupta görülen bozukluklarda dil ve iletişim becerilerinin desteklenmesine yönelik bireysel terapi programlarını yürütüyoruz" dedi.</p>

<p><img alt="Çocuklarda Baş Ağrısı" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2025/10/cocuklarda-bas-agrisi.jpg" width="800" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Bilimsel dayanağı olmayan söylemler süreci geciktiriyor</strong></h3>

<p>Ailelerin erken harekete geçmesi gerektiğine vurgu yapan Çimen, "Eğer çocuk yaşıtlarına göre geç konuşmaya başladıysa, kelime dağarcığı sınırlıysa, cümle kurmakta zorlanıyorsa, konuşma sırasında bazı sesleri yanlış üretiyor, ses düşürüyor, sesleri karıştırıyor veya konuşması anlaşılmıyorsa, konuşmada hece ya da kelime tekrarları, uzatmalar ve takılmalar görülüyorsa dil ve konuşma terapistlerine başvurulabilir. Yine söylenenleri anlamada güçlük, yönergeleri takip edememe, çiğneme ve yutma problemleri, salya kontrolünde zorluk veya dudak, dil ve damak gibi oral yapılara ilişkin motor problemler mevcutsa ayrıca otizm, down sendromu, işitme kaybı, serebral palsi, afazi ve dizartri gibi durumlara bağlı bozukluklarda dil ve konuşma terapistine başvurulmalıdır. Fakat bireyin temel problemi dil ve konuşma alanından ziyade akademik beceriler, öğrenme güçlüğü, dikkat, davranış ve günlük yaşam becerileri ile ilgiliyse bireysel eğitim için özel eğitim uzmanlarına başvurulmalıdır. Unutmayalım dil ve konuşma problemlerinde erken müdahale çok önemlidir. ‘Daha küçük, büyüyünce geçer’, ‘Erkek çocuk geç konuşur’, ‘Okula başlayınca düzelir’ gibi toplumda sıkça söylenen ancak bilimsel dayanağı olmayan bilgilerle süreci geciktirmeyelim. Erken dönemde doğru uzmandan alınan destekle ilerlemek, çocuğun gelişimi için en sağlıklı sonucu verecektir" şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gucluanadolugazetesi.com/cocuklarda-gec-konusmaya-dikkat</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2025/10/cocuklarda-bas-agrisi2.jpg" type="image/jpeg" length="36266"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dr. Yüce Ersoy: Göğüs ağrısı ve çarpıntıyı ihmal etmeyin]]></title>
      <link>https://www.gucluanadolugazetesi.com/dr-yuce-ersoy-gogus-agrisi-ve-carpintiyi-ihmal-etmeyin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gucluanadolugazetesi.com/dr-yuce-ersoy-gogus-agrisi-ve-carpintiyi-ihmal-etmeyin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa Şehir Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Elif İlkay Yüce Ersoy, kalp hastalıklarının büyük bölümünün önlenebilir olduğunu vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Manisa Şehir Hastanesi Kardiyoloji Hekimi Uzm. Dr. Elif İlkay Yüce Ersoy, Kalp Sağlığı Haftası kapsamında yaptığı bilgilendirmede kalp hastalıklarının büyük bölümünün önlenebilir olduğuna dikkat çekerek, göğüs ağrısı, nefes darlığı ve çarpıntı gibi belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Kalp hastalıkları en sık ölüm nedenleri arasında</strong></h2>

<p>Kalp Sağlığı Haftası kapsamında Manisa Şehir Hastanesi’nde vatandaşlara yönelik bilgilendirme çalışması gerçekleştirildi. Manisa Şehir Hastanesi Kardiyoloji Hekimi Uzm. Dr. Elif İlkay Yüce Ersoy, kalp sağlığının korunmasına yönelik önemli uyarılarda bulundu.<br />
Kalp hastalıklarının hem Türkiye’de hem de dünyada en sık ölüm nedenlerinin başında geldiğini belirten Uzm. Dr. Ersoy, bu hastalıkların büyük bir kısmının önlenebilir risk faktörlerinden kaynaklandığını ifade etti. Düzensiz yaşam, stres, hareketsiz yaşam tarzı, sağlıksız beslenme ve sigara kullanımının kalp sağlığını olumsuz etkilediğini vurgulayan Ersoy, vatandaşların bu konularda daha dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Soğuk Hava Kalp2" class="detail-photo img-fluid" height="692" src="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2024/12/soguk-hava-kalp2.webp" width="1230" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Erken tanı hayat kurtarır</strong></h3>

<p>Kalp hastalıklarının bazı belirtilerle kendini gösterebildiğini kaydeden Ersoy, "Göğüs ağrısı, nefes darlığı ve çarpıntı gibi şikayetleriniz olduğunda mutlaka bir kardiyoloji uzmanına başvurmanız gerekmektedir. Bu belirtileri asla ihmal etmeyin. Erken tanı hayat kurtarır." dedi.<br />
Düzenli kontroller ve basit yaşam tarzı değişiklikleri ile kalp sağlığının korunabileceğini belirten Ersoy, vatandaşlara kontrollerini ihmal etmemeleri çağrısında bulundu.<br />
Ersoy, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: "Unutmayın ki kalbiniz sizin en güçlü ritminiz. Onu korumak için geç kalmayın. Sağlığınızı ihmal etmeyin. Biz kardiyoloji hekimleri olarak sağlığınızı korumak ve kontrollerinizi yapmak için buradayız. Bize başvurmaktan çekinmeyin."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gucluanadolugazetesi.com/dr-yuce-ersoy-gogus-agrisi-ve-carpintiyi-ihmal-etmeyin</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 15:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2024/12/kalp-gribi.webp" type="image/jpeg" length="91121"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Parkinson hastalığında erken teşhis önemli]]></title>
      <link>https://www.gucluanadolugazetesi.com/parkinson-hastaliginda-erken-teshis-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gucluanadolugazetesi.com/parkinson-hastaliginda-erken-teshis-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alaşehir Devlet Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Vedat Akdemir, Parkinson hastalığının titreme, hareketlerde yavaşlama, kas sertliği ve denge sorunlarıyla seyreden kronik ve ilerleyici bir sinir sistemi hastalığı olduğunu belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Manisa’nın Alaşehir ilçesinde 11 Nisan Dünya Parkinson Günü dolayısıyla vatandaşları bilgilendirmeye yönelik bir çalışma gerçekleştirildi. Alaşehir Devlet Hastanesi tarafından hastanenin internet sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden Parkinson hastalığına ilişkin bilgilendirme yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Nöroloji Uzmanı Dr. Vedat Akdemir, Parkinson hastalığının özellikle ileri yaşlarda daha sık görüldüğünü ifade etti. Hastalığın görülme sıklığının yaşla birlikte arttığını belirten Akdemir, 60 yaş üzerindeki bireylerde daha yaygın olduğunu ve erken belirtilerin fark edilmesinin hastalığın seyrini olumlu etkilediğini söyledi.</p>

<p>Parkinson hastalığının kesin bir tedavisinin bulunmadığını vurgulayan Akdemir, günümüzde uygulanan ilaç tedavileri ve bazı cerrahi yöntemlerle hastaların yaşam kalitesinin önemli ölçüde artırılabildiğini dile getirdi.</p>

<p>Tedavi sürecinde düzenli doktor kontrolünün, egzersizin ve hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Akdemir, “Erken tanı, doğru tedavi ve bilinçli yaklaşım Parkinson hastalarının yaşamını kolaylaştırır. Bu vesileyle Parkinson hastalarına ve ailelerine sağlıklı ve destek dolu bir yaşam diliyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yetkililer, Dünya Parkinson Günü kapsamında yapılan bilgilendirme çalışmalarının toplumda farkındalık oluşturmak açısından önemli olduğunu vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gucluanadolugazetesi.com/parkinson-hastaliginda-erken-teshis-onemli</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 14:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2026/04/a-w681525-01.jpg" type="image/jpeg" length="19972"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Adem Keskin: Bazı kene türleri soğuğa dayanıklı]]></title>
      <link>https://www.gucluanadolugazetesi.com/prof-dr-adem-keskin-bazi-kene-turleri-soguga-dayanikli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gucluanadolugazetesi.com/prof-dr-adem-keskin-bazi-kene-turleri-soguga-dayanikli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bazı kene türlerinin düşük sıcaklıklarda dahi aktif kalabildiğini belirten Keskin, larva evresinde eksi 20 derecede bile hayatta kalabilen türler olduğunu vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adem Keskin, kış mevsiminin uzun ve sert geçmesinin keneleri tamamen ortadan kaldırmadığını, bazı türlerin düşük sıcaklıklarda dahi aktif kalabildiğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Kış uzun sürerse kene azalır” düşüncesi her tür için geçerli değil</strong></h2>

<p>Tokat'ta nisan ayında etkili olan kar yağışı, kene popülasyonunun azalacağı yönündeki beklentileri yeniden gündeme getirdi. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adem Keskin, kış şartlarının keneler üzerindeki etkisine ilişkin yaptığı değerlendirmede Türkiye'de zaman zaman görülen aşırı yağışların 'iklim düzensizliği' olarak nitelendirildiğini ve bu durumun kene popülasyonlarını doğrudan etkileyebileceğini belirtti. Keskin, toplumda yaygın olan 'kış uzun sürerse yazın kene azalır' düşüncesinin ise her kene türü için geçerli olmadığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Tokat Kene (1)" class="detail-photo img-fluid" height="920" src="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2026/04/tokat-kene-1.jpg" width="1992" /></p>

<h3><strong>Soğuğa dayanıklı türler sonbahar ve kış aylarında da görülebiliyor</strong></h3>

<p>Kışın sert geçmesi ve kar örtüsünün bulunmasının kenelerin tamamen yok olduğu anlamına gelmediğini belirten Prof. Dr. Keskin, "Hava sıcaklığının yaklaşık 4 derece olduğu dönemlerde dahi kene toplayabiliyoruz. Özellikle soğuğa dayanıklı bazı türler, kış ve sonbahar aylarında da aktif olabiliyor. Bazı kene türleri larva evresinde eksi 20 derecenin altındaki sıcaklıklarda dahi uzun süre hayatta kalabiliyor. Keneler, aşırı soğukta doğrudan yüzeyde kalmak yerine daha korunaklı alanlara yönelir. Toprak altı, taş altı ve yaprak döküntülerinin bulunduğu alanlar, kışın dış ortama göre daha sıcak olduğu için keneler buralarda yaşamlarını sürdürebilir" dedi.</p>

<p><img alt="Kene (2)-4" class="detail-photo img-fluid" height="1067" src="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2025/05/kene-2-4.jpg" width="1600" /></p>

<h3><strong>Keneler korunaklı alanlarda yaşamlarını sürdürüyor</strong></h3>

<p>Kenelerin biyolojik olarak da oldukça dayanıklı canlılar olduğuna dikkat çeken Keskin, bu canlıların antifriz proteinleri sayesinde düşük sıcaklıklara karşı direnç geliştirdiğini belirterek, "Bazı kene türleri kışı yumurta, bazıları ise larva halinde geçirir. Kene yumurtalarının da çevresel tehditlere karşı koruma mekanizmaları vardır. Keneler, yumurtalarını ‘Gené's organı' adı verilen yapıdan salgılanan bir sıvıyla kaplayarak kuruma, bakteri ve mantarlara karşı koruyabilir. Kene popülasyonlarının ciddi şekilde azalması için uzun süreli ve çok düşük sıcaklıkların etkili olması gerekir. Bunun dışında keneler, kışı dinlenme halinde geçirerek varlıklarını sürdürebilir" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gucluanadolugazetesi.com/prof-dr-adem-keskin-bazi-kene-turleri-soguga-dayanikli</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 14:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2026/04/tokat-kene-3.jpg" type="image/jpeg" length="45921"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Manisa’da parkinson farkındalık etkinliği]]></title>
      <link>https://www.gucluanadolugazetesi.com/manisada-parkinson-farkindalik-etkinligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gucluanadolugazetesi.com/manisada-parkinson-farkindalik-etkinligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzm. Dr. Zeynep Zerrin Göz, Parkinson hastalığının titreme, hareketlerde yavaşlama ve denge sorunları gibi belirtilerine dikkat çekerek erken tanının önemini anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Manisa Şehir Hastanesi’nde, Dünya Parkinson Hastalığı Günü kapsamında vatandaşları bilinçlendirmek amacıyla bilgilendirme çalışması gerçekleştirildi. Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Zeynep Zerrin Göz, Parkinson hastalığının belirtileri ve erken tanının önemi hakkında önemli bilgiler paylaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Vatandaşlara bilinçlendirme çalışması yapıldı</strong></h2>

<p>Manisa Şehir Hastanesi’nde Dünya Parkinson Hastalığı Günü dolayısıyla düzenlenen bilgilendirme etkinliğinde, Nöroloji Hekimi Uzm. Dr. Zeynep Zerrin Göz vatandaşlara Parkinson hastalığı hakkında açıklamalarda bulundu.<br />
Parkinson hastalığının, beyinde dopamin üreten hücrelerin zamanla azalmasıyla ortaya çıkan ilerleyici bir nörolojik hastalık olduğunu belirten Uzm. Dr. Zeynep Zerrin Göz, hastalığın en sık görülen belirtilerinin titreme, hareketlerde yavaşlama, kaslarda sertlik ve denge problemleri olduğunu ifade etti.<br />
Hastalığın yalnızca bu belirtilerle sınırlı olmadığını vurgulayan Göz, "Uyku sorunları, depresyon ve koku kaybı gibi farklı belirtiler de Parkinson hastalığında görülebilmektedir." dedi.</p>

<p><img alt="Parkinson Yazi" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2024/09/parkinson-yazi.jpg" width="1165" /></p>

<h3><strong>“Erken tanı ve sosyal destek fark yaratır”</strong></h3>

<p>Parkinson hastalığının kesin bir tedavisi bulunmadığını ancak doğru tedavi ve destekleyici yaklaşımlarla hastalığın etkilerinin kontrol altına alınabildiğini belirten Göz, ilaç tedavileri, düzenli egzersiz ve yaşam tarzı düzenlemelerinin hastaların yaşam kalitesini artırdığını kaydetti.<br />
Erken tanı ve düzenli takibin önemine dikkat çeken Uzm. Dr. Zeynep Zerrin Göz, "Erken tanı, düzenli takip ve güçlü bir sosyal destek, Parkinson ile yaşayan bireylerin hayatında büyük fark oluşturur. Bugün, onların yanında olduğumuzu hissettirelim." ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gucluanadolugazetesi.com/manisada-parkinson-farkindalik-etkinligi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 11:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2024/09/parkinson-hastaligi-01.jpg" type="image/jpeg" length="29147"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Obezite tedavisi sigorta kapsamına giriyor]]></title>
      <link>https://www.gucluanadolugazetesi.com/obezite-tedavisi-sigorta-kapsamina-giriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gucluanadolugazetesi.com/obezite-tedavisi-sigorta-kapsamina-giriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TOAD ve Aon Türkiye, Novo Nordisk desteğiyle obeziteyi kronik hastalık olarak tanımlayan GLP-1 kılavuzunu yayımladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Obezite Araştırma Derneği (TOAD) ve Aon Türkiye Sağlık tarafından Novo Nordisk desteğiyle ‘Sağlık Sigortaları ve İşverenler için: Kilo Yönetiminde GLP-1 Kılavuzu’ yayımlandı. Obeziteyi kozmetik bir sorun olmaktan çıkarıp kronik bir hastalık olarak tanımlayan ve özel sağlık sigortası kapsamına alınması için bilimsel bir yol haritası sunan kılavuz Türkiye'de obezite yönetiminde sigorta ve işveren tarafını bir araya getiren ilk ve tek kapsamlı çalışma olma özelliğini taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>TOAD ve Aon Türkiye’den kapsamlı çalışma</strong></h2>

<p>Türkiye Obezite Araştırma Derneği (TOAD) ve Aon Türkiye Sağlık tarafından Novo Nordisk desteğiyle ‘Sağlık Sigortaları ve İşverenler için: Kilo Yönetiminde GLP-1 Kılavuzu’ yayımlandı. Yeni nesil GLP-1 tedavilerinin kilo yönetimindeki etkinliği üzerine hazırlanan bu kılavuz, sigorta şirketleri ve işverenlerin sağlık poliçelerini nasıl daha kapsayıcı hale getirebileceğine odaklanıyor. Kılavuz, çalışan deneyimini odağına alarak damgalama, mahremiyet ve erişim engellerinin aşılması gerektiğini vurguluyor. Bu noktada işverenin rolü, sadece destekleyici bir kültür oluşturmakla sınırlı kalmayıp, sağlık politikalarını ve ölçümleme yaklaşımlarını klinik verilerle desteklemek olarak öne çıkıyor.</p>

<p><img alt="Obezite2" class="detail-photo img-fluid" height="540" src="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2025/04/obezite2.jpg" width="1080" /></p>

<h3><strong>GLP-1 tedavilerinin sigorta poliçelerine dahil edilmesi öneriliyor</strong></h3>

<p>Özel sağlık sigortaları ve işverenler için yeni bir kapsam ve erişim tasarımı sunan bu rehber, GLP-1 tedavilerinin poliçelere dahil edilmesini bir harcama kalemi değil, stratejik bir yatırım olarak konumlandırıyor. Obezitenin kapsam dışı bırakılmasının, obezitenin sebep olduğu 200’den fazla ikincil hastalığın takibini güçleştirdiği hatırlatılırken; kısa vadeli maliyetler ile uzun vadeli sağlık çıktıları arasında kurulan dengenin önemi ifade ediliyor. Tıpkı daha önce HPV aşısının sigorta kapsamına dahil edilmesiyle sağlanan toplumsal fayda gibi, kilo yönetimi de modern sigortacılığın ve koruyucu sağlığın standart bir parçası haline geliyor.</p>

<p><img alt="Obezite3" class="detail-photo img-fluid" height="485" src="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2025/04/obezite3.webp" width="840" /></p>

<h3><strong>Obezite yönetiminde damgalama ve erişim engelleri aşılmalı</strong></h3>

<p>"Obezite, dünya genelinde tıbbi otoriteler tarafından 'kronik, ilerleyici ve tedavi edilmesi gereken ciddi bir hastalık' olarak kabul ediliyor" diyen Novo Nordisk Türkiye Kıdemli Medikal Direktörü Dr. Ömer Buğra Bahadır, Novo Nordisk sponsorluğunda TOAD ve Aon Türkiye bilimsel ortaklığı ile hayata geçirdiğimiz bu kılavuz; modern tedavilerin bilimsel bir çerçevede erişilebilirliğini artırırken, sigorta sektörü ve işverenler için de kanıta dayalı, güvenilir bir uygulama rehberi sunuyor. Amacımız, obezite yönetimini Türkiye'deki sağlık poliçelerinin standart bir parçası haline getirerek toplum sağlığına sürdürülebilir bir katkı sağlamak" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gucluanadolugazetesi.com/obezite-tedavisi-sigorta-kapsamina-giriyor</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 10:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2025/02/obezite-1.jpg" type="image/jpeg" length="64677"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nörogenetik ve nörometabolik hastalıklar kongresi başladı]]></title>
      <link>https://www.gucluanadolugazetesi.com/norogenetik-ve-norometabolik-hastaliklar-kongresi-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gucluanadolugazetesi.com/norogenetik-ve-norometabolik-hastaliklar-kongresi-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Nöroloji Derneği’nin düzenlediği kongrede nörogenetik ve nörometabolik hastalıklar bütüncül bakışla ele alınıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Nöroloji Derneği Nörogenetik ve Nörometabolik Hastalıklar Çalışma Grubu tarafından düzenlenen ve 12 Nisan'a kadar devam edecek kongrede, nörogenetik ve nörometabolik hastalıkların tanı, takip ve tedavisindeki güncel gelişmeleri, ulusal ve uluslararası uzmanların katkılarıyla bütüncül bir bakış açısıyla ele alınacak.</p>

<h2><strong>16 panel ve 3 uydu sempozyum düzenlenecek</strong></h2>

<p>Kongre Başkanlığını Prof. Dr. Hacer Durmuş Tekçe'nin yaptığı etkinliğin ilk gününde nadir hastalıklar alanında çalışan farklı branşlardan akademisyenlerin katılımı ile 12. Nadir Hastalıklar Okulu gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Tika (6)-1" class="detail-photo img-fluid" height="1064" src="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2026/04/tika-6-1.jpg" width="1600" /></p>

<p>4 gün devam edecek 3. Nörogenetik ve Nörometabolik Hastalıklar Kongresi'nde yurtdışından alanında uzman 5 akademisyenin de katılımı ile 16 panel, 3 uydu sempozyum, 7 sözel bildiri oturumu düzenlenecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gucluanadolugazetesi.com/norogenetik-ve-norometabolik-hastaliklar-kongresi-basladi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 16:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2026/04/tika-7.jpg" type="image/jpeg" length="28738"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklarda menenjit belirtilerine dikkat: Aşı şart]]></title>
      <link>https://www.gucluanadolugazetesi.com/cocuklarda-menenjit-belirtilerine-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gucluanadolugazetesi.com/cocuklarda-menenjit-belirtilerine-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Menenjit hızlı ilerleyen ve saatler içinde hayati tehlike yaratabilen bir hastalık; erken teşhis hayat kurtarır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’nda görev yapan Uzm. Dr. Zeynep Göktürk Erdoğan, menenjit hastalığından korunmanın en etkili yolunun aşılanmak olduğunu söyledi.</p>

<h2><strong>Hayati tehlike saatler içinde başlayabilir</strong></h2>

<p>Uzm. Dr. Erdoğan, "Menenjit, beynimizi ve omuriliğimizi saran koruyucu zarların (Meninksler)iltihaplanmasıdır. Bu iltihaba genellikle virüsler veya bakteriler neden olur" dedi. Menenjitin, özellikle bakteriyel türlerinin, çok hızlı ilerleyerek, saatler içinde hayati tehlike oluşturabileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Erdoğan, erken teşhis ve tedavi yapılmadığında karşılaşılabilecek sonuçlar hakkında açıklamalarda bulunarak, "İşitme kaybı, öğrenme güçlükleri, beyin hasarı gibi kalıcı etkiler bırakabilir" dedi. Belirtilerin yaşa göre değişebileceğini kaydeden Uzm. Dr. Erdoğan, "Çocuğunuzda şu bir kaç belirti varsa hemen bir doktora başvurun. sürekli, tiz sesli ağlama: Susturulamayan, huzursuz bir ağlama hali. vücutta kaskatı kesilme veya tam tersi aşırı gevşeklik: Kas tonusunda değişiklikler. fışkırır tarzda kusma: Basit bir mide bulantısından daha şiddetli. bıngıldakta şişkinlik: Başın tepesindeki yumuşak bölgenin dışa doğru çıkıntı yapması. beslenmeyi reddetme ve aşırı uyku hali: Uyandırmakta zorluk çekme. deri döküntüleri: Özellikle basınca solmayan kırmızı-mor lekeler" şeklinde konuştu. Daha büyük çocuklar ve gençlerdeki belirtilere değinen Uzm. Dr Zeynep Erdoğan, "Şiddetli baş ağrısı ve yüksek ateş: Genellikle ani başlar. ense sertliği: Çocuğun çenesini göğsüne değdirememesi. ışığa karşı aşırı hassasiyet (Fotofobi): Işıklı ortamlarda rahatsız olma. zihin karışıklığı, kafa karışıklığı veya aşırı sinirlilik. Eklem ve kas ağrıları" ifadelerine yer verdi.</p>

<h3><strong>Gençlerde ve çocuklarda kritik işaretler</strong></h3>

<p>Uzm. Dr. Erdoğan, menenjit hastalığı şüphesinde uygulanan cam bardak testi ile ilgili şunları söyledi:<br />
"Çocuğunuzun vücudunda küçük kırmızı noktalar veya morarmalar fark ederseniz, hemen şeffaf bir cam bardağı lekenin üzerine bastırın. Şayet;camın altından rengi solar veya kaybolur ise normal döküntüdür. Menenjit şüphesinde bardakla bastırmanıza rağmen leke olduğu gibi duruyorsa, bu damar dışına sızan bir kanamanın işaretidir. Bu durumda vakit kaybetmeden acil servise başvurun."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Abb’nin Hpv Aşı Uygulamasında 5 Bin Doza Ulaşıldı (1)" class="detail-photo img-fluid" height="866" src="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2026/02/abbnin-hpv-asi-uygulamasinda-5-bin-doza-ulasildi-1.jpg" width="1300" /></p>

<h3><strong>Aşı ve hijyenle korunma mümkün</strong></h3>

<p>Menenjitten korunmanın en etkili yolunun aşılanmak olduğunu bildiren Uzm. Dr. Erdoğan, korunma yolları ile ilgili şunları söyledi:<br />
"Ulusal aşı takvimi: Sağlık Bakanlığı'nın takvimindeki aşılar (Pnömokok, Hib vb. gibi) bazı menenjit türlerine karşı koruma sağlar. Meningokok Aşıları: Bu aşılar rutin takvimde yer almaz, ancak menenjitin en tehlikeli türlerinden birine karşı korur. Doktorunuzla bu aşıyı mutlaka görüşün ve ne zaman yapılması gerektiğini planlayın. Sık sık ellerinizi yıkayın, ortak eşya kullanımından kaçının, öksürük ve hapşırık hijyeni, Ağzı ve burnu mendille kapatmak veya dirsek içini kullanmak, kalabalık ve havasız ortamlardan kaçınmak."<br />
Uzm. Dr. Erdoğan, "Ateş, ense sertliği, fışkırır tarzda kusma veya deri döküntüsü vb. belirtilerden herhangi birini fark ederseniz, hiç beklemeden en yakın acil servisine başvurun. Erken müdahale hayat kurtarır ve kalıcı hasarları önler" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gucluanadolugazetesi.com/cocuklarda-menenjit-belirtilerine-dikkat</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 13:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2024/04/menenjit-asisi-ne-zaman-yapilir-doktorify.jpeg" type="image/jpeg" length="10072"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fibromiyaljinin sebepleri ve tedavi yöntemleri]]></title>
      <link>https://www.gucluanadolugazetesi.com/fibromiyaljinin-sebepleri-ve-tedavi-yontemleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gucluanadolugazetesi.com/fibromiyaljinin-sebepleri-ve-tedavi-yontemleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, fibromiyaljinin sadece ağrı hastalığı olmadığını, ruhsal ve fiziksel belirtilerle seyrettiğini vurguluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 5'ini etkileyen kronik bir ağrı sendromu olan fibromiyaljinin kesin nedeninin tam olarak anlaşılamadığını ancak merkezi sinir sistemindeki ağrı işleme süreçlerindeki anormalliklerin temel sebep olarak görüldüğünü belirten Medicana Sağlık Grubu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. Hacı Ali Tekkurt, tedavinin çok yönlü olduğunu ve hastanın ihtiyaçlarına göre şekillendiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Fibromiyalji dünya nüfusunun yüzde 5’ini etkiliyor</strong></h2>

<p>Yaygın vücut ağrısı, uyku bozuklukları ve kronik yorgunluk ile karakterize karmaşık bir hastalık olan fibromiyaljiye baş ağrısı, anksiyete ve depresyon gibi ruhsal bozukluklar da eşlik edebiliyor. Çoğunlukla orta yaşlarda görülmekle birlikte çocukluk döneminde ve ileri yaşlarda da görülebilen fibromiyaljinin en sık görülme yaşının 40-50 yaş arasında olduğunu ifade eden Medicana Konya Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. Hacı Ali Tekkurt, fibromiyaljinin sadece bir ağrı hastalığı olmadığını, belirtilerin de kişiden kişiye değişiklik gösterdiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Bel Ağrısı (2)" class="detail-photo img-fluid" height="325" src="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2024/06/bel-agrisi-2.jpg" width="648" /></p>

<h3><strong>Semptomlar kişiden kişiye farklılık gösterebilir</strong></h3>

<p>Uzm. Dr. Hacı Ali Tekkurt, vücudun hem sağ hem sol tarafında hem de bel üstü ve altında en az 3 aydır devam eden ağrıların, yaygın kas eklem ağrısı olarak bilindiğini belirterek, "Kronik yorgunluk belirtilerinden birisi olan kişinin sabahları hiç uyumamış gibi yorgun uyanmasıdır. Beyin sisi, dikkati toplamada, işe konsantre olmakta zorlanma belirtileri de bilişsel fonksiyon bozukluğu olarak görülür. Psikolojik yakınmalar yani depresyon ve anksiyete sıklığı bu hasta grubunda yaklaşık yüzde 30-50 oranında artmıştır. Kollarda bacaklarda karıncalanma, uyuşukluk, yanma hissi görülebilir. Migren ve baş ağrıları da bu bulgulara eşlik edebilir. Bunların yanı sıra bağırsak fonksiyonlarında değişim, çarpıntı, idrar yaparken yanma ve huzursuz bacak sendromu gibi birçok farklı yakınmalar da hastalar tarafından tanımlanmaktadır" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Fibromiyalji-1" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2024/11/fibromiyalji-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h3><strong>Fibromiyalji neden olur?</strong></h3>

<p>Uzm. Dr. Hacı Ali Tekkurt, fibromiyalji sendromu tanısının uzman bir hekim tarafından konulduğunu, tanının klinik muayene ve hastanın şikayetlerinin değerlendirilmesi ile belirlendiğini söyledi. Tekkurt, fibromiyalji için en önemli risk faktörlerini şöyle sıraladı: "Kadın olmak, yaşın ilerlemesi, omurgaya yönelik fiziksel travmalar, geçirilmiş viral enfeksiyonlar, çocukluk döneminde, psikolojik veya fiziksel şiddet, cinsel istismar, boşanma, terk edilme, işle ilgili sorunlar, aşırı aktif ve mükemmeliyetçi yaşam tarzı, kişilik yapısı etkilidir. Ayrıca yapılan çalışmalar hastalıkta genetik geçişin de önemli rol oynadığını göstermektedir. Tanı koymak için genellikle American College of Rheumatology (ACR) tarafından belirlenen güncel kriterler kullanılır. Belirli hassas noktaların varlığı ve semptomların süresi doktorun değerlendirmesinde kilit rol oynar."</p>

<p><img alt="Fibromiyalji-2" class="detail-photo img-fluid" height="400" src="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2024/11/fibromiyalji-2.webp" width="600" /></p>

<h3><strong>Tedavi ilaç ve ilaç dışı yöntemlerle yürütülüyor</strong></h3>

<p>Fibromiyaljinin tek bir ilacı olmadığını, tedavinin çok yönlü ve hastanın ihtiyaçlarına göre şekillendiğini ifade eden Uzm. Dr. Hacı Ali Tekkurt, "Tedavi yöntemleri ilaç tedavisi ve ilaç dışı tedaviler olmak üzere iki başlık altında toplanır. İlaç dışı tedaviler hasta eğitimi, fizik tedavi, egzersiz tedavileri, beslenme önerileri, yaşam tarzı önerileri olarak sayılabilir. Stres yönetimi ve düzenli uyku rutini oluşturmak hayati önem taşır. Psikolojik destek olarak Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) hastalıkla başa çıkma becerilerini geliştirir. Meditasyon gibi gevşeme tekniklerini uygulamak sinir sistemini yatıştırabilir. İlaç tedavisi olarak ağrı eşiğini yükseltmek ve uyku kalitesini arttırmak için antidepresanlar veya nöropatik ağrı kesiciler kullanılır. Unutulmamalıdır ki fibromiyalji tehlikeli veya sakat bırakıcı bir hastalık değildir ancak doğru yönetimle kontrol altına alınması gereken kronik bir durumdur'' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gucluanadolugazetesi.com/fibromiyaljinin-sebepleri-ve-tedavi-yontemleri</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 10:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2024/11/fibromiyalji.jpg" type="image/jpeg" length="24739"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dr. Serdal Baysal: Uzun süren yorgunluk ihmal edilmemeli]]></title>
      <link>https://www.gucluanadolugazetesi.com/serdal-baysal-uzun-suren-yorgunluk-ihmal-edilmemeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gucluanadolugazetesi.com/serdal-baysal-uzun-suren-yorgunluk-ihmal-edilmemeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, iki haftadan uzun süren yorgunluk şikayetlerinde mutlaka hekime başvurulması gerektiğini vurguluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mevsim geçişleri, hastalıkların artışa geçtiği dönemler arasında yer alıyor. Özellikle ilkbahara adım attığımız bugünlerde görülen bahar yorgunluğu, kişilerin sosyal ve iş yaşamını olumsuz etkilerken, hayat kalitesini düşürebiliyor.</p>

<h2><strong>Metabolizma bahara ayak uydurmakta zorlanıyor</strong></h2>

<p>İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Serdal Baysal, bahar aylarında ortaya çıkan şikayetlerin önemsenmesi gerektiğini belirterek, "Halsizlik, yorgunluk gibi durumlar iki haftadan uzun sürüyorsa, bir hekimden yardım alınmalı" dedi.<br />
Kış aylarında yavaşlayan metabolizmanın baharın gelişine ayak uyduramamasından kaynaklanan bahar yorgunluğu, ortalama iki-üç hafta süren halsizlik, yorgunluk ve isteksizlik haliyle kendini gösteriyor. Medicana Bursa Hastanesi İç Hastalıkları Uzm. Dr. Serdal Baysal, bahar yorgunluğunun belirtilerini şöyle anlattı:<br />
"Boyun, sırt, omuz ve yaygın eklem ağrıları, mide bağırsak sisteminde değişikliğe bağlı olarak mide ağrıları, şişlik, gaz, kabızlık ve ishal, iştah değişiklikleri, nöropsikiyatrik değişikliklere bağlı olarak sinirlilik, baş ağrısı, sıkıntı, uyku düzensizlikleri, cilt, kalp, tansiyon ve şeker hastalıklarında artış görülür. Bahar aylarında havadaki ısı, ışık, nem ve havadaki iyon değişikliklerine bağlı olarak insan metabolizmasında da değişiklikler olur. Hormonal değişikliklere bağlı olarak mide şikayetlerinde artış veya mide hastalıklarının nüksü, tansiyon ve şeker regülasyonunda bozulma görülebilir. Yine bahar aylarındaki hareket ve beslenme alışkanlığındaki değişiklik de bahar yorgunluğunun ortaya çıkmasına neden olabilir."</p>

<p><img alt="Bahar Yorgunlugu Nedir" class="detail-photo img-fluid" height="500" src="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2025/04/bahar-yorgunlugu-nedir.jpg" width="750" /></p>

<h3><strong>Yaşam tarzı değişiklikleriyle korunmak mümkün</strong></h3>

<p>Uzm. Dr. Serdal Baysal, açık havada yürüyüş yaparak, günlük duş almak, bol sıvı tüketmek, az ve sık aralıklarla beslenmek, vitamin ve mineral içeriği zengin içecek ve yiyecekler tüketmek, hobilerle uğraşmak, müzik dinlemek, sigara, alkol ve kafein içeren gıda tüketimini azaltmakla bahar yorgunluğundan korunalabileceğini kaydetti. Bahar yorgunluğuna karşı düzenli egzersiz, stres ve gürültüden uzak durma, manyetik ortamlardan uzak durma, cep telefonu ile uzun süre konuşmama, sağlıklı beslenme, düzenli ve yeterli sıvı tüketme, kola, alkol, çay ve kafein gibi metabolizmamızı uyaran sıvıları fazla tüketmeme gibi önlemlerin de alınabileceğini belirten Uzm. Dr. Baysal, şöyle devam etti:</p>

<p><img alt="Bahar Yorgunluğu-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2024/11/bahar-yorgunlugu-1.webp" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Vücudun susuz kalması susuzluğun düzeyi ile bağlı olmakla birlikte yorgunluktan komaya kadar değişen ciddi sağlık sorunlarına neden olur. Düzenli egzersiz olarak sabah veya akşam yürüyüşleri, bisiklet kullanma, jimnastik yapılabilir. Bahar aylarında vücudun vitamin ve mineral ihtiyacı arttığı için bol sebze ve meyve tüketilmeli. Sıcak havalarda artan su ihtiyacı nedeniyle günlük 2-3 litre sıvı alınmalı, alkollü ve kafeinli içecekler mümkün olduğunca az tüketilmeli, karbonhidratlı gıdalar yorgunluk ve dikkatsizliğe neden olduğu için az tüketilmeli. Ağır yemekler yerine sebzeli ve zeytinyağlı gıdalar tercih edilmeli, kavurma ve ızgara etler yerine de haşlama etler tüketilmelidir. Yorgunluk, bir hastalık değil bir şikayettir. Birçok hastalıkta yorgunluk ilk bulgu olabilir, bu nedenle uzun süren yorgunluklarda mutlaka sağlık kuruluşuna başvurulmalı."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gucluanadolugazetesi.com/serdal-baysal-uzun-suren-yorgunluk-ihmal-edilmemeli</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 10:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2025/04/bahar-yorgunlugu-2.png" type="image/jpeg" length="33879"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aile hekimliğinde yeni yönetmelik değişiklikleri]]></title>
      <link>https://www.gucluanadolugazetesi.com/aile-hekimliginde-yeni-yonetmelik-degisiklikleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gucluanadolugazetesi.com/aile-hekimliginde-yeni-yonetmelik-degisiklikleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği’nde kapsamlı değişiklikler Resmî Gazete’de yayımlandı. İşte yeni düzenlemeler]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık alanında önemli düzenlemeler içeren “Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenlemeyle aile hekimliği sisteminde görev tanımları, hizmet sunumu ve teknik altyapıya ilişkin birçok alanda değişiklik yapıldı.</p>

<p><img alt="Aile Hekimliği2" class="detail-photo img-fluid" height="432" src="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2024/12/aile-hekimligi2.jpg" width="768" /></p>

<h2><strong>Aile hekimlerine yeni görev ve yetkiler</strong></h2>

<h3><strong>Aile hekimleri artık uzaktan (online) sağlık hizmeti verebilecek</strong></h3>

<p>Yönetmelikte yapılan değişiklikle birlikte aile hekimlerine uzaktan sağlık hizmeti sunma yetkisi verildi.</p>

<p>Ayrıca evde sağlık hizmetlerinin kapsamı genişletilerek “evde ve uzaktan” ifadeleri mevzuata eklendi. Bu düzenleme ile sağlık hizmetlerinin dijital ortamda da sunulmasının önü açıldı.</p>

<h3><strong>Sağlıkta şiddet uygulayan hastanın aile hekimi kaydı değiştirilecek</strong></h3>

<p>Yeni düzenlemeye göre sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olaylarında önemli bir uygulama getirildi.</p>

<p>Buna göre; şiddet uyguladığı belgelenen hastaların kayıtları, il sağlık müdürlüğü tarafından başka bir aile hekimine aktarılacak. Böylece sağlık çalışanlarının korunması amaçlanıyor.</p>

<p><img alt="Aile Hekimliği1" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2024/12/aile-hekimligi1.webp" width="1200" /></p>

<h3><strong>Aile hekimlerine yeni sorumluluklar</strong></h3>

<p>Yönetmelik değişikliği ile aile hekimlerinin görev alanı genişletildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Vekalet durumunda tüm birimin işlemlerini yürütme zorunluluğu getirildi</li>
 <li>Teknik ekipman, yazılım ve araçların büyük ölçüde hekimler tarafından temin edilmesi şartı getirildi</li>
 <li>Yangın, tıbbi atık ve güvenlik tedbirleri konusunda sorumluluklar artırıldı</li>
 <li>Hasta verileri sadece Bakanlık sistemlerinde tutulacak, dış kayıt yasak</li>
 <li>ASM’lerde kamera sistemi zorunlu hale getirildi</li>
 <li>Doğum ve askerlik sonrası göreve dönüşte öncelik hakkı tanındı</li>
 <li>Boş pozisyonlar devlet hizmet yükümlülüğü ile doldurulabilecek</li>
</ul>

<p></p>

<h3><strong>Uygulama için son tarih belirlendi</strong></h3>

<p>Yönetmelikte yer alan bazı teknik ve fiziki düzenlemelerin uygulanması için aile hekimliği birimlerine 1 Eylül 2026 tarihine kadar süre tanındı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haydar Demirtaş</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gucluanadolugazetesi.com/aile-hekimliginde-yeni-yonetmelik-degisiklikleri</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 09:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2024/12/aile-hekimligi-1.jpg" type="image/jpeg" length="92085"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
