Erteleme

Mutlu olmak için hep bir şeyleri bekleriz. İtiraf edelim çoğumuz sabah yataktan kalktığında sadece hayatta olduğu için bile mutlu uyanarak güne başlamıyor. Mutlu olmak için sürekli bir neden arayışında çünkü. Buna ben de dahil. Sebepsiz yere üzüldüğümüz, kafaya taktığımız çok şey olmuştur da iş mutlu olmaya geldi mi bilmeyiz. Nem kapmak tabirini bilirsiniz her şeyden nem kaparız bana şöyle mi dedi bunu derken şunu mu kastetti. Kısaca mutsuz olmak için bahane çoktur. Toplum olarak her şeyi son güne bırakma adetimiz vardır ya hani aynı onun gibi de mutluluğu devamlı erteler dururuz. Bununla ilgili Murathan Mungan’ın bir yazısına rastlamıştım. Yazıyı çok severek kendime ilke edinerek okumuştum sizlerle de paylaşmak isterim.
”Önce evlendiğimizde hayatın daha iyi olacağına inandırırız kendimizi. Evlendikten sonra, bir çocuğumuz doğduktan hatta ardından bir tane daha olduktan sonra hayatın daha iyi olacağına inandırırız kendimizi.
Sonra çocuklar yeterince büyük olmadıkları için kızar, onlar büyüyünce daha mutlu olacağımıza inanırız. Bundan sonra, ergenlik dönemlerinde çocuklarla uğraşmamız gerektiği için öfkeleniriz.
Kendimize, çocuklarımız bu dönemden çıkınca daha mutlu olacağımızı, yeni bir araba alınca, güzel bir tatile çıkınca, emekli olunca, yaşantımızın dört dörtlük olacağını söyleriz.
Gerçek ise şu andan daha iyi bir zaman olmadığıdır. Eğer şimdi değil ise ne zaman? Hayatınız her zaman mücadelelerle dolu olacaktır. En iyisi bunu kabul edip her ne olursa olsun mutlu olmaya karar vermektir. En sevdiğim sözlerden biri Alfred D. Souza’ya aittir. Der ki:
“Uzun zamandan beridir hayatın -gerçek hayatın- başlamak üzere olduğu izlenimine kapılmıştım. Fakat her zaman yolumun üzerinde bir engel, öncelikle erişilmesi gereken bir şey, bitmemiş bir iş, hizmet edilecek zaman, ödenecek bir borç oldu. Sonra hayat başlayacaktı. Sonunda anladım ki bu engeller benim hayatımdı.”
Bu görüş açısı, mutluluğa giden bir yol olmadığını gösterdi. Mutluluk yoldur, öyleyse sahip olduğunuz her anın kıymetini bilin ve mutluluğu, vaktinizi harcayacak kadar özel biriyle paylaştığınız için, ona daha fazla değer verin. Unutmayın, zaman hiç kimse için beklemez. Öyleyse;
Okulu bitirene kadar,
100 milyar kazanana kadar,
Çocuklarınız olana kadar,
Çocuklarınız evden ayrılana kadar,
İşe başlayana kadar, evlenene kadar,
Cuma gecesine kadar,
Pazar sabahına kadar,
Yeni bir araba, ya da ev alana kadar,
Borçları ödeyene kadar,
İlkbahara kadar,
Yaza kadar,
Sonbahara kadar,
Kışa kadar,
Maaş gününe kadar,
Şarkınız söylenene kadar,
Emekli olana kadar,
Ölene kadar…
Mutlu olmak için içinde bulunduğunuz “an”dan daha iyi bir zaman olduğuna karar vermek için beklemekten vazgeçin.
Mutluluk bir varış değil, bir yolculuktur. Pek çokları mutluluğu insandan daha yüksekte ararlar, bazıları da daha alçakta. Oysa mutluluk insanın boyu hizasındadır.
Unutmayın, yarın kimseye vaad edilmemiştir.”

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

18.08.2018

sf TÜRKİYE'DE KORONAVİRÜS
164.769

VAKA

128.947

İYİLEŞME

4.563

ÖLÜM

35.822

AKTİF VAKA

sf DÜNYA'DA KORONAVİRÜS
6.679.668

VAKA

2.859.681

İYİLEŞME

379.820

ÖLÜM

3.819.987

AKTİF VAKA

Yazarlar
Video
Galeri
Güçlü Anadolu Gazetesi'e üye olun

Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

Güçlü Anadolu Gazetesi'e giriş yapın

Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.

Haber gönderim sistemimize hoş geldiniz

Galeri Alanı

828 x 470