a
Murat Karabulut

Murat Karabulut

30 Eylül 2022 Cuma

Sevgi

Sevgi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Günlük  yaşamda en çok kullanılan sözcüklerden biri de sevgi sözcüğü olmalı.  Sık sık duyar ya da okuruz;  “İnsanlar sevmeli birbirlerini”, “Her işin başı sevgi”, “sevelim birbirimizi, sevgi gibisi yok” Bırakın başkalarını, aynı ailedeki iki kişinin bile birbirlerini sevmeleri hiç de öyle kolay değilken, sanki sevgi alanı özerk bir alanmış da nedenselliğe bağlı değilmiş gibi, ikide bir sevmeyi öğütleyen sözler söylenmesi, bir sevgi susuzluğunu mu dile getiriyor acaba? Kim bilir, belki de?

Sevgi konusunu içgüdüsel sevgi (annenin çocuğuna olan sevgisi) ya da aşırı kör sevgiyle (aşk, sevi) değil de pek, karşılıklı doğal ilişkiler içinde oluşmuş bilinçli diyebileceğimiz bir sevgiyle, böyle bir sevginin içeriğini, nedenlerini, koşullarını anlamaya çalışarak irdelemek en doğru yol tabi. Gerek karşı cinse duyulan aşk, gerek aşırı anne duygusallığı, içlerinde yoğun sevgi öğeleri taşır görünseler de, bilinçsel bir körleşmeyi çağrıştırıyorlar hep. Sözgelimi, “çok aşık”(!) biri, kendisine yüz vermeyen “sevgili”sini(!) öldürebiliyor. Gerçekten seven öldürebilir mi? Para vermediği için oğlu tarafından bıçaklanmış bir anne, “Oğluma bir şey yapmayın…Affettim onu ben,..” diye bağırabiliyor sedyeyle hastane kapısından içeri sokulurken. (Yıllar önce, bu görüntülü haberi televizyonda izlerken, “bir annenin kendi çocuğundan gelen en ağır acıları bile sevmesi, mazoşizm değil de ne, bu nasıl sevgi?” diye düşünmüştüm.) Çok uç örnekler olsalar da bunlar, gerek içgüdüsel sevgiye, gerek aşk dediğimiz kör sevgiye ilişkin ipuçları verebiliyorlar bize. Peki, gerçek, sağlıklı sevgi ne? Bunun yanıtını vermek için, önce sevmek fiilinden türemiş sevgi sözcüğünün sözlük anlamını saptamakta yarar var. 

Özetlersek, sevgiyi bir yaşantı, somut bir yaşamsal süreç olarak değil de, soyut bir kavram olarak gören bu tanımlamalara göre sevgi, bir kişiye ya da bir şeye karşı duyulan ilgi, bağlılık, içtenlikli yakınlık duygusu, derin sevecenlik; o kişinin ya da şeyin iyiliğini isteme, ona içten bağlanmadır.

Gerçek sevgi, karşımızdakine bütün içtenliğimizle davranma, onun isteklerini, umutlarını, düşlerini, acılarını ve sıkıntılarını, yani onun yaşamının bütün kıvrımlarını iz sürer gibi izleme, ona her an kol kanat geren, ona onun içinden bakan, bütün bu çabayı hiçbir yarar beklemeden mutluluk içinde yapma olanağı sağlayan bir bilinçliliktir. Gerçek sevgi, bir özgeçi, bir özdeşleşme değildir. Seven, kendi yararını göz ardı etse de, kendi kişiliğini ortadan kaldırmaz. Seven de, sevilen de öznedirler. Gerçek sevginin bulunduğu yerde yaşam acılarına karşı koymak kolaylaşır. Sevilen her şey, sevenin gözünde güzel ve mutluluk vericidir. Gerçek sevgi geniş bir bütünselliği gösterir; İncil’deki gibi komşunun kim olduğuna bakılmadan “komşunu sev!” öğüdüyle gerçekleşebilecek kadar kolay bir şey değildir o; büyük emek ister. Gerçek, sağlıklı sevgi, yalnız kendi çocuklarımızı, evimizde, bahçemizde beslediğimiz kendi hayvanlarımızı, tapulu malımız olan doğa parçasını sevmeyi değil, bütün evreni ve onun içindeki bütün güzellikleri sevmeyi de kapsar.

Devamını Oku

AFAD, Pakistan’ın yaralarını sarıyor

AFAD, Pakistan’ın yaralarını sarıyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetim Başkanlığı (AFAD) Pakistan’da yaşanan sel felaketinin ardından yaraları sarmaya devam ediyor. Yola çıkan 8’inci ve 9’uncu iyilik trenlerine ilişkin konuşan AFAD Genel Başkan Yardımcısı Önder Bozkurt, “Umut ediyoruz ki trenlerle giden hem yardım paketleri hem hijyen kolileri hem de çadır ve battaniye gibi temel insani yardım malzemelerinin bölgede selden etkilenen afetzedelere yardımı dokunur” dedi. 

Pakistan’da yaşanan sel afetinden etkilenen 33 milyondan fazla insanın yaralarını sarmak için İçişleri Bakanlığı AFAD koordinasyonunda sivil toplum kuruluşlarının (STK) desteğiyle hazırlanan insani yardım malzemeleri, Ankara Tarihi Tren Garı’ndan Pakistan’a doğru yola çıktı. İyilik treni 47 vagondan oluşuyorken iyilik treninde 997,2 ton ağırlığında 50 bin 126 gıda kolisi, 42,7 ton ağırlığında 7 bin 140 hijyen kolisi, 203,8 ton un, 10 ton makarna ve bin 40 ton ağırlığındaki 57 bin 266 koli yer alıyor. Ankara Tarihi Tren Garı’nda düzenlenen programa AFAD Genel Başkan Yardımcısı Önder Bozkurt, Pakistan’ın Ankara Büyükelçisi Muhammed Sirus Seccad Gazi ve Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) Taşımacılık Genel Müdür Yardımcısı Çetin Altun katıldı.

“TÜRK MİLLETİNİN DUALARI DA PAKİSTAN’A ULAŞMIŞ OLACAK”

Pakistan’da yaşanan sel afeti sonrası 30 Ağustos’ta birinci İyilik Treni’nin Pakistan’a yola çıktığına değinen AFAD Genel Başkan Yardımcısı Önder Bozkurt, şunları söyledi: “Bugün de 8’inci ve 9’uncu İyilik trenlerimizi yolcu ediyoruz. Umut ediyoruz ki trenlerle giden hem yardım paketleri hem hijyen kolileri hem de çadır ve battaniye gibi temel insani yardım malzemelerinin bölgede selden etkilenen afetzedelere yardımı dokunur. Onların temel ihtiyaçlarının giderilmesi noktasında fayda ve kolaylıklar sağlar diye umut ediyoruz. Yardım trenlerinin koordinasyonunda dört bölge belirledik. Ankara, Mersin, Van ve Kocaeli’nde olmak üzere İyilik trenlerimiz yola çıktı. Geçtiğimiz salı günü Van’da 7’nci İyilik Trenimizi uğurlamıştık. Bugün Ankara’da 8’inci ve 9’uncu İyilik Treni’ni uğurlamış olacağız. İnşallah bu trenlerle birlikte Türk milletinin duaları da Pakistan’a ulaşmış olacak.”

“TÜRK KARDEŞLERİMİZ BİZİM YANIMIZDA”

Pakistan’ın Ankara Büyükelçisi Muhammed Sirus Seccad Gazi, gönderilen yardımlarda emeği geçen AFAD ve STK’lara teşekkür ederek, “Bu yardımda emeği geçen tüm kardeşlerimize de burada olan olmayan herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Bu trenler yaklaşık 350 ton gıda yardımı taşıyor. Pakistan’da yaşanan gıda sorununa büyük bir yardımı dokunacak. Bizim bu trajediyi atlatacağımızdan eminim ama Türk kardeşlerimiz bizim yanımızda olduğu sürece daha kolay atlatacağımızı biliyorum. Bu sıkıntıyı aşmamıza yardımcı olan kardeşlerimize, arkadaşlarımıza, herkese teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

“TÜM DEMİRYOLCULAR CANLA BAŞLA GAYRET GÖSTERİYOR”

TCDD Taşımacılık Genel Müdür Yardımcısı Çetin Altun ise yaptığı konuşmada şunlara değindi: “İki tren halinde 47 vagonda bin 40 ton insani yardım malzemesi taşıyan trenleri uğurlamış bulunuyoruz. Biraz sonra iyiliğe uğurlayacağımız trenimiz İran’ın Zahedan istasyonuna kadar olan toplam 3 bin 991 kilometre mesafe kat edecektir. Trenlerimizin ve içerisindeki yardım malzemelerinin ihtiyaç sahiplerine mümkün olan en kısa sürede ulaşması için trenin geçtiği güzergahtaki tüm demiryolcular canla başla gayret göstermektedir” dedi.

Programın ardından İyilik trenleri uğurlandı. (Murat KARABULUT)

Devamını Oku

Spor

Spor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Spor, önceden belirlenmiş kurallara göre bireysel veya takım halinde yapılan, genellikle rekabete dayalı yarışma ve kişisel eğlence veya mükemmelliğe ulaşmak için yapılan fiziksel veya zihinsel aktivite. Sporları kabaca homo sapiens türünün medeniyete ulaşmadan önce doğayla veya diğer canlılarla yaptığı fiziksel mücadelelerin günümüzdeki medeni karşılığı olarak da tanımlayabiliriz. 

Sporlar güç, kardiyovasküler dayanıklılık ve esneklik bazlı veya bunların heterojen birleşiminden oluşmuş kompleks aktiviteler olabilir. Güç bazlı sporlara fitness, powerlifting, halter; kardiyovasküler dayanıklılık bazlı sporlara yüzme, atletizm; esneklik bazlı sporlara jimnastik, pilates gibi örnekler verilebilir. 

Bu unsurların birleşiminden doğan sporlara futbol, basketbol, tekvando, judo gibi örnekler verilebilir. Çünkü spor kişilerin yaptıkları hareketlere ek olarak top, hayvan gibi birtakım objelerle yapılan hareketlerin tümünü kapsamaktadır. Bazı kesimlerce yalnızca zihinsel yeteneklere dayalı bazı masa oyunları da spor olarak kabul edilmektedir. Günümüzde, kendine has kuralları ve oynayış biçimi olan birçok spor dalı bulunmaktadır. Bilinen en eski spor dalı atletizmdir.

Önceden belirlenen kuralları olan bireysel ve ya takım halinde yapılmasının yanı sıra fiziksel ve zihinsel aktivitelere spor denilmektedir. Spor yarışma ve ya kişisel eğlence amacıyla mükemmelliğe ulaşılması denilmektedir. Bireysel olabildiği gibi takım halinde de yapılan sporun birbirinden farklı pek çok çeşidi bulunur. Kişisel olarak yapılan spor hareketlerinin yanı sıra hayvanlarla ve ya objelerle de spor hareketleri yapılabilir. Bazı spor çeşitleri zihinsel yeteneklere dayalı olarak yapılmaktadır. Buna örnek olarak masa oyunları da sayılabilir.

Tarih boyunca bilinen en eski spor dalı ise atletizm olarak bilinmektedir. Sporun da sağlığa pek çok faydası bulunur. Spor kasları güçlendirirken aynı zamanda vücut dayanıklılığını da sağlar. Vücuda esneklik kazandıran spor sayesinde kilo dengede tutulabilir. Kemik yoğunluğunun artmasını sağlayan spor kalp hastalıklarını da önlemesi ile bilinir.

Öz disiplini sağlayan sporun sağlığa pek çok faydası bulunmaktadır. Özellikle kilo kontrolünde önemli bir yere sahip olan spor kalp ve damar hastalıklarına karşı vücudu korumaktadır. Bağışıklık sistemini koruyan spor vücut enerjisinin de artmasını sağlamaktadır. Zindelik veren spor sayesinde depresyon ve kaygı sorunu da ortadan kalkar.

Düzenli spor yapmak düzenli ve dengeli bir uyku sağlamaktadır. Yüksek kolesterolü kontrol altına almak için de düzenli spor yapmak gerekir. Kalp rahatsızlıkları riskini azaltmak için mutlaka düzenli spor yapmak gerekir. Daha kaliteli bir yaşam sürdürmek için düzenli spor yapmak da gerekebilir.

Sporcular beslenme düzenlerine dikkat ettikleri için çok daha sağlıklı olabilirler. Sağlıklı ve dinç bir vücuda sahip olan sporcular keyifli ve mutlu bir yaşam tarzını benimserler. Düzenli spor yapmak düzenli bir hayatın da ön koşuludur. Zayıflamaya yardımcı olmak için de mutlaka spor yapılmalıdır.

Devamını Oku

Sepsis öldürüyor!

Sepsis öldürüyor!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Haber: Murat Karabulut

Dünya Sepsis Günü’nde düzenlenen basın toplantısında Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. Oktay Demirkıran sepsis kaynaklı ölümlerde pandemi döneminde yaşanan artışa dikkat çekti. ‘Sepsis öldürüyor’ diyen Demirkıran, her 2,8 saniyede 1 kişinin sepsis nedeniyle hayatını kaybettiğine vurgu yaptı.

Dünyadaki her beş ölümden biriyle ilişkilendirilen ve tüm hastane ölümleri arasında ilk sırada yer alan Sepsis konusunda farkındalık yaratmak amacıyla Baxter’ın desteğiyle düzenlenen bilgilendirme toplantısı Türk Yoğun Bakım Derneği (TYBD) Başkanı Prof. Dr. Oktay Demirkıran sözcülüğünde Ankara’da gerçekleştirildi. Dünya Sepsis Günü kapsamında düzenlenen toplantıda Covid-19 pandemisi nedeniyle yaşanan kayıpların çoğunluğunun, enfeksiyonu şiddetli geçirenlerde gözlenen sepsisten kaynaklanması sebebiyle sepsis vakalarında önemli ölçüde artış görüldüğüne dikkat çekildi.

SEPSİSİN FARKINA VAR, HAYAT KURTAR

Sepsisin Covid-19’ın olası sonuçlarından biri olabileceği düşünüldüğüne vurgu yapan Prof. Dr. Oktay Demirkıran, Covid-19 kaynaklı sepsis vakalarının önlenebilmesi için aşılamanın önemine dikkat çekti. Sepsis konusunda farkındalık yaratmanın önemine dikkat çeken Demirkıran “Tüm dünyada gerçekleşen her 5 hastane ölümünden 1’i sepsis nedeniyle gerçekleşiyor. Dünyada her yıl yaklaşık 50 milyon sepsis vakası görülürken ve bu vakaların yaklaşık 11 milyonu hayatını kaybediyor. Her 2,8 saniyede 1 kişiyi sepsis nedeniyle kaybediyoruz. Bu nedenle karşılaştığımız vakalarda sepsisi doğru anlamak ve semptomları takip etmek, erken tanı ve tedavi çok önemli. Bu süreçte TYBD olarak başlattığımız “Farkına Var, Hayat Kurtar” farkındalık kampanyası ile kamuoyunu bilinçlendirmeye gayret ediyoruz” diye konuştu.

Toplantıda dünyada her beş ölümden birinin ilişkilendirildiği ve tedavi edilmezse sebep olduğu septik şok ve çoklu organ yetmezliği ile dünyadaki gerçekleşen tüm hastane ölümlerinin bir numaralı sebebi olan sepsisin özellikle Covid-19 pandemisi döneminde yarattığı tehlikeye dikkat çekildi. Covid-19 nedeniyle yaşanan kayıpların çoğunluğunun, enfeksiyonu şiddetli geçirenlerde gözlenen sepsisten kaynaklandığının altı çizilirken, erken tanı ve tedavinin yanı sıra aşılanmanın önemi vurgulandı.

“HASTANE ÖLÜMLERİNİN YÜZDE 20’Sİ SEPSİSE BAĞLI”

Sepsisin vücudun enfeksiyonlarla savaşan bağışıklık sisteminin vücudun kendi doku ve organlarında zarar vermesi durumunda ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Oktay Demirkıran, “Sepsiste erken tanı çok önemlidir, aksi durumda çoklu organ yetmezliği sonucu sepsis ölüme yol açar. Bu sebeple sepsiste her saniye değerlidir. Tüm dünyada gerçekleşen her 5 hastane ölümünden 1’i sepsis nedeniyle gerçekleşiyor. Bu da hastane ölümlerinin yüzde 20’si sepsise bağlı demek oluyor. Dünyada her yıl yaklaşık 50 milyon sepsis vakası görülmekte olup ve bu vakaların yaklaşık 11 milyonu hayatını kaybediyor. Her 2,8 saniyede 1 kişiyi sepsis nedeniyle ölmekte” ifadelerini kullandı.

Covid-19’u şiddetli geçiren vakalarda yaşanan ölümlerin çoğunluğunun sepsis kaynaklı olduğunu biliyoruz. Her Covid-19 hastası sepsis olmaz ancak Covid-19 hastalarının yaklaşık yüzde 2 ila 5’inde ortalama 8-10 gün sonra sepsis organ fonksiyon bozukluğu belirtileri ortaya çıkabilir. Özellikle Covid-19’un olası sonuçlarından biri olabileceğini belirten Prof. Dr. Demirkıran, “Şiddetli Covid-19 hastası Covid-19’u ağır geçirenlerin %60‘ının sepsis nedeniyle hayatını kaybettiği görülüyor” diye konuştu.

Herkesin sepsise yakalanabileceğini ancak özellikle kronik hastalığı olanlar, 1 yaş altı çocuklar, 60 yaşın üstündeki yetişkinler, dalağı olmayanlar ve bağışıklık sistemi baskılanan kişilerin sepsis konusunda daha yüksek risk grubunda bulunduklarına dikkat çeken Prof. Demirkıran, “Özellikle pandemi sürecinde sepsis risk grubundaki kişilerin aşılanmaları hem Covid-19’a hem de ondan kaynaklanabilecek sepsis vakalarına karşı kıymetli bir önlem olacaktır. Özellikle bu gruplar içindeyseniz, pandemide riski değil hayatı seçmek ve aşılamaya önem vermek, aşılanmayı ihmal etmemek gerçek anlamda hayat kurtaracaktır. Aşı olmuş ve son yapılan aşı üzerinden minimum 3-4 ay geçen kişilerin de hatırlatma dozu yapmaları çok önemlidir” dedi.

“COVİD YOĞUN BAKIMLARIN KAPASİTELERİ TEKRAR DOLMAYA BAŞLADI”

“Kısa bir süre önce Covid yoğun bakımların tek tek kapandığını konuşurken şimdi tekrar Covid yoğun bakımlarını aktif olarak kullanmaya başladık” diyen Prof. Demirkıran “Düşük kapasiteye getirdiğimiz Covid yoğun bakımların bu kapasiteleri tekrar dolmaya başladı. Türk Yoğun Bakım Derneği’ne Türkiye’den gelen verileri değerlendirdiğimizde, Covid için ayrılan yoğun bakımlardaki doluluk oranlarında zaman zaman artışlar gerçekleşmektedir. Covid yoğun bakım doluluk oranlarında şu anda İstanbul başı çekiyor ve hastaların büyük çoğunluğu hatırlatma dozuna ihtiyacı olan 65 yaş üstü kronik hastalığı olan risk grubu kişilerden oluşuyor. Bağışıklık sistemini baskılayan rahatsızlığı olanlar ya da bağışıklığı baskılayıcı tedavi görenler (kanser hastalarında kemoterapi, radyoterapi gibi) risk grubunda olan hastalar. Aşılanma konusuna verilen önem sayesinde ölümlerin büyük boyutlara ulaşması önlenebildi. Covid’ in ilk dalgalarında aşı henüz geliştirilmemiş iken tüm dünyada yaşanan korkunç tablo, modern tıbbın çaresizliği aşı ile birlikte yerini vakaların kontrol altında tutulabilmesini sağladı.” dedi.

Sepsisi önlemenin en önemli yolunun enfeksiyonu önlemek olduğunu belirten Prof. Demirkıran; “Aşılanma, temiz su kullanımı, el hijyeni, hastane kaynaklı enfeksiyonların önlenmesi ve farkındalık başlıca önlemler arasında yer almaktadır. Sepsis gelişen durumlarda ise enfeksiyon odağının hızla kontrol altına alınması ve yoğun bakımlarda uygun organ destek tedavilerinin verilmesi hayat kurtarır” dedi.

Sepsisin belirtilerinin farklı zamanlarda çeşitli durumlarda ortaya çıkabileceğinin altını çizen Prof. Demirkıran, “Vücut ısısındaki değişimler (ateş veya düşük sıcaklık), aşırı titreme ve kas ağrısı, konuşma bozukluğu ve zihin bulanıklığı, şiddetli nefes darlığı, bir gün boyunca idrara çıkamama ve cildin beneklenmesi sepsisin başlıca belirtileri arasındadır. Bu durumlardan herhangi biriyle karşılaşılması durumunda acil olarak doktora başvurulmalıdır. Basit bir diş apsesi ciddi bir boyun bölgesi enfeksiyonuna dönüşerek hayatı tehdit edebilir. Erken tanı ve doğru tedavi hayat kurtarıcı olacaktır. Sepsis tedavisinde her saniye değerlidir.” diye konuştu.

DÜNYA SEPSİS GÜNÜ HAKKINDA

Dünya Sepsis Günü, 2012 yılında Global Sepsis Alliance tarafından başlatıldı. GSA, dünya çapında sepsis yükünü azaltmak için küresel liderlik sağlama misyonuna sahip, kar amacı gütmeyen bir yardım kuruluşudur. Her yıl 13 Eylül haftası çeşitli etkinliklerle dünya çapında sepsis konusunda farkındalık yaratılmakta.

TÜRK YOĞUN BAKIM DERNEĞİ HAKKINDA

Türk Yoğun Bakım Derneği 1978 yılında Türkiye’ de yoğun bakım ünitelerinin gelişmesi, yoğun bakım uzman sayısının arttırılması, yoğun bakım standartlarının oluşturulması, acil hizmetlerin planlanması, acil vakalara olay yerinde müdahale ve tıbbi kontrol altında nakil koşullarının gerçekleşebilmesi için gerekli eğitimin verilmesi ve ilgili birimlerle temas kurulması amacıyla kurulmuştur. ‘Yoğun bakım branşının geliştirilmesi, yaygınlaştırılması ve bu konuda gelişmiş ülkelerdeki yeniliklerin ve güncel uygulamaların ülkemizin bu konu ile ilgili hekimlerine aktarılması amacı ile faaliyetlerini aktif olarak sürdürmektedir. Avrupa Yoğun Bakım Derneği ve Dünya Yoğun Bakım Konfederasyonun aktif üyesidir.

2012 yılından bu yana farkındalık konusunda her yıl birçok faaliyet gerçekleştirilmektedir. Aynı günde tüm Türkiye’ de 10 bin sağlık çalışanına sepsis eğitimleri gerçekleştirildi. Toplu taşıma araçlarının ekranlarında halka yönelik sepsis bilgilendirmeleri yapıldı. Bisiklet turları, futbol karşılaşmalarında futbolcuların sahaya farkındalık sloganı ile gelişleri gerçekleştirildi. Farkındalık çalışmaları kapsamında bu yıl İzmir’de Saat Kulesi ışıklandırılıyor olacak.

Devamını Oku

Kalite ve form

Kalite ve form
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Beşiktaş’ın yüksek tempolu ve coşkulu oyunu Sivasspor maçında da sürdü. Maça fırtına gibi giren siyah-beyazlılar, ilk yarıda bulduğu gollerle maçı kopardı ve haftayı lider tamamladı. 

Spor Toto Süper Lig’in 4. haftasında Beşiktaş, sahasında Sivasspor’u konuk etti. Tüm biletlerin tükendiği Vodafone Park’taki mücadeleyi siyah-beyazlılar 3-1 kazanarak liderlik koltuğuna oturdu. Karagümrük maçına başladığı gibi bu mücadeleye de fırtına gibi başlayan siyah-beyazlılar ilk yarıda 3 gol bularak taraftarlarına futbol şöleni yaşattı.

Beşiktaş’a liderliği getiren golleri 12 ve 42. dakikalarda Muleka ile 29’da Weghorst kaydetti. Hollandalı golcü 4 maçtaki 2 gol ve 3 asistlik performansıyla Beşiktaş’ın 10 puanlık başlangıcına damga vurmayı başardı. Yüksek tempoda rakibine fırsat vermeyen Beşiktaş, ikinci yarıda da hücum futbolunu devam ettirdi ancak farkı arttıramadı. 

İkinci yarıya 3 değişiklikle başlayan Sivasspor oyunu biraz tutmaya başladı. Oyuna 74’te giren yeni transfer Dia Seba 86. dakikada kırmızı-beyazlıların tek golünü kaydetti. Valerien Ismael yeni transfer Dele Alli’yi 78 dakika oyunda tutarken; bir diğer yeni transfer Kerem Atakan Kesgin, İngiliz yıldızın yerine oyuna dahil oldu.

Bu galibiyetle Beşiktaş 10 puanla haftayı lider kapattı. Galibiyetle yine tanışamayan Sivasspor ise 2 puanla 16. sırada yer aldı. Beşiktaş gelecek hafta Ankaragücü ile deplasmanda karşılaşacak. Sivasspor ise sahasında Karagümrük’ü konuk edecek.

Alanyaspor, Karagümrük, Sivasspor, Beşiktaş Süper Lig ölçeğinde üst üste üçüncü mükemmele yakın ilk yarıyı oynadı. Üstelik Ghezzal ve Josef’siz üst üste oynadığı iki maçın ilk yarılarında Beşiktaş gol olup yağarken kalesinde de pozisyon vermedi. Weghorst, Süper Lig ölçeği için simyacı tipi santrfor: Her yaptığı pres hamlesinde, her topa dokunuşunda Beşiktaş lehine altın değerinde. Beşiktaş 42’de bir kez daha Valerien Ismael’in çok çalıştırdığı bol alternatifli duran top organizasyonunun sonucu 3-0 öne geçtiğinde topla oynama oranı da %70’ti.

Beşiktaş hem yerden hem de havadan rakipleri için korkulan bir ekip oldu. Skorları da çok erken yakaladığı için İstanbul’daki maçlar izleyenler için bir festivale dönüşüyor. Hem oynayan keyif alıyor hem izleyenler… Coşku takımın her bölgesinde hissediliyor

Golcüler dışında bireysel olarak öne çıkan diğer önemli oyuncu da Salih… Hem kendi seviyesini yukarıya çekti hem de Beşiktaş’ın temposuna ayar veriyor. Necip’e de ayrı bir parantez açalım. Saygıyı çok hak ediyor. Kocaman bir alkış da Kaptan’a. Necip ve Saiss’in hatasız oynadığı maçta geri dörtlünün sağındaki Rosier iki maçtır ülkeye “Nasıl büyük takım beki olunurun” örneklerini sergilemeye devam ediyor. Daha bu takıma Josef ve Ghezzal katılacak. Bu hafta sonu tüm takımların maçını izledim. Şunu söyleyebilirim ki; şu anda iyisi Beşiktaş.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.