<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Güçlü Anadolu</title>
    <link>https://www.gucluanadolugazetesi.com</link>
    <description>Son Dakika Ankara haberleri</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gucluanadolugazetesi.com/rss/dunya" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Güçlü Anadolu Gazetesi'ndeki haberlerin her hakkı saklıdır. İlgili habere sadece link verilerek alıntı yapılabilir.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 21 Aug 2026 20:50:35 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gucluanadolugazetesi.com/rss/dunya"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[UCM Başkanı’ndan “uluslararası hukuk çökebilir” uyarısı]]></title>
      <link>https://www.gucluanadolugazetesi.com/ucm-baskanindan-uluslararasi-hukuk-cokebilir-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gucluanadolugazetesi.com/ucm-baskanindan-uluslararasi-hukuk-cokebilir-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’nin yaptırım uyguladığı UCM Başkanı Tomoko Akane, kararın uluslararası hukuk düzeni açısından tehlikeli bir sürecin başlangıcına dönüşmemesi gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Başkanı Tomoko Akane, ABD'nin kendisine uyguladığı yaptırım sonrası ilk kez açıklama yaptı. Japonya merkezli dergi Bungei Shunju tarafından yayınlanan açıklamasında Akane, yaptırımların ardından "uluslararası hukukun çöküşü" konusunda uyarıda bulunarak, "Bu sefer bana uygulanan yaptırım, bir dereceye kadar beklediğim bir şeydi, bu yüzden şaşırmadım. Önemli olan, bunun uluslararası hukukun çöküşünün başlangıcı olmasına izin vermemek" dedi.</p>

<h2><strong>ABD, UCM Başkanı Akane'yi yaptırım listesine aldı</strong></h2>

<p>ABD, Gazze'deki soykırım nedeniyle İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant aleyhinde yakalama emri çıkaran UCM Başkanı Akane'yi bir kez daha yaptırımlarla hedef almıştı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 18 Ağustos'ta UCM Başkanı olan Japon yargıç Tomoko Akane ile Gazze'de işlenen savaş suçları nedeniyle İsrailli yetkililere karşı yürütülen davada önemli rol üstlenen Senegalli kıdemli dava avukatı Abdoulaye Sey'e yaptırım uygulandığını açıklamıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaptırımlara ilişkin açıklamasında Rubio, "Bu şahıslar, UCM'nin yargı yetkisini kabul etmeyen ülkelerin yetkililerinin soruşturulması, tutuklanması, gözaltına alınması ve yargılanması yönündeki UCM girişimlerinde doğrudan rol almıştır" demişti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Siyaset</category>
      <guid>https://www.gucluanadolugazetesi.com/ucm-baskanindan-uluslararasi-hukuk-cokebilir-uyarisi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 16:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2026/08/a-w771798-01.jpg" type="image/jpeg" length="42811"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Portekiz’de kamusal alanda yüzü örten giysilere yasak]]></title>
      <link>https://www.gucluanadolugazetesi.com/portekizde-kamusal-alanda-yuzu-orten-giysilere-yasak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gucluanadolugazetesi.com/portekizde-kamusal-alanda-yuzu-orten-giysilere-yasak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Antonio Jose Seguro, kamusal alanlarda yüzün görünmesini engelleyen giysileri yasaklayan düzenlemeyi onayladı. Burka ve peçeyi de kapsayan yasaya sol partiler, İslamofobiyi körükleyebileceği gerekçesiyle karşı çıkıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Portekiz Cumhurbaşkanı Antonio Jose Seguro, parlamentoda geçtiğimiz ay kabul edilen peçe ve burka yasağını imzalayarak yasalaştırdı. Kamusal alanda yüzü tamamen örten giysileri yasaklayan düzenleme, resmi gazetede yayımlandıktan sonra yürürlüğe girecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sol partilerin karşı çıktığı düzenlemeye ilişkin açıklamasında Seguro, bireysel haklar ve kamusal yükümlülükler arasında denge kurmanın hassas bir mesele olduğunu fakat düzenlemenin kamu güvenliği ve toplumsal bütünleşme ve ayrımcılığın önlenmesi gerekçeleriyle haklı olduğunu savundu.<br />
Sağlık, mesleki gerekçeler, sanat ve hava şartlarına bağlı gerekçelerin yanı sıra ibadethaneler, diplomatik temsilcilikler ve uçaklar için istisnalar öngörülüyor. Yasanın kasıtsız olarak ihlal edilmesi durumunda 150 ila 750 euro, kasıtlı bir şekilde ihlalinde ise 400 ila 3 bin euro arasında para cezası uygulanması öngörülüyor.</p>

<h2><strong>Sol partilerden İslamofobi eleştirisi</strong></h2>

<p>Kamusal alanlarda kimlik tespitini engelleyen yüz örtülerini hedef alan yasa, aşırı sağcı Chega partisi tarafından sunuldu ve 17 Temmuz'da iktidardaki sağ koalisyon ve aşırı sağ partilerin desteğiyle kabul edildi. Düzenlemeye karşı çıkan sol partiler, İslamofobi riskine dikkat çekerek, ortaya atılan güvenlik gerekçelerini temelsiz buldu.</p>

<p>Sosyalist Parti (PS), yeşil-sol eğilimli Livre ve Portekiz Komünist Partisi (PCP), düzenlemeye İslamofobiyi körükleyebileceği uyarısıyla karşı çıktı.</p>

<p>PS, yasa teklifinin gerekçesinde İslamofobinin açıkça görülebildiğini ifade ederek ve radikalleşen ortamda doğrudan hedef alınan topluluklar için riskler doğurduğuna işaret etti.</p>

<p>PCP ise teklifin "güvenlik meseleleriyle bir ilgisi olmadığını" ve tek amacının "farklı olanlara karşı nefret söylemini, şiddeti, ırkçılığı ve yabancı düşmanlığını körüklemek" olduğunu belirtti.<br />
Livre, sağ partileri "ikiyüzlülükle" ve tartışmayı "taraflı bir şekilde yürütmekle" suçladı. Parti, yasal düzenlemenin amacını aşırı sağın sık sık söylemlerinde kullandığı sözde "İslami istila" üzerinden Portekiz'de panik oluşturmak olduğunu savunmuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Siyaset</category>
      <guid>https://www.gucluanadolugazetesi.com/portekizde-kamusal-alanda-yuzu-orten-giysilere-yasak</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 11:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-21-114700.png" type="image/jpeg" length="25613"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sırbistan'da erken seçim tarihleri belli oldu]]></title>
      <link>https://www.gucluanadolugazetesi.com/sirbistanda-erken-secim-tarihleri-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gucluanadolugazetesi.com/sirbistanda-erken-secim-tarihleri-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić, erken parlamento seçimlerinin 18 veya 25 Ekim’de yapılacağını açıkladı. Kesin seçim tarihinin birkaç gün içinde belli olması bekleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, ülkede yakın zamanda yapılacağını açıkladığı erken parlamento seçimleri konusunda ilk kez tarih verdi. Sırbistan Radyo Televizyonu’nda katıldığı bir programda konuşan Vucic, "Mevcut duruma göre Sırbistan, 18 veya 25 Ekim’de sandık başında olacak. Hangi tarih olacağını birkaç gün içinde öğreneceğiz" dedi.</p>

<p>Parlamento seçimlerinde kurucularından olduğu Sırp İlerleme Partisi’nin (SNS) parlamentoda çoğunluğu elde etmek için mücadele edeceğini ve sonucun halkın iradesine bağlı olacağını söyleyen Vucic, "Demokratik seçimler bizim için hayati öneme sahip. Halkın kime güveneceği konusunda hiçbir sıkıntımız yok. Nihai ve en yüce hakem, halktır" dedi.</p>

<p>Vucic, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada seçimlerin çok yakında ilan edileceğini ve seçim kampanyasının 45 ila 60 gün süreceğini açıklamıştı.</p>

<h2><strong>"Parlamento seçimlerinin ardından cumhurbaşkanlığı seçimi yapılacak"</strong></h2>

<p>Cumhurbaşkanlığındaki ikinci döneminde görev süresi önümüzdeki yıl mayıs ayında dolacak olan Vucic, parlamento seçimlerinin ardından cumhurbaşkanlığı seçimi yapılacağını ve bunun için muhtemel tarihin ise aralık, ocak ya da şubat ayının başı olduğunu söylemişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Anayasa gereği üçüncü defa cumhurbaşkanlığına aday olamayacak olan Vucic, haziran ayı ortasında yaptığı bir açıklamada ise "yakında" istifa etmeyi planladığını ve başbakanlığa aday olmayı düşündüğünü söylemişti.</p>

<p>Vucic, 2024 yılında Novi Sad şehrindeki tren istasyonundaki beton sundurmanın çökmesi ve 16 kişinin hayatını kaybetmesi sonrasında siyasi kariyerinde büyük bir imtihanla karşı karşıya kalmıştı.<br />
Yakın zamanda yenilenen tren garında yaşanan trajik olay, yaklaşık iki yıl devam eden iktidar karşıtı protestolara neden olmuş ve Vucic, kendisini ve desteklediği hükümeti hedef alan istifa çağrılarının hedefi olmuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Siyaset</category>
      <guid>https://www.gucluanadolugazetesi.com/sirbistanda-erken-secim-tarihleri-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2026/08/a-w771481-01.jpg" type="image/jpeg" length="11939"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD Küba’ya yönelik yaptırım listesini genişletti]]></title>
      <link>https://www.gucluanadolugazetesi.com/abd-kubaya-yonelik-yaptirim-listesini-genisletti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gucluanadolugazetesi.com/abd-kubaya-yonelik-yaptirim-listesini-genisletti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Washington yönetimi, Küba hükümetini destekledikleri ve ABD’ye yönelik “kötü niyetli faaliyetlerde” bulundukları iddiasıyla 3 kişi ile 9 kuruluşu yaptırım listesine ekledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD, Küba hükümeti ve Havana’ya bağlı kişi ve kuruluşlara yönelik yaptırım listesini genişletmeye devam ediyor. ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Küba Halklarla Dostluk Enstitüsü (ICAP) yönetimi ve Küba'nın İnşaat Bakanlığı dahil olmak üzere ABD’ye yönelik "kötü niyetli faaliyetlerde" bulunduğu iddia edilen 3 kişi ve 9 kuruluş, yaptırım listesine eklendi. Yaptırım uygulanan kuruluşlar arasında Küba'nın metal ve madencilik sektörüyle bağlantılı şirketler de yer aldı.</p>

<p>ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ICAP'ın ABD'de eğitim ve kültürel değişim programları görünümü altında faaliyet gösteren ve "yıkıcı unsurları tespit etmeyi, örgütlemeyi ve radikalleştirmeyi" amaçlayan geniş bir ağın desteklenmesinde rol oynadığını öne sürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Washington'ın yeni yaptırımları, ABD Başkanı Donald Trump'ın Mayıs ayında Küba hükümeti yetkilileri, güvenlik güçleri ve bunları destekleyen kişi ve kuruluşlara yönelik yaptırımları genişleten başkanlık kararnamesini imzalamasının ardından geldi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Siyaset</category>
      <guid>https://www.gucluanadolugazetesi.com/abd-kubaya-yonelik-yaptirim-listesini-genisletti</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 10:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2025/01/5305281.jpeg" type="image/jpeg" length="50440"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Melanomda mRNA tedavisi Faz 3’te başarılı oldu]]></title>
      <link>https://www.gucluanadolugazetesi.com/melanomda-mrna-tedavisi-faz-3te-basarili-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gucluanadolugazetesi.com/melanomda-mrna-tedavisi-faz-3te-basarili-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Moderna ve Merck’in geliştirdiği intismeran autogene, yüksek riskli melanom hastalarında yürütülen Faz 3 çalışmasında hastalığın tekrarlaması ve uzak organlara yayılması açısından olumlu sonuç verdi. Tedaviye ilişkin ayrıntılı veriler henüz paylaşılmadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kanser tedavisinde mRNA teknolojisinin kullanımına yönelik önemli bir klinik gelişme yaşandı. Moderna ve Merck, kişiye özel olarak hazırlanan intismeran autogene adlı deneysel mRNA tedavisinin, yüksek riskli melanom hastalarında yürütülen Faz 3 çalışmasının ara analizinde hedeflerine ulaştığını açıkladı.</p>

<p>INTerpath-001 adlı çalışmaya, melanom tümörleri ameliyatla tamamen çıkarılmış, hastalığın tekrarlama riski yüksek 1.137 hasta katıldı. Hastalar evre IIB ile IV arasındaki melanom vakalarından oluştu.</p>

<p>Çalışmada bir gruba kişiye özel mRNA tedavisi ile kanser immünoterapisinde kullanılan Keytruda birlikte verildi. Diğer grup ise yalnızca Keytruda tedavisi aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ara sonuçlara göre mRNA tedavisinin eklendiği grupta, yalnızca Keytruda verilen gruba kıyasla kanserin yeniden ortaya çıkmadan geçirilen süre ve hastalığın uzak organlara yayılmadan geçirilen süre anlamlı biçimde iyileşti. Çalışmada yeni bir güvenlik sorunu da tespit edilmedi.</p>

<p><img alt="Ekran Resmi 2026 08 20 16.49.07" class="detail-photo img-fluid" height="492" src="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-20-164907.png" width="874" /></p>

<h2><strong>Her hasta için ayrı hazırlanıyor</strong></h2>

<p>Intismeran autogene, bulaşıcı hastalıklardan korunmak amacıyla kullanılan aşılardan farklı olarak kanser ortaya çıktıktan sonra uygulanan kişiselleştirilmiş bir tedavi.</p>

<p>Tedavinin hazırlanması için hastanın ameliyatla alınan tümöründeki genetik değişiklikler inceleniyor. Bu değişikliklere göre yalnızca o hastaya özgü bir mRNA formülü hazırlanıyor. Amaç, bağışıklık sisteminin kanser hücrelerini tanımasını ve onlara karşı daha güçlü bir yanıt vermesini sağlamak.</p>

<p>Bu nedenle aynı standart aşı tüm hastalara uygulanmıyor; tedavi her kişinin tümör özelliklerine göre ayrı ayrı üretiliyor.</p>

<h3><strong>Ayrıntılı sonuçlar henüz açıklanmadı</strong></h3>

<p>Şirketlerin duyurusu önemli bir klinik başarıya işaret etse de Faz 3 çalışmasının ayrıntılı sayısal sonuçları henüz kamuoyuyla paylaşılmadı. Tedavinin kanserin tekrarlama veya yayılma riskini tam olarak ne ölçüde azalttığı, kapsamlı verilerin açıklanmasıyla netleşecek.</p>

<p>Hastaların toplam yaşam süresine ilişkin sonuçlar da henüz bulunmuyor. Moderna ve Merck, ayrıntılı verileri uluslararası bir tıp toplantısında sunmayı ve düzenleyici kurumlarla görüşmeleri sürdürmeyi planlıyor.</p>

<p>Sonuç, kişiselleştirilmiş bir mRNA kanser tedavisinin geç aşama klinik çalışmada ilk kez olumlu sonuç vermesi açısından dikkat çekiyor. Benzer yöntemlerin akciğer, mesane ve böbrek kanserinin de aralarında bulunduğu farklı kanser türlerindeki etkisi araştırılıyor.</p>

<p>Duyurunun ardından Moderna hisseleri 19 Ağustos'taki işlemlerde sert yükselirken şirketin piyasa değeri de önemli ölçüde arttı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.gucluanadolugazetesi.com/melanomda-mrna-tedavisi-faz-3te-basarili-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 16:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-20-164858-1.png" type="image/jpeg" length="33559"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gazze’ye uluslararası güç iddiasına İsrail’den yalanlama]]></title>
      <link>https://www.gucluanadolugazetesi.com/gazzeye-uluslararasi-guc-iddiasina-israilden-yalanlama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gucluanadolugazetesi.com/gazzeye-uluslararasi-guc-iddiasina-israilden-yalanlama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail Başbakanlık Ofisi, Uluslararası İstikrar Gücü’nün Gazze’ye girişine siyasi onay verildiği yönündeki haberleri reddetti. Açıklamada, Hamas silahsızlandırılmadan yeniden yapılanma sürecine geçilmeyeceği belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail, Gazze Şeridi’nde güvenliği sağlaması planlanan Uluslararası İstikrar Gücü’nün bölgeye konuşlandırılmasına onay verildiği yönündeki haberleri yalanladı. İsrail Başbakanlık Ofisi, "Medya organlarında yer alan haberlerin aksine, siyasi makamlar uluslararası gücün Gazze Şeridi’ne girişini onaylamadı. İsrail, Hamas tamamen silahsızlandırılmadan Gazze Şeridi’nde herhangi bir yeniden yapılanma olmayacağını açıkça belirtti" açıklamasında bulundu.</p>

<p>Geçtiğimiz günlerde İsrail ordusu ile yabancı askeri yetkililerin Refah bölgesinde görülmesinin ardından İsrail basını, hükümetin Uluslararası İstikrar Gücü’nün bölgeye konuşlandırılmasına onay verdiği yönünde haberler yayımlamıştı.</p>

<h2><strong>Burundi ve Uganda’dan üst düzey askeri yetkililer Refah’ı ziyaret etti</strong></h2>

<p>İsrail basınına konuşan ve adı açıklanmayan İsrailli bir yetkili, söz konusu yabancı askerlerin Burundi ve Uganda’dan üst düzey askeri yetkililer olduğunu belirterek, ziyaretin İsrail ile Uluslararası İstikrar Gücü arasında yürütülen ön görüşmeler kapsamında "konuşlanma öncesi saha incelemesi" amacıyla gerçekleştirildiğini ifade etti.</p>

<p>Plana göre İsrail’in ilk etapta "dost ülkelerden" 200 askerin Gazze Şeridi’ne konuşlandırılmasına izin vermesi bekleniyor. İstikrar Gücü’nün, İsrail güçlerinin çekilmesinin ardından Gazze’de güvenliği sağlamak ve insani yardım çalışmalarına destek olmak üzere bölgeye konuşlandırılması planlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hamas, Gazze Barış Kurulu’nun temmuz ayında sunduğu silahsızlanma planını kabul etmiş olsa da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas tamamen silahsızlandırılana kadar İsrail güçlerinin Gazze Şeridi’nden çekilmeyeceğini açıklamıştı. Bu nedenle süreç durma noktasına geldi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Gündem, Siyaset</category>
      <guid>https://www.gucluanadolugazetesi.com/gazzeye-uluslararasi-guc-iddiasina-israilden-yalanlama</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 14:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2025/03/israilsaldiridvm.jpg" type="image/jpeg" length="31085"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fransa'da ötenazi yasalaştı]]></title>
      <link>https://www.gucluanadolugazetesi.com/fransada-otenazi-yasalasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gucluanadolugazetesi.com/fransada-otenazi-yasalasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa’da ağır ve tedavisi mümkün olmayan hastalığı bulunan yetişkinlere belirli koşullarda destekli ölüm hakkı tanıyan yasa, Anayasa Konseyi’nin onayının ardından Resmi Gazete’de yayımlandı. Düzenlemenin fiilen uygulanabilmesi için gerekli ikincil mevzuatın hazırlanması bekleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fransa’da uzun süredir tartışılan destekli ölüm düzenlemesi yasalaştı. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından 18 Ağustos’ta onaylanan 2026-794 sayılı “ölmeye yardım hakkına ilişkin yasa”, 19 Ağustos’ta Resmî Gazete’de yayımlandı. Böylece belirli şartları taşıyan yetişkinlerin ölümcül bir maddeye erişmesine olanak sağlayan yasal çerçeve oluşturuldu.</p>

<p>Fransa Anayasa Konseyi, parlamentoda 15 Temmuz’da nihai olarak kabul edilen yasayı 14 Ağustos’ta anayasaya uygun bulmuştu. Konsey, düzenlemenin hiçbir maddesini iptal etmezken koruma altındaki yetişkinler ile sağlık çalışanlarının ve bazı özel sağlık kuruluşlarının vicdani ret hakkına ilişkin üç yorum kaydı getirdi.</p>

<h2><strong>Beş koşul aranacak</strong></h2>

<p>Yasaya göre destekli ölüm hakkından yararlanmak isteyen kişinin 18 yaşını doldurmuş, Fransız vatandaşı ya da Fransa’da düzenli ve istikrarlı biçimde ikamet ediyor olması gerekiyor.</p>

<p>Başvuru sahibinin ayrıca yaşamını tehdit eden, ağır ve tedavisi mümkün olmayan bir hastalığının ileri veya terminal evresinde bulunması şartı aranacak. Hastalığa bağlı acının tedaviye dirençli olması ya da kişinin tedaviyi almamayı veya bırakmayı tercih etmesi halinde kendisi tarafından dayanılmaz olarak değerlendirilmesi gerekiyor. Yalnızca psikolojik acı ise destekli ölüm için yeterli kabul edilmeyecek.</p>

<p>Kişinin kararını özgür ve bilinçli biçimde ifade edebilmesi de yasanın öngördüğü temel koşullar arasında yer alıyor.</p>

<h3><strong>Kararı doktor verecek</strong></h3>

<p>Başvuru, aktif olarak görev yapan bir doktora yapılacak. Doktor, kişinin sağlık durumu, hastalığın seyri, mevcut tedaviler ve palyatif bakım seçenekleri hakkında bilgi vermekle yükümlü olacak. Kişiye talebinden her aşamada vazgeçebileceği de bildirilecek.</p>

<p>Doktor daha sonra başvuru şartlarının karşılanıp karşılanmadığını değerlendirmek üzere çok disiplinli bir süreç başlatacak. Bu değerlendirmeye, hastanın hastalığı konusunda uzman ancak tedavisinde yer almayan başka bir doktor ile bir sağlık çalışanı veya bakım görevlisinin de katılması gerekecek. Nihai karar ise bu değerlendirme sürecinin ardından başvuruyu alan doktor tarafından verilecek ve gerekçeli karar, başvurunun resmileştirilmesinden itibaren en geç 15 gün içinde hastaya bildirilecek.</p>

<p>Olumlu kararın ardından kişinin talebini yeniden teyit edebilmesi için en az iki günlük düşünme süresi öngörülüyor. İşlemin yapılacağı gün de doktor veya hemşire, kişinin kararının devam edip etmediğini yeniden kontrol edecek.</p>

<h3><strong>Ölümcül maddeyi kural olarak hasta uygulayacak</strong></h3>

<p>Yasaya göre ölümcül maddeyi kural olarak kişinin kendisi uygulayacak. Fiziksel durumu buna izin vermeyen hastalarda ise madde, hastanın talebi üzerine bir doktor veya hemşire tarafından uygulanabilecek.</p>

<p>İşlem hastanın evinde, bir yakınının evinde, sağlık kuruluşunda veya sağlık çalışanlarının görev yaptığı başka bir kurumda gerçekleştirilebilecek. Kişi işlem sırasında istediği yakınlarının yanında bulunmasını da talep edebilecek.</p>

<p>Sağlık çalışanlarına ise vicdani ret hakkı tanındı. Anayasa Konseyi bu hakkın, ölümcül maddenin hazırlanmasında görev alan eczacıları da kapsaması gerektiğine hükmetti. Konsey ayrıca belirli koşullarda özel sağlık ve sosyal bakım kuruluşlarının da işlemin kendi bünyelerinde gerçekleştirilmesine izin vermeyebileceğini belirtti.</p>

<h3><strong>Uygulamanın 2027’de başlaması bekleniyor</strong></h3>

<p>Yasanın yayımlanmasıyla hukuki düzenleme tamamlanmış olsa da destekli ölüm prosedürünün hemen başlaması beklenmiyor. Başvuru ve değerlendirme yöntemleri, kullanılacak ölümcül maddeler, sağlık çalışanlarının izleyeceği prosedürler ve denetim mekanizmasına ilişkin uygulama kararnamelerinin hazırlanması gerekiyor.</p>

<p>Fransa Sağlık Bakanlığı yetkilileri daha önce bu düzenlemelerin 2027 yılının başında tamamlanmasının hedeflendiğini bildirmişti. Yüksek Sağlık Otoritesi’nin de kullanılacak maddeler ve uygulama yöntemlerine ilişkin tavsiyelerini hazırlaması öngörülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fransa Ulusal Meclisi yasayı 15 Temmuz’da 291 kabul, 241 ret ve 29 çekimser oyla nihai olarak kabul etmişti. Düzenlemeyle Fransa, belirli şartlarda destekli ölüme yasal olanak tanıyan Avrupa ülkeleri arasına katılmış oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Çağlar Bülent Sansar</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Sağlık</category>
      <guid>https://www.gucluanadolugazetesi.com/fransada-otenazi-yasalasti</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 11:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-20-114548.png" type="image/jpeg" length="96351"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsrail'den Rajab ve Refah saldırıları için ceza soruşturması]]></title>
      <link>https://www.gucluanadolugazetesi.com/israilden-rajab-ve-refah-saldirilari-icin-ceza-sorusturmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gucluanadolugazetesi.com/israilden-rajab-ve-refah-saldirilari-icin-ceza-sorusturmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail ordusu, 5 yaşındaki Hind Rajab ile yakınlarının öldürülmesi ve Refah’ta 15 yardım çalışanının hayatını kaybettiği saldırılar hakkında askerî polis soruşturması başlatılmasına karar verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde geniş yankı uyandıran iki saldırıyla ilgili askerî polis tarafından ceza soruşturması yürütülmesine karar verdi. Soruşturmalar, 29 Ocak 2024'te 5 yaşındaki Filistinli Hind Rajab'ın altı yakını ve iki sağlık görevlisiyle birlikte öldürülmesi ile 23 Mart 2025'te Refah'ta 15 acil yardım ve insani yardım çalışanının öldürülmesini kapsıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İsrail ordusunun 19 Ağustos'ta açıkladığı karar, Genelkurmay bünyesindeki Olgu Tespit ve Değerlendirme Mekanizması'nın Gazze'deki yaklaşık 150 olayı incelemesinin ardından geldi. Askerî Başsavcılık, kamuoyunda öne çıkan beş dosyadan ikisinin askerî polis tarafından soruşturulmasına karar verirken üç dosyada ceza soruşturması açılmasına gerek görmedi.</p>

<h2><strong>Hind Rajab'ın bulunduğu araca ateş açıldığı kabul edildi</strong></h2>

<p>Hind Rajab, 29 Ocak 2024'te ailesiyle birlikte Gazze kentinden ayrılmaya çalışırken içinde bulunduğu aracın ateş altında kalmasının ardından saatlerce Filistin Kızılayı ile telefon bağlantısında kalmıştı. Araçtaki yakınlarının öldürülmesinin ardından hayatta kalan Hind, yardım görevlilerinden kendisini kurtarmalarını istemişti.</p>

<p>İsrail ordusu olayın ardından askerlerinin bölgede bulunduğunu reddetmişti. Son incelemede ise İsrail askerlerinin, kendi mevzilerine doğru yaklaşan aile aracına ateş açtığı kabul edildi. Ordu ayrıca Hind'i kurtarmak üzere bölgeye gönderilen Filistin Kızılayı ambulansına daha sonra bir mermi ateşlendiğini bildirdi. Ambulanstaki iki sağlık görevlisi de öldürüldü.</p>

<p>Filistin Kızılayı'nın Hind ve sağlık ekibiyle irtibatı kesilmiş, Hind'in, yakınlarının ve iki sağlık görevlisinin cenazelerine olaydan 12 gün sonra ulaşılmıştı. İsrail ordusu, Kızılay ambulansının hareketinin koordinasyonunda yaşandığı belirtilen aksaklıklar nedeniyle olayın askerî polis tarafından ceza soruşturmasına dönüştürüldüğünü açıkladı.</p>

<h3><strong>Refah'ta öldürülen 15 yardım çalışanı da soruşturulacak</strong></h3>

<p>İkinci soruşturma ise 23 Mart 2025'te Gazze'nin güneyindeki Refah'ın Tel Sultan bölgesinde yaşanan saldırıları kapsıyor. İsrail askerleri birkaç saat içinde ambulanslara, acil yardım araçlarına ve bir Birleşmiş Milletler aracına ateş açtı. Olaylarda Filistin Kızılayı'ndan sekiz sağlık çalışanı, Filistin Sivil Savunması'ndan altı görevli ve bir BM çalışanı olmak üzere 15 kişi öldürüldü.</p>

<p>İsrail ordusu saldırının ardından araçların far ve acil durum ışıkları kapalı halde "şüpheli biçimde" askerlere yaklaştığını ileri sürmüştü. Ancak öldürülen sağlık görevlilerinden birinin telefonundan elde edilen görüntülerde ambulans ve yardım araçlarının yavaş ilerlediği, acil durum ışıklarının açık olduğu ve araçların üzerindeki sağlık kuruluşu işaretlerinin görülebildiği ortaya çıktı. İsrail ordusu daha sonra ilk açıklamasından geri adım attı.</p>

<p>Öldürülen görevlilerin cenazeleri ve araçları daha sonra bölgede toprağa gömülü halde bulundu. İsrail ordusu son incelemesinde saldırı sırasında ateş açılma biçiminin "suç işlendiğine ilişkin makul şüphe" doğurduğunu belirterek dosyanın askerî polis soruşturmasına aktarılmasına karar verdi.</p>

<p>Soruşturmaların tamamlanmasının ardından askerî polis elde ettiği bulguları askerî savcılığa sunacak. Askerî Başsavcılık, soruşturmanın genişletilmesine, ilgili askerler hakkında dava açılmasına ya da kovuşturmaya yer olmadığına karar verebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Çağlar Bülent Sansar</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Gündem, Siyaset</category>
      <guid>https://www.gucluanadolugazetesi.com/israilden-rajab-ve-refah-saldirilari-icin-ceza-sorusturmasi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 11:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-20-112609.png" type="image/jpeg" length="48597"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD-Güney Kore tatbikatı Trump’ın talimatıyla kısaltıldı]]></title>
      <link>https://www.gucluanadolugazetesi.com/abd-guney-kore-tatbikati-trumpin-talimatiyla-kisaltildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gucluanadolugazetesi.com/abd-guney-kore-tatbikati-trumpin-talimatiyla-kisaltildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ile Güney Kore’nin ortak tatbikatı, Trump’ın küçültme talimatının ardından 21 Ağustos’ta sona erecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, Güney Kore ve ABD’nin 17-27 Ağustos tarihleri arasında bölgede gerçekleştireceği ortak Ulchi Özgürlük Kalkanı Tatbikatı’na değinerek ortak askeri tatbikatları önemli ölçüde azaltması talimatı verdiğini açıklamıştı. Güney Kore Savunma Bakanlığı, ABD ile yürütülen 2026 Ulchi Özgürlük Kalkanı Tatbikatı’nın "ABD tarafının önerisi" üzerine süre ve ölçeğinin değiştirildiğini açıkladı. Trump’ın, Kuzey Kore lideri Kim Jon-Un ile "çok iyi anlaştığını" gerekçe göstererek ortak tatbikatlsrın süresinin azaltılmasını istemesinin ardından alınan kararla tatbikatın planlandığı gibi 27 Ağustos'ta değil, 21 Ağustos'ta sona ereceği kaydedildi. Tatbikatların ortak saha eğitimlerinin kısmen küçültüleceği belirtilerek bu küçültmenin ayrıntılarının tartışılmakta olduğu bildirildi.</p>

<p>Güney Kore Dışişleri Bakanı Cho Hyun, Güney Koreli ve ABD'li yetkililerin Trump'ın planlarından önceden haberdar olmadığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Trump, ABD’ye İran konusunda "hayır" diyen Güney Kore’yi eleştirmişti</strong></h2>

<p>Trump, hafta sonu Truth Social’da yaptığı paylaşımda, "Bu tatbikatlar sadece maliyetli olmakla kalmıyor, bu maliyetlerin büyük bir kısmı (her zamanki gibi!) ABD tarafından karşılanıyor. Aynı zamanda tamamen uygunsuz ve düşmanca bir mesaj da veriyor. Konuyla pek ilgisi olmasa da kısa süre önce Güney Kore Devlet Başkanı’ndan İran’ın nükleer silahsızlandırılması konusunda bize katılmak isteyip istemediklerini sordum ve onlar da ‘Hayır, teşekkürler!’ dediler." İfadelerini kullanmıştı. Pazartesi günü ise Oval Ofis’te gazetecilere açıklama yapan Trump, kararını Güney Kore’nin İran konusunda ABD’ye yardım etmeyi reddetmesiyle ilişkilendirmişti. Trump, "Orada, komşunuz Kim Jong-Un’dan sizi korumak için 39 bin askerimiz var, ama siz İran’daki çok kolay bir askeri operasyonda bize yardım etmeyeceksiniz. Bu tuhaf" ifadelerini kullanmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Siyaset</category>
      <guid>https://www.gucluanadolugazetesi.com/abd-guney-kore-tatbikati-trumpin-talimatiyla-kisaltildi</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 16:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2025/02/3109538.jpeg" type="image/jpeg" length="10881"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Netanyahu’nun seçim afişinde Erdoğan detayı]]></title>
      <link>https://www.gucluanadolugazetesi.com/netanyahunun-secim-afisinde-erdogan-detayi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gucluanadolugazetesi.com/netanyahunun-secim-afisinde-erdogan-detayi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail’de 27 Ekim’de yapılacak seçimler öncesinde Likud Partisi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın fotoğrafını Netanyahu karşıtı isimlerle birlikte kampanya afişine taşıdı. Afişte “Netanyahu’nun kaybetmesini istiyorlar” mesajı kullanıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail’de 27 Ekim’de yapılacak genel seçimler öncesinde siyasi partilerin kampanyaları hız kazanırken, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun liderliğindeki Likud Partisi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın fotoğrafının da bulunduğu bir seçim afişini kamuoyuna sundu.</p>

<p>Tel Aviv’deki Ayalon Otoyolu yakınında yer alan afişte Cumhurbaşkanı Erdoğan ile birlikte İran’ın dini lideri Mücteba Hamaney, New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani ve Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım’ın fotoğrafları yan yana kullanıldı. Afişin üzerinde İbranice olarak “Netanyahu’nun kaybetmesini istiyorlar” ve “Kazanmalarına izin vermeyin” ifadelerine yer verildi. Afişin alt bölümünde ise Likud Partisi’nin logosu bulunuyor.</p>

<p>Netanyahu da 16 Ağustos’ta söz konusu afişin görüntüsünü sosyal medya hesabından paylaşarak kampanyaya destek verdi. İsrail basınına göre Netanyahu paylaşımına, afişte kullanılan mesajla aynı doğrultuda “Kazanmalarına izin vermeyin” ifadesini ekledi.</p>

<h2><strong>Mamdani’nin sözleri de kampanyaya taşındı</strong></h2>

<p>Likud’un seçim kampanyasında özellikle New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani’nin Netanyahu’ya yönelik açıklamaları da kullanıldı. Netanyahu’nun paylaştığı ayrı bir videoda Mamdani’nin İsrail Başbakanı’nı “savaş suçlusu” olarak nitelendirdiği açıklamasından bir bölüm yer aldı. Mamdani daha önce Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Netanyahu hakkındaki yakalama kararına atıfta bulunarak İsrail Başbakanı’nın Lahey’de yargılanması gerektiğini savunmuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mamdani ile Netanyahu arasındaki siyasi gerilim son aylarda artarken, Netanyahu New York Belediye Başkanı’nı “nefret körüklemekle” suçlamıştı. Mamdani ise İsrail’in Gazze’de yürüttüğü politikalara yönelik eleştirilerini sürdürmüştü.</p>

<h3><strong>Muhalefetten Likud afişine karşı kampanya</strong></h3>

<p>Likud’un afişi İsrail’de muhalefet partilerinin de tepkisini çekti. Eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot’un liderliğindeki Yashar Partisi, afişin değiştirilmiş bir versiyonunu yayımlayarak “Netanyahu’nun kazanmasına izin vermeyin” mesajını kullandı.</p>

<p>Milletvekili Naama Lazimi ise afişteki dört ismin yerine Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile Netanyahu’nun eski danışmanları Yonatan Urich, Eli Feldstein ve Srulik Einhorn’un fotoğraflarını yerleştirdi. Lazimi’nin paylaşımı, Netanyahu’nun yakın çevresindeki isimlerle bağlantılı “Qatargate” soruşturmasına gönderme yaptı.</p>

<h3><strong>İsrail’de seçim 27 Ekim’de</strong></h3>

<p>İsrail Merkezi Seçim Komitesi’nin takvimine göre 26’ncı Knesset seçimleri 27 Ekim 2026 Salı günü yapılacak. Seçim, 7 Ekim 2023’teki Hamas saldırılarının ardından İsrail’de gerçekleştirilecek ilk genel seçim olacak.</p>

<p>Seçim öncesinde Likud’da milletvekili aday listesinin belirlenmesi için 17 Ağustos’ta parti içi ön seçim yapıldı. Reuters’ın aktardığı kamuoyu araştırmaları, Netanyahu’nun partisinin 2022 seçimlerine kıyasla destek kaybettiğine işaret ederken, seçmenlerin yaklaşık beşte birinin henüz kararını vermediğini gösteriyor.</p>

<p>Likud’un Erdoğan, Hamaney, Mamdani ve Kasım’ın fotoğraflarını aynı afişte kullandığı kampanya da partinin seçim öncesinde güvenlik ve dış politika başlıklarını seçmen mobilizasyonunun merkezine taşıdığını gösteren son kampanya hamlelerinden biri oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Gündem, Siyaset</category>
      <guid>https://www.gucluanadolugazetesi.com/netanyahunun-secim-afisinde-erdogan-detayi</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 12:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2026/08/unnamed-9.png" type="image/jpeg" length="79750"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kushner: Hamas 60 ila 90 gün içinde silah bırakabilir]]></title>
      <link>https://www.gucluanadolugazetesi.com/kushner-hamas-60-ila-90-gun-icinde-silah-birakabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gucluanadolugazetesi.com/kushner-hamas-60-ila-90-gun-icinde-silah-birakabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Jared Kushner, Gazze planında 30 gün içinde ilerleme görülebileceğini belirterek Hamas’ın 60 ila 90 gün içinde silahlarını teslim edip tünellerini kapatmasının “hayal edilemeyecek bir başarı” olacağını söyledi. Kushner, ABD ile İran arasındaki görüşmelerin de yoğun biçimde sürdüğünü açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı Jared Kushner, İsrail'in başkenti Tel Aviv'de Başbakan Binyamin Netanyahu ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından ABD basınına değerlendirmelerde bulundu. Kushner, Fox News'e verdiği röportajda İsrail'in sürece ilişkin endişelerini dile getirmesinin ardından heyetinin Gazze Şeridi'ndeki barış planının ikinci aşamasına ilişkin ortaya çıkan bazı yanlış anlaşılmaları ve dezenformasyonu açıklığa kavuşturduğunu söyledi. Kushner, "Hamas gelecek 60 ila 90 gün içinde gönüllü olarak silahlarını teslim eder ve tünellerini kapatırsa, bu neredeyse hayal edilemeyecek bir başarı olur. 30 gün gibi kısa bir süre içinde ilerleme kaydedildiğini görebiliriz" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Hamas silahsızlana kadar Gazze'nin yeniden inşasına izin verilmeyecek"</strong></h2>

<p>ABD'li temsilci, Hamas silahsızlana kadar Gazze'nin yeniden inşa edilmesine izin verilmeyeceğini söyleyerek, Barış Kurulu'nun herhangi bir tehdit durumunda İsrail'in "kendini savunma hakkını" kısıtlamayacağını söyledi. Kushner, ayrıca Hamas'a yönelik tehditte bulunarak, Hamas'ın taahhütlerini şimdi yerine getirmemesi durumunda İsrail'in ABD ve diğer ülkelerden "işi tamamlamak için" çok daha kapsamlı destek alacağını ifade etti.</p>

<h3><strong>"(Hamas ile) Çok samimi bir görüşme gerçekleştirdik"</strong></h3>

<p>Dün Mısır'ın başkenti Kahire'de Hamas Siyasi Büro Başkanı Halil el-Hayya liderliğindeki Hamas heyeti ile gerçekleştirdiği görüşmeye de değinen Kushner, sürecin sözlerle değil, atılacak adımlarla ve gerçekleştirilecek eylemlerle değerlendirileceğini söyledi. Kushner, Hamas'a güvenmelerinin zor olacağını savunarak, "Ancak, çok samimi bir görüşme gerçekleştirdik ve doğru olan her şeyi söylediler. Bu nedenle kendilerine adım atma fırsatı vereceğiz. Bunun eylemlere ve atılacak adımlara dayanması gerekecek. Umarım söyledikleri gerçek olur" diye konuştu.</p>

<h3><strong>"ABD ile İran arasındaki görüşmeler her zamankinden daha yoğun"</strong></h3>

<p>ABD'li temsilci ayrıca, İran ile müzakere sürecine ilişkin de değerlendirmede bulundu. Kushner ABD ile İran hükümetinin farklı unsurları arasındaki görüşmelerin muhtemelen her zamankinden daha yoğun olduğunu ancak tarafların henüz bir anlaşmaya varamadığını söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Gündem, Siyaset</category>
      <guid>https://www.gucluanadolugazetesi.com/kushner-hamas-60-ila-90-gun-icinde-silah-birakabilir</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 11:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-18-114926.png" type="image/jpeg" length="90764"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cambridge profesörü Arday’ın ölümü tartışma yarattı]]></title>
      <link>https://www.gucluanadolugazetesi.com/cambridge-profesoru-ardayin-olumu-tartisma-yaratti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gucluanadolugazetesi.com/cambridge-profesoru-ardayin-olumu-tartisma-yaratti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hakkındaki intihal iddialarının ardından görevinden istifa eden Jason Arday, 41 yaşında hayatını kaybetti. Ailesi, akademisyenin son dönemde yoğun bir linç kampanyasının hedefi olduğunu açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere'deki Cambridge Üniversitesinde sosyoloji profesörü olan 14 yaşındaki Jason Arday, intihalle suçlanmasının ardından görevinden 5 Ağustos'ta istifa ettikten dün Londra'nın güneyindeki Battersea'deki bir evde ölü bulundu. Londra Metropolitan Polisinden yapılan açıklamada, "Şu an itibariyle ölümü beklenmedik bir durum olarak değerlendiriliyor, ancak şüpheli bir durum olduğuna inanılmıyor" ifadeleri kullanıldı. Arday'in ölümünün ardından yayınlanan bir açıklamada, ailesi akademisyeni hedef alan "taciz kampanyasını" eleştirdi. Yayıncılık şirketi Simon&amp;Schuster tarafından yayınlanan açıklamada, "Bilgi kirliliği, nazik bir insan olan ve her zaman herkeste en iyiyi görmek isteyen Jason için dayanılmaz hale geldi. Bu muhteşem babayı, eşi, kardeşi, amcayı ve evladı kaybettiğimiz için şoktayız" denildi.</p>

<h2><strong>Cambridge Üniversitesinin en genç siyahi profesörüydü</strong></h2>

<p>Arday, 2023'te 37 yaşında atandığında okul tarihindeki en genç siyahi profesör olmuştu. Yakın zamanda intihal ile suçlanan Arday, Cambridge Üniversitesi Jesus College'daki profesörlük ve öğretim üyeliğinden 5 Ağustos'ta istifa etmişti. Arday, kendisine yönelik incelemelerin "kişisel bedelinin çok büyük" hale geldiğini belirterek, "Eleştiri akademik yaşamın kaçınılmaz bir parçası olsa da yaşadıklarım bilimsel görüş ayrılığının çok ötesine geçti. Sürekli tekrarlanan suçlamalar, spekülasyonlar ve kamuoyu yorumları hem beni hem de sevdiklerimi derinden yıprattı" ifadelerini kullanmıştı. Arday istifasının, "kendisi etrafında oluşan iddiları kabul etmek olarak yanlış anlaşılmaması gerektiğini" vurgulamıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>İddialar</strong></h3>

<p>İntihal iddiları ilk olarak 2024'te Cambridge'deki görevinden kovulan akademisyen Nathan Cofnas'ın profesör Arday'in çalışmalarında çok sayıda intihal örneği bulduğunu söylemesinin ardından patlak vermişti. Temmuz ayında Londra Times gazetesi de Arday'in 2015 tarihli doktora tezinin analizini yayınlayarak başka bir araştırmacı tarafından yazılan daha önceki bir makaleyle "aynı veya neredeyse aynı" olan kısımlara dikkat çekmişti.</p>

<p>Arday, erken dönem akademik çalışmalarındaki bazı hataların otizminden kaynaklandığını, bilgiyi anlamlandırmak için taklit yöntemine başvurduğunu söylemişti. Benzer bir incelemenin diğer akademisyenlerin çalışmalarında da benzer hataları ortaya çıkaracağını belirten Arday, "Burada akademi dünyasından bahsediyoruz. Ben kimseyi öldürmedim. Bana yapılan zulüm ve beni bir yalancı olarak göstermeleri tamamen kabul edilemez" demişti.</p>

<p>Destekçileri ise Arday'e yönelik incelemelerin ırkçılıkla bağlantılı olduğunu savunuyor.<br />
Arday'in "Büyük ve Talihsiz Şeyler" adlı anı kitabı bu hafta başında ABD'de yayınlanmıştı. Kitap, 3 yaşında otizm ve gelişimsel gecikme teşhisi konulmasından 11 yaşında konuşmaya başlamasına ve 18 yaşında okuma yazma öğrenmesine kadar olan çocukluğunu anlatıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Eğitim, Gündem</category>
      <guid>https://www.gucluanadolugazetesi.com/cambridge-profesoru-ardayin-olumu-tartisma-yaratti</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 15:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-17-153043.png" type="image/jpeg" length="64839"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İngiltere Başbakanı sahte Beyaz Saray yetkilisinin hedefi oldu]]></title>
      <link>https://www.gucluanadolugazetesi.com/ingiltere-basbakani-sahte-beyaz-saray-yetkilisinin-hedefi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gucluanadolugazetesi.com/ingiltere-basbakani-sahte-beyaz-saray-yetkilisinin-hedefi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere Başbakanı Andy Burnham’ın, kendisini Beyaz Saray Genel Sekreteri Susie Wiles olarak tanıtan bir kişiyle mesajlaştığı ortaya çıktı. Temasın sahte olduğunun anlaşılması üzerine konu ilgili makamlara bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere’de eski Başbakan Keir Starmer’ın istifasının ardından geçtiğimiz ay göreve gelen yeni Başbakan Andy Burnham, kendisini Beyaz Saray Genel Sekreteri Susie Wiles olarak tanıtan biriyle yazıştığı ortaya çıktı. Başbakanlık Ofisi, konuyu bir "ulusal güvenlik meselesi" olarak nitelendirerek yorum yapmayı reddetti.<br />
Burnham ile Beyaz Saray Genel Sekreteri Susie Wiles olduğunu iddia eden kişi arasındaki irtibat, İngiliz yetkililer bağlantının sahte olduğundan şüphelenmeye başlayana kadar devam etti. Konu, olay hakkında bilgi sahibi olan dört yetkili tarafından medyaya doğrulandı. Medyaya yansıyan haberlere göre yetkililer, İngiliz lider ile sahte bağlantı arasında sadece "birkaç mesaj alışverişi" yapıldığını söyledi.<br />
Bir hükümet sözcüsü ise "Ulusal güvenlik meseleleri konusunda yorum yapmıyoruz" diyerek konuya ilişkin açıklama yapmayı reddetti.</p>

<h2><strong>İngiltere’nin Washington Büyükelçiliği Beyaz Saray’ı bilgilendirdi</strong></h2>

<p>Burnham ile kendisini Beyaz Saray Genel Sekreteri olarak tanıtan kişi arasındaki irtibatın yazılı mesajlarla sınırlı kaldığı ve ikili arasında herhangi bir sözlü görüşme yapılmadığı öğrenildi. Kaynaklar, sahte bağlantıyla herhangi bir önemli mesaj paylaşılmadığını ve mesajların şüpheli olduğunun anlaşılması üzerine "hızla ilgili makamlara bildirildiğini" söyledi.</p>

<p>Politico’nun haberine göre olayın ulusal güvenliği ilgilendirmesi nedeniyle isimlerinin açıklanmasını istemeyen iki yetkili, İngiltere’nin olay nedeniyle endişe yaşadığını ve duruma ilişkin olarak İngiltere’nin Washington Büyükelçiliği’nin Beyaz Saray’ı bilgilendirdiğini açıkladı.</p>

<p>FBI, daha önce Beyaz Saray Genel Sekreteri Wiles’ın telefonunun geçtiğimiz yıl mayıs ayında hack’lenmesine ilişkin bir soruşturma yürütmüştü. O dönemde Wiles, kendisini taklit eden bir veya birden fazla kişinin, rehberindeki bağlantılarla iletişim kurduğunun ve üst düzey ABD’li yetkililere mesaj gönderdiğinin ortaya çıkmasının ardından telefonunun hack’lendiğini açıklamıştı.</p>

<p>Daha önce çok sayıda Amerikalı senatör, vali ve şirket yöneticisi, kendisini Beyaz Saray Genel Sekreteri olarak tanıtan bir kişiden mesaj ve telefon aldıklarını açıklamıştı.</p>

<p>Burnham ile kendisini Beyaz Saray Genel Sekreteri Wiles olarak tanıtan kişi arasındaki yazışmaların içeriği ve bunların ne zaman yapıldığı henüz bilinmiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Burnham, 20 Temmuz’da İngiltere Başbakanı olmuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Siyaset</category>
      <guid>https://www.gucluanadolugazetesi.com/ingiltere-basbakani-sahte-beyaz-saray-yetkilisinin-hedefi-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 15:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-17-151743.png" type="image/jpeg" length="83733"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İran, Katar’daki 3 pilot için Kızılhaç’tan girişim istedi]]></title>
      <link>https://www.gucluanadolugazetesi.com/iran-katardaki-3-pilot-icin-kizilhactan-girisim-istedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gucluanadolugazetesi.com/iran-katardaki-3-pilot-icin-kizilhactan-girisim-istedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Genelkurmay Başkanlığı, 2 Mart’ta düşen iki savaş uçağından sağ kurtulan üç İranlı pilotun Katar güçleri tarafından esir alındığını savundu. Tahran yönetimi, Uluslararası Kızılhaç Komitesi’nden pilotların durumunu incelemesini ve serbest bırakılmaları için girişimde bulunmasını talep etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran Silahlı Kuvvetler Genelkurmay Başkanlığı Kayıp Arama Komitesi Komutanı Tuğgeneral Muhammed Bakırzade, Uluslararası Kızılhaç Komitesi Başkanı Mirjana Spoljaric Egger'e mektup gönderdi. Bakırzade mektupta, 28 Şubat'ta Basra Körfezi’nin güney kıyısındaki Arap ülkelerinde konuşlandırılmış hava üslerinden gerçekleştirilen saldırıya karşı İran Hava Kuvvetlerinin ülkenin toprak bütünlüğünün savunulması ilkesi doğrultusunda karşılık verdiği, bu kapsamda 2 Mart'ta iki Su-24 savaş uçağının Katar’da bulunan ABD'ye ait askeri üsse yönelik bir savaş görevi gerçekleştirmek üzere harekete geçtiği ifade edildi. Bakırzade görevlerini başarıyla yerine getiren pilotların dönüş sırasında düşman hava savunma sisteminin saldırısına uğradığını ve uçaktan paraşütle atlamak zorunda kaldıklarını belirtti. Bakırzade 4 İranlı pilottan Mecid Kazemi'nin hayatını kaybettiğini, diğer 3 pilot Cevad Salihi, Abdülmecid Şefiyan ve İmran Behruşiyan'ın Katar güçleri tarafından sağ olarak esir alındığı vurgulandı. Bakırzade, "Maalesef Katar hükümeti aradan 6 ay geçmesine rağmen Cenevre Sözleşmeleri de dahil olmak üzere tüm uluslararası hukuk ve düzenlemelere aykırı biçimde savaş esirlerinin haklarına riayet edilmesi yönündeki yükümlülükleri göz ardı etmiş ve bu esirlerin temel haklarını ihlal etmiştir. Gerçekleştirilen tüm diplomatik girişimlere ve takip çalışmalarına rağmen esirlerin aileleriyle ve bu konuyu takip eden yetkililerle görüşmelerine veya iletişim kurmalarına izin verilmemiştir. Bu durum, savaş suçlarına ilişkin hükümler kapsamında dikkate alınması ve incelenmesi gereken bir husustur" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakırzade, Uluslararası Kızılhaç Komitesi’nden insani görev ve iki taraf arasındaki iş birliği çerçevesinde mümkün olan en kısa sürede Katar’daki İranlı pilotlarla görüşerek durumlarını incelemesini ve sağlık durumları hakkında İran'a bilgi vermesini talep etti. Bakırzade ayrıca pilotların bir an önce özgürlüklerine kavuşmaları için gerekli şartların sağlanması konusunda girişimde bulunulmasını istedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Siyaset</category>
      <guid>https://www.gucluanadolugazetesi.com/iran-katardaki-3-pilot-icin-kizilhactan-girisim-istedi</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 09:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2026/07/3166693.jpg" type="image/jpeg" length="94887"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Japonya'daki selde bilanço ağırlaşıyor: 9 ölü, 1 kayıp]]></title>
      <link>https://www.gucluanadolugazetesi.com/japonyadaki-selde-bilanco-agirlasiyor-9-olu-1-kayip</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gucluanadolugazetesi.com/japonyadaki-selde-bilanco-agirlasiyor-9-olu-1-kayip" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[aponya'nın Chiba eyaletinde etkili olan şiddetli yağışların yol açtığı sel felaketinde can kaybı 9'a yükseldi. Bir kişinin kayıp olduğu belirtilirken, çok sayıda ev ve araç sular altında kaldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Japonya'nın doğusunda 13 Ağustos gecesinden itibaren etkili olan şiddetli yağışlar, Chiba eyaletinde sel baskınlarına neden oldu. Eyalet yönetiminden yapılan açıklamaya göre, sel nedeniyle 9 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi ise kayıp olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Farklı bölgelerde bin 87 bina ile yaklaşık bin 200 araç sular altında kaldı. Ayrıca 23 binanın tamamen yıkıldığı, 49 binanın ise kısmen hasar gördüğü bildirildi.</p>

<h3><strong>12 saatte 348 milimetre yağış</strong></h3>

<p>Japonya Meteoroloji Ajansı (JMA), Chiba'da 12 saat içerisinde 348 milimetre yağış ölçüldüğünü açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Chiba Valisi Toshihito Kumagai ise söz konusu yağış miktarının eyaletin ağustos ayındaki ortalama yağışının yaklaşık üç katına denk geldiğini belirtti.</p>

<p>Bölgede yağışların neden olduğu hasarın giderilmesi ve kayıp kişinin bulunması için çalışmalar sürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.gucluanadolugazetesi.com/japonyadaki-selde-bilanco-agirlasiyor-9-olu-1-kayip</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 12:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gucluanadolugazetesi.com/vendor/te/assets/images/placeholder.png" type="image/jpeg" length="34480"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kongo'da Ebola salgını 6 eyalete yayıldı]]></title>
      <link>https://www.gucluanadolugazetesi.com/kongoda-ebola-salgini-6-eyalete-yayildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gucluanadolugazetesi.com/kongoda-ebola-salgini-6-eyalete-yayildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde hızla yayılan Ebola salgınında vaka sayısı 4 bin 700'ü, hayatını kaybedenlerin sayısı ise 2 bin 200'ü aştı. Salgının altıncı eyalete ulaşması ve vakaların Güney Sudan sınırına yaklaşık 35 kilometre kadar yaklaşması, virüsün bölgesel yayılımına ilişkin endişeleri artırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde mayıs ayında ilan edilen Ebola salgını büyümeye devam ediyor. Ülkenin doğusunda başlayan salgın, Bas-Uele eyaletinde bir kişinin hayatını kaybetmesiyle altıncı eyalete yayıldı.</p>

<p>Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (Afrika CDC) Genel Direktörü Jean Kaseya, daha önce salgından etkilenmeyen Bas-Uele'nin merkezi Buta'da Ebola kaynaklı bir ölüm kaydedildiğini açıkladı. Hayatını kaybeden kişinin, salgının görüldüğü Haut-Uele eyaletindeki Isiro kentinden Buta'ya seyahat ettiği belirlendi.</p>

<p>Son hükümet verilerine göre salgında 4 bin 700'den fazla vaka tespit edilirken 2 bin 200'ü aşkın kişi yaşamını yitirdi. Vakaların yaklaşık yüzde 90'ı, ölümlerin ise yüzde 80'i salgının merkezi konumundaki Ituri eyaletinde bulunuyor.</p>

<p>Salgın böylece Ituri, Kuzey Kivu, Güney Kivu, Haut-Uele, Tshopo ve son olarak Bas-Uele olmak üzere ülkenin 26 eyaletinden altısına ulaşmış oldu. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), mevcut salgının vaka sayısı bakımından Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde bugüne kadar kaydedilen en büyük Ebola salgını olduğunu daha temmuz sonunda açıklamıştı.</p>

<h2><strong>Ülke tarihindeki en ölümcül salgına yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Kongo'da 2018-2020 yılları arasında yaşanan ve ülke tarihinin en ölümcül Ebola salgını olarak kayıtlara geçen dalgada 3 bin 481 vaka görülmüş, 2 bin 299 kişi hayatını kaybetmişti. Mevcut salgında ölüm sayısının 2 bin 200'ü aşmasıyla bu eşik de kısa sürede aşılabilecek seviyeye geldi.</p>

<p>Afrika CDC'ye göre mevcut salgının yayılma hızı da önceki büyük salgınlardan belirgin biçimde yüksek. Salgının ilan edilmesini izleyen ilk üç aylık dönem karşılaştırıldığında, 2014'te Batı Afrika'da başlayan ve tarihin en büyük Ebola salgınına dönüşen dalganın aynı dönemine göre yaklaşık yedi kat daha fazla vaka ve beş kat daha fazla ölüm kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>DSÖ'ye göre salgının kaynağı, nadir görülen Bundibugyo Ebola virüsü. Bu türe karşı halen onaylanmış özel bir aşı ya da tedavi bulunmuyor. Olası tedaviler ve Bundibugyo virüsüne yönelik aşı adayları için klinik çalışmalar ise devam ediyor.</p>

<h3><strong>Vakalar Güney Sudan sınırına 35 kilometre uzaklıkta</strong></h3>

<p>Salgının coğrafi olarak genişlemesi komşu ülkeler açısından da alarm seviyesini yükseltti. İnsani yardım kuruluşu Mercy Corps, doğrulanmış vakaların Güney Sudan sınırına yaklaşık 35 kilometre mesafedeki önemli ulaşım güzergâhlarında görülmeye başladığını bildirdi. Güney Sudan'da şu ana kadar doğrulanmış vaka bulunmuyor.</p>

<p>Uganda'da ise salgının ilk döneminde 20 doğrulanmış vaka ve iki ölüm kaydedilmişti. Uganda Sağlık Bakanlığı, 42 gün boyunca yeni yerel bulaş görülmemesinin ardından 28 Temmuz'da ülkedeki salgının sona erdiğini açıkladı. DSÖ buna rağmen Kongo'daki devam eden bulaş nedeniyle Uganda için yeniden virüs girişinin risk oluşturduğunu belirtiyor.</p>

<h3><strong>Çatışmalar ve sağlık sistemindeki sorunlar mücadeleyi güçleştiriyor</strong></h3>

<p>Salgınla mücadelede en büyük sorunlardan birini doğu Kongo'daki güvenlik krizi oluşturuyor. Silahlı grupların faaliyetleri, çatışmalar nedeniyle yaşanan kitlesel yer değiştirmeler, yetersiz yollar ve sağlık altyapısındaki eksiklikler temaslıların takip edilmesini zorlaştırıyor. Bazı sağlık çalışanlarının ücretlerini alamadıkları gerekçesiyle iş bırakması da Ebola tedavi merkezlerinin çalışmalarını aksatıyor.</p>

<p>Sağlık yetkililerine göre yeni vakaların yüzde 60 ila 70'i önceden takip altında bulunan temaslıların dışındaki kişilerde tespit ediliyor. Bu durum, virüsün bulaş zincirlerinin sağlık ekipleri tarafından yeterince erken belirlenemediğine işaret ediyor. DSÖ Afrika Bölge Direktörü Mohamed Yakub Janabi de salgının mevcut hızına ilişkin sağlık ekiplerinin virüsün gerisinde kaldığını belirtmişti.</p>

<p>Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde ilk Ebola virüsü 1976'da tespit edilmişti. Mayıs 2026'da ilan edilen mevcut salgın, ülkede kayıtlara geçen <strong>17'nci Ebola salgını</strong> olma özelliğini taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.gucluanadolugazetesi.com/kongoda-ebola-salgini-6-eyalete-yayildi</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 14:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2026/06/dunya-kupasi-nedeniyle-ebola-alarmi.webp" type="image/jpeg" length="28444"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gazze planı için yeni diplomasi turu]]></title>
      <link>https://www.gucluanadolugazetesi.com/gazze-plani-icin-yeni-diplomasi-turu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gucluanadolugazetesi.com/gazze-plani-icin-yeni-diplomasi-turu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD destekli Gazze planını ilerletmek üzere Jared Kushner, Tony Blair ve Nikolay Mladenov’un 16 Ağustos’ta İsrail’e, ardından Kahire’ye gitmesi planlanıyor. Görüşmelerde silahsızlanma ve İsrail’in çekilme takvimi öne çıkacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD yönetimi, Gazze Şeridi'nde ateşkesin kalıcı hale getirilmesi ve Başkan Donald Trump'ın planının bir sonraki adımlarının uygulanması amacıyla yeni bir diplomasi trafiğine hazırlanıyor.</p>

<p>[related-posts id="344328" color="bg-success"][/related-posts]</p>

<p>Trump'ın damadı, Gazze müzakerelerindeki temsilcilerinden ve Barış Kurulu Yürütme Kurulu üyesi Jared Kushner'ın, eski İngiltere Başbakanı ve kurul üyesi Tony Blair ile Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov'la birlikte 16 Ağustos Pazar günü İsrail'e gitmesi planlanıyor. Heyetin İsrail'deki görüşmelerinin ardından Mısır'ın başkenti Kahire'ye geçeceği bildirildi.</p>

<p>Associated Press'e konuşan Barış Kurulu yetkilisi, temasların Trump yönetimi ile kurulun, Hamas'ın yönetimden çekildiği ve silahsızlandırılmış bir Gazze oluşturulmasına yönelik planı sürdürme kararlılığını göstereceğini belirtti. Reuters'a konuşan konuya yakın bir kaynak da Kushner'ın İsrail ziyaretindeki amacın, Trump'ın 2025'in sonlarında açıkladığı 20 maddelik Gazze planının uygulanmasını ilerletecek bir yol bulmak olduğunu aktardı.</p>

<p>Heyetin İsrail'de Başbakan Binyamin Netanyahu ve diğer üst düzey yetkililerle görüşmesi bekleniyor. Kushner ve beraberindeki isimlerin daha sonra Kahire'de Mısır, Katar ve Türkiye'den arabulucularla temaslarda bulunması planlanıyor.</p>

<h2><strong>Silahsızlanma ile çekilmenin sıralaması anlaşmazlık konusu</strong></h2>

<p>Trump yönetimi, Gazze planının ikinci aşamasını ocak ayında Filistinli teknokratlardan oluşan Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi'nin kurulmasıyla başlatmıştı. İkinci aşamanın başlıca başlıkları arasında Hamas ve diğer silahlı grupların silahsızlandırılması, İsrail askerlerinin Gazze'den çekilmesi, güvenliğin yeni Filistin polis gücü ve Uluslararası İstikrar Gücü tarafından sağlanması ile Gazze'nin sivil yönetiminin teknokrat komiteye devredilmesi bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Süreci ilerletmek amacıyla Barış Kurulu tarafından hazırlanan 15 maddelik yeni yol haritası temmuz sonunda gündeme geldi. Plana göre Hamas ve diğer silahlı grupların silah bırakması ile İsrail'in Gazze'den çekilmesi eş zamanlı ve aşamalı bir süreç içinde yürütülecek. Silahlardan arındırıldığı doğrulanan bölgelerden İsrail askerlerinin “sektör sektör” çekilmesi öngörülüyor.</p>

<p>Hamas yol haritasını kabul ettiğini açıklarken, uygulamanın İsrail'in saldırıları durdurması ve çekilmeye ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmesine bağlı olduğunu savunuyor. Taraflar arasındaki temel anlaşmazlıklardan biri ise silahsızlanmanın kapsamı ve İsrail'in hangi aşamada çekilmeye başlayacağı konusunda yaşanıyor.</p>

<h3><strong>Netanyahu: Hamas tamamen silahsızlanmadan çekilmeyeceğiz</strong></h3>

<p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise 15 maddelik belgeyi mevcut haliyle kabul etmediklerini açıklayarak İsrail ordusunun Hamas tamamen silahsızlandırılmadan Gazze'den çekilmeyeceğini belirtti. Netanyahu, silahsızlanmanın ağır ve hafif silahlar dahil Hamas'ın elindeki tüm silahları kapsaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Washington ise Hamas'ın silahsızlandırılması hedefinde İsrail ile aynı görüşte olduğunu ancak İsrail yönetiminin plana ilişkin çekincelerini gidermek için görüşmelerin sürdüğünü belirtiyor. Kushner, Blair ve Mladenov'un yapacağı temasların da özellikle silahsızlanma ile İsrail'in aşamalı çekilmesinin nasıl eşleştirileceği konusunda taraflar arasındaki görüş ayrılığını azaltmaya odaklanması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Çağlar Bülent Sansar</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Gündem, Siyaset</category>
      <guid>https://www.gucluanadolugazetesi.com/gazze-plani-icin-yeni-diplomasi-turu</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 13:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2025/09/a-w541946-01.jpg" type="image/jpeg" length="98624"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hürmüz’de petrol kirliliği alarmı]]></title>
      <link>https://www.gucluanadolugazetesi.com/hurmuzde-petrol-kirliligi-alarmi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gucluanadolugazetesi.com/hurmuzde-petrol-kirliligi-alarmi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İranlı yetkililer, Keşm Adası açıklarındaki petrol kirliliğinin akıntılarla kıyıya taşındığını ve temizlik çalışmalarının sürdüğünü açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki Keşm Adası kıyılarında petrol kirliliğiyle mücadele sürüyor. Hürmüzgan eyaletindeki çevre makamlarının ilk değerlendirmelerine göre kirlilik adanın güney kıyılarında yaklaşık 3,2 hektarlık sahil şeridini ve 9 hektarlık deniz alanını etkiledi. İranlı yetkililer, petrolün açık denizden akıntıların etkisiyle kıyıya taşındığını bildirirken temizlik ve izleme çalışmalarının devam ettiğini açıkladı.</p>

<p>Avrupa Birliği'nin Copernicus programına ait Sentinel-2 uydularının 10 Ağustos tarihli görüntülerinde Keşm Adası’nın güneyinde petrol tabakası görüldü. Reuters tarafından doğrulanan ve 11 Ağustos’ta kaydedilen görüntülerde ise koyu renkli petrolün adanın Suza bölgesindeki kıyılara ulaştığı görüldü. Hollanda merkezli PAX örgütünden çevre araştırmacısı Wim Zwijnenburg, tabakanın koyu bölümünün ağır yakıt yağına işaret ettiğini, daha seyrelmiş kirlilik izinin ise yaklaşık 160 kilometre boyunca uzandığını belirtti.</p>

<h2><strong>Sızıntının kaynağı henüz kesinleşmedi</strong></h2>

<p>Kirliliğin hangi gemi ya da tesisten kaynaklandığı henüz resmi olarak belirlenmedi. Deniz trafiğini uydu görüntüleri üzerinden takip eden TankerTrackers.com'un kurucu ortağı Samir Madani, Keşm açıklarındaki petrol tabakasının Minoan Pioneer adlı Liberya bayraklı kuru yük gemisinden sızmış olabileceğini söyledi.</p>

<p>Minoan Pioneer, 3 Ağustos’ta Umman kıyıları yakınında Hürmüz Boğazı’ndan geçiş yaptığı sırada bir merminin isabet etmesi sonucu hasar görmüştü. Deniz güvenliği kaynakları saldırının İran tarafından gerçekleştirilmiş olabileceğini değerlendirirken olayda bir mürettebatın kaybolduğu bildirilmişti. İran yönetimi saldırının sorumluluğunu üstlenmedi. Reuters da petrol sızıntısının kaynağını ve denizdeki maddenin niteliğini bağımsız olarak kesinleştiremediğini bildirdi.</p>

<p>İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise ilk bulguların kirliliğin kaynağı olarak “yabancı bir kuru yük gemisine” işaret ettiğini açıkladı. Bekayi, Hürmüz Boğazı’ndaki ticari deniz taşımacılığından yararlanan tarafların çevresel zararın giderilmesi konusunda hukuki ve ahlaki sorumluluk taşıdığını belirterek meydana gelen zararların tazmin edilmesi çağrısında bulundu.</p>

<p>İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi de Keşm kıyılarındaki kirliliği “bölgedeki yabancı askeri saldırganlığın sonuçlarıyla” ilişkilendirdi. İran makamları, çevresel zararın kaynağının belirlenmesi için incelemelerin sürdüğünü bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öte yandan uydu görüntülerinde Keşm’in yaklaşık 100 kilometre güneybatısındaki Sirri Adası çevresinde de ikinci bir petrol tabakası tespit edildi. Bu kirliliğin kaynağı da henüz belirlenemedi. Bölgedeki çevre uzmanları, petrolün denizde uzun süre kalmasının kıyı ve deniz ekosistemleri üzerindeki zararı artırabileceği uyarısında bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Çağlar Bülent Sansar</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Gündem</category>
      <guid>https://www.gucluanadolugazetesi.com/hurmuzde-petrol-kirliligi-alarmi</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 13:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2026/08/unnamed6.png" type="image/jpeg" length="11251"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Endonezya'da 7,7'lik deprem: 20 ölü, çok sayıda bina hasarlı]]></title>
      <link>https://www.gucluanadolugazetesi.com/endonezyada-77lik-deprem-20-olu-cok-sayida-bina-hasarli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gucluanadolugazetesi.com/endonezyada-77lik-deprem-20-olu-cok-sayida-bina-hasarli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Endonezya'nın Flores Adası açıklarında meydana gelen 7,7 büyüklüğündeki depremde 20 kişi hayatını kaybetti, 6 kişi yaralandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Endonezya'nın Flores Adası açıklarında meydana gelen 7.7 büyüklüğündeki şiddetli deprem, 20 kişinin ölümüne ve geniş çaplı hasara yol açtı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Flores Adası açıklarında 7,7 büyüklüğünde deprem</strong></h2>

<p>Endonezya'nın Flores Adası açıklarında yerel saatle 05.58'de 7.7 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Merkez üssü Doğu Nusa Tenggara eyaletindeki Ende şehrinin yaklaşık 68 kilometre kuzeybatı açıkları olan deprem, 15 kilometre derinlikte kaydedildi. Yarım saat içinde büyüklükleri 5.9, 5.6 ve 6.1 olan üç artçı deprem daha meydana geldi. Maumere Arama ve Kurtarma Ofisi yetkilisi Fathur Rahman, 20 kişinin hayatını kaybettiğini, 6 kişinin yaralandığını ve 2 kişinin de enkaz altında kaldığını ifade etti. Doğu Nusa Tenggara Eyaleti Valisi Melki Laka Lena, birçok bina ve evin hasar gördüğünü ve bazı yolların heyelanlar nedeniyle kapandığını veya ulaşıma kapalı olduğunu söyledi. Lena, yetkililerin yıkımın tam boyutunu değerlendirmek için veri toplamaya devam ettiğini belirtti. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, bazı yapıların yıkıldığı, bölge sakinin panikle kendilerini dışarı attığı görüldü. Depremden sonra Doğu Nusa Tenggara eyaletine yapılan birçok uçuş iptal edildi.</p>

<p><img alt="Sismograf3" class="detail-photo img-fluid" height="432" src="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2024/12/sismograf3.jpg" width="768" /></p>

<h3><strong>Art arda üç artçı deprem meydana geldi</strong></h3>

<p>Endonezya Meteoroloji, Klimatoloji ve Jeofizik Kurumu (BMKG), depremden etkilenen kıyı şeritleri için tsunami uyarısı yayınlayarak plajlardan ve nehir kıyılarından uzak durma ve yüksek yerlere çıkma çağrısında bulundu. Uyarı 3 saat sonra kaldırıldı.<br />
Acil durum ekipleri, depremin ardından çalışmalarına devam ediyor.<br />
Yaklaşık 17 bin adaya yayılmış 270 milyondan fazla nüfusa sahip Endonezya, Pasifik "Ateş Çemberi" olarak adlandırılan deprem ve volkan kuşağında yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Asayiş, Dünya</category>
      <guid>https://www.gucluanadolugazetesi.com/endonezyada-77lik-deprem-20-olu-cok-sayida-bina-hasarli</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 10:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2024/04/sismograff33.jpg" type="image/jpeg" length="96561"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD'nin elektrik şoklu eldiven planı tartışma yarattı]]></title>
      <link>https://www.gucluanadolugazetesi.com/abdnin-elektrik-soklu-eldiven-plani-tartisma-yaratti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gucluanadolugazetesi.com/abdnin-elektrik-soklu-eldiven-plani-tartisma-yaratti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Göç ve Gümrük Muhafaza Dairesi, saha personeli için elektrik şoku verebilen eldivenlerden 10 ila 20 milyon dolarlık alım yapmayı planlıyor. “Gerilimi düşürme” aracı olarak tanımlanan cihazlar, sivil hak örgütlerinin kötüye kullanım ve denetim eleştirilerine yol açtı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD’de göçmenlik operasyonlarını yürüten Göç ve Gümrük Muhafaza Dairesi’nin (ICE), görevlilerini elektrik şoku verebilen eldivenlerle donatma planı tartışma yarattı.</p>

<p>ABD İç Güvenlik Bakanlığının 10 Ağustos’ta yayımladığı satın alma planına göre ICE, CTG-5 G.L.O.V.E. (Generated Low Output Voltage Emitter) adı verilen cihazlardan satın almak için 10 milyon ile 20 milyon dolar arasında harcama yapmayı öngörüyor. Bakanlık, ürünü “iletken dikkat dağıtma ve gerilimi düşürme cihazı” olarak tanımlıyor.</p>

<p>Plan kapsamında eldivenlerin ICE bünyesindeki Homeland Security Investigations (HSI) ile gözaltı ve sınır dışı işlemlerini yürüten Enforcement and Removal Operations (ERO) personeline verilmesi öngörülüyor. Resmi kayıtta sözleşmenin 2026 mali yılının son çeyreğinde verilmesinin, sürecin ise 31 Mart 2027’ye kadar tamamlanmasının planlandığı belirtiliyor. Belgede alım için rekabetçi bir ihale öngörülmediği de görülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Elektrik modu düğmeyle devreye giriyor</strong></h2>

<p>Kentucky merkezli Compliant Technologies tarafından üretilen eldivenler, elektrik sistemi devre dışıyken sıradan devriye eldiveni gibi kullanılabiliyor. Görevli, eldiven üzerindeki düğmeyle elektrik modunu yaklaşık bir saniyede etkinleştirebiliyor. Elektrik uyarısının uygulanabilmesi için cihazın kişinin cildiyle doğrudan temas etmesi gerekiyor.</p>

<p>Üreticinin teknik verilerine göre CT-G5 modelinin çıkış gerilimi 324 ile 362 volt arasında değişiyor ve cihaz 380 voltun üzerine çıkamıyor. Şirket, ürünü mevcut kolluk kuvveti araçlarına alternatif değil, güç kullanma seçeneklerini destekleyen bir “gerilimi düşürme” aracı olarak tanıtıyor.</p>

<p>Associated Press’e göre cihazın amacı, direnen kişinin doğrudan cildine elektrik uyarısı vererek kısa sürede kontrol altına alınmasını sağlamak. Üretici, eldivenlerin cezalandırma amacıyla veya yalnızca sözlü itaatsizlik gösteren kişiler üzerinde kullanılmaması gerektiğini; çocuklar, hamileler, yaşlılar ve bazı engelli kişiler gibi risk grubundakiler için de kullanım uyarıları bulunduğunu belirtiyor.</p>

<h3><strong>ACLU’dan kötüye kullanım uyarısı</strong></h3>

<p>Plan, ABD’deki sivil hak örgütlerinin tepkisini çekti. Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU) Polislik Projesi Direktör Yardımcısı Jenn Rolnick Borchetta, eldivenlerin elektrik şokunun dışarıdan fark edilmesini zorlaştırabilecek yapısının denetim ve hesap verebilirlik açısından sorun yaratabileceğini savundu. ACLU, ICE personelinin “bir düğmeye basarak” ciddi acı verebilmesinin kötüye kullanım riskini artırdığı görüşünde.</p>

<p>Associated Press ayrıca cihazların daha önce kullanıldığı vakalara ilişkin davalar bulunduğunu bildirdi. Kentucky’de bir cezaevinde 2024 yılında hayatını kaybeden 43 yaşındaki bir kişinin ölümüne ilişkin devam eden bir davada, elektrikli eldivenlerin defalarca kullanıldığı öne sürülüyor. AP’ye göre olaya ilişkin kurum içi incelemede bazı elektrik uygulamalarının üreticinin tavsiye ettiği sürenin üzerinde devam ettiği tespit edildi.</p>

<h3><strong>Trump yönetimi planı savundu</strong></h3>

<p>Trump yönetiminden ise cihazların kullanımına yönelik savunma geldi. Beyaz Saray’ın sınır güvenliğinden sorumlu yetkilisi Tom Homan, eldivenleri görevlilerin ölümcül güce başvurmadan önce kullanabileceği ek bir seçenek olarak nitelendirdi. Homan, kolluk personelinin bir olayda doğrudan ölümcül güce geçmemesi gerektiğini ve bu tür araçların farklı güç kullanma seviyeleri arasında seçenek sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>DHS de ICE personelinin gerilimi düşürme ve güç kullanımı konusunda eğitim aldığını belirterek kurumun kullanacağı teknolojilerin mevcut kolluk politikaları ve standartlarına uygunluğunun değerlendirildiğini bildirdi.</p>

<p>Satın alma planının hayata geçmesi halinde, elektrik şoklu eldivenlerin ICE’ın saha operasyonlarında hangi koşullarda kullanılacağına ilişkin eğitim ve kullanım kurallarının ayrıca belirlenmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Siyaset</category>
      <guid>https://www.gucluanadolugazetesi.com/abdnin-elektrik-soklu-eldiven-plani-tartisma-yaratti</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 17:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gucluanadolugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/gucluanadolugazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-14-175013.png" type="image/jpeg" length="78335"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
