a

Ankara Kalesi bulunmaz bir değer

Özel Haber: Türkan Çatal Yıldız

Ankara Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Tabiat Varlıkları Dairesinin düzenlediği Dr. C. Deniz Seyran fotoğraflarıyla “Ankara Kalesi Bedeninde Devşirme Taşlar” sergisi Kızılay Metro Sanat Galerisi’nde Başkentlilerle buluştu. Ankara Kalesi’nin ve tarihi değerlerin fotoğraflanmasına ilişkin gazetemize konuşan Seyran, fotoğraf meraklılarına da çeşitli önerilerde bulundu. Ankara’da açılan sergide öncelikli amacının tarihi değerler için farkındalık oluşturmak olduğunu ifade eden Seyran, “Ankara Kalesi ve etrafı fotoğrafçılar için kültürel anlamda bulunmaz bir değer” dedi.

Dr. C. Deniz Seyran’ın fotoğraflarından oluşan “Ankara Kalesi Bedeninde Devşirme Taşlar” isimli serginin açılışını ABB Kültür ve Tabiat Varlıkları Daire Başkanı Bekir Ödemiş’in yaptı. 12 Ağustos Cuma gününe kadar gezilebilecek sergiye ilişkin konuşan Seyran, “Ankara Kalesi’ni 50 kez gezmeye gidersiniz fakat oradaki taşlar kimi zaman fark edilmez bile. Sergiyi gezen kişiler de bunu söylediler çoğu zaman. İstediğimiz de buydu zaten, değerlerin korunması adına farklılık yaratmaktı. Umuyoruz ki hedefimize ulaşacağız” dedi.

“ANKARA KALESİ FOTOĞRAFÇILAR İÇİN BULUNMAZ BİR DEĞER”

Ankara Kalesi’nde yer alan devşirme taşların fotoğraflarını çekmeye nasıl karar verdiniz?

Ankara’da fotoğraflanacak, gezilecek çok yer var. Fakat Ankara Kalesi ve etrafı fotoğrafçılar için kültürel anlamda bulunmaz bir değer. Bundan dolayı biz de fotoğrafçılar olarak sık sık Ankara Kalesi’ni fotoğraflamaya gideriz. Yine bir gün kaleye ziyarete gittiğimizde Ankara Kalesi’nin girişinden geçtikten sonra sağda taş üzerinde bir yazıt gördüm, onu fotoğrafladım. Sonrasında çeşmenin olduğu meydana gittim ve orada da yine duvarlarda havarilerin heykellerinin yatay olarak dizildiğini fark ettim ve bu beni düşündürdü. Öncelikle bunun ne olduğu araştırdım ve taşların kale bedenlerinde ve birçok yerde var olduğunu buldum. Sonrasında da mimari bir yapı olduğu için uzun dönem fotoğraflamam gerekiyordu ve ben de 2 yıl boyunca Ankara Kalesi’nde bu çalışmayı sürdürdüm.  

“ABB ANKARA’NIN DEĞERLERİNE ÇOK ÖNEM VERİYOR”

Fotoğrafçı gözüyle Ankara Kalesi’ni nasıl değerlendirmek istersiniz? Hak ettiği değeri buluyor mu?

Ben bu çalışmayı yaklaşık 5 yıl önce çalışmıştım. O dönemde projem için belirli yerlere başvurularda bulundum fakat çok fazla ilgilenilmedi. Ankara Büyükşehir Belediyesi özellikle bu konu üzerinde durdu ve bana geri dönüşte bulundu. Bu anlamda Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin, Ankara Kalesi ve Ankara’nın kültürel zenginliklerine çok önem verdiğini söyleyebilirim. Son yıllarda özellikle Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin ve tarihçi birçok özel ismin bu konularla ilgilendiğini fark ettim ve bundan çok mutlu oldum. Projemi ABB kabul etti ve beraber projeyi hayat geçirdik. Bunu aynı zamanda Ankara’da tarihi güzelliklerin ortaya çıkarılması ve farkındalık yaratılması açısından umut verici buluyorum.

Sizin aracılığınızla da fotoğraflarımı Ankaralılarla buluşturan ve “Ankara Kalesi Bedeninde Devşirme Taşlar” sergisinin açılmasına olanak tanıyan Ankara Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Tabiat Varlıkları Dairesi’ne, Ankara Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Tabiat Varlıkları Daire Başkanı Sn. Bekir Ödemiş’e, emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Çünkü sergi Bekir Bey ve dairesindeki personelin katkısı ve desteğiyle oldu.

“KÜLTÜREL ETKİNLİKLERE KATKI VERİYORUZ”

Sergi açılışına katılan Kültür ve Tabiat Varlıkları Daire Başkanı Bekir Ödemiş, Ankara’da yaşamış kadim uygarlıklara ait tüm tarihi, kültürel ve arkeolojik mirasın restorasyonu için yoğun çalışmalar gerçekleştirdiklerine dikkat çekerek şöyle konuştu: “Ankara Kalesi Ankara’nın en önemli değerlerinden birisidir. Kalemizin yapım tarihi tam olarak bilinmemekle birlikte en az 2 bin 250 yıllık bir yapı olarak tanımlayabiliyoruz. Kale zaman içerisinde yıprandıkça onarımlar geçirmiş, onarımlar esnasında o günün koşullarında bulunabilen en uygun malzemeler değerlendirilmiş. Kale bedeninin onarımında kullanılan malzemeler Ankara’da yaşamış uygarlıkların bırakmış olduğu arkeolojik ve kültürel varlıklar olarak da sergide beliriyor. Bunun için Ankara Kalesi Ankara’nın bir açık hava müzesi. Kale katmanlarına baktığımızda Ankara’da yaşamış olan tüm uygarlıkların izlerini görmemiz mümkün.  Sayın Başkanımız Mansur Yavaş ‘Ankara, Ankaralılar tarafından bilinirse korunabilir anlayışıyla yola çıkalım’ dedi. Biz de bu çerçevede hem Ankara’da kültürel ve arkeolojik varlıkların mimari miraslarını korumaya yönelik çalışmaları hızla gerçekleştiriyoruz. Bir yandan da bu varlıkların farkındalığının bilinirliliğinin oluşması için de bu tür kültürel etkinliklere katkı veriyoruz.” 

Kültür ve Tabiat Varlıkları Daire Başkanı Bekir Ödemiş

“BİR SENARYO, SİSTEM DAHİLİNDE PROJENİN HAYAT GEÇİRİLMESİ GEREKİYOR”

Tarihi yapılar açısından farkındalık oluşturmak adına fotoğrafçıların ne gibi katkıları olabilir?

Fotoğrafçılar çevreyi gezen ve belli konuları fotoğraflayan kişiler olduklarından birçok konu üzerinde farkındalık yaratma gücüne sahipler. Özellikle tarihi yerleri ve kültürel zenginliklerimizi gün yüzüne çıkarma konusunda.

Fotoğrafçılar çektikleri fotoğrafları sosyal medya gibi çeşitli mecralarda yayınlıyorlar. Bu da çekilen harika fotoğrafların yayılmasında çok sınırlı kalabiliyor. Dar bir kapsamda kalıyor. Özellikle fotoğrafçılara bu gibi konularda çok daha geniş projeler yapmalarını öneriyorum. Ben de fotoğrafçı olarak projelerle çalışmayı seven biriyim. Sadece bir konuyla ilgilenildiği zaman derinlemesine çalışıp, projeyi hayata geçirmek daha verimli oluyor. Fotoğrafların ses getirmesi açısından böyle bir yol izlenebilir. Yoksa fotoğrafçıların birçoğu tarihi değerlerimizin farkında, o noktadan sonrası da çekilen fotoğrafların ses getirmesini sağlayabilmeye kalıyor.

Proje bazlı fotoğraf çalışmalarını önemsiyorum ve hayatımda da hep bunu uygulamaya çalıştım. Öncelikle bunun için sabır gerekiyor, sonrasında da bir konu belirleyip onunla ilgili ön araştırma, detaylı araştırma kısmına geçilmeli. Araştırmadan sonra fotoğraflama çalışmaları başlayabilir ki bilinçli bir çalışma olsun. Örneğin binlerce kez fotoğraflanan bir şeyi fotoğraflamak yerine farklı bakış açıları geliştirerek o şekilde fotoğraflamak çalışmayı daha özgün hale getirecektir. Yani bir senaryo, sistem dahilinde projenin hayat geçirilmesi gerekiyor.

Zaten yaptığımız işten bir maddi karşılık beklemiyoruz. Manevi olarak farkındalık yaratmak bizim için en büyük değer. Sonuçta yapılan çalışmanın insanlara sunulması için de çaba sarf etmek gerekiyor.

“FOTOĞRAFÇILIK MALİYETLİ BİR İŞ”

Proje ile bir çalışma yürütmek maliyetli midir? İlgili kurumların çalışmaları desteklemesi gerekir mi?

Kurumların desteği olmadan bizim tek başımıza bu işlerin altından kalkmamız mümkün değil. Çünkü çok maliyetli bir iş. Çalışmalarımızı sanat adına yaptığımız için bütün maddi giderlerimizi kendimiz karşılamak durumundayız. Fotoğrafa başlayacak kişiler için de diyeceğim şey şu olacaktır: Fotoğraf bir sanat dalı olarak ele alındığında birçok anlamda önemli etkiler yaratan, farkındalık yaratan bir sanat dalı. Bunu yapmak için de belirli bir maliyet gerekiyor, bu açıdan ele alındığında bir gider söz konusu. Günümüz tüketim toplumunda da sürekli fotoğraf ekipmanı değiştirme sevdası hâkim olmuş durumda. Yapılacak tek şey mümkün olduğunca en iyi donanımı alarak en iyi ekipmanla çalışmak. En iyi demişken de bu konu sonu olan bir şey değil. Maddi açıdan kişinin gücü yettiğince bir ekipman almasından bahsediyorum. Sonrasında da donanımı değiştireyim diye düşünmektense projeler geliştirerek fotoğrafın en iyisini çekmeye çalışmak olacaktır. Yoksa tüketim toplumunda sürekli değişen teknolojiye para harcamakla sonuç elde etmek pek mümkün değil.

Kurda yaşanan dalgalanmalar fotoğraf ekipmanını nasıl etkiledi peki?

Kesinlikle olumsuz anlamda çok etkiledi ve fiyatlar çok yükseldi. Zamanında kuş fotoğrafları çalışmak için aldığım 9 bin liralık objektif şu an 50 bin liranın üzerinde. Kurdaki yükseklik fotoğraf donanımını da çok yükseltti. Bundan dolayı fotoğraf hobisi olan arkadaşlara ben de sık sık ellerindeki donanıma bakmadan konuya odaklanmalarını öneriyorum.

12 Ağustos’a kadar fotoğraf serginiz devam edecek. Başkentlilere bir mesajınız var mı?

Ankara’da açılan sergide amacım öncelikle bir farkındalık oluşturmak, farklılık yaratmak. İnsanları tarihi değerlerimiz, kültürel varlıklarımız konusunda bilinçlendirmek. Ankara’da da tam olarak hedeflenen buydu. Ankara Kalesi’ni 50 kez gezmeye gidersiniz fakat oradaki taşlar kimi zaman fark edilmez bile. Sergiyi gezen kişiler de bunu söylediler çoğu zaman. İstediğimiz de buydu zaten, değerlerin korunması adına farklılık yaratmaktı. Umuyoruz ki hedefimize ulaşacağız.

DR. C. DENİZ SEYRAN KİMDİR?

​1963 yılında Elazığ’da doğdu. İlkokulu Mehmet Zeki İlkokulunda, ortaokulu Atatürk Ortaokulunda, liseyi ise Elazığ Lisesinde okudu. 1985 yılında Kara Harp Okulundan mezun oldu. Müteakiben Gazi Üniversitesinde İşletme dalında yüksek lisans ve doktora yaptı. Ortaokul ve lise yıllarında fotoğraf çekimine başladı. Kara Harp Okulunda okurken fotoğraf çalışmalarına devam etti.

Çeşitli karargâh ve kurumlarda görev yaptıktan sonra uzun yıllar Kara Harp Okulunda öğretim görevlisi olarak görev aldı. KHO-Ankara, Astsb. MYO-Balıkesir ve Ufuk Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak dersler verdi. Fotoğraf çalışmalarına devam etti.

2006-2010 yılları arasında Balıkesir’de, Balıkesir Fotoğraf Sanatı Derneği (BASAF) üyesi olarak fotoğraf çalışmaları yaptı.

2012 yılında Ankara’da Fotoğraf Sanatı Kurumu (FSK) üyesi oldu. 2013 yılından itibaren fotoğraf eğitimi vermeye başladı.

2013 yılından itibaren fotoğraf eğitimi vermeye başladı.

2014 yılında “Altın Oran Fotoğraf Atölyesini açtı. Fotoğraf eğitimleri vermeye devam etti.

Kişisel sergiler açtı ve karma sergilere katıldı.

“Makro ve Yakın Plan Fotoğrafçılığı” kitabının yazarıdır.

FIAP (uluslararası Fotoğraf Sanatı Federasyonu) Life card (Uluslararası Fotoğrafçı Kartı) sahibidir.

Anadolu Üniversitesi “Fotoğrafçılık ve Kameramanlık” bölümü mezunudur.

Altın Oran Fotoğraf Sanatı Derneği’nin kurucusu ve onursal üyesidir.

TÜRKEL – Türkiye Kelebek Araştırmaları Topluluğu kurucusu ve üyesidir.

İzmir EFSA-Ege Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği üyesidir.

Ankara Başkent Halk Eğitim Merkezi usta eğitmenidir.

Başta doğa ve makro olmak üzere çeşitli konularda fotoğraf çalışmalarına devam etmektedir. 

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

ANKASAM Genel Başkanı Prof. Dr. M. Seyfettin Eroğlu: “Çin şu an için yaralı ejderha konumunda”

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.