a
Murat Karabulut

Murat Karabulut

26 Ocak 2023 Perşembe

Eğitimin önemi

Eğitimin önemi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Eğitim; kişinin davranışlarındaki yaşantı ile isteyerek ve kasıtlı şekilde değişime meydana getirme sürecine denir. Peki eğitim nedir ve türleri nelerdir? Eğitimin özellikleri, önemi ve amacı hakkında bilgileri derledik.

Genel olarak eğitim; bireyin bedensel, duygusal ve zihinsel şekilde sahip olduğu yeteneklerin, belirlenmiş hedef doğrultusunda geliştirilmesine denir. Davranışları geliştirmek, bilgilenmek yoluyla gidilen her adım; eğitimin kapsamında yer alır. Kasıtlı şekilde değişimlerin geçirilmesi, eğitimin parçası şeklinde tanımlanır.

Eğitim; kişinin toplum kalkınmasının ve gelişmesinin olmazsa olmazıdır. Bununla beraber toplumun temelini oluşturur. Yaşanan dünya içerisinde toplumların varlığını sürdürmeleri ve kalkınmaları adına eğitimli insan gerekir. Eğitim; toplumlar için oldukça önemli bir ögedir. Eğitim; toplumun ve insanın geleceğine yapılan en mühim yatırım şeklinde görülmektedir.

İnsanlar; toplumsal yaşam şeklini ve bulundukları kültürel ve sosyal değerlerini, o topluma ideal bir biçimde hazırlanan eğitimle öğrenmektedirler. Eğitimin ana ve en mühim şeklinde kabul edilen işleviyse; toplumsal devamlılık, kültürel değerler, bütünlük sağlanarak bilimsel teknolojik gelişmelere bağlı olan kalıp kültürün gelişimin sağlanarak yeni bireyler yetiştirmektir. Aynı şekilde eğitimin amacı; kişinin kendisinde bulunan yetenekleri en üst düzeye çıkarmanın dışında, kişilere yeni yetenekler kazandırıp, çağa uygun olmalarını sağlamaktır. Eğitim; yetişen yeni neslin gelişim seviyesine, milletin toplumsal karakterine, ilgi ve gereksinimlerine göre şekillenmesi, toplumsal olarak devamlılığın sürdürülmesi adına zorunlu bir durumdur.

Eğitimin toplumsal amacı; kişilere kültürün var olan birikimlerinin aktarılmasına, toplumun sürekliliğine, gelişimine yardımcı olacak bireyleri yetiştirmek, toplumdaki kültürünü geliştiren yenilikçi kişiler yetiştirmek, toplumsallaşmayı en doğru şekilde sağlamak ve bu kişilerin toplumsal farklılığa uyum sağlamasıdır.

Devamını Oku

“Failleri örtbas etmeye çalışıyorlar”

“Failleri örtbas etmeye çalışıyorlar”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İYİ Parti lideri Meral Akşener haftalık grup toplantısında konuştu. Sinan Ateş cinayeti hakkında konuşan Akşener, “Başkentin göbeğinde bir vatan evladına kıydılar” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslenen Akşener, “Şimdi de devletin gücünü kullanarak gerçek failleri örtbas etmeye çalışıyorlar! Görevini yerine getir Erdoğan!” dedi. Seçime ilişkin de konuşan Akşener, İYİ Parti Gençlik Politikaları olarak seferberlik başlattıklarını belirterek, “Gençlerimizin, bulundukları şehirlerde, oy kullanabilmeleri için, atmaları gereken adımlara, yapmaları gereken başvurulara dair, onları tek tek bilgilendireceğiz” diye konuştu.

Partisinin grup toplantısında konuşan Akşener, gençlere seslenerek, “Gerekirse, kapı kapı dolaşacak, her bir gencimizin, oyunu kullanması için, tüm gücümüzle çalışacağız! Eğer ki, başvuru gününü, kaçıranlar olursa da hangi siyasi düşünceden olduğunu, hangi partiye oy vereceğini, sormadan, sorgulamadan, ikametgahlarının bulunduğu şehirlere, ücretsiz olarak, götürülmelerini, oy kullandıktan sonra da geri getirilmelerini, İYİ Parti olarak, biz sağlayacağız!” dedi.

Meral Akşener’in açıklamalarının satır başları şöyle oldu:

“TÜM İÇ HUKUK YOLLARI TÜKETİLDİKTEN SONRA AİHM’E GİDECEĞİZ”

Kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim’i yakmaya çalışarak değerlerimize saldıran bu vandallık, bu barbarlık, bu düşmanlık dünyanın hiçbir yerinde, fikir hürriyeti olarak, pazarlanamaz. Bu düpedüz bir nefret suçudur! Meselenin önemli bir yanı daha var: Türkiye’de hemen her kesim siyasetin her renk ve düşüncesi benzer bir şekilde bu eylemi reddediyor. Bu konuda, ülkemizdeki tüm toplumsal kesimler yekvücut olarak tepki gösteriyor. Ama Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni yöneten bir iktidar böyle ciddi bir konuda sadece eleştiriyle göstermelik tepkilerle yetinemez.  Siyaset üstü gördüğümüz bu tip konularda iktidarın, yapması gereken “dostlar alışverişte görsün” anlayışının ötesine geçmektir. Devleti yönetenler, bu sorumlulukla ve yetki sahibi olmanın, ciddiyetiyle hareket etmek, zorundadır. Yani, esas hedef bu tip eylemlerin tekrarlanmasını, önlemek olmalıdır. Ama maalesef Sayın Erdoğan ve arkadaşları, bu tarz konularda genellikle “Oh ne güzel! Seçim için malzeme çıktı…” diye, sevinmeyi tercih ediyorlar. İç politika için, siyasi rant devşirmeyi tercih ediyorlar. Bol bol gürültü çıkartmayı, ama iş icraata gelince, arazi olmayı tercih ediyorlar. İsveç’te İYİ Parti gönüllülerimizle harekete geçtik. Cumartesi günü suç duyurusunda bulunacağız. Bu nefret suçuna yol verdiği için İsveç hükümetini yargıya şikâyet edeceğiz. Bu haklı hukuk mücadelemizin nereye varacağını önümüzdeki süreçte göreceğiz. Tüm iç hukuk yolları tüketildikten sonra AİHM’ne gideceğiz. İşte örnek yol budur.

“GENCECİK BİR VATAN EVLADINA KIYDILAR”

Suikastın üzerinden geçen 26 günün ardından görüyorum ki bu olay artık aileyi aşmış ve devlet yönetiminde ciddiyetin ne denli kaybolduğu bir kez daha, gözler önüne serilmiştir. Ülkemizde can güvenliğinin hukukun ve adaletin ne denli tahrip edildiği bir kez daha karşımıza çıkmıştır. Güvenlik güçlerimizin olayın aydınlatılması için ellerinden geleni yapacağına inandım.  Gencecik bir vatan evladına kıydılar. Hani Dicle’nin kenarında, kurdun kaptığı koyun bile senin mesuliyetin altındaydı?… Madem öyle mesuliyet senin Sayın Erdoğan! Dicle’nin kenarında değil, başkentin göbeğinde, aşağılık bir suikastla, bir vatan evladına kıydılar! Üstelik bunu, herkesin gözü önünde yaptılar! Ve şimdi de devletin gücünü kullanarak gerçek failleri, örtbas etmeye çalışıyorlar! Sen bostan korkuluğu musun? Görevini yerine getir Erdoğan! Böyle bir cinayete kurban giden Allah muhafaza oğlunu, damadını düşün ve torunlarının o tabutların arkasında ağlayamadan gözleri kupkuru “Baba” diye bağrışını hisset. Hisset sayın Erdoğan. Bengisu borcun var sayın Erdoğan ve Banuçiçek’e borcun var Erdoğan, Ayşe Ateş’e borcun var Musa Ateş’e borcun var sayın Erdoğan. Sinan Ateş’in dayısı diyor ki ‘yıllardır cumhur ittifakını destekleriz.’ Seçmeninin yeğeninin katilini bulmak devlet başkanı olarak görevin sayın Erdoğan.” Sayın Erdoğan! O hâlde, ben de sana soruyorum: Senin yönettiğini iddia ettiğin ama belli ki yönetemediğin bu devletin içinde, neler dönüyor? Söyler misin bu nasıl bir ciddiyetsizliktir? Bu nasıl bir yönetim boşluğudur? Bu nasıl bir lakaytlıktır?”

“GENÇLERİN ONLARI SANDIĞA GÖMECEKLERİNİ ÇOK İYİ BİLİYORLAR”

Yine yeniden bir erken seçim yaşayacağız her ne kadar kendisi seçimi öne almak güncellemek diyerek lafı çevirmeye çalışsa da bu bariz bir şekilde erken seçimdir. Biz ne zaman kararı açıklayın desek bize nutuk atanlar neden erken seçim kararı aldılar biliyor musunuz? Çünkü gençlerden korkuyorlar. Çünkü gençlerin onları sandığa gömeceklerini çok iyi biliyorlar. Okulların açık olduğu hatta sınavların olduğu dönemde gençlere oy kullanmayın demek. İktidar, şunu çok iyi biliyor ki; öğrencilerimizin birçoğunun, ikametgahı, okuluyla aynı şehirde değil… Yani seçim için, memleketlerine dönmek zorundalar. Üstelik, birçok öğrencimizin de oy kullanmak için, memleketlerine gidip, geri dönecek, durumu yok… Ne aileleri ne de kendileri, otobüs biletini bile, karşılayacak güce sahip değil… Sevgili gençler! Kimse merak etmesin! Artık biz varız. Biliyorsunuz, İYİ Parti olarak, bizim için, bu tip tezgahları bozmak, özel bir ilgi alanı… Kurulduğumuz günden beri, hamdolsun, uzmanı olduk. Ve her zaman olduğu gibi, evelallah, bu tezgahı da bozacağız.

“İYİ PARTİ GENÇLİK POLİTİKALARI OLARAK SEFERBERLİK BAŞLATIYORUZ”

Gençleri, görmezden gelerek, susturarak, yok sayarak, plan yapanların, planlarının tamamını, boşa çıkartacağız! Cumhuriyetimizin, esas sahibi gençlerimizin, en kutsal haklarını kullanmaktan, mahrum bırakılmasına, asla müsaade etmeyeceğiz! İşte bu nedenle, İYİ Parti Gençlik Politikaları olarak, bir seferberlik başlatıyoruz! İster şehir içinde ister şehir dışında otursunlar, fark etmeksizin, gençlerimizin, bulundukları şehirlerde, oy kullanabilmeleri için, atmaları gereken adımlara, yapmaları gereken başvurulara dair, onları tek tek bilgilendireceğiz. Gerekirse, kapı kapı dolaşacak, her bir gencimizin, oyunu kullanması için, tüm gücümüzle çalışacağız! Eğer ki, başvuru gününü, kaçıranlar olursa da hangi siyasi düşünceden olduğunu, hangi partiye oy vereceğini, sormadan, sorgulamadan, ikametgahlarının bulunduğu şehirlere, ücretsiz olarak, götürülmelerini, oy kullandıktan sonra da geri getirilmelerini, İYİ Parti olarak, biz sağlayacağız! Bunun için, yakın zamanda, partimiz üzerinden yürüteceğimiz sürecin, başvuru yollarını, kolaylaştıracak adımlarımızı da teker teker, sizlerle paylaşacağız.  

İçinizden, abarttığımızı düşünenleriniz olabilir. Hayır abartmıyoruz! Sizler istediniz, biz yalnızca hayata geçiriyoruz. Çünkü biz, gençler olmadan, karar almıyoruz. Çünkü biz, gençlerin olmadığı bir seçimi, kabul etmiyoruz! Çünkü biz, gençlerin mutsuz olduğu bir geleceği, reddediyoruz! Çünkü biz, gençlerin kaçtığı bir Türkiye’yi, istemiyoruz! Ve biz, arkamızda gençlerimizle, gümbür gümbür, iktidara yürüyoruz! Asla unutmayın! Hiç merak etmeyin! O sene, bu sene!

Murat KARABULUT

Devamını Oku

Seçme ve seçilme hakkı

Seçme ve seçilme hakkı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Seçme ve seçilme hakkı, bireylerin yerel ve merkezi karar ve yönetim organlarına (yerel ve ulusal meclisler, belediye başkanlığı, şehir yöneticiliği, devlet başkanlığı vb) seçilecek kişileri oylarıyla belirleyebilme ve buralara seçilmek için aday olabilme hakları. 

Seçme ve seçilme hakkı, bireylerin yerel ve merkezi karar ve yönetim organlarına (yerel ve ulusal meclisler, belediye başkanlığı, şehir yöneticiliği, devlet başkanlığı vb) seçilecek kişileri oylarıyla belirleyebilme ve buralara seçilmek için aday olabilme hakları. Siyasal haklar demetinin en önemli bölümünü oluşturan bu haklar tarih içinde “sınırlı oy”’dan “genel oy”a geçişle birlikte yaygınlaşmıştır. Sınırlı oy sisteminde siyasal haklardan yararlanma servet ve yetenek koşulu gibi birtakım kayıtlara bağlanmış, ayrıca cinsiyet ve ırk ayrımına dayalı daraltımlar getirilmiştir.

Genel oy sisteminin 20. yüzyıl ortalarında gerçekleşmesiyle bu kısıtlamalar ortadan kalktı. Bununla birlikte her ülkede seçmen olabilmenin ve seçilebilmenin bağlı olduğu birtakım yasal ve anlaşılabilir koşullar vardır. Seçme hakkı Seçme hakkı konusundaki belli başlı iki olumlu koşul vardır. Bunlardan biri yurttaşlıktır. Seçim, ulusal egemenliğin bir ifadesi olduğundan, oy hakkının yalnız yurttaşlara tanınması doğaldır. Bununla birlikte, özellikle Avrupa’da, yerel yönetimlerle ilgili olarak ülkede çalışan ve oturan yabancılara da seçme ve seçilme haklarının tanınması gündemdedir.

Seçme hakkının bir koşulu da yaşla ilgilidir. Bunun nedeni seçmenlerin belli bir siyasal olgunluğa ulaşmış olmalarının kamu açısından yararlı oluşudur. Siyasal rüşt yaşı ülkelerde farklı düzenlemelere bağlanmıştır. Seçmen olabilmenin öbür koşulları kısıtlı ve kamu hizmetinden yasaklı olmamak, seçmen kütüğüne yazılı olmaktır. 

Seçilebilme hakkı Seçilebilme hakkı da çeşitli ülkelerde özellikle meclislerin niteliğine göre farklı düzenlemelere konu olmuştur. Genellikle ikinci meclis durumundaki senatolara seçilebilmek için özel koşullar (daha yüksek bir yaş, eğitim seviyesi) aranır. Aday olabilmenin genel koşulları gene yurttaşlık, belli bir yaşı aşmış olmak, kamu hizmetinden kısıtlı olmamak şeklinde belirmektedir. Kaynak (vikipedia)

Devamını Oku

Özel okulların zam sorunu

Özel okulların zam sorunu
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Millî Eğitim Bakanlığı tarafından açıklanan, 2023-2024 eğitim öğretim dönemi için özel okullarda geçerli olacak olan yüzde 65 tavan zam oranı birçok sorunu gündeme getirmeye başladı. Açıklanan yüzde 65 tavan zam oranı özel okullar tarafından olumlu karşılanırken, veliler tarafında ise olumsuz bir etki yarattı. Yapılan yüzde 65 tavan zam oranının dışında özel okullar tarafından yasal olmayan ek hizmetlerinde zorunlu olarak satılması velileri düşündürmeye başladı. İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirlerde açıklanan zam oranından sonra bir öğrencinin kayıt ücreti 100 bin TL’yi aştı.

Özel Okullarla ilgili yüzde 65 tavan zam oranının belirlenmesinden sonra bu orana uymayarak daha yüksek zam uygulayan Ankara ve İstanbul’daki bazı özel okullara rekabet kurumu tarafından soruşturma açıldı.

Ülkemizde günden güne artarak her şehirde açılan özel okullar, daha iyi bir eğitim vermek amacıyla yeni öğrenci kayıtlarını yapmaya çalışırken, özel okullarda çalışan öğretmenler ise özlük haklarının yeteri kadar iyi olmamasından dolayı şikayetçi durumdalar. Aynı zamanda açıklanan zam oranından sonra veliler yeni ücretleri karşılayamayacağı yönünde görüşler belirtiyor.

Özel sektör öğretmenlerinin bu konuda bir çok söylemi ve talebi var. Şunları söylüyorlar; Özel okul velileri olarak pandeminin başından bu yana özel okulların uyguladığı çeşitli haksızlıklar ve yönetmelik ihlallerine dair yoğunlaşan veli şikâyetlerini dile getirmeye ve konuda farkındalık oluşturarak sektördeki olumsuzlukların ortadan kaldırılması için katkıda bulunmaya çalışıyoruz. Özel okulların 2009 yılından önce TÜFE’ye endeksli olan tavan zam sınırı için yaptıkları lobi faaliyetleri sonrası formüle tüfe ve +5 puan gibi ilaveler yapılmış, bu da velilerin özellikle son dönemde kendi gelir artışlarının 2 katı bir tavan zamla her sene daha da artan bir özel okul faturasıyla karşılaşmasına yol açmış durumda. Özel okullar önceden öğretmenlere taban maaş uygularken, yani devletteki en düşük öğretmen maaşının altında öğretmen maaşı ödeyemezken bu da kaldırıldığından öğretmenler taşeronlaştırılmış ve adeta asgari ücret sınırına sıkıştırılmış duruma getirildi. Hal böyleyken özel okullar kazancından feragat etmek istemediğinden veliye yüksek tavan zam, ek hizmetlerden de kazanç elde ederek fahiş fiyatlı ek hizmetler sunuyorlar. Yönetmelikte bu suiistimalleri engelleyecek netlikte maddeler ve yaptırımlar olmadığından, yeterli denetim de olmayınca velileri sömüren bir düzen ortaya çıkmış durumda. Özel okul velileri, ek hizmetlerle birlikte kendi gelir artışlarının kat kat üzerinde artan özel okul ücretlerini ödeyemez duruma gelmiş haldeler. Zamlar fahiş, eğitim kalitesi ise ne yazık ki her geçen gün düşüyor. Butik okullar görece daha iyi hizmet verse de özellikle zincir okullarda hem ücretler giderek daha fahiş hale geliyor hem de eğitim kalitesi giderek düşüyor.

Veliler uğrayacakları mobingden de çekinerek bu zamlara karşı mücadele etmekte biraz çekingen davransalar da bu yıl gelinen noktada çoğu veli bu paraları ödeyemeyeceğinden dolayı isyan etmiş durumdalar. Geçen yıl 12-15 bin ödediği yemek için bu yıl 30-35 bin TL isteniyor. Maliyeti 2-3 bin TL olup veliden 10 bin TL istenen kitap setleri için bu yıl 20 bin TL isteneceği tahmin ediliyor. Önceden böyle bir uygulama olmadığı, Milli Eğitim ‘MEBSİS’ sisteminde bu adla bir gelir kalemi bulunmamasına rağmen özellikle zincir okullar bu yıl genel gider adı altında velilerden 10 bin TL ek ücret istemektedir. Bu uygulamanın yasal bir dayanağı yok. Ancak okullar velilerin çocuklarını okuldan almaya cesaret edemeyeceklerini düşünerek bu ek ödemeleri dayatıyorlar. Veliler okulun, çocuklarına mobing uygulayacağını düşünerek tedirgin davranıyorlar ancak bu paraları ödemeye de çoğu velinin gücü yok.

Devamını Oku

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 14 Mayıs mesajı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 14 Mayıs mesajı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan AK Parti’nin haftalık grup toplantısında konuştu. Seçim tarihine ilişkin konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz de ‘Artık hiçbir şey eskisi olmayacak’ diyerek hükümete gelmiştik. Şimdi de ‘Söz de karar da gelecek de milletindir’ diyerek milletin desteğine talibiz. Milletimiz 73 yıl sonra aynı gün altılı masaya yanıtını verecek. Vesayet heveslilerine rağmen Türkiye Yüzyılı’nı başlatacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan partisinin grup toplantısında konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Benim milletim artık tüm oyunlarınızı çözdü. Sizin de numaralarınızı da etki elemanlarınızı da anında tanıyor. Aksi olsaydı 2007’de bize Cumhurbaşkanı seçtirmek istemediğinizde başarılı olurdunuz. Aksi olaydı gazete kupürleri üzerinden partimizi kapatmaya çalıştığınızda başarılı olurdunuz. Bakın bu ülkenin Cumhurbaşkanı, bakın Türkiye’nin en büyük partisinin başı olarak karşınızdayım” dedi.

“TÜRKİYE YÜZYILI’NIN İNŞASI İÇİN HAZIRLANIYORUZ”

Erdoğan’ın konuşmasının satırbaşları şöyle:

Bu seçimi farklı kılan nedir? 2002 seçimlerine siyasete yeni bir ses getirerek adım atmıştık. 2007 seçimlerine vesayetin ahlak dışı oyunlarıyla uğraşarak girmiştik. 2011 seçimlerine 2023 hedefleri sözü vererek girmiştik. 2015 seçimlerini FETÖ, PKK, DEAŞ saldırıları altında yaşamıştık. 2018 seçimlerini yeni yönetim sisteminin getirdiği tereddütleri göğüsleyerek geçirmiştik. 2023 seçimlerini ise dünyadaki krizlerin etkileriyle mücadele ederek girdik. Ucube ittifakın hezeyanlarıyla uğraşarak, milletimize verdiğimiz sözleri yetiştirmenin telaşını yaşayarak, 20 yılda kurduğumuz demokrasi ve kalkınma üzerine Türkiye Yüzyılı’nın inşası için hazırlanıyoruz.

Biz de ‘Artık hiçbir şey eskisi olmayacak’ diyerek hükümete gelmiştik. Şimdi de ‘Söz de karar da gelecek de milletindir’ diyerek milletin desteğine talibiz. Milletimiz 73 yıl sonra aynı gün altılı masaya yanıtını verecek. Vesayet heveslilerine rağmen Türkiye Yüzyılı’nı başlatacağız. Milletimiz aynı gün, bu darbe şakşakçılarına ‘yeter’ diyecektir. Bir nevi ipi 10 ayrı kişinin elinde kukla bir Cumhurbaşkanı ile ülkeyi idare etmek istiyorlar. Cumhurbaşkanı fiilen altılı masanın emir eri gibi davranacak.

Benim milletim artık tüm oyunlarınızı çözdü. Sizin de numaralarınızı da etki elemanlarınızı da anında tanıyor. Aksi olsaydı 2007’de bize Cumhurbaşkanı seçtirmek istemediğinizde başarılı olurdunuz. Aksi olaydı gazete kupürleri üzerinden partimizi kapatmaya çalıştığınızda başarılı olurdunuz. Bakın bu ülkenin Cumhurbaşkanı, bakın Türkiye’nin en büyük partisinin başı olarak karşınızdayım. Gündemi 2023 hedefleri, Türkiye Yüzyılı olan bir lider olarak karşınızdayız. 2023 seçimlerinden sonra da Türkiye Yüzyılı mimarı olarak milletimin görevlendirmesiyle yine karşınızda olacağız. Biz, kimsenin inayetiyle değil, Allah’ın yardımıyla, milletimizin desteğiyle ayağa kalktık bugünlere geldik, yarınlara yürüyoruz.

Biz gerektiğinde yedi düveli karşımıza alma pahasına milletimize hizmet ediyoruz. Ebede talip olan bir davanın mensupları olarak, bu davayı tümsekte bırakmamaya yeminliyiz. En büyük sorumluluk da sizlere düşüyor. 2023 seçim zaferini omuzlayacak kadro olarak, isimlerinizi tarihimizin sayfalarına yazdırmaya davet ediyorum.

“MUHALEFETLE ÇOK UĞRAŞTIĞIMIZ İÇİN ADIM ATMAKTA ZORLANIYORUZ”

Bu habis zihniyetin son eseri, küresel bir marka haline dönüşen Baykar şirketi oldu. Baykar’ın nezdinde tüm şirketleri, ürünleri ve başarılarıyla savunma sanayimiz hedef alınıyor. Bizimle olan akrabalık ilişkisi üzerinden Baykar’ı hırpalayabileceklerini düşünüyorlar. Bu alçak saldırıya hak ettiği cevabı vermek sorumluluğumuzun gereğidir.

Ülkemizde Milli Mücadele’nin de etkisiyle başlayan bir savunma sanayi hamlesi var. 2022 ve şu anda bu kardeşiniz Başbakanlık makamını da Cumhurbaşkanlığı makamını da milletimin lütfuyla gördü. Öyle bir yerden öyle bir yere geldik ki doğru dürüst helikopterimiz yoktu. Berlusconi ile yaptığımız görüşme ile Atak helikopterlerini hallettik. Şu anda Atak helikopterleri Türkiye’nin kendi ürünü olarak üretiliyor. Buna da birileri çelme takmaya çalışıyor. Şimdi biz Gökbey helikopterini üretmenin adımlarını atıyoruz. Bunlarla beraber biz bu İHA’ya, SİHA’ya, Akıncı’ya bu kızılötesi adımı nasıl attık… O dönem oğul Bush’a gittik. ‘Hani siz İHA verecektiniz, hala vermediniz’ dedik. O ziyaretimde bunlardan aldık. Bize iki günlüğüne verdiler. Bu ziyaretimin ardından Özdemir Bey hemen çocuklarıyla bu adımı attı. Süratle İHA’yı ürettiler. Ardından SİHA’yı da ürettiler. Çocuklar Akıncı’yı üretti. İş bitmedi savaş uçağı noktasında çalışmalarını sürdürüyorlar.

Bunlarla beraber olay sadece savaş aracı değil. Bunun ürünlerini de üreteceksin. Harp araç, gerek, mühimmatın olması lazım. Ülkemiz bu mühimmatı da üretmeye başladı. Bu muhalefetle çok uğraştığımız için adım atmakta zorlanıyoruz.

En son Arifiye’deki olay. Arifiye’deki olaydan hemen sonra, Fırtına Obüsleri’nin teslim törenine gittik. Savunma Bakanımız, kuvvet komutanlarımızla… Muhalefetin başındaki adam, ‘Siz siyasetçi değilsiniz’ diyor. Neyi, neden alkışlıyorlar. Alkışladıkları şey Fırtına Obüsleri’nin teslim töreni. Konuşan kim, Başkomutan konuşuyor. Sen Savunma Bakanımıza ne kuvvet komutanlarımıza hakaret edecek çapta değilsin, haddini bil. Bu cibilliyet meselesi. Bu noktada karakter zaafı olan bir insan olarak kalkıp bizim şanlı ordumuzun komutanlarına saldırmak herkesin karı değil. Bunlarla ilgili hukuki boyutu devam ediyor.

“SEN GİT ÇOCUK BEZİ SATMAYA DEVAM ET”

Biz yerli ve milli projelere destek verdikçe, kendi siyasi ve ekonomik programlarımızı uyguladıkça parasıyla savunma sanayi ürünü vermemeye başladılar. Bayraktar İHA’ları yetiştiremiyor. Aynı şekilde mühimmat yetiştiremiyorlar. Türkiye artık büyüdükçe, güçlendikçe birileri rahatsız oluyor. Onlar rahatsız oldukça yolumuza devam ediyoruz. Bu ahlaksız çıkmış, geleceklermiş de hesabını soracaklarmış. Rekabetin oluşması lazımmış. Sen git çocuk bezi satmaya devam et, senin işin değil bu. 15 sene yanımda bulundu ama demek ki benden bir şey alamadı.

“MİLLETİMİZ BUNLARA İKTİDAR YÜZÜNÜ GÖSTERMEZ”

Devlet Bey ona ‘Serok Ahmet’ diyor, bu tür işler yapıyor. Helalinden en yaptı? Kurduğunuz üniversiteyle başarı grafiğiniz ne, yok. Biz de bu üniversiteyi, yolsuzlukları nedeniyle aldık, devletimize mal ettik. Şimdi Şehir Üniversitesi, Marmara Üniversitesi’nin mülkü olarak devam ediyor. Biz bu millete yakışır eserler inşa ediyoruz, sen de ne yaptın bunu söyle bakalım. Bunlardan bir şey olmaz.

SİHA’larımız, İHA’larımız inleri darmadağın etti, nice teröristleri yok ettiler. Biz pek çok savunma sanayi projemizde firmalarımızın AR-GE çalışmalarına destek veriyoruz. 50 firma devletten proje bazlı destek alıyor. Devletten nakit desteği almadan çalışmalarını sürdüren 4 firma var, birisi Baykar’dır.

Lafı da sahibini de milletimizin vicdanına havale etmek en doğrusu olur. Altılı masa adına birilerinin karanlık mahfillerde yürüttükleri pazarlıklarda, önemli projeleri durduracakları, yapılanları yıkacakları sözü verdiği anlaşılıyor. Milletimiz bunlara iktidar yüzünü göstermez. Böyle kirli pazarlığa girilmesi faciadır. Ülkemizin büyük projelerini yürüten isim ve firmaların yıllarca nasıl hedef olduğunu hatırladık. Nice yatırımları akim bırakmak için her yolu denediler. Yatırım, üretim, turizm, çevre yönleriyle yaptığı katkılarla İstanbul Havalimanı’nın 80 milyar dolar, Osmangazi Köprüsü’nün 10 milyar dolar, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün 5 milyar dolar katkısı oldu.

Karadeniz’deki doğalgazın değeri 1 trilyon doları buluyor. Pazar günü Kağıthane-İstanbul Havalimanı metrosunu da açıyoruz. Nişan alıp hedef ettikleri asıl hedef Türk milletidir. Bunlar milletimizi tanımıyor. Milletimiz namusunu kimseye laf söyletmeden yoluna devam eder. Milletimiz projelerine, eserlerine, hizmetlerine dokunacak adamı doğduğuna pişman eder. Bizim ah ettiğimiz husus ise bunları adam yerine koyup görev vermemizdir. Hatayı kabul etmek de erdemdir. Biz dersimizi çıkardık, milletimizden helallik bekliyoruz.

AKŞENER’E BAŞÖRTÜSÜ YANITI

Altılı masadaki hanımefendi, bizim başörtüsü konusunu istismar ettiğimizden bahsediyor. Hanımefendi, Erdoğan ve arkadaşlarının istismarcı olup olmayacağını milletim gayet iyi bilir. Dürüstsen, haysiyet sahibiysen… Bay Kemal’den farkın yok. Saraçhane’de verdiğin görüntüyle hangi istikamette gittiğini ortaya koyuyorsun. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak bu işin gerçeğini yapıyoruz. Biz şu anda yola çıktık, milletimize de aile olayını, başörtüsü konusunu anlatacağız. Bu konuda sizinle bu işin mukayeseni yapacak konumda değiliz. Sizin birlikte yürüdükleriniz bu ülkede başörtülü milletvekilini ‘Meclis’ten atın’ diyecek kadar sınırsız tiplerdir. Siz onlarla yürüyorsunuz. Bu işin istismarıyla yargılamak istiyorsunuz. Varsa projeniz bize gönderirsiniz, ona göre çalışır adım atarız. Aile bizim kutsalımızdır. Siz ortağınızla birlikte LGBT’cilerle yürüyebilirsiniz, bizim onlarla da işimiz yok. Çünkü aile kurumumuzu çok sağlam zemine oturmanın adresi AK Parti’dir, Cumhur İttifakı’dır.

Murat KARABULUT

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.