a
Ekin Hazal Doğruyusever

Ekin Hazal Doğruyusever

25 Haziran 2021 Cuma

Örkeny’nin Fareli Öyküsü

Örkeny’nin Fareli Öyküsü
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Istvan Örkeny fareli öyküsünde bir bodrum katına düşen topla başlayan kısa bir olay örgüsü anlatır. Top, kırık bir camdan bodrum katına düşer. Kırık camlı bodrum katı olayın gerçekleştiği mekâna dair okura verilen ilk sinyaldir. Apartman görevlisinin on dört yaşındaki kızı topun peşinden gider ve kızın bir bacağı yoktur, tahtadandır bacak. Tramvayın altında kalmıştır. İçinden tramvay geçen bir kent olduğu anlaşılıyor. Kız bodrumda bir kedi görüyor ve ‘’Sen burada ne yapıyorsun benim minik kedim?’’ diyerek kediyle konuşuyor. Ama kedi sandığı aslında bir fareydi. Örkeny’nin anlatımıyla çirkin, yaşlı ve pis kokulu bir sıçan… Kedi sanılarak kendisiyle konuşulması onu sarsmış çünkü hayatı boyunca kimse onunla böyle konuşmamış. O zaman kadar onu görenler taş ve kömürle kovalamış kendisini. Kömür, okura, içinde bulunulan kent ve apartmanın sosyo ekonomik durumuyla ilgili bir ipucu daha veriyor. O sırada fare hayallere dalmış bir kedi olarak doğsa hayatının ne kadar farklı olacağını düşünüyor. Sonra bir adım daha öteye taşıyor hayallerini, apartman görevlisinin tahta bacaklı küçük kızı olarak doğmuş olsa hayallere sığmayacak kadar güzel bir hayatı olacağını düşünüyor. 

Öyküdeki kırık bir bodrum katı camı, pis kokulu sıçan, taş ve kömür, orta Avrupa’nın en sık kullanılan toplu taşıma araçlarından olan tramvay, apartman görevlisi, bacağını tramvaya kaptıran tahta bacaklı kız gibi unsurlar okurda bir gecekondu mahallesi izlenimi uyandırıyor. Öykü işçi kesimlerinin yaşadığı bir blok kentte, mahallede de geçiyor olabilir. Öykünün böyle bir mekânda geçiyor olması öykünün ilk satırlarında olumsuz bir duyguya götürüyor. Hüzüne sürüklüyor mesela. Top oynayamayan top toplayan sakat bir kız çocuğu ve hiç sevgi görmeyen kedi zannedilip sevilen bir fare iki öteki unsur olarak okura sunuluyor. Her ikisi de toplumda öteki olan dışlananlarının öyküsünü anlatıyor. Fare, istediği duyguları yaşayamamış olmanın verdiği mutsuzluk içinde hayalden hayale dalıyor. Önce kedi sonra kız çocuğu olmayı hayal etmesi bir tatminsizlikten kaynaklanıyor olabilir. Hep daha iyisini isteme hissi doyumsuzluğun bir sonucu olduğundan fare doyumsuz hayaller içinde olabilir. Fakat bu istekleri gerçekleşemeyecek kadar hayal ürünü olduğundan onu doyumsuzlukla suçlamak kendisine biraz haksızlık olabilir. 

Devamını Oku

25.06.2021

25.06.2021
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Devamını Oku

Bakan Yanık: ‘E-devlet üzerinden başvuru yapmış 108 bin haneye nakdi destek verdik’

Bakan Yanık: ‘E-devlet üzerinden başvuru yapmış 108 bin haneye nakdi destek verdik’
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, Salgın Destek Programı çerçevesinde e-Devlet üzerinden yapılan başvurular sonrasında 108 bin 262 haneye daha 1000’er liralık nakdi destek verildiğini açıkladı.

Salgın Destek Programı kapsamında nakdi yardım başvurularını e-Devlet üzerinden almaya devam ettiklerini belirten Bakan Yanık, dönemsel ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızı yalnız bırakmayacaklarını bildirdi.

Covid-19’un olumsuz etkilerini en aza indirmek için ihtiyaç sahibi haneleri desteklemeyi sürdüreceklerini vurgulayan Bakan Yanık, “En son 108 bin 262 hanemize daha 1000’er liralık ödeme gerçekleştirdik. Böylece e-Devlet üzerinden aldığımız başvurular ile yürüttüğümüz Sosyal Destek Programı’nda şimdiye kadar 2,2 milyondan fazla hanemize toplamda 2,2 milyar lirayı aşkın nakdi yardımda bulunduk” ifadelerini kullandı.

7 Milyon haneye sosyal yardım ulaştırıldı

Bakan Yanık, ayrıca Salgın Sosyal Destek Programının üç fazı ve ‘Biz Bize Yeteriz Türkiye’ kampanyası ile yapılan yardımlarla 7 milyon farklı haneye sosyal yardım ulaştırdıklarını bildirdi.

“Salgının ülkemizde ilk görüldüğü tarihten itibaren dönemsel ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızı Sosyal Koruma Kalkanı şemsiyesi altına aldık” diyen Bakan Yanık, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yoğun bir çalışma programı oluşturduk. Böylece çeşitli desteklerle vatandaşlarımızı yalnız bırakmadık” ifadelerine yer verdi.

Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından dönemsel ihtiyaç sahibi olduğu değerlendirilen hanelere ödemelerin, başvuruları esnasında belirttikleri banka hesaplarına yatırıldığını belirten Bakan Yanık şu ifadeleri kaydetti: “Banka hesap bilgisi bulunmayanların ise PTT aracılığıyla yardım ödemelerini ulaştırıyoruz” dedi.

İHA

Devamını Oku

Ankara Gölbaşı’nda icradan satılık 3.019 m2 arsa

Ankara Gölbaşı’nda icradan satılık 3.019 m2 arsa
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Basın İlan Kurumunun ilan.gov.tr adresinde yer alan ilana göre,T.C. Gölbaşı (Ankara) İcra Dairesi tarafından Ankara Gölbaşı’nda 3.019 m2 arsa icradan satılıktır.2 Ada, 1 Parsel, MAHMATLI-İMAR Mahalle/Köy, Taşınmaz Ankara Konya yoluna oldukça yakın durumda bulunmaktadır. İlanın detaylarına ulaşmak için tıklayınız

Devamını Oku

Lavanta çiçeklerinden kozmetik ürünler elde edilecek

Lavanta çiçeklerinden kozmetik ürünler elde edilecek
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ağrı Dağı’nın bin 100 rakımında bulunan Iğdır Üniversitesi’nin yerleşkesine ekilen 10 bin adet kök lavanta çiçeğinden kozmetik ve parfümeri ürünleri elde edilecek.

Iğdır Üniversitesi Şehit Bülent Yurtseven Kampüsü’ne Iğdır Üniversitesi Rektörlüğü tarafından daha önce ekilen 10 bin adet kök lavanta çiçeği, ilk filizlerini vermeye başladı. Ekilen lavanta çiçeklerinden alınan tohumlar belli bir aşamadan geçirildikten sonra elde edilen lavanta yağıyla kozmetik ve parfümeri ürünler üretilecek. Konumu itibariyle Ağrı Dağı eteklerine yakın bir yerde bulunan Iğdır Üniversitesi’nin kampüsüne ekilen lavanta çiçeklerinden sabun, krem, losyon, parfüm ve kolonya gibi ürünler elde ettiklerini dile getiren Iğdır Üniversitesi’nde görevli Öğretim Görevlisi Musa Karadağ, projenin Teknokent bünyesinde geliştirilmesi halinde doğa turizmine de katkı sağlayacağını söyledi.

‘Burası bin 100 rakıma sahip Ağrı Dağı’nın eteğinde bulunan bir alan’

Üniversite yerleşkesine ektikleri lavanta çiçeklerini akademik çalışmalarda kullanmak için yetiştirdiklerini belirten Iğdır Üniversitesi’nde görevli Öğretim Üyesi Musa Karadağ, “Burası bin 100 rakıma sahip Ağrı Dağı’nın eteğinde bulunan bir alan. Burada yaklaşık olarak 10 bin adet kök lavantamız mevcut. Biz burada yetiştirdiğimiz lavanta çiçeklerini akademik çalışmalarımızda kullanmak için yetiştiriyoruz. Kozmetik ürünlerde kullandığımız yağlar arasına lavanta yağını da ekledik. İlerleyen süreçlerde alanı ve üretimi genişleterek ürettiğimiz ürünleri piyasaya arz etmek istiyoruz. Yani şu anda biz Teknokent bünyesinde böyle bir projenin alt çalışmasını hazırlıyoruz. Ürün üretimimizdeki amaçlarımızdan bir tanesi de ilerleyen süreçlerde üniversitemize bir katkı sağlayacak şekilde Teknokent bünyesinde hem ürünün kapasitesini hem de üniversitemizin kendi ürününü, kendi logosuyla ve kendi markasıyla piyasaya sunmayı düşünüyoruz.” dedi.

‘Doğa turizmine de büyük bir katkı sunmuş olacağız’

Lavanta çiçeğinin yüksek rakımlı bölgede yetiştirilen ender ürünlerden biri olduğunu kaydeden Musa Karadağ, Ağrı Dağı eteğinde de güzel görüntüler oluşturduğuna vurgu yaptı.

Yaptıkları çalışmaların şu anda bir ARGE çalışması olduğunu belirten Karadağ, konuşmasının devamında ise şu ifadeleri kullandı:

“Bu ürün Doğu Anadolu Bölgesi’nde yüksek rakımlı bir bölgede yetiştirdiğimiz ender ürünlerden bir tanesidir. Hem oksijeni bol bir alanda yetişiyor hem de tam Ağrı Dağı’nın eteğinde güzel bir görüntü oluşturuyor. Bunu daha güzel bir şekilde geliştirir ve pekiştirirsek doğa turizmine de büyük bir katkı sunmuş olacağız inşallah. Yani üniversitemizi ve bölgemizi kalkındıracak şekilde hem geliri ve getirisi sayesinde bir markalaşma olmuş olur hem de yaptığımız ürünü piyasaya sunmuş oluruz. Yani lavanta çiçeği mükemmel bir ürün. Sabundan tutun kreme kadar, kremden tutun losyona kadar tüm ürünleri biz elde edebiliyoruz. Şu anda Lavanta bahçemizden topladığımız bu lavanta çiçeklerini üniversite laboratuarımıza götürüp orada Neo-Clevenger cihazından lavanta yağını elde edeceğiz. Temel amacımızdan biri de üniversitemize ve bölgemize geniş çaplı bir iş imkanı sunmaktır. Yani bizim şu anda yaptığımız kendi öz imkanlarımızla, kendi kaynaklarımızla ufaktan da olsa bir AR-GE çalışması yapıyoruz. Tabi ki biz bunu projelendirip büyütmeyi düşünüyoruz.”

İHA

Devamını Oku