a
Türkan Çatal Yıldız

Türkan Çatal Yıldız

17 Mayıs 2022 Salı

Kılıçdaroğlu: Her şarkı, türkü bizim

Kılıçdaroğlu: Her şarkı, türkü bizim
0

BEĞENDİM

ABONE OL

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu. Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun cezasının onanmasına ilişkin, “İl Başkanımızın siyasi yasak kararını asla tanımıyorum. Mahkemeyi de tanımıyoruz, verdiği kararı da tanımıyoruz. Canan Kaftancıoğlu İstanbul İl Başkanımızdır” dedi. Kocaeli’nde yapılacak olan Aynur Doğan konserinin iptaline ilişkin ise, “Kürtçe bir şarkı okudu diye nasıl yasak getirebiliriz? 21. yüzyılda yaşıyoruz artık. Her şarkı, türkü bizim” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, geçtiğimiz hafta SADAT’a yaptığı ziyarete ilişkin, “Bizler mafyaya karşı, mafyanın artıklarına, Saray’ın çömezlerine karşı, mafyadan medet uman siyasetçilere karşı mücadele etmek zorundayız. Unutmayın aynı zamanda bir psikolojik harbin ortasındayız. Psikolojik harbin içerisindeyiz. Bu kurumlar Saray’la işbirliği yaparak, pek çok pozisyonlar yaratabilirler, yalan yanlış söylemler geliştirebilirler. O nedenle SADAT’a gittim” dedi.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarının satır başları şöyle:

“HERKES ŞARKISINI ÖZGÜRCE SÖYLEYECEK”

Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan CHP lideri Kılıçdaroğlu, Derince Belediyesi tarafından iptal edilen Aynur Doğan konserine dair, “Aynur Doğan hepimizin şarkısını duygulanarak dinlediği bir sanatçı. Dar Hejiroke diye bir şarkısı var. Bu aslında bir incir ağacı şarkısı. Bu şarkıyı hafızalarımıza kazıyan güzel bir film vardı. Gönül Yarası filminde Şener Şen ve Meltem Cumbul bu şarkıyı dinlerken Meltem Cumbul ağlamaya başlıyor. Şener Şen, ‘Sen Kürtçe biliyor musun?’ diyor. ‘Hayır, bilmiyorum’ diyor. ‘O zaman neden ağlıyorsun’ diye soruyor. ‘E bu şarkıya ağlamamak mümkün mü’ diyor. Siz bu şarkıyı yasaklıyorsunuz. Türkiye bu noktaya gelmemeli, getirmemeliyiz. Şarkıların, türkülerin tamamı bizim. Kürtçe bir şarkı okudu diye nasıl yasak getirebiliriz? 21. yüzyılda yaşıyoruz artık. Her şarkı, türkü bizim. Sizin feriştahınız gelse ben susmam. Rengarenk bir Türkiye’de yaşayacağız. Ebruli olacak. Barışı, huzuru getireceğiz. Herkes şarkısını özgürce söyleyecek. Bir şarkıdan, türküden korkulur mu? Korkmayacağız. Beraber, birlikte olacağız. Ağır ağır ülkeyi 12 Eylül karanlığına sürüklemeye çalışıyorlar. Buradan beraber çıkaracağız ülkeyi” dedi.

“Geçen hafta Erdoğan’ın bir siyasi intikamına tanık olduk. İstanbul İl Başkanımız Canan Hanım’ı mahkum ettiler. Mahkum etmekle kalmadılar bir de siyasi yasak getirdiler. Yasaklarla özellikle siyasi tutuklularla Türkiye asla yol almamıştır. Parti kapatmakla, farklı düşündü diye hapse atmakla bir ülkeye demokrasi gelmez. Canan Hanım’ın hapse atılmasını isteyenler, seçilmiş mahkemeler, hakimler… O hakimler şunu unutmasın bu ülkeye demokrasiyi, özgürlüğü size rağmen getireceğiz. Bu ülkeye kardeşliği Saray’a rağmen getireceğiz.

İl Başkanımızın siyasi yasak kararını asla tanımıyorum. Mahkemeyi de tanımıyoruz, verdiği kararı da tanımıyoruz. Canan Kaftancıoğlu İstanbul İl Başkanımızdır.”

“HERKESİN DİKKATİNİ ÇEKMEK İÇİN SADAT’A GİTTİM”

İstanbul’da bir kurumun önüne gittik arkadaşlarımızla. Bu kurum çatışmaların hüküm sürdüğü bölgelerde iş yapıyor, o çatışmaların bir parçası gibi görünüyor ve aynı zamanda o bölgelerde müteahhitlik işleri de yapıyor. Kâr amaçlı bu şirket. Kurucusu Erdoğan’ın eski danışmanı emekli bir general. Şirket ne iş yapıyor? ‘Suikast, gayri nizami harp, bomba imalatı, istihbarat, gerilla, özel kuvvetler harekatı, psikolojik harp harekatı, sabotaj, pusu, tahrip’ anlatılıyor. Bunun Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin danışmanlığında ne işi var? Bu SADAT’ın görevi nedir bilgi almak istiyoruz dedik. İki kişi geldi, haber verelim dediler bir daha gelmediler. Bu kadar korkak bir yapı.

SADAT bir de ideolojik zırh tanımlamış kendisine. Bir devlet kuracak, o devletin içinde Türkiye’de olacak… Herhalde bu bölümü Bahçeli dinliyordur. Devletin adı Asrika devleti. Asrika devleti başkan tarafından yönetilecek, İstanbul başkenti olacak resmi dili de Arapça olacak. Bahçeli ne diyor ben asıl onu merak ediyorum? Ben o kapıya neden gidiyorum? Neden mücadele ediyorum, kimin mücadelesini veriyorum. Bayrağımın, vatanımın mücadelesini veriyorum. Açıkça ifade edeyim yolunu kaybeden bir MHP var. Bunlar Erdoğan’ın yanında hizalandılar. Soruyorum sana ne danışmanlığı verdiler? Çık anlat kardeşim. Sen bunları ne için kullandın? Bunlarla mı bizi korkutmaya çalışacaksın. Sen kim olursan ol CHP’yi, bireylerini asla korkutamazsın.

Bu para için mehdilik hikayeleri anlatan şirketin ve yapıların karşısında daha güçlü, daha kararlı, daha cesur durmalıyız ve duruyoruz. O nedenle gittik. Milletimiz özgürlüklerine dair bir tehditle karşı karşıyadır. Mütedeyyin kesim de artık uyanmalıdır. Karşımızda kendi uydurdukları din zırhına bürünmüş bir yapı vardır. Samimi müslümanlar bunların karşısında dimdik durmalılar. Samimi müslümanlar Asrika karşısında da dimdik durmalıdırlar. Mektupçu mafyalara, kendini derin devlet ilan etmiş müptezellere, milletimizin özgürlüklerini tehdit etme gafletinde bulunanlara da sesleniyorum. Haddinizi bilin. Karşınızda Türkiye’nin dindarları, sofuları, inançları ve inançsızları vardır. Hepsinden önemlisi karşınızda dimdik duran ahlaklıları vardır. Karşınızda CHP vardır. Bizler mafyaya karşı, mafyanın artıklarına, Saray’ın çömezlerine karşı, mafyadan medet uman siyasetçilere karşı mücadele etmek zorundayız. Unutmayın aynı zamanda bir psikolojik harbin ortasındayız. Psikolojik harbin içerisindeyiz. Bu kurumlar Saray’la işbirliği yaparak, pek çok pozisyonlar yaratabilirler, yalan yanlış söylemler geliştirebilirler. O nedenle SADAT’a gittim. Herkesin dikkatini çekmek için gittim.”

“FELAKETLERİ ÖNLEMEK İÇİN GELİYORUZ”

Önce olayı manipüle sonra provoke ederler. Doğru ile yanlışı, iyiyle kötüyü, muhalif ile yandaşı karıştırmamızı isterler. Dün akşam bir tweet attım. Biliyorum beyler çok rahatsız oldu. En çok rahatsız olanlar paralarını yurtdışına kaçıranlar ve kaçırmak için sıraya girenlerdir. Bunlar derhal psikolojik harp metodlarından birini devreye soktular. Neymiş ben havalimanın tümüyle park yapılmasını ve pistlerin hemen kırılmasını önermişim. “Bu işte yer almış herkese son bir lafım olsun: Bu iş ‘Talimat aldım, mecburdum’ diyeceğiniz bir iş değildir, bunun adı vatana ihanettir. Siz de sorumlu olacaksınız. Bu işte bir damla mürekkebi olan herkes vatan hainidir. O makinelerin müteahhidi; sana ise özel ilgi göstereceğiz!” O müteahhide sesleniyorum o makinelerini çekeceksin oradan. Geliyoruz. Adalet, hak, hukuk, felaketleri önlemek için geliyoruz. Makineleri çek, pistlere dokunma.” (Türkan ÇATAL YILDIZ)

Devamını Oku

Zammı fırsat bilip çayları satıştan çeken süper markete ceza kesildi

Zammı fırsat bilip çayları satıştan çeken süper markete ceza kesildi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ankara’nın Sincan ilçesinde çaya gelen zammı fırsat bilip çay reyonunu boşaltan bir süper markete zabıta tarafından ceza kesildi.

Olay, Ankara’nın Sincan ilçesinde süper market zinciri GİMSA’nın mağazasında meydana geldi. Çaya gelen zammı fırsat bilen süper marketin çalışanlarının çay reyonunu boşalttığı anlar, alışveriş yapan vatandaşın kamerasına yansıdı. Sosyal medyaya düşen görüntüler büyük tepki topladı. Görüntüler üzerine harekete geçen Sincan Belediyesi zabıta ekipleri, süper markette inceleme yaptı. Ekipler markete ceza kesti.

İHA

Devamını Oku

81 ilden gelen gençler getirdikleri toprakları cam fanusta birleştirdi

81 ilden gelen gençler getirdikleri toprakları cam fanusta birleştirdi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

“81 İlden Gencimizi Atatürk’le Buluşturmak Üzere Anıtkabir’e Götürüyoruz Projesi” kapsamında 81 ilden Ankara’da buluşan gençler, yanlarında getirdiği toprakları cam fanusta birleştirdi.

Emel Uslu Atik Eğitim, Uygulama ve Araştırma Vakfı daha önce Anıtkabir’i hiç ziyaret etmemiş gençleri “81 İlden Gencimizi Atatürk’le Buluşturmak Üzere Anıtkabir’e Götürüyoruz” projesi kapsamında Ankara’da bir araya getirdi. Etkinlikte, 81 ilden gelen gençler yanlarında getirdikleri toprakları cam fanusta birleştirdi.

81 ilden gelen toprakları karıştırıp üzerine bitki dikeceklerini dile getiren Vakıf Başkanı Emel Uslu, “Vakfın çok önemli bir etkinliğini Ankara’da gerçekleştirdik. 81 ilden 81 gencimizi Anıtkabir’de Atatürk ile buluşturuyoruz. Çok heyecanlıyız. 3 4 yıldır planladığımız bir etkinlikti. Covid nedeniyle bu etkinliğimizi erteledik. Fakat 10 15 gündür hızlı bir ekip çalışması dolu bir kadro ile bu projemizi gerçekleştirdik. Bu projemizin içeriğinde 81 ilden Anıtkabir’i hiç görmemiş ve Ankara’ya hiç gelmemiş gençlerimizi Anıtkabir’e getirerek Atamızla buluşturduk. Gençleri ile de birbirleriyle buluşturduk. Anıtkabir’deki ambiyans çok farklıydı. Gençlerimizin Atamız ile buluşması muhteşem bir şeydi. Organizasyonun en önemli teması olan toprak karma etkinliğini gerçekleştirdik. Bu toprakları karıştırıp bir bitki dikeceğiz. Bu bitkiyi büyüteceğiz. Her yıl bir ağacımız bu şekilde büyüteceğiz. Umudumuz gençlerde Atatürk ilkelerine bağlı güzel gençler yetişsin diye hepimiz bugün buradayız” dedi.

Etkinlik mini bir konser ile son buldu.

İHA

Devamını Oku

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “NATO’ya girmelerine biz ‘evet’ demeyiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “NATO’ya girmelerine biz ‘evet’ demeyiz”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Pazartesi günü Türkiye’ye geleceklermiş. Bizi ikna etmeye mi gelecekler, kusura bakmasınlar yorulmasınlar. Her şeyden önce Türkiye’ye yaptırım uygulayanların bu süreç içerisinde bir güvenlik örgütü olan NATO’ya girmelerine biz ‘evet’ demeyiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun ile ikili Görüşme sonrası ortak basın toplantısı düzenledi. İki ülke arasında önemli iş birlikleri adımlar atıldığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun’u ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu kaydetti. Erdoğan, “Cezayir’den ülkemize 17 yıl aradan sonra Cumhurbaşkanı düzeyinde yapılan tarihi ziyaretle ilişkilerimize yeni bir ivme kazandırıyoruz. Cezayir’in bağımsızlığının 60. yılını tebrik ediyorum. Vatanlarının bağımsızlığı uğruna can veren tüm kahramanları rahmetle yad ediyorum. Bu sene aynı zamanda diplomatik ilişkilerimizin kuruluşunun da 60. yılına tekabül ediyor. İki dost ve kardeş iki ülke olarak 500 yıl öncesine uzanan ortak biz maziyi paylaşıyoruz. İkili ilişkilerimizi yeni bir zemine taşıyan yüksek düzeyli iş Birliği Konseyi Kuruluşunu Cezayir’e yapığım ziyaret sırasında kararlaştırmıştık. İlk toplantımızı gerçekleştirmek bugüne nasip oldu. Bu vesileyle iş birliğimizi daha ileriye taşıma kararlığımızı karşılıklı olarak teyit ettik” dedi.

Görüşmelerde Türkiye – Cezayir ilişkilerinin detaylıca ele alındığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek ikili, gerek uluslararası Platformlarda dayanışmaların artırılarak sürdürülmesi kararlığının bir kez daha gündeme getirildiğini aktardı.

“10 milyar dolar hedefine ulaşacağız”

Cezayir ile ekonomik ve ticari ilişkilerin her geçen gün geliştiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2020 yılındaki ziyaretimizde 5 milyar dolar hedefini belirlemiştik. Cezayir ile ticaret hacmimizi salgın şartlarına rağmen bir önceki yıla oranla yüzde 35 artırarak 4.2 milyar dolar düzeyine ulaştırdık. Bugün çıtayı yükseltip yeni bir hedef belirledik. 10 milyar dolar hedefine ulaşacağız.

Afrika’nın dünyaya açılan kapılarından biri olan Cezayir’in üretimi çeşitlendirmeye, özellikle birçok alanda siyasi, askeri, ekonomik, ticari, kültürel, turistik, bütün bu alanlarda Türkiye-Cezayir olarak geleceğe çok daha emin adımlarla yürüyeceğiz. Türkiye olarak her konuda Cezayirli kardeşlerimizin yanındayız. Ekonomik iş birliğimizin lokomotiflerinden biri olan yatırımcılarımız da bu süreci yakından takip ediyor” açıklamasında bulundu.

“1400’ü aşkın Türk firması Cezayir ekonomisinin gücüne güç kattı”

1400’ü aşkın Türk firmasının Cezayir ekonomisinin gücüne güç kattığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cezayir’i bir üretim üssü olarak gören ve yatırımları ülkemize yönlendiren firmalara desteğinizin süreceğinden eminim. Özellikle de yarın İstanbul’da Cumhurbaşkanı’nın başkanlığında gerçekleşecek iş forumunun karşılıklı ilişkilerin ve yatırımlarımızın artırılmasına katkıda bulunacağı muhakkaktır. Yakın geçmişte ortak yatırımların başlamış olduğu enerji ve madencilik alanındaki çalışmalarımız ülkemizin refahını artıracaktır. Bugün aynı zamanda ortak coğrafyamız olan Afrika ve İslam dünyasındaki meselelerini de ele aldık. Cezayir, Afrika kıtasının yüzölçümü ile en büyük ülkesinin olmasının yanı sıra kıtanın lider ülkelerinden biridir. Cezayirli kardeşlerimizin kıtanın kuzeyi ve Sahel bölgesi başta olmak üzere Afrika’nın tamamında oynadığı rolü takdirle karşılıyoruz. Türkiye olarak biz de kazan-kazan ve eşit ortaklık temelinde Afrika’daki tüm kardeşlerimiz de iş birliğimizi güçlendirmeye çalışıyoruz” dedi.

“Afrika kıtasında barış ve istikrarın temininde önemli rol oynayan iki ülke olarak savunma sanayi alanında işbirliğini güçlendirmekte kararlıyız”

Somali’deki seçimin sonuçlarının tüm Somali halkı için hayırlara vesile olmasını temenni eden Erdoğan, “2011 yılında çöküşün eşiğindeyken Türkiye’nin yeniden ayağa kalkmasına çok büyük katkı sağladığı Somali’de 15 Mayıs 2022 tarihinde yapılan bu Cumhurbaşkanlığı seçiminin başarıyla tamamlanmasından ayrıca memnuniyet duyuyoruz. Seçimlerini Somalili kardeşlerimizle birlikte Doğu Afrika halkları için hayırlara vesile olmasını diliyor, Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmut’u tebrik ediyoruz. Afrika kıtasında barış ve istikrarın temininde önemli rol oynayan iki ülke olarak savunma sanayi alanında işbirliğini güçlendirmekte kararlıyız. Türk yatırımlarının ağırlık kazandığı oran kentinde açılacak Başkonsolosluğumuz iki ülke arasındaki beşeri ilişkilerin güçlendirilmesine yönelik gayretleri bize destek verecektir. Kardeş Türkiye ve Cezayir halkları arasındaki güçlü bağların karşılıklı olarak açacağımız kültür merkezleri vasıtasıyla daha da kuvvetlendirilmesini hedefliyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Madencilikten çevreye, eğitimden kültüre muhtelif alanlarda imzalanan anlaşmalarla ilişkilerin ahdi zeminin tahkim edildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüm alanlarda atılabilecek ilave somut adımları ilgili bakanlarımız değerlendirmeye, hayata geçirmeye devam edeceklerdir. Bizler de gerekli desteği sağlayacağız” dedi.

“Gerek sivil, gerek askeri deniz endüstrisi alanında da önemli adımlar atmayı düşünmekteyiz”

Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun ise, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la yaptığım ikili görüşme detaylı ve verimliydi. 2 yıl önce bir araya geldik zatı devletleriyle. 2020 yılında Cumhurbaşkanı ülkemizi ziyaret ettiğinde bir dizi iş birliği anlaşmasına imza atmıştık. O sırada Cumhurbaşkanı Türk yatırımlarının Cezayir’deki hacminin 5 milyar dolara ulaştığını ifade etmişti. İnşallah bu yatırım oranını 10 milyar dolar ve daha üzerine ulaştırılacağını düşünüyorum. Stratejik olarak devam edeceğiz aynı bağlamda çok önemli adımları atmayı düşünmekteyiz. Özelikle gerek sivil, gerek askeri deniz endüstrisi alanında da önemli adımlar atmayı düşünmekteyiz” açıklamasında bulundu.

“Siyasi noktada uluslararası bütün ilişkilerde Türkiye Cezayir birlikte hareket etme konusunu ele aldık”

Cezayir ile savunma sanayiinde atılacak adımların önem arz ettiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayinin dar bir kalıp içerisinde ifade edilebilecek bir alan olmadığını belirterek, şu anda görüşme halinde olan firmalar olduğunu bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başta TUSAŞ, olmak üzere özel sektör firmalarımız var. Bütün bunlarla beraber çok daha önemlisi denizde, karada, birçok firmamızın Cezayir ile görüşmeleri devam ediyor. İşin Savunma sanayi bölümünü biz askeri ilişkiler adı altında ele aldık. Bunun yanında siyasi noktada uluslararası bütün ilişkilerde Türkiye Cezayir birlikte hareket etme konusunu ele aldık. Cumhurbaşkanı Filistin, Libya’yı gündeme getirdi. Bugün değerli kardeşimle üzerinde durduğumuz en öneli konulardan biri tarım ve hayvancılık alanında, tarım endüstrisi noktasında deneyimlerimiz var. Cezayir yüzölçümü itibariyle büyük bir alana sahip. Bu kadar büyük bir alan sahipken su sıkıntısı adeta olmayan bir ülke konumunda. Bu alanda müşterek bir çalışma içinde olacağımızı konuştuk. Devletten devlete, özel sektörler arasında bir çalışma olabileceğini konuştuk. Gerekirse üçüncü ülkelere buradan ihracat konusunu ele aldık. Burada en önemli konulardan birisi turizm. Bütün bunlarla paket turizmi geliştirebiliriz. Aramızdaki tabana dayalı atılacak adımlarla Türkiye- Cezayir arasındaki kardeşlik bağlarının nerelere dayandığını ortaya koyabiliriz” dedi.

“Pazartesi Türkiye’ye geleceklermiş, kusura bakmasınlar, yorulmasınlar”

İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğine ilişkin soruyu cevaplayan Erdoğan, ” Her iki ülkeyle ilgili dışişleri bakanları arasında bazı görüşmeler yapıldı. Fakat açık ve net bir şeyi söylemem lazım. Her iki ülkenin de terör örgütlerine karşı açık ve net bir tavrı söz konusu değil. Bu süreç içerisinde kaldı ki terör örgütlerine karşı kalkıp biz karşıyız deseler bile ki teslim etmeleri gereken bazı teröristleri teslim etmeyeceklerine dair açıklamaları var. Velev ki teslim edeceklerini dahi söyleseler; biz şuna inanırız. Bir delikten iki kez sokulmaz. Daha önce Yunanistan NATO’dan çıkmıştı. O dönemin yönetimini tekrar Yunanistan’ın NATO’ya girmesini sağladı. Milletime sesleniyorum. NATO’nun en önde gelen ülkeleri Yunanistan’a her türlü desteği veriyor mu? Yunanistan’da üstler kuruyorlar mı, kuruyorlar. Biz bunlara nasıl inanacağız. İsveç terör örgütlerinin kuluçka merkezi. Parlamentolarında teröristleri konuşturuyorlar. Özel davetler çıkarıyorlar. Hatta PKK yanlısı teröristler var parlamentolarında. Pazartesi Türkiye’ye geleceklermiş. Kusura bakmasınlar, yorulmasınlar. Her şeyden önce Türkiye’ye yaptırım uygulayanların bu süreçte bir güvenlik örgütü olan NATO’ya girmelerine biz evet demeyiz. O zaman NATO bir güvenlik örgütü olmaktan çıkar Teröristlerin temsilcilerinin yoğunlaştığı bir yer haline gelir. Biz sokulduğumuz yerden tekrar sokulamayız, kusura bakmasınlar” dedi.

Açıklamalar esnasında kürsünün sağ ve solunda 14 Aralık 1841 tarihinde hazırlanmış Padişah Abdülmecid’in tahta çıkışını tebrik eden, Fransız işgaline karşı gayretli bir şekilde mücadele ettiklerini ifade eden Emir Abdülkadir’in Arapça mektubu ve tercümesinin yer aldığı tablolar da yer aldı.

İHA

Devamını Oku

Muhsin Yazıcıoğlu’nun bir dönem yakın korumalığını yapan Yıldız, kendi aracının altında kalarak hayatını kaybetti

Muhsin Yazıcıoğlu’nun bir dönem yakın korumalığını yapan Yıldız, kendi aracının altında kalarak hayatını kaybetti
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Büyük Birlik Partisi (BBP) merhum Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun bir dönem yakın korumalığını yapan ve 23 Mayıs’ta görülecek olan davada tanık olarak dinlenecekler arasında yer alan polis memuru Erol Yıldız (49), kendi arabasının altında kalarak hayatını kaybetti.

Olay bu sabah 10.30 sıralarında Ankara’nın Keçiören ilçesi Ayvalı Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, merhum lider Muhsin Yazıcıoğlu’nun BBP Genel Başkanlığı döneminde bir dönem yakın korumalığını yapan ve son olarak da Türkiye Büyük Millet Meclisi Koruma Daire Başkanlığı’nda görevini sürdüren polis memuru Erol Yıldız (49), 06 KHA 35 plakalı otomobilinin altında kalarak vefat etti. İddialara göre sabah otomobilini çalıştıramayan Yıldız, otomobilini iterek hareket ettirdiği esnada, otomobilin geriye doğru üzerine gelmesiyle kendi aracının altında kaldı. Olay yerine gelen 112 ekipleri ilk müdahalesinde Yıldız’ın olay yerinde hayatını kaybettiği tespit edilirken olay ile ilgili tahkikat başlatıldı. Öte yandan Yıldız’ın isminin, Yazıcıoğlu’nun ölümü ile ilgili olarak 23 Mayıs’ta görülecek olan davada tanık olarak dinlenecekler arasında yer aldığı da öğrenildi.

İHA

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.