h Dolar 7,3184 %-0.51
h Euro 8,8930 %-0.51
h BIST100 1.475,77 %-0.84
a Öğle Vakti 13:06
Ankara
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

“Korona virüsü el ele yendik “

Ankara’nın Çankaya ilçesinde korona virüse (COVİD-19) yakalanan Şahin Sungur ve eşi Seyhan Sungur birbirlerine destek olarak hastalığı yendi. Gazetemiz okurlarına açıklamalarda bulunan Sungur çifti “ Hastalıkla birlikte mücadele ettik ve  birlikte atlattık kimse korona virüs bana bulaşmaz demesin anladık ki bu süreçte nefes alabilmek bile bizler için en büyük hediyeymiş” ifadelerini kullandı.

Ankara’da eşiyle birlikte yakalandığı korona virüsü yenen Şahin Sungur yaşadığı zor günleri aktararak vatandaşlara seslendi. “Bizim yaşadığımız bu zorlu günleri  yaşamamak insanların elinde” diyen Sungur, “Vatandaşlarımız sosyal mesafe, maske ve hijyen kurallarına dikkat etsinler, hastalıkla savaşmak zorunda kalmasınlar” uyarısında bulundu.

Ankara- Oran İlkbahar Mahallesi’nde bir apartmanda bina görevlisi olarak çalışmakta olan Şahin Sungur(43) bundan bir süre  evvel korona virüs hastalığına yakalandı. Kendisinden hemen sonra eşi Seyhan Sungur’un (36) test sonucunun  da  pozitif çıktığını dile getiren Şahin Sungur yaşadığı zor günleri gazetemiz okurlarına şöyle aktardı:

Bundan iki buçuk ay evvel yanılmıyorsam 22 Haziran’a denk geliyordu vücudumda  halsizlik  ve eklem ağrısı hissettim ilk olarak belirtiler böyle başladı. Öncesinde  bu belirtileri soğuk algınlığı olarak nitelendirdim aklımdan ‘’Bütün bir kış hasta olmadım yazın  ortasında hasta oldum” dedim. Cereyanda kalmış olabilirim diye düşündüm ilerleyen günlerde koku ve tat kaybı başlayınca aklıma korona virüs olma ihtimali geldi ve hemen ertesi gün akşam iş bitiminde Gazi Üniversitesi Hastanesine giderek Covid-19 testi yaptırdım. Testimin sonucu pozitif çıktı. Daha önceden hiç bilmediğiniz bir virüsle karşı karşıyasınız ve böyle bir durumu hiç yaşamamışsınız haliyle ilk olarak bunun şokunu yaşadım. Test sonucumu öğrendikten bir iki saat sonra eşime telefon ettim testimin pozitif çıktığını ve izin alıp gelmesi gerektiğini söyledim. Gerçekten son derece tedirgin olduk. Aynı gün İlçe Sağlık Müdürlüğü’nden arandım ve gerekli bilgilendirmelerde bulundular  ve gün içerisinde ambulansla alınıp Şehir Hastanesine götürüldüm burada gerekli tetkik ve tahliller yapıldı tomografide herhangi bir buzlu cam görüntüsüne rastlanmadığı için hastane yatışım verilmedi sonuçlara göre genel durumumun yatan hastalara oranla daha iyi olduğu söylendi evde kalıp kalamayacağımı da sordular ben de eşime güvenerek evde takip kararına uydum.  Ben pozitif çıkınca, eşimin iş yeri kendisinin de  test yaptırmasını istedi  ve eşim Seyhan’da  akabinde test yaptırdı ve  onun sonucu da ne yazık ki  pozitif çıktı.

“UYUYAMIYORDUM GÖZÜMÜ KAPATTIĞIM ANDA NEFESİM KESİLECEKMİŞ HİSSİNE KAPILIYORDUM”

Semptomlarının oldukça ağır geçtiğini dile getiren Şahin Sungur “ 5 gün boyunca düzenli olarak 12 saatte bir ilaçlarımı aldım. Hastalığıma ek olarak bir de panik atak eklenince semptomlarım daha ağır hale geldi. Adeta evde hiçbir yere sığamadım. O dönemde sinir sisteminiz  tamamen alt üst oluyor. Uyuyamıyordum sanki gözümü kapattığım anda nefesim kesilecekmiş hissine kapılıyordum. Gözümü açsam ayakta duramıyordum. Evdeki bütün seslere duyarlı hale gelmiştim telefon, televizyon, çocuklarımın sesine dahi tahammül edemediğim anlar oldu. Eşime hastaneden izin verilmeseydi ve eve gelmeseydi bu süreçte ben kesinlikle ayağa kalkamazdım. Seyhan’ın bulguları benden daha ağırdı hastalık onun ciğerlerine kadar inmişti fakat o ayakta atlatıyordu tamamen birbirimizin desteğiyle bu hastalığı yendik.

“ HASTALIK SÜRESİNCE 4-5 KİLO BİRDEN VERDİM”

Sungur:  Hastalık boyunca toplamda 4- 5 kilo verdim. 5 gün boyunca neredeyse yemek yiyemedim iştah inanılmaz derecede azalıyor. Günde 2- 2.5 litreye yakın su içmeye çalıştım.  Kendimi zorlaya zorlaya yemek yedim. Kendime hep çocuklarını düşün, yemek zorundasın toparlanmalısın diye telkinlerde bulundum. 5. günün sonunda iştahım yavaş yavaş yerine geldi 14. günün sonunda da tamamen hastalığı atlatmış oldum.

“KORONA VİRÜS BEN DE ‘PANİK ATAK” YARATTI

Korona virüs hastalığının kendilerinde kalıcı hasar bırakıp bırakmadıkları sorusu üzerine zaman zaman nefes darlığı yaşadığını belirten çift “Ara ara eşim de ben de nefes darlığı yaşıyoruz. Ben de geçtiğimiz günlerde yine aynı belirtiler oluştu nefes darlığı, göğüste yangı şeklinde yerimde duramadım. Bilemiyorum bu durum panik atakla mı ilgili yoksa Covid 19’la mı ama bir korku geliyor insana ikinci kez mi yakalandım diyorum” açıklamasında bulundu.

SEYHAN SUNGUR: İNSAN BAŞINA GELMEDEN ANLAYAMIYOR

Şahin Sungur’un eşi Seyhan Sungur ise gazetemize şu açıklamalarda bulundu:

Hasta olduğumun ilk olarak farkına varamadım ama öncesinde  vücudumda bir kırgınlık hissediyordum faranjitim vardı durumu ona bağladım açıkçası insan başına gelmeden kendine konduramıyor. Test sonucu pozitif çıkınca farkına vardım. Ağrılarım oldu boğaz ağrısı özellikle belirgindi. Tat ve koku kaybım vardı ama eşime göre genel durumum daha iyi gibiydi.En azından ayaktaydım. Fakat ciğerlerimde her iki tarafta buzlu cam görüntüsüne rastlandı hemen ilaç tedavisine başlandı.

“KENDİME AYAKTA KALMAK VE İYİ OLMAK ZORUNDAYIM DEDİM”

“Ciğerlerimdeki lezyonlardan dolayı hastane yatışı önerildi bir süre hastanede kaldım  fakat eşimle çocuklarım aklımdan çıkmıyordu. Düşünsenize eşiniz evde yatıyor, çocuklarınız küçük, kimse gelip gidemiyor. Oldukça çaresiz kaldım. Gerçekten çok sıkıntılı bir süreç. Kendime gitmek  zorundayım, ayakta kalmak, çocuklarıma ve eşime  bakmak zorundayım kısacası iyi olmak zorundayım dedim. Hastane kağıtlarımı imzalayarak ve ilaçlarımın geri kalanını alarak eve dönüp evde izole olmaya başladım. Eve geldiğimde eşimin durumu ağırlaşmış üstüne bir de panik atağı başlamıştı. Çocuklarımızın da durumunu düşündüm kendi test sonuçlarımızı  öğrendiğimizde  onlar pozitif mi negatif mi bilmiyorduk bu yüzden onları kalması için başka bir yere de gönderemedik daha sonra iki çocuğuma da test yapıldı ve negatif olduklarını öğrendik ve onları hemen kardeşimin yanına gönderdik.”

“BESLENMEMİZE, İLAÇLARIMIZA ÖZEN GÖSTERDİK BOL BOL SIVI TAKVİYESİ ALDIK”

“Eşim Şahin’in durumu hastalığının üçüncü günü ağırlaştı. Hayatımda hiç olmadığı kadar çok korktum. Şahinin ağrıları o kadar çoktu ve o kadar acı çekiyordu ki dönüp bizlere cevap dahi veremiyordu. Hastalığı duyduğumuz o ilk an Allah’ım biz ne yapacağız dedim hastalığın kesin bir tedavisi yok aşısı yok bir de Haziran ayında vakalar şimdiye nazaran daha azdı çevremizde de olan hiç yoktu bu yüzden başımıza gelince ister istemez panik olduk. Yememize, içmemize, ilaçlarımıza özen gösterdik bol bol sıvı takviyesi aldık. Bir hafta geçtikten sonra Şahin’in ağrıları tam anlamıyla geçmedi ama hafiflemeye başladı sonrasında yavaş yavaş bu süreci atlattık. 14 gün içinde sadece ayağa kalkabildik ve tedavi sürecimiz bitti sonrasında bir 14 günlük sürecimiz daha oldu. Ama benim tam anlamıyla iyileşmem bundan 2 hafta öncesine dayanıyor. “

“NEFES ALABİLMENİN EN BÜYÜK HEDİYE OLDUĞUNU ANLADIK”

Korona virüse yakalandıktan sonra birçok şeye bakış açılarının değiştiğini vurgulayan Sungur çifti, “Nefes alabilmenin en büyük hediye, en büyük şükür sebebi olduğunu anladık.  Karantinada kaldığınız günler evin dışarısına dahi çıkamıyorsunuz dışarı çıkabilmenin kıymetini anlıyorsunuz .Ağrıları acıları bir kenara bırakın insan dışarı çıkıp bir yarım saat hava almanın, havayı içine çekebilmenin nefes alabilmenin değerini anlıyor. İnsan ilişkileri arasındaki bağı insan zor günlerinde daha rahat görebiliyor. En yakınındaki insan dahi sana yaklaşamıyor sadece ona uzaktan bakmakla yetiniyorsunuz, yaklaşamıyorsunuz. Kısacası her şeyin değerini daha iyi anlıyor insan. Yaşamın, aldığın havanın, içine çektiğin nefesin, yakınlarının. Örneğin çocuklarımla aynı evin içerisindeydik fakat  ancak kapının arkasından konuşabiliyorduk bu çok acı bir durum” ifadelerini kullandı

“KİMSE BU HASTALIK BENİM BAŞIMA GELMEZ DEMESİN”

Son olarak vatandaşlara seslenen çift, “Kimse bu hastalık benim başıma gelmez demesin. Buna gençler de dahil en azından aile büyükleri adına onları düşünerek kurallara uymaya çalışsınlar. Maske mesafe hijyen oldukça önemli. Unutulmamalıdır ki sağlık en değerli hazinemiz” dedi.

(Ekin Hazal DOĞRUYUSEVER)

 

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.