a

Aşılama ne zaman bitecek?

Aşılama ne zaman bitecek?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Covid-19’dan kurtulmanın tek yolu toplum bağışıklığının her yerde kazanılması. Uzmanlar toplum bağışıklığı konusunda hemfikir. Toplum bağışıklığı için öncelikli etken aşılamanın aralıksız şekilde devam etmesi. Kısacası herkesin ama herkesin Covid-19 aşısı olması gerekiyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Başkanı Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus da bu konuda dünyayı yönlendiren açıklamalar yapıyor. ‘’Aşılar, salgını durdurmak için önemli bir umut kaynağı’’ diyor. Aşı konusunda her ülke eşit şartlara sahip değil maalesef. Ekonominin gücü bu noktada da belirleyici rol oynadı. Ekonomik açıdan iyi olan ülkeler aşılara hemen ulaştı ve uygulamaya başladı. Peki, ulaşamayanlar ne olacak? Dünyadaki herkesin Covid aşısı olması gerekirken aşı satın alamayan ülkeler ne yapacak? Risk altında bulunan herkesin öncelikli olarak aşılanması gerekiyor. Yoksa virüs sürekli şekil değiştirerek hayatımıza bir şekilde girecek. Yoksul ülkeler aşıya ulaşma konusunda sıkıntı yaşarken, zengin ülkeler aşılamada önemli bir aşama kaydediyor. Tüm bunların yanı sıra hala aşı olma konusunda tereddüt hissedenler var.
Küresel anlamda yoğun bir aşılama programı başladı. Son verilere göre 138 ülkede yaklaşık olarak 565 milyon doz aşı yapılmışmış bile. Bu veriler yüksek gibi görünse de dünya nüfusunun 8 milyara yakın olduğunu hatırlamakta fayda var. Açıklanan oranlara göre şu ana kadar dünya nüfusunun yalnızca yüzde 7,2’si aşılanmış durumda. Peki, bu aşılama süreci ne zaman tamamlanacak? Görüldüğü üzere kolay bir süreç değil. Yapılan bir araştırma ve tahmine göre aşıya ulaşabilen gelişmiş ülkelerde yetişkin nüfusun aşılanması 2022 ortalarına kadar bitmeyecek. Orta gelirli ülkelerde ise bu süre 2022 sonlarına ve 2023 yılının başlarına uzanıyor. Yoksul ülkelerde ise takvim biraz daha ileriye gidiyor ve 2024’ü bulabilir deniliyor. Koronavirüs farklı varyasyonları ile birkaç yıl daha hayatımızda olacak gibi görünüyor. Bu süreci sağlıklı şekilde geçirebilmek için önlemlere aşı olsak dahi devam etmemiz gerekiyor. Çünkü görünen o ki ufak bir gevşeme bile salgının durdurulamaz boyutlara gelmesine neden oluyor. Kendimizi ve çevremizi korumak için aralıksız olarak korunmaya devam etmemiz gerekiyor.

Devamını Oku

Sokak hayvanları

Sokak hayvanları
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Sokakların hayvanları, evsizler… Ülkemizde yaşayan insanların büyük bir çoğunluğu sokak hayvanları konusunda oldukça duyarsız ve tahammülsüz. Onlara yoklarmış gibi davranıyorlar, hiç birini görmüyorlar. Sokağın bir parçasıymış, kaldırımı taşıymış gibi görüyorlar. Çoğu insan bir hayvanın başını okşamaktan, bir sorunu var mı, aç mı tok mu diye sorgulamaktan aciz. Yaşadıkları kötü koşullar yetmiyormuş gibi bir de uğradıkları kötü muamele var. Çöp kenarında uyuyan bir köpek, bozulmuş çöpe atılmış yemek arayan bir kedi herkesin normal karşıladığı manzaralar. Onlar yine iyi olanlar, özellikle zehirleyenler, tecavüz edenler, öldürenler… 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nu kimsenin önemsediği yok. Bir yükümlülük hissetmiyorlar. Onlara yapılan muameleyi normal karşılıyorlar. ‘Hayvandır ne olacak’ diyorlar. Emin olun her canlının canı o kadar tatlı ki tahmin bile edemezsiniz. Yaşama içgüdüsü, hayatta kalma içgüdüsü hepimizde eşit derecede var. Korku, huzur, mutluluk bunlar bütün canlıların aynı hissettiği duygular. Bir hayvanı korkuttuğunuzda gözlerinde sizinki ile aynı ifadeyi görürsünüz. Aynı irkilmeyi yaşar. Hayvanların yaşam haklarının ihlali ve gördükleri kötü muameleler konusunda herhangi bir caydırıcı yaptırım yok. Hayvanların gördüğü kötü muamelenin maalesef bir sınırı da yok. Görmediğimiz, duymadığımız ve bilmediğimiz kim bilir neler oluyor.
Yöneticilerin atladıkları çok önemli bir konu var. Savunmasız ve masum bir canlıya merhamet göstermeyen bir kişi toplum için tehlikelidir. Toplumla arasındaki ilişki problemlidir ve insan olmaktan çok uzaklaşmıştır. Bir kediye, köpeğe, kuşa herhangi bir hayvana zarar veren bir kişinin bir sonraki hedefi bellidir. Fırsatını bulduğunda, kafası attığında her şeyi yapabilir. Sevgisizliklerini önce hayvanlardan çıkarıyorlar. Belediyeleri bu hayvanlar aç, bunlar kötü koşullarda yaşıyor diye arayacaklarına ‘gelin toplayın bunları’ diye arıyorlar. Yok edilmelerine vesile oluyorlar. Sokaklarda hayvanların yaşaması sorun, onlar bu muameleyi hak etmiyor. Her insan yalnızca bir tanesine yardım eli uzatsa işler belki de yoluna girecek. Hayvan severler karşılaştıkları manzaraların sonucunda insanlardan soğuyacak hale geliyorlar. Hiçbir şey göründüğü gibi değil maalesef. Farkında olmaya başladığınız andan itibaren sokak hayvanları sevimli görünümlerinden ziyade çektikleri zorluklarla karşınıza çıkıyor. Hayvan severlerin yaşadığı bir diğer sıkıntı hayvanlara yardımcı olmaya çalışırken insanlar ile uğraşmak zorunda kalmak. Onlara dertlerini anlatmaya çalışıyorlar bir de. Hiçbir işe yaramayan insanlar hayvanların yiyeceği iki gram mama için kavga kıyamet koparıyorlar. 4 Nisan Sokak Hayvanları Günü’ydü… Kimler bilinçlendi, kimler biraz olsun üzerine sorumluluk almaya karar verdi bilmiyoruz. Hayvanlarla yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor, onları yok saymadan varlıklarını görerek, elimizi taşın altına koyarak işe başlayabiliriz… Türkiye’de hayvanlar kötü muamele, terk edilme, tecavüz, şiddet, ateş edilerek öldürülme, uzuvları kesilerek öldürülme, zehirlenme gibi duymak bile istemeyeceğimiz şeyleri her gün yaşıyorlar. Sokak hayvanları konusunda yöneticilere halkı bilinçlendirme konusunda çok fazla iş düşüyor. Kötü kalpli insanlarla yaşamayı beceriyoruz da şu masumlarla hayat paylaşmayı bir türlü beceremiyoruz işte.
Tüm sokak hayvanları anısına…

Devamını Oku

Adım başı virüs

Adım başı virüs
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Beklenen oldu ve yeni koronavirüs tedbirleri geldi. Yapılan Kabine Toplantısı’nın ardından yeni kararlar açıklandı. Sürecin yine, yeniden kimsenin kendi önlemini almasını beklemeden yönetilmesi gerektiği ortaya çıktı. Çünkü maalesef ki önlem alma, kurallara uyma konusunda çok da verimli olduğumuz söylenemez. Toplanmaların yasaklanması gerekirken yapılan etkinlikler insanların bu hastalığa yakalanma oranını artırdı. Hastanelerde sağlık çalışanları eşlerini, çocuklarını, ailelerini ve sevdiklerini göremeden çalışıyorlar. Uyumayan, dinlenmeyen binlerce sağlık çalışanı insanları iyileştirmek için uğraşıyor. Açıklanan risk haritasında birçok değişiklik yapıldı. 58 il yüksek riskli olarak belirtiliyor. Çok yüksek riskli (kırmızı) kategorideki 58 il ise şöyle: “Iğdır, Ardahan, Artvin, Rize, Erzurum, Bayburt, Gümüşhane, Trabzon, Giresun, Ordu, Tokat, Sivas, Amasya, Samsun, Sinop, Kastamonu, Çorum, Çankırı, Bartın, Karabük, Zonguldak, Düzce, Bolu, Sakarya, Kocaeli, İstanbul, Yalova, Kırklareli, Tekirdağ, Edirne, Çanakkale, Balıkesir, Bursa, Kütahya, Bilecik, Eskişehir, Ankara, Kırıkkale, Yozgat, Nevşehir, Kayseri, Malatya, Elazığ, Niğde, Aksaray, Konya, Karaman, Mersin, Osmaniye, Kilis, Gaziantep, Adıyaman, Erzincan, Antalya, Muğla, Aydın, İzmir, Isparta.”
Yüksek riskli illerde adım başı koronavirüs taşıyıcısı ya da hastası ile karşılaşmanız mümkündür demek bu. Yüksek riskli illerde cumartesi günü kaldırılan sokağa çıkma kısıtlaması geri geldi. Yani yalnızca 3 hafta süren bir süreç sonucunda tüm durumu resmen başa çevirdik. Hiçbir ilerleme kaydedemedik ve hatta gerinin de gerisine gittik. Gelen bir yeni kısıtlama ise Ramazan ayı boyunca yiyecek içecek servisi yapan tüm mekânların yeniden paket servise dönmesi. İftar saatlerinde yoğunluk yaşanabileceği düşünülerek bu yeni karar alındı. Kafe ve restoranlar normalde akşam 7’de zaten kapanıyordu. İftar saatine denk gelmesi gibi bir durum söz konusu değildi. Dikkatsizlik ve önlemsizlik maalesef yine esnafı zarara sokacak.

Devamını Oku

Yeni tedbirler

Yeni tedbirler
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Vaka sayılarındaki önlenemez yükseliş yeni tedbirlerin alınmasını zorunlu kılacak gibi duruyor. Haftalık 100 bin vaka açıklamaları endişe yaratıyor diyeceğiz ama insanların bu durumu çok da umursamadığı görülüyor. Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs, son verilere göre 2 milyon 797 bin 435 insanın hayatını kaybetmesine neden oldu. Dünya savaşı çıksa anca bu kadar olurdu diyeceğiz ama zaten insanlık büyük bir savaş ve yaşam mücadelesi içinde. Türkiye’de de vaka sayılarının yükselmesi ile birlikte ölüm sayılarında da ciddi bir artış gözlendi. Günlük 150’yi geçen vefat sayısı durumun ciddiyetini bizlere yeniden hatırlattı. Durum kontrol altına alınmazsa hem vaka sayılarında hem de vefat edenlerin sayısında yükseliş olacak gibi…
Son gelişmeler ile birlikte Bilim Kurulu üyeleri yeni tedbirlerin alınacağını belirtiyor. Özellikle yüksek riskli illerde yeniden restoran ve kafelerin kapatılması söz konusu. Dışarı ile teması minimum seviyeye indirmek için birçok önlemin alınması gerekiyor. Özellikle Ramazan Bayramı için özel bir çalışma yapılması planlanıyor. Yeniden şehir dışı yasakları bile gelebilir. Çünkü şehir dışı yasaklarının uygulandığı dönemde bile günlük bu kadar vaka görülmüyordu. Aşılama tüm hızıyla devam etse de aşı olmasına rağmen Covid-19’a yakalanan birçok insan var. Aşı olmanın rahatlığı ile birçok kişi önlemleri azaltıyor. Fakat maalesef ki aşılamanın yüzde 100 koruma sağlamadığı zaten açıklandı. Aşının olumlu yönlerinden biri hastaneye yatış oranını yüksek oranda azaltacağı yönünde.
Aşılama konusunda süreci başından beri doğru şekilde yöneten İsrail’de normale dönüş başladı. Kısa sürede yüksek aşılama oranına ulaşan ülke, pandeminin ilk günlerinden itibaren oldukça prensipli davrandı. Tabi burada vatandaşın kurallara uymaya gösterdiği özen de etkili oldu. İnsanlar protesto gösterilerinde bile mesafelerini korumaya dikkat etti. Bilinçli bireyler yetiştirmek bu nedenle çok önemli. Hayatın her alanında bilgi toplumu olmanın büyük getirisi var. Umarız ülkemizde de bu süreç artık az zararla atlatılır duruma gelir ve eski düzenimize kısa sürede kavuşuruz.

Devamını Oku

Astrolojiye ilgi arttı

Astrolojiye ilgi arttı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Astroloji inananı ve inanmayanı ile sürekli gündemimizde olan konulardan biri. Özellikle 2020 yılı astrolojiye olan ilginin oldukça yükseldiği bir yıl oldu. Yaşanan belirsizlik süreci insanları olumlu bir şeyler duymaya itti. Bu dönemde de en çok ilgiyi bilim insanlarından sonra astrologlar gördü. Google Trends, gündemi anlamak için oldukça doğa ve doğru kaynaklardan biri. İnsanlar Google’de en çok neyi arattı, neyi merak etti, neye ilgi duydu? Açıklanan verilere göre 2020 yılında ‘’doğum haritası’’ sözcüğü son beş yılın en yüksek aranma hacmine ulaştı. Astrologların birçoğu bu dönemde oldukça büyük ilgi gördü. Dünyanın geleceği ile merak edilenler ‘’yıldız haritası’’ gibi farklı söylemlere kaldı. Astrolojik tahminleri yüksek olan kişilere ilgi baya bir yükseldi. Birçok haber kanalına astrologlar konuk olarak çağrıldı, yeni dönem ile ilgili öngörüleri soruldu. Sosyal medyada da astrolog hesaplarına ilgi baya bir yükseldi. İnsanlar umut dolu bir söz duymak için tahminlere sürekli olarak baktı. Google arama sonuçları da bunu bize oldukça net bir şekilde kanıtlıyor.
Astrolojik öngörülerini sosyal medyadan paylaşan birçok kişi en fazla takip edilenler ve etkileşim alanlar arasına girdi. Tüm dünyanın eve kapandığı 2020 yılı içinde insanlar bu belirsiz dönemi astrolojik veriler ile atlatmaya çalıştı. Daha önce astrolojiye ilgi duymayan insanlar bile konuları merak etmeye başladı. Geleceği görebilmek her ne kadar imkansız olsa da yıldızların dünya ile konumu hakkında yorum yapmak insanları bir nebze olsa bilgiye yaklaştırdı. Kimsenin bir şey söyleyemediği dönemde, astroloji birçok insanı rahatlatan kanallardan biri oldu. Herkesin dünyadan koptuğunu hissettiği bir dönemde bağlandığı astrolojiye bu kadar yoğun ilgi gösterilmesine şaşırmamak lazım…

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.