h Dolar 7,3184 %-0.51
h Euro 8,8930 %-0.51
h BIST100 1.475,77 %-0.84
a Öğle Vakti 13:06
Ankara
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

ANAYASA ANAYOL ANA AKIM

ANAYASA ANAYOL ANA AKIM
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Türkiye siyasal hayatında yeni anayasa gündemi oluşturuyor. Bizzat Cumhurbaşkanı anayasayı konuşmamız lazım dedi. İktidara yakın olanlar destek açıklaması yaptı. Muhalefet ise önce mevcut anayasaya uysunlar vurgusunu yaparak; Cumhurbaşkanının parti başkanı olması ve kongrelerde konuşmasını eleştirdiler.
Bizim ülkemizde üzüm yemeden çok bağcı dövmeye niyet var. İktidar muhalefet ayrımına girmeden bu niyeti sorgulamalıyız. Ciddi bir teorik altyapıya sahip olmayan güruh tartışmaya bodoslama dalıyor. Entelektüel birikim ya yeterli değil ya da açık anlamıyla yok.
Allah rahmet eylesin Burhan KUZU hoca şiveli konuşması ile kimse tarafından dinlenmiyordu. Profesör değil araştırma görevlisi dahi arı duru Türkçe konuşabilmeli. Maalesef diksiyon ve hitabet konusunda akademik dünyada ciddi yetersizlik var. Ders anlatma kapasitesi olmayan, kendi odasından çıkmayan ve toplumdan kopuk üniversite öğretim üyeleri çıkıyor.
Şimdilerde sol kökenli ve avukatlık kariyeri olan Mehmet UÇUM anayasa hakkında televizyon programlarına çıkıyor. Böylelikle yeni yeni konu hakkında konuşulmaya başlandı. Donanımlı kişileri bulup ortaya çıkarmak medyanın görevi. Kadrolu konuklarla bu işi kotaramaz medya. Sadece sorun büyütme ve gerginlik işine yarar medya.
Anayasa, kanun, KHK, tüzük, tebliğ, yönetmelik, genelge ve yönetmelik sıralamasını çok iyi bilmeliyiz. Yoksa anayasa değil ansiklopedi yazmaya başlarız ki sonu gelmez. Anayasa az ve öz maddelerden oluşmalı. Toplumun çatısını oluşturmalı. Teori olarak sarsılmaz ilkeler içermeli. Kılı kırk yararak kavramlar ortaya konmalı. Ufuk açıcı bir metin oluşturulmak zorunda. Bu nedenle metni oluşturmak için anayasa bilim kurulu oluşturulmalı. Danışmanlar ve uzmanlar tespit edilmeli. Kurul bilimsel ilkeler ışığında ve İslami kaynakları dikkate alarak hazırlık yapmalıdır.
Kanun kısmı yasama organı olan TBMM sorumluluğundadır. Meclis kanun hazırlayıcı devlet organıdır. Devletin ciddiyeti bu kanunlarla anlaşılır. Hayatın her aşaması kanunlara dayanarak yaşanır. Kanunun kaynağı anayasa prensipleridir. Meclis bu doktrin altında işlemek zorundadır. Bireysel istekler değil toplum menfaati söz konusudur. Bu da ancak kanunla sağlanır.
KHK Kanun Hükmünde Kararname yürütmenin dolayısıyla hükümlerin işidir. Yasal düzenleme gerektiği anda kanun çıķıncaya kadar işi çözebilmek açısından ortaya konur. Tartışmaların temelinize bu oluşturuyor. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi tartışmasında düğüm burada kilitleniyor. Eskiden başbakan olduğu için bir denetim mekanizması ve sistem olabiliyordu. Başbakan kaldırılınca dişliler rayına oturmadı. Bu boşluğun doldurulması lazım. KHK kanunun yerini alamaz. Sadece palyatif çözüm için gerektiğinde başvurulmalı. Ülke kanunlarla idare edilmeli. Bu bilinç oluşmalı ki kanunlara saygı oluşturulabilmeli.
Tüzük kamu kurumları, STK ve ticari kuruşların anayasaya uygun kanunlar çerçevesinde işlemesini sağlayan yasal dayanaktır. Bulunduğunuz yapının tüzüğü hakkında bir uzmandan muhakkak bilgi alınız. Bizde bütün organizasyonlar el yordamıyla yapılır sonra sorun çıkınca her şey allak bullak olur. Tüzük kanunlara aykırı yapılamaz.
Tebliğ, yönetmelik ve genelgeler hayatın olağan akışına uygun hazırlanır. Pratik içerinde ve güncel gelişmeler ile akışı sağlamak gerekiyor. Böylelikle günlük hayatın sade ve sıradan olması sağlanıyor. Toplumun anayasa adına beklediği konuda budur. Bir günün huzurlu tamamlanabilmesini sağlamak. Mahkemelere, karakollara düşmeden huzur içinde yaşamaktır demokrasi halk nezdinde.
Trafikte anayol tali yol ilkesi vardır. Geçiş üstünlüğü anayolda ki araçlara aittir. Yoksa trafik işlemez, keşmekeş içinde kalır. Bütün dayanak anayola riayet etmektir. Bunu sağlamak için trafik polisine ne kadar az gereksinim duyarsak, o kadar huzurlu oluruz. Trafik kurallar ve yaptırımlar bütünü değil, saygı unsuru olur. Birlikte yol alırız.
Ana akım bir alanda en önemli argümanı ve topluluğu ifade eder. Kişisel isteklerden toplu ve ortak akıĺ yoluna böyle gidebiliriz. Bencil isteklerimizden ortak yarar anlamında diğer insanları anlamaya yöneliriz. Çocuk bencilliğinden kemale erme yoluna böyle gireriz. Toplumun yararına adımlar böyle atılır. Günlük hayat düzeni böyle sağlanır.
Anayasa konusunda kim ne konuşmalı, nasıl katkı sağlamalı ve görevi ne olmalı bunu bilmeliyiz. Herkes her konuda konuşur her işi yapmaya çalışırsa kaos ortaya çıkar. Demokrasi ve insan hakları rafa kalkar. Toplumda ayrışmalar çıkar. İlkemiz ve hedefimiz bu olmalı.
Anadolu barışı hakediyor.

Devamını Oku

Pandemi öncesi ve sonrası

Pandemi öncesi ve sonrası
0

BEĞENDİM

ABONE OL

11 Mart 2020 tarihinde bizde resmi ilk Koronavirüs vakası açıklandı. Dünya Kasım 2019 itibarıyla bu süreç ile tanışmıştı. Başta İtalya ve İran son derece korkunç bir şekilde yaşadılar başlangıç dönemini. İşin ne olduğu bilinmiyordu.

ABD Dünya Sağlık Örgütünü DSÖ Çin ile ilgili bilgi vermemekle suçladı. Virüsün Çin den yayıldığını ve dünya kamuoyundan saklandığını söylüyordu. Trump yönetimi daha da ileri giderek bu işin Çin tarafından ABD’ye karşı virüs saldırısı olduğunu iddia etti. Nitekim Trump’’ın seçimi kaybetmesinin en büyük nedeni Koronavirüs oldu. Biden cephesi ölümlerden ve tedbirlerin eksikliğinden başkanı suçlu buldular.

Çin yönetimi bugün dahi gerekli bilgi ve belgeleri saklıyor. En son DSÖ heyeti ilk vaka kayıtlarını alamadı. Bu ülkenin kapalı tutumu ve otoriter yapısı geçmişten geliyor. Her yönüyle bilgi almak ve iletişim kurmak kolay olmuyor. Uygur Türkleri meselesine de böyle bakmak gerekiyor. PANDEMİ bize bu ülkenin kapalı kutu olduğunu hatırlattı. Nüfusu ve elektronik gücü ile dünyanın başında geliyor. İç sorunları da çok bilinmiyor. Dünyanın başına belada olabilir, başına türlü felaketlerde gelebilir.

ABD pandemi gösterdi ki sağlık sistemi yok. Paranda olsa şifa bulamayacağını bir durumla karşı karşıya kaldı Amerikan halkı. Üstüne kongre baskını ile gördük ki demokrasi yalanı ile milleti Hollywood usulü aldatıyormuş. Floyd olayı da bize siyahilerin kaderi hiç değişmediğini hatırlattı bir kez daha. Rüya ülke kandırmacası pandemi ile birlikte sona erdi. Tüm algı operasyonları çöktü. Makyaj her alanda akmaya başladı. 350 milyonluk nüfusu 1 milyarın üstünde nüfusları ile Çin ve Hindistan karşısında anlam ifade etmiyor. Kovboy çok kötü çakıldı. Biden racon kesmek için başa geldi ama şirin görünmek için her etnik gruptan bakan aldı. Kızıldereliler ilk defa yönetimde. Eşcinsel sözcü atadılar. Obama Müslümanları kandırmak için gelmişti, en çok zulmü yapmıştı.

AB ülkeleri en başta yaşlı nüfusu gözden çıkardılar. Huzur evleri adeta kaderine terk edildi. Sosyal güvenlik açısından yükten kurtulmak için adeta fırsat doğdu. Pandemi çağdaş batının hastanelerinin yeterli dahi olmadığını kanıtladı. Ayrıca Hollanda benzeri sözde hukuk ülkelerinde sokak protestoları ortaya çıktı. Şımarık çocuk hiçbir zorluğa katlanamayacağını gösterdi. Sömürgelerden beslenip zevki sefa içinde yaşayıp giderken fena çuvalladılar. Ticaretin kaderi de değişiyor. E ticaret önemli aşamalar kaydetti. Finans işleri daha çok dijital ortamda verilmeye başlandı. Fuar ve organizasyonlar çevrim içi yapılmaya başlandı. Satışlar neredeyse internete kaydı. Siber güvenlik önemli bir noktaya geldi. Ülkemizde ilk defa siber güvenlik meslek lisesi açıldı.

Yeme içme sektörü çok zarar gördü. Servis elemanları işsiz kaldı. Paket servis bütün dengeleri değiştirdi. Denetimli olarak yeniden açıklamak istiyorlar. Aslında standartlar yeniden belirlenmeli. Pandemi hiç ortada yok iken sadece paket servisi veren kuruluşlar vardı. Bilkent civarında böyle çok yemek servisi veren yer var. Yeme içme yerlerinde sınıflandırma yapılması şart. Sadece paket servisi veren işletmeler olmalı. Oturma yerleri ferah ve geniş düzenlenmeli. Tıkış tıkış oturma düzeni artık bitti. Pandemi sonrası yeni düzenleme olmadan bu sektör hayata geçemez. Tunus Caddesi gibi bir yerde sadece pisuar yanında el yıkama yeri olan lokanta utanmadan hizmet verdi. Denetimcilerde sanırım duygusal nedenlerle bu durumu eş geçti.

EBA sistemi uzun yıllardır özenle hazırlanan bir sistem. Pandemi döneminde mecburen hemen uygulamaya konuldu. İnternet alt yapısı ve cihaz temini sorunlar oluşturdu. Uygulamada aksaklıklar görüldü, düzenlemeler yapıldı. Artık hayatın gerçeği uzaktan eğitim. Çocukları haftanın 5 günü saatlerce okula sokmanın anlamı yok. Öğretmenler dijital çağa ayak uydurmada önce zorlansalar da çabuk uyum sağladılar. Evlerini teknoloji üssü haline getirdiler. Dijital çağı ister istemez yakaladılar. Daha yenilikçi ve bilinçli çalışmalar içindeler.

Üniversiteler çağ atladı. Demode usullerin bir anlamının kalmadığı ortaya çıktı. Teknoloji ve sosyal medya araçları uygulamada yerini aldı. Artık anfi değil dijital mecralar önemli. Bilgiye ulaşmada yeni yöntemler ortaya çıkıyor. Üniversite öğrencisi öğrenen değil araştıran olmak zorunda. Analiz edebilen ve talep eden kişiyi yetiştirmeliyiz. Uygulamalı alanlarda şartları ortaya koymalı ve yenilemeliyiz. Örneğin tıp öğrencisi hastanede olmalı.

Velhasıl pandemi hayatın her alanını dizayn ediyor. Yapılması gereken bu koşulları kavramak ve ona göre hayatı biçimlendirmek. Çevre ve konut sistemi başta yaşam alanları buna göre belirlenmek zorunda. Şehir hastanelerimiz olmasaydı; halimiz nice olurdu. Bu vizyonu bütün alanlara taşımalıyız. Hedef pandemi sonrası hayatı yeniden kurmak. Yol uzun, zorlukla çok, gayretler daim.

.

grup porno izle
Devamını Oku

Üniversite boğaziçinde mi olmalı?

Üniversite boğaziçinde mi olmalı?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Üniversitede okurken işletme hocamız Erinç BÖGE okulumuz boğaz görmez ama önemlidir demişti. Aslında hoca üniversiteli olmanın bilincinde olun diyordu. Çünkü bizde üniversiteli olmak nedir bilinmiyor. Test ve tost çocukları bir anda entelektüel ortama düşüyor. Girmeleri ve uyum sağlamaları gerekirken paraşütsüz evrensel ortamda buluyorlar kendilerini.

Üniversite kişinin artık olgunluk yolunda atacağı ilk adımdır. Hayatın en önemli tercihidir. Hangi alanda gelişeceğine ve ortamda bulunacağına karar vermek gerekiyor. Babasının zoruyla Cerrahpaşa tıp bitiren ve ABD TUS sınavına hazırlanan bir genç; sonunda kararını verip bilişim alanında çalışmaya karar verir.

Ebeveynler kendi çocuklarının okumasını istiyor. Okuma isteklerini sorgulamıyor. Herkes kendi çocuğunu üniversite okutmak istiyor. Sınavda başaramazsa paralı ya da yurtdışında okutuyor. Ceketimi satar okuturum mantığını taşıyor. Ama çocuk ne istiyor diye sormuyor.

Lisede Ruşen arkadaşım ders çalışmadığı için ablası sen ancak ODTÜ tıbbı kazanırsın deyince; annesi de inşallah benim oğlum doktor olacak demiş. 

Tayyar ALTIKULAÇ hocanın dedesi hem alım hem de çiftlik sahibi. Abisi ile birlikte yanına çağırır. Önce abisine sorar okumak istiyor musun? Hayır cevabını alınca, kayayı çağırır çifte çubuğa gönderir. Tayyar hocadan evet cevabını alınca derhal rahmeti tedrisata başlar. Hoca Arapların bulunduğu ortamda dahi kıraati istenen kişi oldu.

Yalçın AKDOĞAN’a neden bu kadar çok üniversite ve de taşrada açılıyor dediğimizde; vatandaş istiyor demişti. Demokrasi sadece halkın istekleri olursa; yönlendirme ve vizyon meselesi ortadan kalkar. Popülizm eğitimi teslim alır.

İskender PALA yüksek öğrenimi Erzurum’dan İstanbul’a geçiş yapmasının sebebini şöyle açıklar: Ayı leğende değil gökyüzünde seyretmek istedim der. Akademi hayatı liseden farklıdır. Hayat artık başlamıştır. Ekrem DEMİRLİ hoca fakülte 1. Sınıfa başlayan genç benim meslektaşımdır der. Akademi hayatın içinde olmak ve sürdürebilirliği sağlamak demektir. 

Ülkemizde taşrada açılan yüksek öğrenim kurumları gelir kapısı olarak görülmekte. Kiralık ev, market müşterisi, kırtasiye, öğrenci lokantaları ile öğrencinin etinden ve sütünden yararlanılan canlı muamelesi görülüyor.

Cumhurbaşkanına sunulan YÖK Anadolu projesinin hayata geçirilmesini bekliyoruz. Büyük üniversitelerden taşraya destek olacak. Tematik eğitimler verilecek. Bulundukları şehrin kalkınmasına hizmet verecekler. 

Ülkenin seçkin okullarına gelince onları da yenilemek gerekiyor. İnovasyona ihtiyaçları var günümüz değimiyle. Devletine ve halkına tepeden bakan değil, birikimlerini toplumun hizmetine sunmak mecburiyetindeler. Dinimize göre ilmin zekatı yüzde yüzdür.

1933 üniversite reformundan itibaren elitiz bir sınıfın ortaya çıktığını göremedik. 1960 ihtilâli cübbeli bir darbedir her şeyden önce. Kendilerini herkesten üstün gören profesörler kıyama durdular. Tarihte ulema sınıfının neler başardığını biliyorlardı zira.

İhtilal sonrası o kadar despottular ki İstanbul Hukuk fakültesindeki 100 öğrenciden ancak 1 tanesi ancak geçebiliyordu. Deniz GEZMİŞ ve arkadaşları önce bu zulme direnerek ortaya çıktı. Sonrasında seni de geçtim Kemal diye bağıran ve rektör koltuğuna oturan eylemciler oldular. Ardından banka soygunları ve adam kaçırmazlar geldi.

Babam ve oğlum filminde ne güzel anlatıyor: Anadolu gençlerinin masumiyetten teröristliğe giden yolunu. Saf gençlerin siyasi emellere nasıl alet edildiğini görüyoruz. En son bunu FETÖ’cüler ve PKK’lılar yaptılar. Değişik taktikler ve sinsi planlar ile oyunlar çevirdiler.

Malatya’dan Galatasaray lisesini kazanıp sonra moleküler biyoloji okuyan genç kızımız yılbaşında uyuşturucudan ölüyor. Bu durumu sorgulamamız gerekiyor. Sadece okul başarısı ile olmadığını anlamalıyız. İyi öğrencilerimizi duygu ve sosyal hayat açısından geliştirmeliyiz.

Okuyan öğrencilerimizin toplumla kaynaşmasını sağlamalıyız. Herkes üniversiteye gitmeden ara eleman meselesi ile çözülmeli. Ebeveynler bu konuda bilinçlenmeli. Çocuğu hakkında uzman eğitimci yönlendirmesi almalı.

Hukuk ve ekonomi reformu önce üniversitelerden başlamalı. Rektörler ve diğer yöneticiler bilgiyi gelire çevirebilmeli. Projeler ve finans teknikleri ile olanakları artırmalıdırlar. Öğrencilere yarı zamanlı iş olanakları dönebilmeleri gerekli. Başarılı öğrenciler için burs sağlanmalı. Ders dışında akademik çalışma alanları tanınmalı.

Vahdettin Köşkü derhal 29 Mayıs üniversitesine geri verilmeli. Üniversite isimlerinden Atatürk’ten Erdoğan’a tüm siyasiler yerine ilmi adlar verilmeli. Politik görüşler değil akademik ilkeler geçerli olmalı.

Herkes üniversiteli olmak zorunda değil, akademisyenler her şeyi bilmek mecburiyetinde olmamalı, toplum ulema sınıfının kıymetini bilmeli.

Kriterimiz ve çıtamız Erciyes Tıp fakültesinin aşı çalışması olmalı.

Devamını Oku

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

2017 Türkiye anayasa değişikliği referandumu, 16 Nisan 2017’de gerçekleşen halk oylamasıdır. Seçmenler, mevcut Türkiye Anayasası’nın 18 maddesi üzerindeki değişikliklerini oyladı. Hükûmetteki Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) ve kurucularından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından desteklenen madde değişiklikleriyle ilgili tartışmalar uzun süre devam ettikten sonra muhalefetteki Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) desteğiyle birlikte meclisten geçerek halk oylaması kararı alındı. Değişiklik paketi, yürürlükteki parlamenter sistemin kaldırılarak yerine başkanlık sisteminin getirilmesini, başbakanlık makamının ortadan kaldırılmasını, meclisteki vekil sayısının 550’den 600’e çıkarılmasını ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun (HSYK) yapısında değişiklikler yapılmasını içermektedir.
2018 Türkiye cumhurbaşkanlığı seçimi, Türkiye cumhurbaşkanını belirlemek için 24 Haziran 2018 tarihinde yapılan seçimdir. 2018 Türkiye genel seçimleri ile aynı gün yapıldı. Normal şartlarda 3 Kasım 2019’da yapılması gereken seçim, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin önerisi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kabulüyle erkene alındı.
Görevdeki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanlığına bir kez daha aday oldu. Selahattin Demirtaş ikinci defa aday olur iken Muharrem İnce, Meral Akşener, Temel Karamollaoğlu ve Doğu Perinçek de seçimde cumhurbaşkanı adayı olduklarını duyurdular. Seçimi ilk turda oyların salt çoğunluğunu alan Erdoğan kazandı.
2.5 yıldır Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile idare ediliyoruz. Referandum öncesinde başlayan tartışmalar bugünde devam etmektedir. Günümüzde özellikle güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönüş iddiasını da sürdürenler var. Cumhur ve millet ittifakları ana çerçevesinde fikri tartışmalar sürüyor.
Geçenlerde kaybettiğimiz Prof. Dr. Nur VERGİN hoca ömrünü parlamenter sistemin sakıncalarını giderip yeni bir yapı oluşturmasına adamıştı. Meclise gelen herkesin derdi bir işe yerleşmek ya da tayin ve atama yaptırmak üzerine yoğunlaşmıştı. Ferdi olarak kendi çıkarlarının peşinde insanlar sonunda şahsi menfaatleri gerçekleştirme dairesine çevirdi meclisi.
TBMM aslı görev olarak yasama işini yapmak zorundadır. Bireysel şikayetlerin değerlendirilerek sistemdeki arızaların giderilmesini sağlamak çabası vardır. Bütün düzenlemeler yasal bir çerçeve içinde yapılmaktadır. Bu sayede mevzuat düzenlemesi ve talimatnameler yapılmaktadır. Hukuk sistemi de böyle işletilerek adalet sağlanmaya çalışılıyor. Aslında hukuk reformu olarak yapılması gereken en önemli iş bu olmalıdır. Meclisin yasama görevinde olduğunu bilerek karşısında yasal çerçevede bir kamuoyu oluşturmak. Safsata ve dedikodu yerine toplumun ve de bireyin hak ve menfaatlerini koruyucu yapılanma gerekiyor.
Adalet mahkeme ile halledilemez. Doğumdan ölüme hayatımızın her aşaması hukuki bir süreçtir. Bu sürecin sağlıklı işlemesi başka kişilerin ve kurumların hak ve hürriyetlerinin korunması içindir. Ayağı taşa değen kişi bunu devlete sayarak değil; taşın oradan kaldırılması için yasal yolları kullanarak çözüme ulaşmalıdır.
Hükümet sistemleri bir yasal mevzuattır. Yapılan değişiklikler kanun, kararname, tebliğ ve yönetmeliklerle her alanda işlerin yürümesi sağlanır. Domino taşları misali mevzuatın işleyişi sağlanmalıdır. Kademe kademe her aşamanın önündeki engeller kaldırılmalıdır.
Turgut ÖZAL, Süleyman DEMİREL ve daha birçok isim sistemin yenilenmesi için çaba sarf etti. Devlet BAHÇELİ hocanın kıyama durması ile önce referandum ardından seçim ile yola çıkıldı. İşleyiş başladı. Bakanlar yürütme içerisinde kaldı. Milletvekilleri aslında yoğun bir enerji harcıyor. Tanzimat’tan bu yana profesyonel askerlik sorunu bedelli yasasıyla çözüme ulaştı.
Partili cumhurbaşkanlığı en büyük tepkiyi topluyor. Bu alanda bir düzenleme yapılması çabasında olanlar var. Buna benzer düzenlemeler için öncelikle Ak Parti genel kongresi bekleniyor.
Önümüzdeki seçimde; erken ya da zamanında daha oturmuş bir yapı ile karşılaşacağız. Alışkanlıklardan kurtulmak kolay değil. Yeni bir hayat konsepti ortaya koyabilmek hiç kolay değil. Planlama ve pratik birbirine zaman zaman uymayabilir.
Hepsinden önemlisi kendi içine kapalı ülkemizin, uluslararası aktör olmaya çalışması ve buna zorunlu olması işleri daha sofistike hale getiriyor. İnsan kaynakları ve organizasyonlar bu vizyonu yakalamak zorunda.
Hamsi dahi ançüez olarak dünya piyasasında.

Devamını Oku

FAHİŞ FİYATLAR

FAHİŞ FİYATLAR
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Pandemi döneminde birçok sektör zarar görürken, kimi sektörde çok karlı bir döneme girdi. Yeni iş olanakları da ortaya çıktı. Velhasıl artık milattan önce ve sonrası yerine pandemi öncesi ve sonrası tarihimizde yerini aldı. Artık pandemi öncesi dönemden eser kalmadı. Geri dönüş mümkün görünmüyor. Alışkanlıklar gereği her şey eskisi gibi olacak diye düşünüyoruz. Şunu kesin anlamak zorundayız Koronavirüs artık yeni bir hayat biçimi ortaya çıkardı.
Şimdi yeni normale alışmak ve gerektirdiklerini yapmak zorundayız. Okul binaları, işyerleri(plaza ve rezidanslar), ofisler, dükkânlar yeniden inşa ve dizayn edilmek zorunda. Oto tamirhaneleri ve sanayide ki atölyeler elden geçmek zorunda. En başta bugüne kadar lavabo olarak kullanılan yerler iptal edilip yeniden yapılmak zorunda.
Hijyen ve dezenfektan ayrımı net yapılmak zorunda. Bu baz da temizlik elemanları ve eğitim programları oluşturmak gerekiyor. Hayatın her aşamasında ortaya konması gereken ferahlık kriterleri belirlemeliyiz. Temiz hava ve sağlıklı gıda bunun en başında geliyor.
Gıda demişken gündeme en başta fahiş fiyat oturuyor. Temel gıda ihtiyaçları başta ardı ardına gelen zamlar pandemi döneminde belimizi büktü. Zeytin, peynir, tereyağı ve yemeklik yağ almaya kalktığınızda 200 TL ve üzeri bir para ödemek lazım. Ivır zıvır bir şeyler alınca 60-80 TL çıkıyor cepten. Çarşı Pazar ateş pahası denirdi; şimdi füze gibi yükselerek gidiyor etiketler.
Ticaret bakanlığı toplumda oluşan bu infiali görünce devreye girdi. 375 firmaya 11 milyon 885 bin TL para cezası kesildi. Denetimler tüm yurtta toptancı, market ve bakkallarda devam ediyor ve edecek. Vatandaş bilinçli, tüketici dernekleri kararlı ve medya bu konuda birlik halinde. Bir malı olduğu değerden pahalı satmak resmen ve aleme hırsızlıktır. Müşteriyi gasp etmek, yankesici misali cebini boşaltmaktır. Bu konuda TBMM devreye girmeli suç kapsamı genişlemeli, cezayı ağırlaştırmalıdır. Gıdaya ulaşmak insan için en temel haktır.
Gıda sektörü pandemi döneminde ayakta kalan ve büyüyen ve de karını yükselten sektör oldu. Keşke bunu maksimum kar için kullanmasaydılar. FAHİŞ fiyat yapmasaydılar ve yapanları ihbar etseydiler. Çünkü ağacın kurdu içindendir. Sektörde ne olup bittiğini o meslek dalındakiler çok iyi bilir. Eğer hileli ve kötü iş yapanlar ihbar edilirse bir daha kimse cesaret edemez. Gıda toptancıları kedi aralarındaki naylon faturacı, spotçu ve stokçuları ayıklarsa hem kazancı helal olur hem de üçkağıtçılar piyasadan temizlenir.
Türkiye toptancı hallerini ve gıda toptancılarını yeniden ivedilikle ele almalıdır. Tesis, sosyal dokular, çalışma şartları, mal takibi ve faturalama açısından organizasyonlar elden geçirilmeli ve dizayn edilmelidir. Şu anda örneğin şu şişeleri güneşin altına bırakılmakta. Oysa hiç güneş görmemesi gerekiyor. Hallerde soğuk zincir organizasyonu yok. Hijyen ve dezenfektan konusunu kimse açmasın. Rezaletin son perdesi.
Tarla ve bahçe bitkilerinin üretimi ve piyasaya arzı hala önemli bir sorun. Tek geçer söz var üretici zarar ediyor. Tarlada fiyatı ucuz, aracılar fiyat şişiriyor, son tüketici pahalı ürün alıyor. Hep aynı senaryo üzerinden konuşuyoruz.
Oysa coğrafi işaret diye bir kavram ortaya çıktı. Ürün standardı kalitesi gibi kavramlar ortaya konuyor. Üreticiyi bilinçlendirici çalışmalar ve çeşitli teşvikler artırılıyor. Atıl kalan tarım arazileri ve meralar ile ilgili yönlendirme ve destekler çoğalıyor. Kırsal kalkınma ve gıdanın olmazsa olmaz niteliği için hareket başladı. Üreticiler bu konuda istekli ve hevesli olalı.
Herkes devlet dairesinde masa başında oturmak istedikçe, anne babalar çocukları şehre gönderdikçe, arazi ve tarla kavgaları sürdükçe toprak boş kalır, evlatlar şehirde heba olur. Önemli olan genç ve orta yaşı kırsalda tutabilecek projeler geliştirmek. Çiftçiliğin ve hayvancılığın yeni nesiller tarafından benimsenmesini sağlamak gerekiyor.
Kooperatifleşme ve birlik oluşturma için devlet teşvik edici olmalı. Ziraat Mühendisleri özel müşavirlik hizmeti sunabilmek için yetiştirilmeli. Köylerin ve boş tarlaların yeniden yaşama geçirilmesi konusunda plan yapılmalı, uygulama çoğaltılarak tersine göç başlatılmalı.
Üreticiden tüketiciye uzanacak ara zincir ve lojistik sistemi bilinçli bir şekilde ele alınmalı. Paketleme ve pişmeye hazır katma değeri yüksek ürünler ortaya konmalı. Pazarlama ve tedarik zinciri organizasyonu kurulmalı. Çala kalem ticaret artık bitmiştir. Şakası yok ya biz yaparız ya da elin gavuru gelir kirazı İngiltere’ye götürür bizde ağzı açık bakarız.
Nihai tüketici ambalajlı ürün alır, gıdayı alırken de tüketirken de israf etmez. Medya olarak bizde arabın türküsü misali fahiş fiyat diye uzun hava çekmeyiz.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.