a

”Mobbing iş yeri kanseridir”

Mobbingle Mücadele Derneği Genel Başkanı İlhan İşman ile mobbing üzerine söyleşi gerçekleştirdik. İşman, mobbingin kamu-özel sektör işyerlerinde çok ciddi verimlilik düşüşlerine, çalışılanlarda moral ve motivasyon eksikliğine neden olduğunu ifade ederek, “Mobbing aynı zamanda bir iş yeri kanseridir” dedi.

Aynı zamanda Sosyal Güvenlik Uzmanı olan İlhan İşman gazetemize mobbingin tanımından nasıl durdurulacağına ilişkin açıklamalarda bulundu. Mobbingin bir insan hakkı ihlali olduğunun altını çizen İşman, ülkemizin yurtdışına ihracat yaparken sürdürülebilir bir rekabet avantajını kullanabilmek için mutlaka verimliliğin artırılması mobbingin önlemesi gerektiğine vurgu yaptı. İşman, ayrıca Türkiye’de 9 milyon 600 bin kişinin mobbinge uğradığını düşündüklerini de belirtti.

İş yerinde psikolojik taciz (Mobbing) nedir?

İşyerlerinde bir veya birden fazla kişi tarafından, diğer kişi ya da kişilere yönelik gerçekleştirilen , belirli bir süre sistamatik biçimde devam eden, yıldırma,karşısındakini pasifize etme,işten soğutma, iş yaptırmama veya işten uzaklaştırmayı amaçlayan; mağdur ya da mağdurların kişilik değerlerine, mesleki durumlarına ,sosyal ilişkilerine veya sağlıklarına zarar veren, kötü niyetli, kasıtlı, olumsuz tutum ve davranışların toplamıdır. Mobbing’te üç taraf vardır. Mağdur, seyirci ve zorba…

”MOBBİNG, SÜREKLİ VE SİSTEMATİKTİR”                         

Mobbing’in unsurları nelerdir?

Her şeyden önce iş yerinde gerçekleşmelidir. Mobbing üstler tarafından altlara uygulanabileceği gibi, astları tarafından üstlerine de uygulanabilir ya da eşitler arasında da gerçekleşebilir. Yıldırma, pasifize etme ve işten uzaklaştırma amacıyla yapılmalıdır. Sistemli bir şekilde yapılmalıdır. Süreklilik kazanmış bir şekilde tekrarlanmalıdır. Kasıtlı yapılmalıdır. Mağdurun kişiliğine, mesleki durumuna veya sağlığına zarar verecek davranışlar olmalıdır. Çoğu zaman sinsice planlanarak yapılır ve mağdur yapılanın mobbing  olduğunu çok geç anlar.

Dernek ne zaman kuruldu ve faaliyetleriniz neler?

Derneğimiz 2010 yılında kuruldu, kurucu başkanımız Hüseyin Gün. Hüseyin Bey de ciddi bir mobbing mağduruydu ve kendisi geçen yıl vefat etti. Hüseyin Bey’in vefatından sonra ise biz görevi devraldık.

Mobbingle Mücadele Derneği 2010 yılında mobbing konusunda kurulan ilk dernek. Şuanda ise Türkiye’de mobbingle mücadele eden 3 tane dernek bulunmakta.

2010 yılından bu güne Mobbingle Mücadele Derneği ciddi bir yol aldı. TBMM Kadın-Erkek Eşitliği Fırsat Komisyonu’na ve İnsan Hakları Komisyonu’na davet edildi. Burada ise mobbingle nasıl mücadele dilmesi gerektiğine ilişkin sunumlar yapıldı. Bu sunumlarda özellikle durumun kritik olduğu ve biran önce Başbakanlık genelgesinin çıkarılması tavsiye edildi.

Genelgede ise Japonya modelinde olduğu gibi bir çağrı merkezinin mobbingle ilgili şikâyetleri alarak psikolojik destek vermesine dair bir önerimiz oldu. Bu öneriler ile mobbing farkındalığının geliştirilmesi, toplumda mobbing bilincinin artırılması hedeflendi. Önerilerimiz sonucunda 2011/2 Sayılı Başbakanlık Genelgesi yayımlandı. Bu genelge Türkiye’de mobbingle ilgili ilk idari düzenleme yapılmış oldu. Bu genelgeden sonra Borçlar Kanunun 417. maddesi yürürlükten geçti. Bu madde ise mobbing, psikolojik taciz kavramının geçtiği ilk kanun maddesidir. İşverenlerin, işçinin fiziki ve ruhsal bütünlüğünün korunmasından sorumlu olduğu ve bunu koruması için gerekli tedbirleri alması gerektiği de bu kanunda yer almıştır.

Mobbingle mücadele için neler yapıyorsunuz?

2010 yılından bu yana Mobbing Farkındalık Seminerleri, Mobbing Temel Analiz Uzmanlık Eğitimleri verdik. Bu eğitimleri üniversitelerde, barolarda, belediyelerde, STK’larda ve onun dışında birçok vakıflarda, derneklerde, sendikalarda verdik. Halen dernek olarak bu faaliyetlerimiz devam ediyor. Bir de dernek olarak 2019 yılında 4-10 Şubat 2019 tarihlerini Mobbing Farkındalığı Haftası olarak kutlama kararı aldık. Bununla ilgili de paydaş arama girişiminde bulunduk. İşçi sendikaları, memur sendikaları, oyuncu sendikaları, kadın sivil toplum kuruluşları ile görüşmelerimiz devam ediyor. Mobbing Farkındalık Haftasında çalıştay, sempozyum panel gibi oturumları yapmanın yanında, sosyal medya ve ulusal ve yerel medya aracılığıyla toplumsal farkındalığı artırmayı, bilinci yükseltmeyi hedefliyoruz. Bu anlamda da çok ciddi ilgi olduğunu gördük.

Siz dernek olarak mobbing başvurusu alıyor musunuz?

Biz mobbing mağduru başvurularını alıyoruz, başvuruları değerlendiriyoruz. Değerlendirmemiz akademik bir ölçek üzerinden yapılıyor. Eğer bu ölçeğe göre o işyerinde, o kişiye karşı mobbing varsa mağdurla görüşüyoruz. Mağdur bize benim için hukuki destek verin, benim sürecimi takip edin derse mağdur ile birlikte süreci takip ediyoruz. Mağdura eğitim veriyoruz, sonrasında ise hukuki ve psikolojik destekte bulunuyoruz.

MOBBİNG’E UĞRAYAN ÇALIŞAN KIDEM, İHBAR GİBİ BÜTÜN TAZMİNATLARI ALABİLECEĞİ GİBİ, DAVA SONUCUNDA MANEVİ TAZMİNATA DA HAK KAZANABİLİR.

Mobbing’e maruz kalan ve bu konuda mağduriyet yaşayanlar ne yapmalıdır?

Öncelikle sakinliğinizi koruyarak, temkinli ve ölçülü bir şekilde kendisine mobbing yapan kişiyi uyarmalılar. Mobbingin bir insan hakları ihlali olduğunu belirterek, durdurulmasını talep etmeliler. Olumlu cevap alamıyorlarsa silsile yoluyla yöneticilerine başvurmalılar. Mobbing’e uğradığı kanıtlanan çalışan iş sözleşmesinin feshinden doğan kıdem, ihbar gibi bütün tazminatları alabileceği gibi, dava sonucunda manevi tazminata da hak kazanabilir. Ayrıca bunun yanında işverenin eşit davranma borcunu ihlal ettiği gerekçesiyle yüksek miktarda tazminat ödemesi sonucu da doğabilir. Yargıtay’ın bu tip davalarda daha önce önemli miktarlarda manevi tazminat ödenmesine karar verdiği biliniyor. Bu nedenle amir ya da işverenin baskı uyguladığı çalışan, bu durumu delillerle açıkça ortaya koyabilirse kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanabileceği gibi manevi tazminat da alabilir.

”MUTLAKA MOBBİNG AJANDASI TUTUN”

Mobbing’e uğrayan şahıs kişisel olarak neler yapabilir? Maruz kalanın tutum ve davranışları not etmesi gerekir mi?

Kesinlikle mobbing ajandası dediğimiz bir günlük tutun. Çatışma hangi konuda başladı? Hangi tarihte kiminle başladı? Daha sonra yer, tarih ve mümkünse saat vererek aşama aşama, gün gün nasıl devam etti, sürece ilişkin not tutun. Bu olaylar kimlerin gözü önünde gerçekleşti? Ne sıklıkla devam etti? Savunma ne zaman istendi? Soruşturma ne zaman açıldı? Savunma nasıl yapıldı? Ceza ne zaman verildi? Cezaya itiraz edildi mi? Dava açıldı mı? Varsa yazışmalar, mesajlar, e postaları saklayın. Alo 170’i arayarak, iş yerlerinde psikolojik taciz konusunda uzman psikologlardan yardım alın, resmi olarak kayda girmesini sağlayın. Mobbing sürecinde nükseden psikosomatik hastalıklar nedeniyle mümkün ise hekim raporu alın. Şu unutulmamalıdır ki insanın insana zulmü sadece o insanı değil, çocukları, aileleri ve tüm toplumu etkiliyor.  Mobbing genelde iki kişi arasında geçtiği için şöyle bir kanı var ses kaydı ve görüntü kaydı yasa dışı olduğu söyleniyor.  Oysa böyle bir durum söz konusu değil anlık gelişen olaylarda, ispatı başka türlü mümkün olmayan durumlarda önceden kurgu yapılmaksızın cep telefonuyla yapılan kayıtlar kanunsuz gibi görünse de hakimde kanaat oluşturacağı için ceza davası olmayan durumlarda delil olarak sayılabiliyor. Umarım mobbing farkındalığını arttırırız.

Türkiye’de mobbinge uğrayan kişi sayısına ilişkin elinizde bir veri var mı?

Toplumda çok ciddi biçimde mobbing durumu söz konusu. Literatür, çalışma nüfusunun yüzde 40’ının mobbing altında olduğunu söylüyor. Biz de buradan yola çıkarak Türkiye’de çalışma nüfusuna oranladığımızda 9 milyon 600 bin kişinin mobbinge uğradığını düşünüyoruz. Elimizde buna dair bir veri yok ama literatüre dayanarak sayının bu şekilde olduğunu düşünüyoruz.

Mobbinge uğrayanların sektörel dağılımı ne yönde?

Sektörel dağılımlar elimizde var ve bu dağılımda ALO 170’e gelen ihbarlar neticesinde oluşturulmuş dağılımlar. ALO 170 ise Türkiye’de mobbingle ilgili müracaatların alındığı, psikolojik desteğin sağlandığı bir hattır. Aynı zamanda Çalışma Bakanlığı, İŞKUR ve SGK’nın ortak olarak oluşturduğu bir iletişim merkezi. Bu hattın rakamlarına bakıldığında %83’ü özel sektörden, %17’si kamu sektöründendir. Özel sektöre baktığımızda özellikle hizmet işletmelerinde ve turizm işletmelerinde mobbingin yoğun olduğunu görüyoruz. Bununla birlikte belediyelerde yoğun olduğu karşımıza çıkıyor. Özel sektörde, bankacılık ve finans sektöründe ise çok ciddi mobbing uygulandığına tanık oluyoruz. Kamu sektöründe ise birinci sırada Sağlık Bakanlığı geliyor, ikinci sırada MEB, üçüncü sırada üniversiteler, dördüncü ve beşinci sırada ise üniformalı meslekler dediğimiz TSK ve Emniyet Genel Müdürlüğü yer alıyor.

Bir soru önergesine Milli Savunma Bakanı’nın verdiği cevapta son 10 yıldaki şehit sayısından fazla intihar sayısı olduğu yer alıyor. Bu intiharların ise çoğunlukla mobbingden dolayı olduğu kanaatindeyiz. Ülkemiz çok ciddi bir sınavdan geçti. Tespitlerimize göre mobbingin bu kadar yaygın olmasında yasadışı örgütün ve örgüt elemanlarının da özellikle bilerek yaptığı kanaati var. Bu süreç neyse ki atlatıldı. Bu süreçten sonra onurlu çalışma hakkının korunması, çalışma barışının geliştirilmesi, özellikle işyerlerinde verimliliğin artırılması için mutlaka mobbingin önlenmesi gerekiyor. İnsanın insana zulmünü önlememiz gerekiyor. Çünkü mobbing beşeri sermayemizi ortadan kaldırıyor. Ülkelerin gelişmişlik seviyelerinde, ekonomik, sosyal ve beşeri sermaye dediğimiz kavramlar yer alıyor. Beşeri sermayenin ölçeğini ise insani gelişmişlik endeksi belirliyor. Türkiye şuanda dünya geneline baktığımızda insani gelişmişlik endeksinde 63’üncü sırada yer alıyor. Ne yazık ki güven bunalımının yaşandığı bir ülke olarak görülüyoruz.

Mobbingin ekonomiye ne gibi zararları var?

Biz pozitif bir yaklaşımla ülkemizin geleceğine katkı sağlamak amacıyla faaliyet gösteriyoruz. Ülkemizin çok daha iyi konumlarda olması gerektiğini düşünüyoruz. Bu anlamda bakıldığında mutlaka beşeri sermayemizi geliştirmeli, kalifiye insan gücümüzü doğru kullanmak zorundayız. Yurtdışına ihracat yaparken sürdürülebilir bir rekabet avantajını kullanabilmek için mutlaka mobbingi önlemek zorundayız. Çünkü mobbing aynı zamanda bir iş yeri kanseridir. Çok ciddi verimlilik düşüşlerine neden olmakta, çalışanlarda moral ve motivasyon eksikliğine neden olmaktadır. Bununla birlikte mağdurla iş yapmakta zorlanmakta, mobbing sonucunda psikolojik rahatsızlıklara sebep olmaktadır. Mobbingi önlemediğimizde çok ciddi bir verimlilik artışı olacağı kanaatindeyiz. Biz daha çok işin beşeri yönüne bakmak durumundayız.

MOBBİNG BİR İNSAN HAKLARI İHLALİDİR

Mobbing’in sonuçları nelerdir?

Mobbing’in birey üzerinde olduğu kadar kurum üzerinde de tahrip edici sonuçları vardır. Bu nedenle bir işveren ya da yönetici, mobbing’in iş yerine vereceği zararların ne denli ağır olacağını bilmeli, bu süreçle müdahale etmek ve buna son vermek için süratle elinden geleni yapmalıdır.  Bilerek ya da bilmeyerek yapılan psikolojik taciz davranışı, makro düzeyde ülkemizin beşeri ve sosyal sermayesini yok ediyor. Mikro düzeyde ise çalışanların itibarını ve onurunu zedeliyor. İnsan kaynağımızı tüketiyor. Verimliliğimizi azaltıyor. İnsanımızın sağlığını kaybetmesine neden olarak, çalışma hayatını olumsuz etkiliyor.

”MAĞDUR, MAĞDUR OLDUĞUNU İSPAT ETMEK ZORUNDA DEĞİL, KARŞI TARAF MOBBİNG YAPMADIĞINI İSPAT ETMEK ZORUNDA”

Mobbig’in hukuk sistemimizdeki yeri ve yaptırımları nelerdir?

Ülkemizin taraf olduğu AB sosyal şartının 26.maddesi, ILO prensipleri, İnsan Hakları Beyannamesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Anayasanın 10.,17.,49.,50. maddeleri, Borçlar Kanunun 58. ve 417. maddeleri, Medeni kanunun 24 ve 25. maddeleri,657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 10. ve 125/d bendi, Türk Ceza Kanunu’nun 94. 96. 117. 121. 123. 125. 257. ve 267’nci  maddeleri , İş sağlığı ve İş güvenliği Kanunu, İş Kanunu’nun  5. ve 77’nci maddeleri kapsamında idari,cezai ve tazmini gereken suçlardandır. Mobbing’in çözüme ulaştırılmasıyla alakalı olarak son dönemde Anayasa’ya bireysel başvuru söz konusuydu. Anayasa’ya yapılan bireysel başvuruda Anayasa Mahkemesi bugüne kadar yapılan bütün yargılama süreci yeni baştan yapılmalıdır ve bu süreçte kamu kurum ve kuruluşları gereken titizliği en hassas biçimde göstermelidir ‘ kararı çıktı. Biz de Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvuruya bu kararını destekliyoruz. Bu kararların önümüzdeki süreçte artacağını düşünüyoruz.  Mobbing mağdurlarının en çok sıkıntıda kaldığı konulardan biri ispat zorunluluğudur ama Yargıtay’ın bu konuda kararı var. Mağdur, mağdur olduğunu ispat etmek zorunda değil, karşı taraf mobbing yapmadığını ispat etmek zorunda çünkü bu bir ceza davası olmadığı için kesin ve mutlak bir delil aranması gerekmiyor.

(Türkan ÇATAL YILDIZ- Ekin Hazal DOĞRUYUSEVER)

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

Hedef gürültüsüz başkent

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.